Türkiye'nin SİHA gücü ne kadar? Hangi modellerde kaç tane var? Çatışmalarda hangileri tercih ediliyor?

ekran görüntüsü (Youtube)
ekran görüntüsü (Youtube)
TT

Türkiye'nin SİHA gücü ne kadar? Hangi modellerde kaç tane var? Çatışmalarda hangileri tercih ediliyor?

ekran görüntüsü (Youtube)
ekran görüntüsü (Youtube)

"Tarihin Sonu ve Son İnsan (The End of History and the Last Man)" kitabıyla tanınan ABD'li siyaset bilimci Francis Fukuyama, Türkiye'nin son yıllarda ürettiği silahlı ve silahsız insansız hava araçlarını ele aldığı yazıda, "İHA'lar 2020'de Türkiye'nin bölgesel güç olarak yükselmesine önemli katkı yaptı" ifadelerini kullandı.
Türk SİHA'larının çok etkileyici olduğunu, İdlib, Karabağ ve Libya'daki çatışmalarda dengeleri değiştirdiğini söyleyen Fukuyama, bunların kara birliklerinin doğasını da etkilediğini öne sürdü.

Japon asıllı ABD'li düşünür Francis Fukuyama, yazısında Türk SİHA'larının bölgesel dengelere olan etkisine değindi

Teslim edilen SİHA ve İHA sayısı 174'e ulaştı
Peki dünyaca ünlü düşünürün bile dikkatini çeken Türkiye'nin SİHA gücünün boyutları ne?
Bu soruyu savunma ve güvenlik politikaları üzerine çalışmalar yapan Blue Melange Bağımsız Araştırma ve Analiz Grubu analistleri, Independent Türkçe için cevapladı.
Blue Melange analistlerinin açık kaynaklarda yer alan haber, bilgi, görüntü, veri tabanı ve resmi açıklama derlemelerine göre Türk güvenlik güçlerine bugüne kadar teslim edilen İHA (İnsansız hava araçları) ve SİHA (Silahlı insansız hava araçları) sayısının 174'e ulaştığı iddia edildi.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, 8 Mayıs 2020 günü Twitter hesabından yaptığı ve üç yeni Bayraktar TB2 SİHA'nın Jandarma Genel Komutanlığı'na teslim edildiğini duyurduğu açıklamada envantere giren TB2'lerin sayısının 107'ye ulaştığını açıklamıştı.
Bu açıklamayı aynı gün Twitter hesabından yaptığı bir paylaşımla değerlendiren savunma politikası analisti Turan Oğuz, Türkiye'nin elindeki SİHA / İHA gücünün 107 TB-2, 23 Anka ve 10 adet Gözcü İHA (Heron) olmak üzere 140 adet olduğunu öne sürmüştü.
Blue Melange analistlerinin iddiasına göre aradan geçen bir yıla yakın süre içinde Türkiye'nin elindeki SİHA sayısında artış olarak 140'tan 174'e ulaştı ve bunlardan 124'ü Bayraktar Firması tarafından üretilen TB2 SİHA, 40'ı Türkiye Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. tarafından üretilen Anka SİHA, 10'u da İsrail yapımı Gözcü (Heron) İHA'dan oluşuyor.
Bayraktar ve Anka SİHA'lar adından anlaşılacağı üzere aynı zamanda hedeflere atış yapabilirken, Heronlar ise silahsız. Daha çok gözlem ve istihbarat amaçlı kullanılıyor.
Blue Melange analistlerinin iddiasına göre bugüne kadar üretilen 124 adet TB2 SİHA'nın 36 adeti Jandarmaya 12'si emniyet kurumuna devredildi.

İhraçlar yeni üretim mi yoksa envanterdeki sistemler mi?
Türkiye tarafından TB2'ler Libya, Azerbaycan'a, Katar'a da ihraç edilmişti.
Son olarak Ukrayna'nın da 48 adet TB2 SİHA almayı planladığı iddiası da basında yer almıştı.
Bu SİHA'lardan bazılarının Ukrayna'ya telsim edildiği öne sürüldü.
Adı geçen ülkelere ihraç edilen TB2'lerin ayrıca mı üretildiği yoksa Türk güvenlik güçlerine teslim edilenler arasından mı ihraç edildiği konusunda net bilgi bulunmuyor.
Libya'ya ihraç edilen TB2'lerin acil ihtiyaç kapsamında emniyet ve jandarmaya ayrılan TB2'lerden seçilerek gönderildiği o günlerde sosyal medyada iddia edilmişti.

Türk güvenlik güçlerine teslim edilen SİHA ve İHA'ların dağılımı 

Kaza sonucu düşen veya vurulanlar da oldu
Yine yurtiçinde ve dışındaki operasyonlar sırasında gerek kaza gerekse vurulma sonucu düşen SİHA ve İHA'lar da bulunuyor.
Düşen veya düşürülen SİHA / İHA sayısıyla ilgili rakamlar ise muhtelif.
Ancak bu rakamlar bile hesaba katıldığında Türk güvenlik güçlerinin elindeki SİHA ve İHA sayısının 150 civarında olduğu tahmin ediliyor.
Türkiye, bir taraftan da farklı amaçlar için geliştirilen yeni SİHA'ları da kullanmaya hazırlanıyor.  
Bunların bazıları yavaş yavaş envantere girmeye başlarken bazısının seri üretimine yakın zaman içinde başlanması planlanıyor.
Örneğin Blue Melange analistlerinin araştırmasına göre TB2’lerin sahil güvenlik için geliştirilen TB2N ile deniz kuvvetleri için geliştirilen TB3 modelleri de devreye girecek.
Yine Anka SİHA’ların menzili arttırılmış ve Aselsan CATS yüklü Anka-S ER/S ER Naval ile Emniyet Müdürlüğü için olan silahlı Anka-B’lerde envantere katılması muhtemel sistemler.
Blue Melange analistleri test uçuşları süren ve mevcut SİHA'lardan daha gelişmiş kapasiteye sahip olan TAI Aksungur ve Baykar Akıncı ile de MQ-9 Reaper veya IAI Heron TP skalasına girilmiş olacağını kaydetti.

Hangi çatışmalarda kullanıldılar?
Türk üretimi SİHA'lar TSK'nın Türkiye'nin doğusundaki ve Irak'ın kuzeyindeki operasyonlarında aktif bir şekilde kullanılıyor.
Buradaki operasyonlarda hem TB2'ler hem de Anka SİHA'lar kullanılıyor.
TSK'nın İdlib'de 2020'nin şubat sonu ve martın ilk günlerinde gerçekleştirdiği Bahar Kalkanı operasyonunda Anka SİHA'lar aktif kullanılırken TB2'ler ihraç edildikleri Libya ve Azerbaycan devletlerince çatışmalarda aktif bir şekilde yer aldı.
Libya'da Hafter güçlerinin geriletilmesinde, Karabağ'da Azerbaycan güçlerinin Ermeni güçlerine karşı üstünlük sağlamasında önemli etkileri oldu.
Son olarak Ukrayna'ya ihraç edilecek TB2'lerin bu ülkenin doğusunda Rus yoğunluklu olan ve tek taraflı bağımsızlık ilan Donetsk bölgesindeki çatışmalarda kullanılması yüksek ihtimal olarak görülüyor.

Independent Türkçe



Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
TT

Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle Gazze'de bir barış konseyi kurulması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tepkisini çekti; Netanyahu bunu İsrail politikasına aykırı buluyor.

Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, Trump'ın Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulmasına ilişkin açıklamasının "İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasına aykırı olduğunu" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu hayata geçirmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

Bu arada İsrail, Hamas'a silahsızlanması için iki aylık bir süre tanıdı ve bunu uygulamak için yeniden savaş tehdidinde bulundu.


Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
TT

Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin birkaç gün önce Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulması yönündeki duyurusunun İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasıyla çeliştiğini belirtti.

Ofis, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu ilerletmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

dcf
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

Açıklamada, Trump'ın konseyin başkanlığını bizzat üstleneceği ve diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağı belirtildi.

Konsey başkanı, bu operasyonel modeli desteklemek üzere Aryeh Lightstone ve Josh Grunbaum'u Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atadı. Onlara, konseyin stratejisini ve günlük operasyonlarını yönetmek, yetkisini ve diplomatik önceliklerini disiplinli bir uygulama mekanizmasına dönüştürmek görevi verildi.