İsrail'de faili meçhul saldırılar Filistinlileri hedef alıyor

Ortak Arap Listesi'nin Yahudi Hadaş milletvekili Ofer Cassif’in Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah Mahallesi’nde İsrail yerleşiminin kurulmasına karşı düzenlenen bir gösteride polisle karşı karşıya (AP)
Ortak Arap Listesi'nin Yahudi Hadaş milletvekili Ofer Cassif’in Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah Mahallesi’nde İsrail yerleşiminin kurulmasına karşı düzenlenen bir gösteride polisle karşı karşıya (AP)
TT

İsrail'de faili meçhul saldırılar Filistinlileri hedef alıyor

Ortak Arap Listesi'nin Yahudi Hadaş milletvekili Ofer Cassif’in Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah Mahallesi’nde İsrail yerleşiminin kurulmasına karşı düzenlenen bir gösteride polisle karşı karşıya (AP)
Ortak Arap Listesi'nin Yahudi Hadaş milletvekili Ofer Cassif’in Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah Mahallesi’nde İsrail yerleşiminin kurulmasına karşı düzenlenen bir gösteride polisle karşı karşıya (AP)

İsrail'deki Arap toplumunda suç, şiddet düzeyine karşı gösteriler, protestoların artması ve İsrail polisinin silahlı çetelerle “gizli anlaşmasına” rağmen daha fazla can almaya devam etti.
Deyr el-Esed kasabasında iki genç vurularak öldürülürken, Ibtin kasabasında çıkan kavgada bir genç yaşamını yitirdi iki genç de yaralandı. Böylece İsrail’de yaşayan Arap toplumundaki şiddet mağdurlarının uzun listesine birkaç saat içinde 3 ölü daha eklendi.
Maskeli bir saldırgan Deyr el-Esed kasabasında yiyecek satan bir büfeye ateş açarak iki kişiyi ağır şekilde yaraladı. Olay yerinde bulunan iki çocuk da orta ve hafif şekilde yaralandı. Hafız Remzi Sunullah (26) ve Ahmed Ali Sunullah (23) isimli iki genç ise kurşunların vücutlarına isabet etmesi sonucu yaşamlarını yitirdiler.
Bu olaylar, İsrail polisinin suç çeteleriyle gizli anlaşmasını ve suçların tırmanmasını protesto etmek amacıyla Jaljulia ve Kafr Kasım’da yapılan gösterilerden kısa bir süre sonra geldi.
Deyr el-Esed'de, Arap kesimindeki suça karşı düzenlenen haftalık gösterilere ek olarak, bir dizi protesto faaliyetleri yapılması bekleniyor.
Son yaşananlar, İsrail'de yaşayan Arap toplumundaki şiddetin düzeyine daha fazla ışık tuttu.
İsrail’de bu yılın başından bu yana öldürülen Arap sayısı 25'e ulaştı.
İsrailli yetkililerin suçu azaltma sözleriyle birlikte İsrail polisi, suç ve şiddetle mücadele etmek için özel olarak Arap kentlerinde faaliyet gösterecek yeni bir Arap birimi kurmayı planlıyor.
Bu arada, bir Knesset üyesinin Çarşamba günü, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bir İsrail yerleşimi kurulmasına karşı düzenlenen bir gösteriye katıldığı sırada polis memurları tarafından "darp edildiğini" belirtti.
AFP’nin aktardığına göre, (Yahudi-Arap) Ortak Liste’den Yahudi Eşitlik ve Barış için Demokrasi Cephesi (Hadaş) milletvekili Ofer Cassif’in Doğu Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah Mahallesi’nde Siyonist yerleşim birimi kurulmasına karşı düzenlenen bir gösteriye katıldığını bildirdi.
Olay yerindeki bir AFP muhabiri, İsrail polisinin Cassif’i darbettiğini ve milletvekilinin yere düştüğünü belirtti.
Ofer Cassif bir video aracılığıyla konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Beni dövmeye ve gözlüklerimi kırmaya başladılar. Deliye döndüler. Milletvekili olmamı umursamadılar."
Cassif’in sözcüsü ise olaya ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Cassif yaralı bir şekilde hastaneye kaldırdı. Polis gelmeden önce gösteri barışçıl ve sakindi."
Kudüs Polisi, soruşturmanın ilk sonuçlarından yola çıkarak, bir göstericinin bir güvenlik mensubuna saldırdığını iddia etti. Polisin açıklamasına göre “saldırganın” milletvekili olduğu tespit edildikten sonra serbest bırakıldı. Olayı çok sayıda milletvekili kınadı.”
Sosyalist, anti-Siyonist Yahudi partiler ile Arap milliyetçisi partilerin koalisyonu olan “Ortak Liste” Ulusal Demokratik Birlik Partisi (Beled), Eşitlik ve Barış için Demokrasi Cephesi (Hadaş), Değişim için Arap Hareketi (Ta'al) ve Arap Demokratik Partisi’nden (Mada) oluşuyor.
Ülke nüfusunun 9 milyona ulaştığı İsrail’de nüfusun yaklaşık 2 milyonunun "İsrailli Araplar" olarak tanımlanan İsrail vatandaşı Filistinlilerden oluştuğu belirtiliyor.
İsrail vatandaşı Filistinliler ülke nüfusunun yüzde 20'sine tekabül ediyor. Tel Aviv rejiminin "İsrailli Araplar" olarak tanımladığı vatandaşlar, 1948'deki savaş ve sonrasında yaşanan işgale rağmen yurtlarında kalarak İsrail vatandaşı olan Filistinlilerden oluşuyor. Bu nüfusun dışında kalan ve İsrail vatandaşı olmayan Filistinliler ise Gazze ve Batı Şeria’da yaşıyor.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
TT

Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)

Tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan bir araştırma, Gazze Şeridi’nde süren savaşın ilk 16 ayında 75 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Bu rakamın, o dönemde yerel makamlarca açıklanan bilançodan en az 25 bin daha fazla olduğu belirtildi.

Çalışma ayrıca, Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’nın hayatını kaybedenler arasında kadınlar, çocuklar ve yaşlıların oranına ilişkin yayımladığı verilerin doğruluğunu teyit etti.

Araştırmaya göre, 7 Ekim 2023 ile 5 Ocak 2025 tarihleri arasında yaklaşık 42 bin kadın, çocuk ve yaşlı yaşamını yitirdi. Bu ölümler, Gazze savaşında meydana gelen toplam can kayıplarının yüzde 56’sını oluşturdu.

Ekonomist, demograf, epidemiyolog ve saha araştırmacılarından oluşan yazar ekibi, The Lancet Global Health dergisinde kaleme aldıkları makalede, “Mevcut bulgular birlikte değerlendirildiğinde, 5 Ocak 2025’e kadar Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 3 ila 4’ünün şiddet sonucu hayatını kaybettiğine işaret etmektedir. Ayrıca çatışmanın dolaylı etkileri nedeniyle çok sayıda şiddet dışı ölüm de kaydedilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısı tartışma konusu olmaya devam ederken, üst düzey bir İsrailli güvenlik yetkilisi geçen ay İsrailli gazetecilere yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamlarının topladığı verilerin büyük ölçüde doğru olduğunu söylemişti. Bu açıklama, aylardır süren resmi şüphelerin ardından dikkat çekici bir tutum değişikliği olarak değerlendirildi.

Söz konusu yetkili, Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırıları sonucu yaklaşık 70 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, bu sayıya kayıpların dahil olmadığını aktardı.

Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamları ise İsrail saldırıları nedeniyle doğrudan hayatını kaybedenlerin sayısının 71 bini aştığını, Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana 570’ten fazla kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.

gbrhy
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail'in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden yakınlarının cenaze namazını kılan Filistinliler (EPA)

Geçtiğimiz yıl The Lancet’te yayımlanan bir başka araştırmada, savaşın ilk dokuz ayında Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısının, Filistin Sağlık Bakanlığı verilerinde açıklanandan yaklaşık yüzde 40 daha düşük tahmin edildiği bildirilmişti.

Yeni çalışma da resmi vefat sayısının gerçek rakamın oldukça altında kaldığına işaret etti. Araştırma, Gazze Şeridi genelini temsil edecek şekilde özenle seçilen 2 bin aileyle yapılan bir ankete dayanıyor. Katılımcılardan, aile fertleri arasındaki ölümlere ilişkin ayrıntılı bilgi vermeleri istendi. Saha çalışması, Filistin’de ve bölgenin diğer kısımlarında yürüttükleri çalışmalarla tanınan deneyimli Filistinli kamuoyu araştırmacıları tarafından gerçekleştirildi.

Londra’daki Royal Holloway, University of London bünyesinde görev yapan ve çatışmalardaki can kayıplarının hesaplanması üzerine 20 yılı aşkın süredir çalışan ekonomist Michael Spagat, hakemli olarak yayımlanan araştırmanın yazarlarından biri olarak, yeni bulguların Ekim 2023 ile Ocak 2025 arasında Gazze Şeridi’nde 8 bin 200 ölümün yetersiz beslenme ya da tedavi edilemeyen hastalıklar gibi dolaylı etkilerden kaynaklandığını gösterdiğini belirtti.

Çalışma, İsrail saldırılarının en yoğun ve en ölümcül dönemini kapsarken, Gazze Şeridi’ndeki insani krizin en ağır safhasını içermiyor. Birleşmiş Milletler (BM) destekli uzmanlar, geçen yıl ağustos ayında Gazze Şeridi’nde kıtlık ilan etmişti.

Araştırmacılar, nihai ve kesin bir can kaybı sayısına ulaşmanın uzun zaman ve önemli kaynaklar gerektireceğini vurgulayarak, kendi bulguları da dahil olmak üzere mevcut tüm tahminlerin geniş hata payları içerdiğine dikkat çekti.