Ürdün Kralı ve Prens Hamza yaşanan krizin ardından ilk kez birlikte görüldü

Ürdün Kralı, Veliaht Prensi, eski Veliaht Prens Hamza ve diğer prensler Kral Hüseyin’in ruhuna Fatiha okurken (Kraliyet Divanı)
Ürdün Kralı, Veliaht Prensi, eski Veliaht Prens Hamza ve diğer prensler Kral Hüseyin’in ruhuna Fatiha okurken (Kraliyet Divanı)
TT

Ürdün Kralı ve Prens Hamza yaşanan krizin ardından ilk kez birlikte görüldü

Ürdün Kralı, Veliaht Prensi, eski Veliaht Prens Hamza ve diğer prensler Kral Hüseyin’in ruhuna Fatiha okurken (Kraliyet Divanı)
Ürdün Kralı, Veliaht Prensi, eski Veliaht Prens Hamza ve diğer prensler Kral Hüseyin’in ruhuna Fatiha okurken (Kraliyet Divanı)

Ürdün Kralı 2. Abdullah ve eski Veliaht Prens Hamza, ülkeyi sarsan anlaşmazlığın ardından Ürdün’ün kuruluşunun 100. yıldönümü münasebetiyle ilk kez bugün birlikte kameralar karşısına çıktı.
Ürdün Kraliyet Divanı tarafından paylaşılan görüntülerde, Ürdün Kralı ve Kraliyet ailesinden diğer üyelerin Meçhul Asker Anıtı’na çelenk koyduğu görüldü.
Kraliyet üyeleri, Kral Hüseyin ve Kral Talal’ın mezarının başında dua okudu.
Ürdün Kralı 2. Abdullah Çarşamba günü, Ürdün'ü istikrarsızlaştırmaya yönelik daha önce benzeri görülmemiş krizin beş gün sonrasında yazılı bir mesaj yayınlamıştı. Mesajda, isyana son verildiğini, ülkesinin güvenli ve istikrarlı olduğunu, Ürdünlülerin kararlılığını, Arap ordusunun ve güvenlik hizmetlerinin adanmışlığıyla güçlendirildiğini vurguladı.
Kral 2. Abdullah, son olaylarla ilgili yaptığı ilk değerlendirmede, geride kalan günlerin ülkenin istikrarı için zor ya da tehlikeli olmadığını vurgulayarak, "Ama benim için en acı olanıydı. Çünkü anlaşmazlığın tarafları evimizin içinden ve dışından" dedi.
Ürdün Kralı, "Haşimi ailesinin bir kardeşi, koruyucusu ve bu halkın lideri olarak hissettiğim şok, acı ve öfkenin boyunun tarifi yok" açıklamasında bulundu.
Eski Veliaht Prens Hamza’nın ve ailesinin sarayında kendi himayesinde olduğunu ve Prens Hamza meselesini Haşimi ailesi çerçevesinde ele almaya karar verdiğini belirterek, bu konuyla ilgilenmesi için amcası Prens Hasan bin Talal’ı görevlendirdiğini söyledi. Konuya dair Kral 2. Abdullah, “Prens Hamza, ailenin içinde, babalarının ve dedelerinin yolunda kalacağı, Ürdün'ün menfaatlerini ve yasalarını her şeyin üzerinde tutacağına dair söz verdi. Kendisi bugün ailesiyle birlikte sarayında, gözetimim altında” açıklamasında bulundu.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.