Birleşik Krallık’ta 200 akademisyene ‘Çin soruşturması’

Çin’in prestijli İngiliz ve Amerikan üniversitelerine yönelik cömert finansman desteği mercek altında

Çinli şirket Tencent, Cambridge Üniversitesi'nin mühendislik bölümü araştırmaları için fon sağladı (AFP)
Çinli şirket Tencent, Cambridge Üniversitesi'nin mühendislik bölümü araştırmaları için fon sağladı (AFP)
TT

Birleşik Krallık’ta 200 akademisyene ‘Çin soruşturması’

Çinli şirket Tencent, Cambridge Üniversitesi'nin mühendislik bölümü araştırmaları için fon sağladı (AFP)
Çinli şirket Tencent, Cambridge Üniversitesi'nin mühendislik bölümü araştırmaları için fon sağladı (AFP)

Birleşik Krallık’ta yayımlanan Times gazetesi, yakın bir tarihte, İngiltere’deki 20 üniversite öğretim görevlisi olan 200 akademisyen hakkında, Pekin’in azınlıkları ve muhalifleri bastırmak için kullanabileceği bir İngiliz teknolojisini Çin ile paylaşmış olabileceklerine ilişkin soruşturma yürütüldüğüne dair bir haber yaptı.
Haber, Manchester Üniversitesi'nin China Electronics Technology Group ile bir araştırma ortaklığı anlaşmasını iptal etmesinden kısa bir süre yayınlandı. Siyasi analist Judith Bergman, ABD merkezli Gatestone Enstitüsü tarafından yayımlanan raporunda, üniversitenin China Electronics Technology Group ile ilgili olarak şirketin, Çin hükümeti takip sisteminin ana planlamacılarından biri olmasından ve Sincan Özerk Bölgesi’nde, çoğunluğunu Uygur Türklerinin oluşturduğu bir milyondan fazla Müslüman’a yönelik kimlik temelli zulüm için kullanılan teknoloji ve altyapıyı sağlamasından kaynaklı endişeler nedeniyle uyarılmasının ardından iptalin gerçekleştiğini söyledi. Bergman, Manchester Üniversitesi ile China Electronics Technology Group arasında yapılan araştırma iş birliğinin, ‘radyo astronomi alanında büyük ilerleme kaydetmeyi’ amaçladığını ve üniversitenin, şirketin Uygurlara yönelik zulümde üstlendiği iddia edilen rolünün farkında olmadığını belirtti. İngiltere merkezli araştırma merkezi Civitas tarafından 7 Şubat'ta yayınlanan, ‘Inadvertently Arming China?: The Chinese military complex and its potential exploitation of scientific research at UK universities’ (Çin istemeden silahlandırılıyor mu?: Çin askeri kompleksi ve Birleşik Krallık üniversitelerindeki bilimsel araştırmalardan yararlanması olasılığı) başlıklı bir başka yeni raporda ise, Çin ordusuyla ilişkili Çin merkezli holdinglerin ve üniversitelerin, İngiltere'nin önde gelen üniversitelerinin yüksek teknoloji araştırma merkezlerinin çoğuna mali destek sağladıkları öne sürüldü.
Raporda İngiltere’deki bazı üniversitelerin birçok durumda yanlışlıkla, Çin ordusuna yakın holdinglerin sponsorluğunda araştırmalar yürüttüğünü ve bu araştırmaların, aralarında Çin'in yeni bir silahlanma yarışına katıldığı kıtalararası balistik füzelerin (ICBM) ve yaygın bir istikrarsızlık yaratmayı hedefleyen hipersonik füzelerin de olduğu kitle imha silahlarının üretiminde faaliyet gösteren şirketler de dahil olmak üzere bu holdingler tarafından kullanılabileceğine işaret edildi.
Gatestone Enstitüsü'nde üst düzey bir araştırmacı olan Bergman, raporunda şunları ekledi:
“Birleşik Krallık'taki ortaya çıkarılanlar, Batı’daki akademi dünyasında giderek artan Çin nüfuzu girişimlerinden sadece biridir.”
Avustralyalı analist Alex Joske, geçtiğimiz Ocak ayında, Avustralya Parlamentosu Ortak İstihbarat ve Güvenlik Komisyonu'na sunduğu ‘The Chinese Communist Party’s global search for technology and talent’ (Çin Komünist Partisi’nin küresel teknoloji ve yetenek arayışı) başlıklı raporunda, hükümet kurumları da dahil olmak üzere Avustralya’daki araştırma kurumlarından Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) parti için kazanım elde etme programına, en az 325 akademisyenin katıldığını ve sayının 600’e kadar çıkabileceğini belirtti. Joske, Çin’in Avustralya'daki faaliyetlerinin, son yirmi yılda yapılan 280 milyon Avustralya doları (217 milyon ABD doları) tutarındaki hileli hibelerle bağlantılı olabileceğini tahmin ediyor.
Öte yandan ABD Adalet Bakanlığı, Çin’in bilimsel araştırmalar alanındaki faaliyetlerini, Çin adına bilimsel gelişmeleri, ekonomik refahı ve ulusal güvenliği artırmak için üst düzey bilimsel yetenekleri çekmek, işe almak ve teşvik etmek için tasarlanmış en önemli Çin planlarından biri olarak görüyor. Mahkeme tutanaklarına göre bilimsel araştırmalar alanındaki yetenekleri çekme programları, bilgi ve deneyimlerini Çin'e getirmeleri için denizaşırı ülkelerdeki Çinli ve yabancı uzmanları ülkeye çekmeyi amaçlasrken genellikle bu kişiler gizli bilgileri çaldıkları için ödüllendiriliyor. Bergman, 2019 yılından bu yana ABD’de ÇKP’den fon aldıkları konusunda yalan söylediklerinden şüphelenilen akademisyenlere karşı çok sayıda dava açıldığını, ABD Adalet Bakanlığı tarafından Çin'in ulusal güvenlik tehditlerine karşı koymak amacıyla 2018 yılında başlattığı bir program olan ‘Çin Girişimi’ kapsamında birçok kişinin tutuklandığını da sözlerine ekledi. Bergman, dışarıdan finansman kabul etmenin tek başına bir suç sayılmadığını söyledi. Ancak ABD makamları, ABD’li vergi mükellefleri tarafından desteklenen fon almak için başvuran araştırmacılardan bu fonları ifşa etmelerini istiyor. ABD’de Ocak ayındaki en son yaşanan olayda, Harvard Üniversitesi Kimya ve Kimyasal Biyoloji Bölümü Başkanı Charles Lieber tutuklandı. Lieber, ÇKP’nin ‘Bin Yetenek Programı’ çerçevesinde Wuhan Teknoloji Üniversitesi bünyesinde Çin'de bir araştırma laboratuarı kurması için kendisine 1,5 milyon doların üzerinde ödeme yapıldığını ifşa etmemekle suçlandı. Lieber’in ayrıca aylık 50 bin dolar maaş ve yıllık olarak özel giderlerinde harcamak üzere 150 bin dolar ödeme aldığı ortaya çıktı. Öte yandan ABD'de geçtiğimiz yaz, çok sayıda Çinli araştırmacı, ABD öğrenci vizelerinde Çin ordusuyla olan ilişkilerini açıklamadıkları için tutuklandı. Buna karşın Çin, Batı ülkelerindeki üniversitelere cömert meblağlarda fonlar sağlamaya devam ediyor. Örneğin Çin merkezli Tencent şirketi Birleşik Krallık'ta, Cambridge Üniversitesi'nin mühendislik bölümündeki doktora sonrası araştırmaları finanse etti. Üniversitenin internet sitesinde, “Çinli teknoloji devi Tencent, mühendislik bölümünde yeni bir doktora sonrası araştırma bursunu finanse etmek için cömert bir fon sağladı” ifadeleri yer aldı. 1998 yılında kurulan Tencent, internet kullanıcılarının hayatlarını zenginleştirmek için teknolojiyi kullanıyor.
Kullanıcılarına bir dizi dijital içerik ve hizmet sunan WeChat ve QQ adlı sosyal ağ sitelerinin çatı şirketi olan Tencent, yetenek ve teknolojik yeniliklere büyük yatırımlar yaparken internet sektörünün gelişimini aktif olarak güçlendirmeye çalışıyor. ABD Merkezî İstihbarat Teşkilatı’na (CIA) göre Tencent, Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı'nın sağladığı finansman ile kuruldu. Oxford Üniversitesi, Tencent'ten büyük bir bağış aldı ve 1900 yılında kurulan prestijli Wickham Fizik Kürsüsü'nün adını, Çinli yazılım devinin onuruna ‘Tencent Wickham Kürsüsü’ olarak değiştirdi.
Bergman, Muhafazakar Parti İnsan Hakları Komisyonu’nun Şubat 2019 tarihli raporuna göre, Çin'in İngiliz üniversiteleri üzerindeki etkisinin çoğunun ÇKP Konfüçyüs Enstitüleri’nden geldiğini söylüyor. Nottingham Trent Üniversitesi'nde üst düzey öğretim görevlisi olan Tao Chang, Komisyon’a ‘Konfüçyüs Enstitüleri’nin, 2004 yılında ÇKP'nin yurtdışındaki yoğun propaganda kampanyasının bir parçası olarak kurulduğunu’ söyledi. Tao, “Çeşitli yabancı üniversitelerde stratejik olarak yerleştirilen enstitüler, Çinli yetkililerin Çin ve Çin dili çalışmaları üzerinde kontrol sahibi olmak için bir yer edinmelerine imkan veriyor” dedi. Raporda, İngiltere'de Edinburgh, Liverpool, Manchester, Newcastle, Nottingham, Cardiff ve Londra Üniversitesi Akademisi gibi büyük üniversitelere bağlı en az 29 Konfüçyüs Enstitüsü olduğu, bu sayı ile ABD’den sonra dünyada en fazla Konfüçyüs Enstitüsü olan ikinci ülke haline geldiği belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı ve Eğitim Bakanlığı, Ekim 2020'de Konfüçyüs Enstitüleri’ne karşı yaptığı uyarıda, “Çin Halk Cumhuriyeti'nin kötü etkisinin arttığına ve ÇKP’nin Amerikan üniversitelerindeki propagandasının araçları olduklarına dair çok sayıda kanıt var. Bir Konfüçyüs Enstitüsünün varlığı, Pekin fonuyla birlikte, herhangi bir kuruma Çin Halk Cumhuriyeti'nin politikalarını eleştirmekten kaçınmak için mali ve diğer teşvikler sağlayabilir ve kurum üzerinde Çin’in faaliyetlerini sansürlemesi için baskı yapabilir” ifadeleri yer aldı.



Bir ülke daha Kudüs'te büyükelçilik açmaya hazırlanıyor

Samoa, eylülde aynı adımı atan Fiji'yi takip ediyor (AFP)
Samoa, eylülde aynı adımı atan Fiji'yi takip ediyor (AFP)
TT

Bir ülke daha Kudüs'te büyükelçilik açmaya hazırlanıyor

Samoa, eylülde aynı adımı atan Fiji'yi takip ediyor (AFP)
Samoa, eylülde aynı adımı atan Fiji'yi takip ediyor (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Samoa'nın bu yıl Kudüs'ta büyükelçilik açacağını açıkladı.

59 yaşındaki siyasetçi, X hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

Az önce Samoa Başbakanı La’auli Leuatea Schmidt'le konuştum. 2026'da Kudüs'te büyükelçilik açmayı öngören ahlaki kararından dolayı ona teşekkür ettim. Uluslararası arenada İsrail'e verdikleri istikrarlı destek için Samoa'ya duyduğumuz takdiri de ilettim.

Saar, eylülden beri görevde olan başbakanı İsrail'e davet ettiğini de sözlerine ekledi. 

Samoa basını geçen hafta Schmidt'in bu kararı duyurduğunu bildirmişti. 

Pasifik Okyanusu'ndaki ada ülkelerinden biri olan Samoa, İsrail'deki ana diplomatik temsilciliğini Kudüs'te açacak 8. ülke olacak. 

Samoa, Kudüs kararını alan Pasifik ülkeleri arasındaysa Fiji ve Papua Yeni Gine'nin ardından üçüncü sırada.

Bu ülkeler haricinde ABD, Guatemala, Honduras, Kosova ve Paraguay büyükelçiliklerini Kudüs'e taşıdı.

Donald Trump'ın ilk döneminde bu kararı alarak 2018'de ABD'nin Kudüs Büyükelçiliği'ni açması, hem Filistin'den hem de uluslararası kamuoyundan büyük tepki çekmişti.

Kudüs'ün statüsü Filistin meselesinin en zorlu başlıklarından biri.

İsrail, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda ele geçirdiği Doğu Kudüs'ü ilhak etse de bu durum uluslararası toplum tarafından kabul görmüyor. 

Tel Aviv yönetimi, büyükelçiliklerini Kudüs'e taşımaları için diğer ülkelere teşvikte bulunuyor. 

Yaklaşık 220 bin kişilik nüfusa sahip Samoa gibi küçük ülkelerin İsrail'den destek alması, onların ekonomik gelişimine katkı sağlıyor. 

Independent Türkçe, Times of Israel, AFP


Birleşik Krallık, Ukrayna için füze geliştirecek

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Birleşik Krallık, Ukrayna için füze geliştirecek

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Birleşik Krallık (BK), Kiev için yeni taktik balistik füzeler geliştireceğini ve Rusya'ya karşı mücadelelerinde "Ukrayna ordusuna son teknoloji ürünü silahlar sağlayacağını" açıkladı.

Savunma Bakanlığı pazar günü geç saatlerde yaptığı açıklamada, "Gece Karanlığı Projesi" (Project Nightfall) kod adlı füzelerin Ukrayna'nın ateş gücünü artıracağını ve Rusya'nın derinliklerindeki hedefleri vurabilecek kapasitede olacağını belirtti.

Savunma Bakanlığı, Gece Karanlığı füzelerinin 200 kg'lık konvansiyonel yüksek patlayıcı savaş başlığı taşıyacağını ve birim başına en fazla 800 bin sterline (yaklaşık 46 milyon TL) mal olacağını, ayrıca ayda 10 sistem üretmeyi planladığını açıkladı.

Bu açıklama, Rusya'nın Ukrayna'ya yeni hipersonik Oreşnik füzesiyle saldırmasından birkaç gün sonra geldi. Fırlatma, NATO üyesi Polonya sınırına yaklaşık 96 km uzaklıktaki bir şehri vurdu ve Avrupalı ​​liderler olayı "gerginliği açıkça tırmandırma" ve "korku salma" girişimi diyerek kınadı.

Savunma Bakanlığı, "Gece Karanlığı Projesi kapsamında BK, 500 kilometreden uzun menzilli, yüksek tehdit içeren ve yoğun elektromanyetik girişime maruz kalan savaş alanlarında çalışmak üzere tasarlanmış, karadan fırlatılan balistik füzelerin hızla geliştirilmesi için teklif çağrısı yaptı" dedi.

Gece Karanlığı füzeleri, Ukrayna güçlerinin Rusya karşılık vermeden önce askeri hedefleri vurmasını sağlayacak çünkü yeni silahlar "çeşitli araçlardan fırlatılabilecek, hızlı bir şekilde birden fazla füze ateşleyebilecek ve birkaç dakika içinde mevziden ayrılabilir" nitelikte olacak.

Savunma Bakanı John Healey, BK'nin "karşı koyan" Ukraynalıları gelişmiş silahlarla donatmaya kararlı olduğunu söyledi.

Healey, Oreşnik saldırısına atıfta bulunarak, "Perşembe gecesi yapılan saldırılar, Putin'in gelişmiş silahlarla sivil bölgeleri hedef alıp cezasız kalabileceğini düşündüğünü gösteriyor" dedi.

"Ciddi bir barış görüşmesi yapmak yerine, yasadışı savaşını ciddi şekilde kızıştırıyor" diye ekledi.

Healey, geçen hafta Kiev'e yaptığı seyahat sırasında Lviv çevresindeki hava saldırısı sirenlerini duyacak kadar yakın olduğunu söyledi.

"Bu ciddi bir andı ve sıfırın altındaki sıcaklıklarda Ukraynalılara yapılan bir dizi drone ve füze saldırısının çarpıcı bir hatırlatıcısıydı" dedi.

Savunma Hazırlığı ve Sanayi Bakanı Luke Pollard, yeni uzun menzilli Britanya füzelerinin "Ukrayna'yı mücadelede tutacağını" ve Rusya'ya "endişelenecek başka bir şey daha vereceğini" söyledi.

Bakan, "2026'da Ukrayna'yla omuz omuza durmaya devam edeceğiz" dedi.

Onları bugün mücadelede tutmak için ekipman sağlarken, yarın barışı güvence altına almak için çalışacağız.

Savunma Bakanlığı'na göre Gece Karanlığı projesi, BK'nin Kiev'in uzun menzilli saldırı yeteneklerini güçlendirme taahhüdüne dayanıyor ve Britanya'nın silahlı kuvvetlerinin gelecekteki projelerine ışık tutuyor.

Proje, her biri "test atışları için ilk üç füzesini 12 ay içinde tasarlamak, geliştirmek ve teslim etmek üzere 9 milyon sterlinlik bir geliştirme sözleşmesi" alacak üç endüstri ekibine verilecek.

Independent Türkçe


İngiltere’den X’e Grok soruşturması: Cinsel içerikli görüntüler mercek altında

Grok logosu (Reuters)
Grok logosu (Reuters)
TT

İngiltere’den X’e Grok soruşturması: Cinsel içerikli görüntüler mercek altında

Grok logosu (Reuters)
Grok logosu (Reuters)

İngiltere medya düzenleyici kurumu, Elon Musk’a ait X platformu hakkında bugün (Pazartesi) bir soruşturma başlattı. Soruşturma, yapay zekâ sohbet botu Grok tarafından üretilen ve cinsel içerik taşıyan sahte görüntülerin, platformun İngiltere’deki kullanıcıları yasa dışı içerikten koruma yükümlülüğünü ihlal edip etmediğini tespit etmeyi amaçlıyor.

Kurumun yayımladığı açıklamada, X üzerindeki yapay zekâ sohbet botu Grok hesabının, çıplak veya yarı çıplak kişilere ait görüntüler üretip paylaşmak için kullanıldığına dair son derece endişe verici raporlar bulunduğu belirtildi. Açıklamada, bunun cinsel içerikli görüntülerin kötüye kullanımı ya da pornografik materyal kapsamına girebileceği; ayrıca çocuklara yönelik cinsel içerikli görüntülerin çocukların cinsel istismarı materyali sayılabilecek nitelikte olabileceği vurgulandı.

Düzenleyici kurum, Başbakan Keir Starmer’ın Grok tarafından üretilen görüntüleri iğrenç ve yasa dış” olarak nitelendirmesinin ardından harekete geçmesi yönünde yoğun baskı altındaydı. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre Starmer, perşembe günü yaptığı açıklamada X platformunun Grok’u kontrol altına alması gerektiğini söyleyerek, düzenleyici kurumun atacağı adımlar için hükümetin tam desteğini aldığını ifade etti.

İngiltere’de, rıza olmaksızın cinsel içerikli görüntülerin üretilmesi veya paylaşılması ile çocukların cinsel istismarına ilişkin materyaller yapay zekâ tarafından üretilmiş cinsel görüntüler dâhil yasa dışı kabul ediliyor. Ayrıca teknoloji platformlarının, İngiltere’deki kullanıcıların yasa dışı içeriklere maruz kalmasını önlemesi ve bu tür içerikleri haberdar olur olmaz kaldırması gerekiyor.

X platformu, kadınlar ve reşit olmayan kişilere ait müstehcen görüntüler üretebilen bu özellik nedeniyle başka ülkelerde de eleştirilerin hedefi oldu. Fransız yetkililer, söz konusu içeriği açıkça yasa dışı olarak nitelendirerek savcılığa ve düzenleyici kurumlara bildirimde bulunurken, Hindistan makamları da platformdan açıklama talep etti.

X, bu özelliğin kullanımını yalnızca ücretli abonelerle sınırlandırdı. Platform, geçen hafta yaptığı açıklamada, tüm yasa dışı içerikleri kaldırdığını ve bu tür içeriklere karışan hesapları kalıcı olarak askıya aldığını bildirdi. Açıklamada, “Grok’u yasa dışı içerik üretmek için kullanan veya bu yönde yönlendiren herkes, platforma doğrudan yasa dışı içerik yüklemiş gibi aynı yaptırımlarla karşılaşacaktır” denildi.

İngiltere düzenleyici kurumu, soruşturma kapsamında X platformunun, ülkedeki kullanıcıların yasa dışı içeriklere maruz kalma riskini yeterince değerlendirip değerlendirmediğini ve çocuklara yönelik riskleri göz önünde bulundurup bulundurmadığını inceleyecek. Kurum, en ağır uyumsuzluk durumlarında mahkeme yoluyla ödeme hizmeti sağlayıcıları veya reklam verenlerin platformla ilişkilerini kesmelerinin istenebileceğini ya da internet servis sağlayıcılarına Britanya içinde siteye erişimin engellenmesi talimatı verilebileceğini belirtti.

X platformu ise soruşturmayla ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.