Reuters'a konuşan Türk yetkili: Çok daha sert tedbirler almaktan başka çözüm gözükmüyor

Fotoğraf (AFP)
Fotoğraf (AFP)
TT

Reuters'a konuşan Türk yetkili: Çok daha sert tedbirler almaktan başka çözüm gözükmüyor

Fotoğraf (AFP)
Fotoğraf (AFP)

Türkiye'de günlük koronavirüsü vakalarının 50 binin üzerine çıkmasının ardından alınacak yeni tedbirlerin açıklanması bekleniyor.
Yetkililer, 1 Mart'ta yeniden uygulamaya giren normalleşme sonrası vakaların hızlı şekilde arttığını ve son günlerde 50 binin üzerinde kaldığını, can kayıplarının da arttığını belirterek, yeni tedbirlerin hayata geçirilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyorlar.
Reuters'a bilgi veren konu hakkında bilgi sahibi bir yetkili, "Birincide olduğu gibi ikinci normalleşmeyi de iyi değerlendiremedik ve salgın artık 50 bin rakamının üstüne yerleşti. Çok daha sert tedbirler almaktan başka çözüm gözükmüyor" dedi.
Yetkili şu anda vaka sayılarında yeni bir pik yaşandığını ve yarın başlayacak olan Ramazanla birlikte artık yeni adımlar atılacağını belirterek, "Bilim Kurulu'nun bugün yapacağı toplantıdaki önerileri kritik önemde. O kapsamda yarınki kabinede değerlendirme yapılacak" dedi ve şöyle devam etti:
Halihazırda iki seçenek üzerinde duruluyor, ya tam kapanma ya da sokak kısıtlamasının daha genişletilerek uygulanması. Tam kapanmanın ekonomi ile ilgili tarafları var. kovid ortamında bunu uygulamak çok kolay değil ama yine de tam olarak bu seçeneği saf dışı bırakmak kolay değil. Aşılama yapılıyor ama şu aşamada tedbirler yeterli olmuyor.

"Tedbirler genişletilecek"
Tedbirler kapsamında mevcut uygulamaların genişletilmesi yönünde de bazı planlar olduğunu kaydeden aynı yetkili, "20 yaş altı ve 65 yaş üstü bireylerin sokağa çıkışının kısıtlanması, şehirler arası yolculukların kısıtlanması ki vakaların taşınmasında önemli rol oynuyor, restauranların sadece sipariş alması, iftarlar gibi toplu yemeklerin yasaklanması, spor ve masaj salonlarının kapatılması gibi adımlar atılabilir" dedi.
Türkiye'de yeni tespit edilen koronavirüs vaka sayısı Pazar günü 50 bin 678 ile art arda beşinci günde de 50 bin eşiğinin üzerinde kaldı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 11 Nisan Pazar günü 237 kişi daha hayatını kaybetti. Salgın sırasında görülen en yüksek günlük can kaybı 276 kişi ile Çarşamba günü kaydedildi.
 
 
Independent Türkçe, Reuters



Meloni, Trump'ı Ukrayna savaşını sona erdirmesi halinde Nobel Barış Ödülü'ne aday göstereceğine söz verdi

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

Meloni, Trump'ı Ukrayna savaşını sona erdirmesi halinde Nobel Barış Ödülü'ne aday göstereceğine söz verdi

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)

İtalyan Başbakanı Giorgia Meloni, dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmeden önce Ukrayna'daki savaşı sona erdirmesini umduğunu belirtti.

 Meloni, ödülü alamadığı için hayal kırıklığını gizlemeyen Trump ile dostane ilişkiler sürdürüyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşmesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Umarım bir gün Donald Trump'a Nobel Barış Ödülü'nü verebiliriz" dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre sözlerine şöyle devam etti: "Eğer Ukrayna için adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasında fark yaratırsa, biz de Donald Trump'ı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterebiliriz."

Trump, pazartesi günü yayınlanan Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store'ye yazdığı mektupta, ödülü almamış olmanın kendisini artık "sadece barış için çalışmak" zorunda hissetmediği anlamına geldiğini belirtti.

Trump perşembe günü, başlangıçta Gazze'deki ateşkesi ve Filistin topraklarının yeniden inşasını denetlemek amacıyla kurulan, ancak o zamandan beri çeşitli çatışmaları çözmeyi amaçlayan bir mekanizmaya dönüşen "Barış Konseyi"nin kurulduğunu duyurdu.

İtalya'yı Konseye katılmaya davet etti, ancak Meloni, Trump'ı "anayasal sorunlar" konusunda bilgilendirdiğini söyledi.

Medya haberlerine göre, İtalyan yasaları, yalnızca yabancı bir lider tarafından yönetilen kuruluşa üye olmaya izin vermiyor.

Meloni, Trump'tan konseyi "sadece İtalya'nın değil, diğer Avrupa ülkelerinin ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde" yeniden yapılandırmasını istediğini söyledi.


Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

Politico, kaynaklara dayandırdığı dünkü haberinde, Trump yönetiminin Küba'yı hayati önem taşıyan petrol ithalatından mahrum bırakmak için deniz ablukası uygulamayı değerlendirdiğini bildirdi.

Web sitesi, yönetimin Küba'da rejim değişikliği için Karayip ülkesine petrol ithalatına tamamen ambargo uygulanması da dahil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.

Politico, plana aşina üç kaynağa atıfta bulunarak, yönetim içindeki Küba hükümeti eleştirmenlerinin Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun desteğiyle bu gerilimi tırmandırmayı amaçladığını bildirdi.

Kaynaklar, Trump yönetiminin henüz bu konuda bir karar vermediğini, ancak bunun Trump'a Küba'yı komünist yönetimine son vermeye zorlamak için sunulan bir dizi seçenek arasında olabileceğini belirtti.

Küba'ya petrol ithalatına tam ambargo uygulanması insani bir krize yol açacak ve bu da bazı yönetim yetkililerinin buna karşı çıkmasına neden olacak bir olasılık.

Ancak bu tartışmalar, Trump yönetimi içindeki bazı kişilerin, düşman olarak gördükleri Latin Amerika liderlerini izole etmeyi ne ölçüde düşündüklerini ortaya koyuyor.

Şarku’l Avsat’ın Politico n aktardığına göre plan hakkında bilgi sahibi olan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, “Enerji, rejimi devirmek için en güçlü silahımızdır” ifadelerini kullandı.

Kaynak ayrıca, 1959 Küba Devrimi'nden beri ülkeyi yöneten komünist hükümetin devrilmesinin, ABD yönetimi açısından “2026'da kesinleşmiş bir durum” olduğunu da belirtti.


Avrupa Birliği Ukrayna'ya yüzlerce jeneratör gönderiyor

Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
TT

Avrupa Birliği Ukrayna'ya yüzlerce jeneratör gönderiyor

Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)

Avrupa Birliği, Rusya'nın enerji altyapısına yönelik devam eden saldırıları nedeniyle elektrik ve ısıtma kesintilerinden etkilenen Ukraynalılara yardım etmek amacıyla 447 acil durum jeneratörü göndereceğini duyurdu.

Polonya üzerinden teslim edilecek bu jeneratörler, hastanelere, sığınaklara ve temel hizmetlere elektrik tedarikinin sağlanmasına yardımcı olacak.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Avrupa Komisyonu açıklamasında, Rus hava saldırıları nedeniyle yaklaşık bir milyon Ukraynalının dondurucu soğukta ısıtma ve elektrik olmadan yaşadığını belirtti.

Avrupa Birliği bugüne kadar Ukrayna'ya yaklaşık 9 bin 500 jeneratör gönderdi ve kış gelmeden önce Litvanya tarafından bağışlanan komple bir termik santral sağladı.