İsrailli eski Tümgeneral, Netanyahu hükümetinin Mahmud Abbas’a karşı davranışını eleştirdi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (AP)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (AP)
TT

İsrailli eski Tümgeneral, Netanyahu hükümetinin Mahmud Abbas’a karşı davranışını eleştirdi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (AP)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (AP)

İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında faaliyetlerini yürüten Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi (COGAT) eski Koordinatörü Tümgeneral Kamil Ebu Rukn, Binyamin Netanyahu hükümetinin, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a karşı davranışını eleştirdi.
Ebu Rukn, İsrail ordusunda 35 yıl görev yaptıktan sonra askeri üniformayı çıkarıp sivil hayata geçmesi vesilesiyle devlet televizyonu KAN 11’e verdiği röportajda, “Filistin Yönetimi Başkanı Abbas bir ortak, bu nedenle onunla başka bir şekilde ilgilenilmeliydi. Abbas, görev süresi boyunca kendisini ve şiddete karşı olduğunu kanıtladı. Ona farklı davranmak zorundaydık” dedi.
Son üç yıl boyunca Ebu Rukn, İsrail ordusunun Filistin topraklarındaki faaliyetlerini koordine etmişti. Ayrıca Filistin yönetimi ile doğrudan ilişkileri, Filistin güvenlik servisleri ile İsrail ordusu arasındaki güvenlik koordinasyonunu yönetmişti.
İsrail hükümetinin Filistin topraklarına egemenliğini dayatma ve Batı Şeria’daki Ürdün Vadisi ile Ölü Deniz’in kuzeyinin yüzde 30’unu ilhak etme niyetini açıklamasının ardından, geçen yıl bu koordinasyonda kesinti yaşandı.
Ebu Rukn bu konuda şunları söyledi;
“Yerleşimlerin İsrail egemenliğine dahil edilmesi konusundaki konuşma, Abbas’ı İsrail ile güvenlik koordinasyonunu azaltmaya itti. Batı Şeria’da ilhak planının uygulanmasının Filistin Yönetimi’nin istikrarsızlaşmasına yol açacağından korktum ve bu nedenle buna karşı uyardım. Filistinlilerin bu savaşta sonuna kadar gitmeye karar verdiklerinden emin olduğumu söyledim. Tamamen çaresizdiler. Bankalara olan borçları iki milyar şekel (600 milyon dolar) olmuştu. İsrail, Filistin vatandaşların işlerini kendi yerlerine yönetebilsin diye iktidar anahtarlarını İsrail’e teslim etmeye hazırdılar.”
Ebu Rukn, İsrail’in Filistin seçimlerindeki tutumuna da açıklık getirerek, “İsrail içişlerine karışmaz. Ancak sonuçlarıyla ilgileniyor. Seçimler yapılırsa ve Hamas Batı Şeria’yı kazanırsa, Hamas hareketini içeren bir Filistin siyasi varlığıyla temas halinde olmayacağımız kesindir. Bu bir terör hareketidir” dedi.
Ebu Rukn, bunun pratik olarak ne anlama geldiğine ilişkin bir soruya ise, “Durum, güvenlik koordinasyonunun durdurduğu andaki gibi olacak. Koordinasyon olmadan tek taraflı hareket ettik ve İsrail’in güvenlik çıkarlarını neredeyse sorunsuz bir şekilde koruduk. Bugün artan gerilim dahil her türlü gelişmeyle yüzleşmeye hazırız” diyerek yanıt verdi.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.