WHO: Aşılama kampanyalarındaki gecikmeler virüsün yeni mutasyonlarına yol açabilir

Yeni geliştirilen hızlı teşhis sistemi ile Kovid-19 mutasyonlarının türü belirleniyor.

WHO: Aşılama kampanyalarındaki gecikmeler virüsün yeni mutasyonlarına yol açabilir
TT

WHO: Aşılama kampanyalarındaki gecikmeler virüsün yeni mutasyonlarına yol açabilir

WHO: Aşılama kampanyalarındaki gecikmeler virüsün yeni mutasyonlarına yol açabilir

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), birçok ülkede Kovid-19’a karşı aşılama kampanyalarının ertelenmesi veya oldukça yavaş ilerlemesi konusunda uyarıda bulundu. WHO, bu durumun sadece ekonomik faaliyetlerin ve seyahatlerin normal seyrine dönüşünü ertelemeye yol açmayacağını, aynı zamanda uzun vadeli toplumsal etkileri de olacağını belirtti. Bunun şu an mevcut olan aşıların etkisiz hale geleceği daha fazla mutasyona yol açacağını vurguladı.
WHO uzmanları, Kaliforniya'daki Salk Biyolojik Araştırmalar Enstitüsü tarafından geliştirilen ve Kovid-19 virüsünü ve mutasyonlarını tanımlayan hızlı ve ucuz bir teşhis sistemini inceliyor. WHO, çoğu virüsün türünü ve özelliklerini belirlemek için gerekli olan ileri teşhis araçlarının eksikliğinden muzdarip gelişmekte olan ülkelerde bu sistemin kullanılmasını amaçlıyor. Çalışmada yer alan uzmanlar, viral bilimler alanında bir araştırma ekibi tarafından geliştirilen sistemin çalışması için özel bir beceri veya deneyim gerektirmediğini, acil servislerde, hastanelerde, bakım evlerinde ve okullarda kullanılabileceğini bildirdiler. Ayrıca sistem, herhangi bir özel altyapıya ihtiyaç duymadan epidemiyolojik durumun hızlı ve doğru bir şekilde teşhis edilmesini sağlıyor.
Mevcut teşhis sistemi prosedürlerinde, hangi mutasyona ait olduğunu bulmak için virüsü tam genetik diziye tabi tutmadan önce iki saatten fazla süren PCR tekniği kullanılıyor. Küçük bir el çantasına sığan bu yeni sistem ise aynı anda 96 numuneyi analiz edebiliyor ve 15 dakikadan daha kısa bir sürede sonucu belirleyebiliyor. Ayrıca 30 bin karakter içeren virüsün tüm genomunu okumayan, bunun yerine her mutasyon için karakteristik virüs mutasyonlarını taşıyan kısımları üç saati geçmeyen bir sürede belirleyen küçük bir genom dizisi cihazı da taşıyor. Bu da viral mutasyonların türünü belirlemek için geleneksel genetik dizinin ihtiyaç duyduğundan çok daha az bir zaman aldığına işaret ediyor.
Yeni sistem, Oxford Üniversitesi tarafından geliştirilen ve mobil laboratuvarlarda hızlı teşhisler yapmak için kullanılan ancak çok daha uzun bir genetik sıralama ve mutasyon türünü belirleme süresi gerektiren başka bir sisteme ek olarak geliştirildi. Prestijli bilimsel dergi The Lancet günler önce, Yeni Delhi'deki Genetik Araştırma Enstitüsü'nden bir araştırma ekibi tarafından geliştirilen ve genetik klonlama için devrim niteliğindeki CRISPR teknolojisini kullanarak 10 doları geçmeyen bir maliyetle Kovid-19 virüsünü ve viral mutasyon türlerini belirlemeye olanak sağlayan yeni tanı yöntemi çalışmasını yayınladı. WHO uzmanları, Salk Enstitüsündeki araştırmacılar tarafından geliştirilen sistemin diğer avantajlarından birinin grip ve diğer solunum virüsleri gibi Kovid-19’a benzeyen diğer virüslerin semptomlarını da tespit etme kabiliyeti olduğunu söylüyor. Çalışmada, söz konusu sistemdeki tanısal hata oranının yüzde 4'ü geçmediği ve Kovid-19 virüsünü tespit etme doğruluğunun yüzde 93'e ulaştığı kaydedildi.
WHO uzmanları bu tür cihazların, virüs mutasyonlarının gelişimini ve yeni mutasyonların ortaya çıkışını takip ederek yayılma alanını genişletmeden önce aşıları mücadele edecek şekilde uyarlamaya imkan sağladığı için önemli olduğunu vurguladılar. Avrupa Bulaşıcı Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (ECDC), PCR teknolojisi ile tespit edilen vakaların en az yüzde 10'unun genetik dizilimini önermişti. Ancak sadece Birleşik Krallık ve Danimarka bu yüzdeye ulaşırken diğer Avrupa ülkeleri ise halen hedeften çok uzak. ECDC uzmanları, vakaların dünya çapında 136 milyonu aştığı ve gerçek sayının muhtemelen çok daha yüksek olduğu görüşündeler. Ayrıca aşılama kampanyalarının çok yavaş ilerlediğine ve bu benzeri görülmemiş yayılmanın, yeni mutasyonlara karşı mümkün olan en kısa sürede mücadele edilmesine ilişkin yeni bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyorlar. Uzmanlar, salgının ortaya çıkmasından bu yana bir buçuk yıldan fazla bir süre geçmesinin ve istikrarlı ve sürdürülebilir düşüşünün belirtileri olmadan yayılmaya devam etmesinin, virüsün daha fazla uyum sağlama ve mutasyon yeteneğine sahip olduğu görüşünü kuvvetlendirdiği görüşündeler. Ayrıca yeni mutasyonların Kovid-19’a karşı bir sonraki savaş alanı olacağını vurguluyorlar.



Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’a sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Pentagon ise İran’a yönelik haftalar sürebilecek bir operasyon için hazırlıklarını sürdürüyor; operasyonun güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da hedef alabileceği belirtiliyor.

Reuters’ın analizine göre, olası saldırı haberleri, Trump’ın danışmanlarının ekonomik kaygılara odaklanması için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor. Bu durum, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde herhangi bir askeri tırmanışın siyasi risklerini öne çıkarıyor.

Trump, Ortadoğu’daki Amerikan birliklerinin yoğun şekilde takviye edilmesini ve İran’a olası bir hava saldırısına hazırlanılmasını emretti; operasyonun haftalar sürebileceği belirtilse de detay verilmedi.

Uzmanlar, Trump’ın İran’a odaklanmasını, ikinci döneminin ilk 13 ayında dış politikanın -özellikle askeri gücün geniş kullanımının- iç politika konularının önüne geçtiğinin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu dönemde ABD halkının çoğunluğunun önceliği olan yaşam maliyeti gibi iç meseleler büyük ölçüde gölgede kaldı.

Trump’ın danışmanları, seçim öncesinde ekonomiye odaklanılması çağrısında bulundu

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Trump’ın agresif söylemine rağmen yönetim içinde İran’a saldırı konusunda henüz ‘destek’ bulunmadığını açıkladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, Trump’ın danışmanlarının, kararsız seçmenlere ‘karışık mesajlar’ vermekten kaçınmanın ve ekonomiye öncelik vermenin önemini de fark ettiklerini belirtti.

Beyaz Saray danışmanları ve Cumhuriyetçi Parti kampanya yetkilileri, Trump’ın ekonomik konulara odaklanmasını istiyor. Geçen hafta bazı kabine üyeleriyle yapılan özel bir brifingde de bu konunun kampanyanın en önemli meselesi olduğu vurgulandı; toplantıya Trump katılmadı, ancak kaynak toplantıya katılanlardan biri olarak bilgi verdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre başka bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin ‘doğrudan Amerikan halkı için kazançlar’ sağladığını söyledi. Yetkili, “Başkanın tüm adımları (ister dünyayı daha güvenli hale getirmek, ister ülkemiz için ekonomik kazanımlar sağlamak olsun) ABD’yi önceliklendiriyor” dedi.

Kasım ayında yapılacak seçimler, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadındaki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Demokratların bir veya her iki meclisi kazanması, Trump için kalan başkanlık döneminde ciddi bir siyasi engel oluşturabilir.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile uzun süreli bir çatışmanın Trump ve Cumhuriyetçiler için büyük bir siyasi tehdit oluşturacağını söyledi. Godfrey, “Başkan, üç kez art arda Cumhuriyetçi Parti’den aday olmasını sağlayan siyasi tabanı göz önünde bulundurmalı; bu taban dış politikaya şüpheyle bakıyor ve dış çatışmalara karışılmasına karşı; çünkü ‘sonsuz savaşları bitirme’ vaat edilmiş açık bir seçim taahhüdüydü” dedi.

Cumhuriyetçiler, seçim kampanyasında geçen yıl Kongre tarafından onaylanan vergi indirimleri ile konut maliyetlerini ve reçeteli bazı ilaçları düşürmeye yönelik programları öne çıkarmayı planlıyor.

Venezuela’dan daha güçlü bir düşman

Bazı muhalif seslere rağmen, Trump’ın izoleci yaklaşımını savunan MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketinin destekçileri, geçen ay Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden alan ani müdahaleyi destekledi. Ancak ABD, İran ile bir savaşa girerse Trump daha güçlü bir direnişle karşılaşabilir.

Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmaya varılmaması durumunda ülkeyi bombalamakla defalarca tehdit etti. Dün de uyarısını tekrarlayarak, “Onlar için adil bir anlaşma yapmaları en iyisi” dedi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)

ABD, geçtiğimiz haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef aldı ve Tahran’ı, tekrar bir saldırıya uğraması durumunda sert bir yanıt vermekle tehdit etti.

Trump destekçileri ‘kararlı ve sınırlı önlemleri’ destekliyor

Trump, 2024 yılında ikinci başkanlık dönemini kazanırken büyük ölçüde ‘Önce Amerika’ yaklaşımına dayandı; bu yaklaşım yüksek enflasyonu düşürme ve maliyetli dış çatışmalardan kaçınma taahhütlerini içeriyordu. Ancak anketler, yüksek fiyatları düşürme konusunda Amerikan halkını ikna etmekte zorlandığını gösteriyor.

Buna karşın Cumhuriyetçi stratejist Lauren Kole, Trump’ın destekçilerinin, eylem belirleyici ve sınırlı olduğu takdirde İran’a karşı askeri adımları destekleyebileceğini söyledi. Kole, “Beyaz Saray, atılacak her adımı Amerikan güvenliği ve iç ekonomik istikrarla açık şekilde ilişkilendirmeli” dedi.

Ancak anketler, halkın başka bir dış savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor. Trump’ın seçmenlerin ekonomik kaygılarını tamamen çözme vaadini yerine getirmedeki zorlukları göz önüne alındığında, İran ile olası bir tırmanış, başkan için ciddi riskler taşıyor. Trump, Reuters ile yaptığı son röportajda, partisinin ara seçimlerde zorluklarla karşılaşabileceğini kabul etmişti.

Savaşın çeşitli nedenleri

Tarih boyunca dış politika nadiren ara seçimlerde seçmenler için belirleyici bir konu olmuştur. Ancak Trump, Ortadoğu’ya iki uçak gemisi, savaş gemileri ve savaş uçaklarını içeren büyük bir güç sevk edince, İran önemli tavizler vermediği sürece askeri bir harekât gerçekleştirmekten başka seçeneği kalmamış olabilir. Aksi takdirde uluslararası alanda zayıf görünme riskiyle karşı karşıya.

Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçeler ise belirsiz ve çeşitli. Ocak ayında, İran hükümetinin ülke genelindeki halk protestolarını bastırma kampanyasına yanıt olarak saldırı tehdidinde bulundu, ancak daha sonra geri adım attı.

"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Son dönemde ise askeri tehditlerini İran’ın nükleer programını sona erdirme talepleriyle ilişkilendirdi ve ‘rejim değişikliği’ fikrini gündeme getirdi. Ancak kendisi ve yardımcıları, hava saldırılarının bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklamadı.

Beyaz Saray’daki ikinci yetkili, Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi tercih ettiğinin ve İran’ın geç olmadan anlaşmaya varması gerektiğinin’ açık olduğunu söyledi. Yetkili, başkanın ayrıca İran’ın ‘nükleer silaha sahip olamayacağını, üretim kapasitesi bulunamayacağını ve uranyum zenginleştiremeyeceğini’ vurguladığını bildirdi.

Birçok gözlemci, Trump’ın bu belirsizliğini, Başkan George W. Bush’ın 2003’te Irak’ı işgal etme gerekçesiyle ortaya koyduğu net hedeflerle karşılaştırıyor.

Bush, ülkenin kitle imha silahlarını yok etmeyi amaçladığını açıkça belirtmişti; ancak bu hedeflerin daha sonra yanlış istihbarat ve asılsız iddialara dayandığı ortaya çıkmıştı.

Godfrey, ara seçimlerde belirleyici rol oynayan bağımsız seçmenlerin, Trump’ın İran ile nasıl başa çıktığını yakından izleyeceğini söyledi. Godfrey, “Seçmenler ve başkanın tabanı, Trump’ın argümanlarını sunmasını bekleyecek” dedi.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.