Mısır ve Rusya’dan, Libya krizinin çözümü için ‘Cenevre sürecini tamamlama’ çağrısı

Yunanistan Dışişleri Bakanı, Bingazi’de ülkesine ait konsolosluğun yeniden açıldığını duyurdu

Cumhurbaşkanı Sisi dün Kahire’de Rusya Dışişleri bakanı Sergey Lavrov’u karşıladı.
Cumhurbaşkanı Sisi dün Kahire’de Rusya Dışişleri bakanı Sergey Lavrov’u karşıladı.
TT

Mısır ve Rusya’dan, Libya krizinin çözümü için ‘Cenevre sürecini tamamlama’ çağrısı

Cumhurbaşkanı Sisi dün Kahire’de Rusya Dışişleri bakanı Sergey Lavrov’u karşıladı.
Cumhurbaşkanı Sisi dün Kahire’de Rusya Dışişleri bakanı Sergey Lavrov’u karşıladı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Mısırlı mevkidaşı Samih Şukri dün “Libya ile ilgili Cenevre’de yürütülen siyasi süreci destekleme” noktasında mutabık kaldıklarını ilan ederken, Mısır tarafı “5+5 Ortak Askeri Komite’nin aldığı kararların tamamının uygulanması, tüm yabancı güçlerin Libya topraklarından çıkarılması, yabancı savaşçı meselesinin ele alınması, milislerin dağıtılması ve Libya Silahlı Kuvvetlerin tek çatı altında birleşmesinin” önemine vurgu yaptı.
Şukri, dün Kahire’de düzenlenen basın toplantısında, “24 Aralık’taki başkanlık ve milletvekili seçimlerine ulaşmak için Libya servetinin adil bir şekilde dağıtılması” çağrısında bulunarak, “Bu hükümetin (Ulusal Birlik Hükümeti) meşruiyeti, Birleşmiş Milletler aracılığıyla yürütülen siyasi sürece bağlıdır” dedi.
Şukri, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Bu unsurların hiçbirinin dışına çıkmaya yer yok. Terör örgütleri ve onlara bağlı milislerin tehditlerinden uzak bir şekilde Libya’nın birlik ve egemenlik yetkisi korunarak seçimlerin düzenlenip Libya halkının özgür iradesini ifade eden hükümet kurulduğunda, Mısır ve uluslararası toplum bu iradeye saygı gösterecek. Mısır, iki halkı birbirine bağlayan yakın ilişkiler ve bu meselenin Mısır ulusal güvenliğini doğrudan etkilemesi dolayısıyla bu hedeflerin gerçekleşmesi için üzerine düşen tüm destek ve himayeyi sağlamayı sürdürecektir. Buradan hareketle Kahire’nin askeri sükuneti korumaya dönük çabaları devam edecek ve hiçbir taraf siyasi süreç tümüyle uygulanana dek askeri çalışmalara geri dönmeyecektir. Tüm unsurların uygulanmasına ve dikkatli bir biçimde takip edilmesine öncülük eden bu politikaları gözlemleyeceğiz.”
Moskova’nın, paralı askerlerin Libya’dan çıkarılması çağrılarına ilişkin pozisyonu hakkında konuşan Lavrov, “Biz, varılan uzlaşmaları, Libya hükümetinde liderlerin seçilmesini ve 5+5’in sonuçlarını destekliyoruz” dedi.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Lavrov ile görüşmesi sırasında, Mısır’ın Libya’daki yeni geçici yürütme otoritesini çeşitli ikili, bölgesel ve uluslararası platformlarda destekleme ve meselenin çözümü için askeri, siyasi ve ekonomik tüm yolları zorlama noktasındaki mevcut çabalarına dikkati çekti. Sisi, bu bağlamda Aralık ayındaki seçim sürecine ulaşılmasına yardımcı olmak hedefiyle Libya’nın paralı askerlerden tahliye edilmesi ve krizin körüklenmesine katkı sağlayan Libya’nın içişlerine yönelik gayri meşru müdahalelerin engellenmesinin gerekliliğine vurgu yaptı.
Cumhurbaşkanlığı’nın açıklamasına göre Lavrov, Mısır’ın Libya krizinin çözümü için üstlendiği hayati rolden ve bu çerçevede Libya sorunun çözümü için siyasi süreci güçlendiren Cumhurbaşkanı Sisi’nin şahsi çabalarından övgüyle söz ederek, bu durumun bölgesel ortamın güvenlik ve istikrarının temel bir sütünü olan Mısır’ın rolünü pekiştirdiğini dile getirdi. Açıklamaya göre Lavrov, Rusya’nın bu özel dosyada iki ülke arasındaki yoğun iş birliği ve koordinasyonu sürdürmek istediğini vurguladı.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Bingazi’de
Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias dün diplomatik bir heyetin başında Libya’nın güneyindeki Bingazi kentini ziyareti etti. Heyette Yunanistan’ın Libya Büyükelçisi ve Konsolosu da yer aldı.
Bakan Dendias, Ulusal Birlik Hükümeti Başbakan Yardımcısı Hüseyin Atiye Abdulhafız el-Katrani ile görüşmesinin ardından basın toplantısında yaptığı açıklamada, Türkiye ve Libya arasında daha önce imzalanan deniz sınır anlaşmasına atıfta bulunarak, “Bir önceki Başkanlık Konseyi tarafından imzalanan muhtıranın imzalanmasına ilişkin tutumunuz için teşekkür ederiz. Libya Parlamentosu’nun anlaşmayı onaylamama tutumunu takdir ediyoruz” dedi.
Yunanistan ve Libya arasında iş birliği köprüsü konumunda çalışacak Bingazi’deki Yunanistan Konsolosluğunun açılmasından dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Dendias, iki ülke arasındaki deniz sınırlarının çizilmesine ilişkin 2010 yılında askıya alınan Yunanistan-Libya anlaşmasını imzalamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etti.
Diğer taraftan, Libya Temsilciler Meclisi Başkanlık Heyeti, üyelerine önümüzdeki hafta pazartesi günü Tobruk kentindeki geçici binasında düzenlenecek ve “bu yılki devlet genel bütçe kanun tasarısının tartışılacağı” resmi oturuma katılma çağrısı yaptı. Heyetten önceki akşam yapılan açıklamaya göre, Meclis Planlama, Maliye ve Genel Bütçe Komisyonu söz konusu oturumdan önce tasarı hakkındaki raporunu sunacak. Komisyon Divan Başkanı Abdullah el-Mısri, İslami Davet’in binasının gelecek otutumun düzenlenmesi için hazır olduğunu söyledi.
Komisyon, bütçe kanun tasarısının aceleyle hazırlandığını belirterek, tasarının hedefleri gerçekleştirmeye dönük olmadığını ve harcamalarda sosyo-ekonomik koşullar ve ulusal bütçe kapasitesinin gözetilmediğini kaydetti. Komisyon bütçedeki harcamaların bir yıldan az bir süre için yaklaşık 100 milyar Libya dinarına (21.6 milyar dolar) ulaştığını ve bunun olumsuz etkileri olacağı konusunda uyardı.
Libya Ulusal Ordusu Başkomutanı Halife Hafter kabile heyetleriyle görüşmelerini sürdürüyor. Nitekim Hafter önceki akşam Recme’deki konutunda Ez-Zintan kabilelerinin şeyh ve önde gelenlerini karşıladı. Hafter’in ofisinden yapılan açıklamada, “heyetin ülkede pusuda bekleyen tüm tehditlerin karşısında durmaya devam eden Hafter’in rolünden övgüyle söz ettiği” aktarıldı.



Şam'da sabotaj eylemi düzenlemeyi planlayan bir terör hücresinin planı engellendi

Suriye iç güvenlik güçleri, Şam'da uzaktan kumandayla patlatılmak üzere hazırlanmış bir bomba yüklü aracı yakaladı, (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suriye iç güvenlik güçleri, Şam'da uzaktan kumandayla patlatılmak üzere hazırlanmış bir bomba yüklü aracı yakaladı, (Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Şam'da sabotaj eylemi düzenlemeyi planlayan bir terör hücresinin planı engellendi

Suriye iç güvenlik güçleri, Şam'da uzaktan kumandayla patlatılmak üzere hazırlanmış bir bomba yüklü aracı yakaladı, (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suriye iç güvenlik güçleri, Şam'da uzaktan kumandayla patlatılmak üzere hazırlanmış bir bomba yüklü aracı yakaladı, (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Şam Kırsal Valiliği İç Güvenlik Komutanlığı, Genel İstihbarat Servisi ile iş birliği içinde ve Türk İstihbarat Servisi ile yüksek koordinasyonda gerçekleştirilen başarılı bir güvenlik operasyonuyla, başkent Şam'ı hedef alan sabotaj eylemi düzenlemeyi amaçlayan, DEAŞ örgütüne bağlı bir terör hücresinin planını engelledi.

Suriye İçişleri Bakanlığı'na göre operasyon, hücre üyelerinin hareketlerini izleyen ve faaliyetlerini kesin konumları belirlenene kadar takip eden titiz bir istihbarat gözetimi döneminin ardından gerçekleştirildi. Ardından iyi düşünülmüş bir baskın planı uygulandı ve hücrenin tüm üyeleri, Ömer Haşim, Muhammed Hamad ve Hüseyin Halef yakalandı.

 Suriye güvenlik güçleri Şam'da bomba yüklü aracı etkisiz hale getirdi (Suriye İçişleri Bakanlığı)Suriye güvenlik güçleri Şam'da bomba yüklü aracı etkisiz hale getirdi (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Operasyon sırasında, uzman mühendislik ekipleri, hassas bir bölgeye park edilmiş ve uzaktan patlatılmaya hazır halde bulunan bomba yüklü araca müdahale etti; araçta "TNT" ve "C4" tipi yüksek derecede patlayıcı madde bulunduğu tespit edildi.

Yakalanan kişiler, soruşturmaların tamamlanması ve hücrenin olası tüm uzantılarının ve destekleyenlerin ortaya çıkarılması amacıyla Terörle Mücadele Dairesi'ne sevk edildi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre DEAŞ’ın son zamanlarda Suriye'nin doğu illerinde, özellikle Rakka ve Deyrizor'da, "yalnız kurt taktiği" kullanarak, güvenlik ve askeri güçlere yönelik saldırılarını önemli ölçüde yoğunlaştırdığı belirtilmektedir.


Lübnan'ın kuzeyinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısında bir Hamas lideri öldürüldü

İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarının ardından hasar gören binalar ve arabalar (Reuters)
İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarının ardından hasar gören binalar ve arabalar (Reuters)
TT

Lübnan'ın kuzeyinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısında bir Hamas lideri öldürüldü

İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarının ardından hasar gören binalar ve arabalar (Reuters)
İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarının ardından hasar gören binalar ve arabalar (Reuters)

Lübnan devlet medyası, bugün kuzey Lübnan'da İsrail'in insansız hava aracı (İHA) saldırısında bir Hamas liderinin öldürüldüğünü bildirdi. Bu, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırısının bölgesel çatışmayı tetiklemesinden bu yana Lübnan'da Filistin hareketinin bir üyesinin ilk ölüm haberi oldu.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı, "Hamas lideri Vasim Atallah el-Ali ve eşi, bu sabah Trablus yakınlarındaki Beddawi mülteci kampındaki evlerine düzenlenen düşman İHA saldırısında öldürüldüğünü" bildirdi. Şarku’l Avsat’ın ajanstan aktardığına göre kızlarından birinin de yaralandığı ifade edildi.

İsrail ordusu bu sabah erken saatlerde, Beyrut'ta İran destekli Hizbullah grubuna ait hedeflere yönelik yeniden saldırılar başlattığını açıkladı. İsrail Hava Kuvvetleri, "X" platformu aracılığıyla, hedeflerin militan grubun kullandığı altyapı olduğunu belirtti. Hizbullah, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesine karşılık olarak pazartesi günü erken saatlerde İsrail'e roket saldırıları başlatmıştı. O zamandan beri İsrail ordusu, Lübnan'ın çeşitli bölgelerindeki hedeflere yoğun saldırılar düzenliyor.


Somali'deki siyasi kriz: Türkiye'nin gerilimi yatıştırmak için başlattığı arabuluculuğun özellikleri

Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
TT

Somali'deki siyasi kriz: Türkiye'nin gerilimi yatıştırmak için başlattığı arabuluculuğun özellikleri

Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)

Somali'deki siyasi kriz, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile federal hükümetin muhalifleri arasında, geçtiğimiz yıldan bu yana ülkedeki en önemli anlaşmazlık konularından biri olan ve bu yıl yapılması planlanan doğrudan seçimler öncesindeki görüşmelerle yeni bir boyut kazandı.

Eski Somali Cumhurbaşkanı ve önde gelen muhalefet figürü Mohammed Abdullahi Farmaajo'nun da katıldığı görüşmeler, sonuçsuz kalan birkaç turluk cumhurbaşkanlığı görüşmelerinin ardından gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir uzman, bu görüşmeleri, Türkiye'nin Mogadişu'daki etkisi ve geniş nüfuzu çerçevesinde, siyasi krizi sona erdirmek ve bazı çözümler bulmak için seçimler öncesinde Türkiye'nin arabuluculuk rolünün başlangıcı olarak gördüğünü ifade etti.

Mogadişu'daki evinde Türkiye’nin Büyükelçisi Aktaş ile bir araya gelen Farmaajo, yaptığı açıklamada, Türk Büyükelçi ile ülkedeki siyasi ve güvenlik durumunu ve ülkeye yönelik yatırımı artırmanın yollarını görüştüğünü belirtti. Türk hükümetini ve ülkesine verdiği kesintisiz desteği öven Farmaajo, görüşmeyi ‘verimli’ olarak nitelendirdi.

‘es-Somal el-Cedid’ adlı haber sitesinin dün akşam yayınladığı habere göre Büyükelçi Aktaş, Farmaajo ile görüşmesi öncesinde Puntland Devlet Başkanı Said Abdullah Deni de dahil olmak üzere bazı Somalili siyasi isimlerle bir araya geldi.

fvfrdv
Türkiye’nin Mogadişu Büyükelçisi, Puntland Devlet Başkanı ile bir araya geldi (Büyükelçinin X hesabı)

Afrika işleri uzmanı Ali Mahmud Kilani, mevcut aşamanın merkezi hükümet ile bazı siyasi partiler arasında tırmanan gerilimler ve merkezi yönetim ile bazı bölgesel yönetimler, özellikle Cubaland ve Puntland yönetimleri arasındaki görüş ayrılıkları ile şekillendiğini düşünüyor.

Kilani, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye'nin, 2026 Mayıs ayında yapılacak seçimler öncesindeki hassas dönemde Somali siyasi partilerinin görüşlerini bir araya getirmek için arabuluculuk rolü oynadığı aşikar.”

Türkiye-Somali görüşmeleri, muhalefetle yapılan ve sonuçsuz kalan birkaç turluk cumhurbaşkanlığı toplantılarının ardından gerçekleşti. Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, 19 Şubat'ta federal hükümet tarafından düzenlenen istişare toplantılarına katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı sarayında muhalefet partisi ‘Somali'nin Geleceği Konseyi’ üyeleri ve yetkilileriyle bir araya geldi.

Somali Haber Ajansı SONNA'nın o günkü haberine göre görüşmelerde yaklaşan seçimler, ulusal birlik ve toplumsal uyumun güçlendirilmesi ve ‘güvenlik ve istikrarı tehdit eden (yerel olarak eş-Şebab'ı ifade etmek için kullanılan bir terim olan) Havaric milisleriyle mücadele’ konuları ele alındı.

Somali'nin Geleceği Konseyi, Nairobi'de yapılan bir toplantının ardından geçtiğimiz yıl ekim ayında oluşturuldu. Konsey, Cubaland ve Puntland devlet başkanları Ahmed Madobe ve Said Deni ile muhalefet partisi ‘Somali Kurtuluş Forumu’ liderleri, yani eski başbakanlar Hasan Ali Kayre ve Abdi Farah Shirdon, milletvekili Abdurrahman Abduşşakur ve diğer bazı isimler tarafından, özellikle doğrudan seçimler konusunda hükümetle bir yıl süren radikal anlaşmazlıklar sonrası kuruldu.

Kilani, Türkiye'nin diplomatik etkisi ve Somalili çeşitli taraflarla dengeli ilişkileri, eğitim ve kurumsal destek programları aracılığıyla güvenlik ve askeri varlığı, altyapı projeleri ve yatırımlar aracılığıyla ekonomik ve kalkınma desteği ve arabuluculuk girişimlerini yönetme kapasitesini artıran cumhurbaşkanlığı üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, siyasi sahneyi etkileyebilecek araçlara sahip olduğuna inanıyor.

Ankara, etkili bölgesel ortaklarıyla çabalarını koordine edecek gibi görünüyor ve bu koordinasyon, arabuluculuk çabalarının başarı şansını artırabilir.

Birkaç olasılığa işaret eden Kilani’ye göre bunlardan ilki, gerilimin azalması ve Türkiye'nin arabuluculuk çabalarının tarafları birbirine yaklaştırarak seçimlerin daha az gergin bir ortamda yapılmasının önünü açması, ikincisi ise özellikle farklı bölgesel ittifaklarla bağlantılı bölgesel yönetimlerin bazı çekincelerinin devam etmesi, siyasi krizin kötüleşmesi ve seçim tarihinden önce uzlaşma çabalarının durması olasılığına dair kısmi başarısızlık senaryosu.