Suudi Arabistan’dan Yemen'e hibe desteği: Elektrik santrallerini işletme ve hizmetleri iyileştirilecek

Al Cabir dün Riyad’da yapılan imza töreninin ardından konuşmasını yaptığı sırada. (Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı)

Suudi Arabistan’dan Yemen'e hibe desteği: Elektrik santrallerini işletme ve hizmetleri iyileştirilecek
TT

Suudi Arabistan’dan Yemen'e hibe desteği: Elektrik santrallerini işletme ve hizmetleri iyileştirilecek

Suudi Arabistan’dan Yemen'e hibe desteği: Elektrik santrallerini işletme ve hizmetleri iyileştirilecek

Suudi Arabistan’ın Yemen Büyükelçisi ve Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı Genel Müdürü Muhammed bin Said Al Cabir dün Riyad’da düzenlenen program kapsamında bir anlaşma imzaladı. Anlaşma 80’den fazla elektrik santralini işletmek üzere Yemen hükümetine çeşitli petrol ürünleri tedarik etmeyi kapsıyor.
Yemen hükümetinin talepleri doğrultusunda Suudi Arabistan’ın uygulamaya koyduğu anlaşmanın imza töreninde Yemen Enerji ve Elektrik Bakanı Enver Kelşet ülkesini temsil etti.
Anlaşmaya göre Suudi Arabistan, Yemen halkına hizmet etmek ve acılarını hafifletmek için 422 milyon dolar değerinde 1,26 metrik ton çeşitli petrol ürününü hibe edecek. Anlaşma Yemen ekonomisinin ve altyapısının geliştirilmesine destek olarak, Suudi Arabistan’ın Yemen’e her alanda verdiği cömert desteğin bir uzantısı. Söz konusu anlaşma aynı zamanda iki ülke arasındaki güçlü bağları da teyit eder nitelikte.
Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı’nın Riyad’daki merkezinde imzalanan anlaşma törenine, Suudi programındaki Yemenli yöneticiler ve kalkınma uzmanlarından oluşan bir ekibin yanı sıra, Yemen Petrol Bakanı Abdusselam Abdullah Salim Babud’da katıldı.
Söz konusu anlaşmaya ilişkin yaptığı konuşmada Al Cabir, “Yemen’e çeşitli petrol ürünlerinin sağlanması, Suudi Arabistan liderliğindeki direktiflerin uygulanmasıyla, Yemen hükümetinin Yemen halkına hizmet sağlama ve Yemen’de güvenlik ve istikrarı sağlamasına katkı sağlayacak.” açıklamalarını yaptı.
Cabir, Suudi petrol ürünlerinin Yemen halkına hizmet etme noktasında elektrik istasyonlarını işletmeyi, altyapıyı geliştirerek iş fırsatları oluşturmayı, hizmetlerin iyileştirilmesine katkıda bulunmayı ve barışı destekleyerek umudu teşvik etmeyi hedeflediğini söyledi.
Ayrıca, özellikle Yemen hükümetinin bütçesini artırması, temel sektör hizmetlerini iyileştirmesi, çalışanların maaş ve ücretlerinin ödenmesi de dahil olmak üzere diğer yükümlülüklerini yerine getirmesine yardımcı olacağından dolayı, hibenin, ekonomik ve sosyal hayatın canlanmasına aktif olarak katkı sağlayacağına işaret etti.
Yemen Enerji ve Elektrik Bakanı, Suudi Arabistan’a ülkesine sağladığı sürekli destek için teşekkür etti. Bakan, enerji sektörüne verilen desteği önemli ve hayati olarak nitelendirdi. Ayrıca, “Bu hibenin temel amacı Yemenlilerin evlerini aydınlatmak. Halka bu hizmeti yeniden sağlamak. Ayrıca bu hizmet ekonomik büyümeye de katkı sağlayacaktır” dedi.
Suudi Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı’nda petrol ürünleri projesinin direktörü Mühendis Selman el-Hazımi, söz konusu hibenin, bağışçı taahhütlerinin benimsenmesini hızlandırma noktasında programın, Yemen Maliye Bakanlığı ve yürütme organının katılımıyla çeşitli Yemenli yetkililerden oluşan ortak bir denetim ve kontrol komitesi aracılığıyla, Aden Rafineri Şirketi, Yemen Petrol Şirketi, Yemen Genel Elektrik Kurumu, özel sektör, sivil toplum ve medya kurumlarına dağıtılacağını bildirdi.
Hazimi, Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı’nın, hibeyi yönetme ve operasyonel amaçları dışında kullanımını engelleme noktasında entegre bir sistem kurduğunu doğruladı. Söz konusu sistem yararlanıcılara doğrudan ulaşarak prosedürlerini denetleyecek.
Söz konusu yardımın Suudi Arabistan’ın Yemen’e sağladığı 4,2 milyar dolarlık hibenin devamı olduğunu belirten Hazimi, Suudi petrol ürünlerinin, Yemen hükümet bütçesinin yüzde 20’sini karşılamaya yardımcı olacağını ve Yemen vatandaşının üretim gücünü artıracağını ifade etti.
Öte yandan hibenin, hayati önem taşıyan sektörlerin hizmetlerinin iyileştirilmesi ile yıl boyunca elektrik sağlanan vatandaşların geçim kaynaklarının iyileştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti. Ayrıca Hazımi, özellikle yaz aylarında Yemen’de kişi başına düşen elektrik tüketimini artıracağını sözlerine ekledi.



Suudi Arabistan, Bahreyn'in güvenliğini tehdit eden faaliyetlerle mücadele için aldığı önlemlere tam desteğini ifade etti

Suudi Arabistan bayrağı  (Şarku’l Avsat)    
Suudi Arabistan bayrağı  (Şarku’l Avsat)    
TT

Suudi Arabistan, Bahreyn'in güvenliğini tehdit eden faaliyetlerle mücadele için aldığı önlemlere tam desteğini ifade etti

Suudi Arabistan bayrağı  (Şarku’l Avsat)    
Suudi Arabistan bayrağı  (Şarku’l Avsat)    

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Bahreyn'in ulusal güvenliğini tehdit eden ve istikrarını baltalamayı amaçlayan faaliyetlere karşı aldığı önlemlere Krallığın tam desteğini ifade etti.

Açıklamada, Bahreyn güvenlik birimlerinin söz konusu faaliyetleri ortaya çıkarma ve takip etmedeki etkinliği ile teyakkuz hali övgüyle karşılandı.

Öte yandan Körfez İşbirliği Konseyi de Bahreyn güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonları ve ülkenin güvenlik ile istikrarını hedef alan faaliyetleri tespit etmesini takdir etti.

Konsey Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, söz konusu güvenlik başarısının, Bahreyn’deki güvenlik kurumlarının ülkenin kazanımlarını koruma ve halkın güvenliğini sağlama konusundaki sürekli ve üst düzey takibini yansıttığını söyledi.

Budeyvi ayrıca, Körfez ülkelerinin Bahreyn’in güvenliğini, istikrarını ve egemenliğini korumak amacıyla aldığı tüm önlemlere tam destek verdiğini, ülkenin güvenliğini tehdit etmeye veya vatandaşlar ile ülkede yaşayanların emniyetini tehlikeye atmaya yönelik her türlü girişime karşı duracağını ifade etti.

Körfez ülkelerinin terörle mücadelede ortak duruşunu sürdüreceğini belirten Budeyvi, kolektif güvenlik sisteminin güçlendirilmesi ve bölge ülkelerinde güvenlik ile istikrarın pekiştirilmesi yönündeki çalışmaların devam edeceğini kaydetti.

Şarku’l Avsat’ın Bahreyn Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Bahreyn İçişleri Bakanlığı, bugün İran’a bağlı Devrim Muhafızları ile bağlantılı oldukları iddiasıyla 41 kişiyi gözaltına aldı.

Bakanlık açıklamasında, “İran Devrim Muhafızları ve Velâyet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı bir yapılanmanın ortaya çıkarıldığı” ifade edilirken, savcılık soruşturmalarının ayrıca “İran’ın açık saldırganlığına sempati duyma” suçlamalarını da içerdiği belirtildi.


Suudi Arabistan, gerginliğin artmasından kaçınmak ve müzakereleri desteklemek konusunda kararlı

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul etti (Arşiv-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul etti (Arşiv-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, gerginliğin artmasından kaçınmak ve müzakereleri desteklemek konusunda kararlı

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul etti (Arşiv-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul etti (Arşiv-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Riyad yönetimi, gerilimden kaçınma, müzakereleri destekleme ve tansiyonu düşürme yönündeki tutumunu yineledi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Kamu İşleri Müsteşarı Dr. Raid Karmali, ülkesinin İran savaşının sona erdirilmesine yönelik çabalara destek verdiğini açıkladı.

Karmali, X platformunda yaptığı paylaşımda, “bazılarının Suudi kaynaklara dayandırıldığı iddia edilen ve ülkenin resmî tutumuyla çelişen, kimliği belirsiz kaynaklara atfedilen haberler” konusunda uyarıda bulundu.

Bu arada Suudi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askerî operasyonda kullanılmasına izin vermediğini vurguladı. Kaynak, Riyad’ın savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya ulaşılması için Pakistan’ın yürüttüğü diplomatik girişimleri desteklediğini belirtti.

Aynı kaynak, bazı tarafların “şüpheli nedenlerle” Suudi Arabistan’ın tutumunu çarpıtılmış şekilde yansıtmaya çalıştığını ifade etti.

Körfez Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Abdülaziz bin Sakr da Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın yaklaşımının “gerilimin artırılmaması ve tüm anlaşmazlıkların siyasi diyalog yoluyla çözülmesi” esasına dayandığını söyledi.


Şarku’l Avsat’a konuşan bir Suudi kaynak, "Krallık, hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyonu desteklemek için kullanılmasına izin vermemiştir" dedi

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan bir Suudi kaynak, "Krallık, hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyonu desteklemek için kullanılmasına izin vermemiştir" dedi

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askerî operasyonda kullanılmasına izin vermediğini belirterek, Riyad yönetiminin gerilimin düşürülmesi için çalıştığını ve savaşı sona erdirmeye yönelik Pakistan girişimlerini desteklediğini söyledi.

Kaynak, bazı tarafların “şüpheli nedenlerle” Suudi Arabistan’ın tutumuna ilişkin yanıltıcı bir algı oluşturmaya çalıştığını ifade etti.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisi ve Genel İşler Müsteşarı Raid Krimli, Riyad’ın gerilimin azaltılması ve çatışmaların tırmanmasının önlenmesi yönündeki tutumunun sürdüğünü vurguladı. Krimli, Suudi Arabistan’ın İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakere sürecini ve diplomatik çabaları desteklediğini belirtti.

Krimli, X platformundaki paylaşımında, Suudi Arabistan’a atfedilen ve kimliği belirsiz kaynaklara dayandırılan bazı haberlerin Riyad’ın resmî tutumuyla çeliştiğini ifade ederek, ülkesinin “gerilimi azaltma ve tırmanmayı önleme” yönündeki kararlı pozisyonunu yineledi.

Dr. Raid Karmali,, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Dr. Raid Karmali,, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Abdulaziz bin Sagir ise Suudi Arabistan’ın başından beri net bir pozisyon ortaya koyduğunu belirterek, Riyad’ın yaklaşımının “gerilimi artırmamak ve tüm anlaşmazlıkları siyasi diyalog yoluyla çözmek” olduğunu söyledi.

Bin Sagir, Muhammed bin Selman ile Mesud Pezeşkiyan arasında gerçekleşen telefon görüşmesini hatırlatarak, Veliaht Prens’in görüşmede Suudi Arabistan’ın topraklarının veya hava sahasının askerî operasyonlarda kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkça ifade ettiğini belirtti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili de 24 Mart’ta Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad yönetiminin İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın uzamasını istediği yönündeki iddiaları daha önce de yalanladığını belirtmişti.

Yetkili, Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud’un Riyad’da düzenlenen Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamayı hatırlatarak, İran saldırılarının sona ermesi gerektiğini ve “Suudi Arabistan’ın sabrının bir sınırı olduğunu” söylediğini aktardı. Ayrıca Riyad’ın siyasi ve diğer yöntemlerle karşılık verme hakkını saklı tuttuğu ifade edildi.

Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Bin Sagir’e göre Suudi Arabistan’ın temel talepleri arasında “İran saldırılarının durdurulması, savaşın sona erdirilmesine yönelik güvence verilmesi, İran’ın Körfez ülkeleri ve diğer Arap ülkelerinin iç işlerine müdahale etmemesi ile deniz güvenliği ve enerji güvenliğinin sağlanması” yer alıyor.

Bin Sagir, Riyad’ın gerilimi düşürmek ve müzakerelere alan açmak istediğini belirterek, olası bir gerilimin müzakere sürecini sekteye uğratabileceği ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması riskini artırabileceği uyarısında bulundu.

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl de perşembe günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticaret ve küresel enerji güvenliği açısından en kritik deniz yollarından biri olduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde bulunan bir grup küçük teknenin uydu görüntüsü (Reuters)Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde bulunan bir grup küçük teknenin uydu görüntüsü (Reuters)

El-Vasıl’ın açıklamaları, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile ABD’nin New York’ta düzenlediği ortak basın toplantısında, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin karar tasarısının sunulması sırasında yapıldı.

Suudi diplomat, boğazdaki deniz ulaşımının tehdit edilmesinin küresel piyasaların istikrarını ve uluslararası tedarik zincirlerini doğrudan etkileyeceğini belirtti.

El-Vasıl ayrıca, temel tüketim malları, tıbbi malzemeler ve insani yardımların akışının kesintiye uğramasının ciddi insani ve ekonomik sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Suudi diplomat, uluslararası hukuka uygun şekilde deniz güvenliğinin korunmasının ve uluslararası ticaretin güvenli biçimde sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, gerilimin azaltılması ve krizin büyümesinin önlenmesi için uluslararası toplumun koordineli hareket etmesi çağrısında bulundu.