IKB Başbakanı Mesrur Barzani Şarku’l Avsat’a konuştu: DEAŞ’ın yenilmesi için uluslararası koalisyona ihtiyacımız var

Barzani, DEAŞ planının çökertilmesinin ardından örgütün IKB’yi hedef almasından duyduğu endişeyi dile getirdi.

Erbil’de önceki gün düzenlenen Bahar Şenliği sırasında ata binen Kürtler (AFP)
Erbil’de önceki gün düzenlenen Bahar Şenliği sırasında ata binen Kürtler (AFP)
TT

IKB Başbakanı Mesrur Barzani Şarku’l Avsat’a konuştu: DEAŞ’ın yenilmesi için uluslararası koalisyona ihtiyacımız var

Erbil’de önceki gün düzenlenen Bahar Şenliği sırasında ata binen Kürtler (AFP)
Erbil’de önceki gün düzenlenen Bahar Şenliği sırasında ata binen Kürtler (AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi (IKB) Başkanı Mesrur Barzani, DEAŞ’ın Suriye’deki El-Hol Mülteci Kampı’nda IKB’yi hedef alan planlar hazırladığını belirterek, bu durumun örgütün Irak ve bölge için halen tehlike oluşturduğunu ve bu nedenle Irak ile IKB’nin örgütün yenilgisini fiilen garantilemek için uluslararası koalisyon güçlerinin varlığına halen ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
Barzani, dün Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, “DEAŞ örgütüne bağlı bir terör hücresi, Kürdistan Bölgesi’ni terör saldırılarıyla hedef almak için El-Hol Kampı’nda planlar yaptı. Bu endişe verici bir durum. Zira DEAŞ terör örgütü, sınırdan yasa dışı yollarla geçerek ve sızarak Irak bölgelerinin birçok sakini üzerinde halen sürekli ve ciddi bir tehdit teşkil ediyor” diye konuştu.
DEAŞ örgütünü kesin bir şekilde yenilgiye uğratmayı garanti etmek için Irak ve IKB’nin uluslararası koalisyonun varlığına halen ihtiyaç duyduğunu söyleyen Barzani, IKB’nin müttefiklerine ve ortaklarına “IKB içinde ve dışındaki istikrar ve barışın üzerindeki bu tehdidin risklerine ciddiyetle yaklaşma” çağrısında bulundu.
Barzani, Irak ve ABD arasındaki Stratejik Diyalog görüşmelerinin son turunun yapılmasından önce yaptığı açıklamada, “Irak heyeti, Kürdistan Bölgesi’nin kendine ait kararları olduğunu dikkate almalı. Kürdistan Bölgesi, terör riskleri var oldukça uluslararası koalisyon güçlerinin Irak’ta kalması gerektiğini düşünüyor” ifadelerini kullanmıştı.
Barzani, önceki gün yayınladığı açıklamada ise şunları söyledi:
“Kürdistan Bölgesi’ndeki güvenlik güçleri, Suriye topraklarında planlanan ve oradan yöneltilen, DEAŞ örgütünün Erbil’de uygulama niyetinde olduğu terör planını çökertmeyi başardı. Terör hücresinin tüm üyeleri yakalandı ve soruşturmaya alındı. Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi’ne bağlı kurumlar, DEAŞ terör örgütünün ‘halifesi’ Hacı Abdullah’ın bu planı uygulamak için ‘Kürdistan Valisi’ne’ ve ‘Suriye Vilayeti Güvenlik Emiri Ebu Velid’e teröristlerin yer aldığı bir hücre eliyle terör eylemleri gerçekleştirme talimatı verdiğine dair bilgilere ulaştı. Güvenlik güçleri başarılı bir operasyonla ulaştığı hücrenin tüm üyelerini tutuklamayı başardı. Zanlılar, el yapımı patlayıcılarla ve susturucu takılı tabancalar kullanarak saldırı düzenlemeyi planladıklarını kabul ettiler. Soruşturmalarda, hücredeki iki kişinin 2021 Şubat ayının başlarında Kürdistan’a giremedikleri, bunun üzerine yasa dışı yolla (kaçak yoldan) Suriye’ye sızdıkları ve Türkiye’ye, İran’a, Raniye beldesine ve daha sonra Erbil’e girdikleri öğrenildi.”
Açıklamaya göre ‘tutuklanan teröristlerin’ isimleri şöyle: Ebu Ammar kod adlı Yasir Ali Ahmed Nirvan, Ali kod adlı Macid Hasan Salih Sayil, Suud kod adlı Hasan Ali Anizan, Firas Hasan Hamudi Hüseyin, Mahlad İbrahim Muhammed Şaki el-Ferreaci.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.