Yemen hükümetinden Husilerin Marib'e yönelik saldırılarına kınama

Marib'de konuşlandırılan Yemen ordu güçleri. (AFP)
Marib'de konuşlandırılan Yemen ordu güçleri. (AFP)
TT

Yemen hükümetinden Husilerin Marib'e yönelik saldırılarına kınama

Marib'de konuşlandırılan Yemen ordu güçleri. (AFP)
Marib'de konuşlandırılan Yemen ordu güçleri. (AFP)

Yemen hükümeti, Husilerin Marib şehrindeki sivillere ve yerlerinden edilenlerin barındığı kamplara yönelik terörist saldırılarını kınadı. Ayrıca Taiz’in tamamen kurtarılması için kentteki Ulusal Ordu güçleri tarafından Husi milislere karşı yürütülen savaşın desteklenmesi çağrısında bulundu.
Yemen hükümetinin açıklamaları, Başbakan Muin Abdulmelik’in dün Marib Valisi Sultan el-Arade ve Taiz Valisi Nebil Şemsan ile yaptığı telefon görüşmeleri sırasında geldi. Görüşmelerle eş zamanlı olarak hükümet güçlerinin Marib'in batısında ve güneyinde, Husi saldırılarını püskürtmek için düzenlediği operasyonlar da hız kesmeden devam etti.
Resmi kaynaklar, Başbakan Muin Abdulmelik'in Marib Valisi Tümgeneral Sultan el-Arade ile yaptığı görüşmede askeri, güvenlik, hizmet ve sağlık konularında valilikteki son gelişmeler ve ayrıca Husilerin füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılarından dolayı kaçarak kente sığınan mültecilere yönelik insani yardım konusunu ele aldı. 
SABA haber ajansı görüşmelerde Başbakan'a, askeri ve sahadaki durumun ayrıntılarının yanı sıra Ulusal Ordu, halk direniş güçleri ve aşiret liderlerinin halkın desteğiyle Husi milislerinin Marib çevresindeki intihar saldırılarını nasıl engellediğine dair bilgi verildiğini aktardı. Görüşmede ayrıca tüm Yemen topraklarının kurtuluşunu tamamlama ve anavatanı kötülüklerden kurtarma yolunda darbeci güçlerle mücadelenin devam ettiği vurgulandı.
Resmi kaynaklar Başbakan Abdulmelik’in valilikteki hizmet ve kalkınma koşullarının yanı sıra Kovid-19 salgınının ikinci dalgasıyla başa çıkmak için gösterilen çabalar, yerinden edilenlerin kamplarının Husiler tarafından füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef alınması ve bunun yeni bir göç dalgasına neden olması gibi konuları görüştüğünü aktardı.
Kaynaklara göre Yemen Başbakanı yaptığı açıklamada, Husi milislerin Marib'de sivillere ve sığınmacılara karşı yürüttüğü ve kamplarını hedef aldığı terör operasyonları, uluslararası çabalara ve barış için başlatılan hamlelere karşı aleni bir meydan okuma olarak nitelendirdi. Ayrıca açıklamada bu tür saldırıların İran’ın gündemine hizmet eden milislerin kanlı ve ırkçı projesinin gerçekliğini temsil ettiğini vurgulandığı bildirildi.
Abdulmelik, grubun Marib ve Yemen’in diğer bölgelerindeki sivillere ve yerinden edilenlere yönelik utanç verici ve sürekli eylemlerinin, barışa karşı isteksizliğini gösterdiğini belirtti.
Resmi kaynaklar Yemen Başbakanı’nın Marib’deki yerel yönetimin liderliğinin ve güvenlik ve yürütme kurumlarının hizmet ve kalkınma çalışmalarını yürütme, istikrar atmosferini sağlama ve önceliklerini belirlemede etkin performansına övgüde bulunduğunu ve hükümetin bu çabalara tam desteğini dile getirdiğini aktardı.
Başbakan Abdulmelik, Husi çetesi karşısında cesurca Yemen topraklarını savundukları için ordunun, halk direnişinin, aşiretlerin ve Yemen halkının çabalarına övgüde bulunurken aynı zamanda  İran projesine ve onun Yemen ve bölgedeki yıkıcı hedeflerine karşı koymak için Suudi Arabistan önderliğindeki Arap Koalisyonu’nun samimi desteğini de takdir ettiğini ifade etti. 
Resmi kaynaklara göre Başbakan ayrıca uluslararası toplumun sessizliğine karşılık Taiz kentinin Husi darbe milislerinden tamamen kurtarılmasını sağlamak ve şehre uygulanan kuşatmayı kaldırmak için mevcut savaşı desteklemek üzere yönetimin ve halkın çabalarının önemini vurguladı. Abdulmelik, ordunun ve direniş güçlerinin Taiz'in çeşitli cephelerinde yürüttüğü, kurtuluşu tamamlayacak, valiliği normal hayatına döndürecek ve vatandaşların acısını hafifletecek operasyonlara övgüde bulundu. Başbakan, Vali Nebil Şemsan’dan Kovid-19’un ikinci dalgasıyla başa çıkma çabaları, alınan önlemler, mevcut ihtiyaçlar ve gerekli devlet desteği gibi konuların yanı sıra valilikteki askeri, güvenlik ve hizmet yönünden koşullara ilişkin kapsamlı bir rapor aldı.
SABA tarafından aktarılan bilgilere göre Dr. Muin Abdulmelik, yerel yönetim liderlerinin mevcut zorluklarla başa çıkma ve bunların üstesinden gelme çabalarını takdir etti ve bu çabaları artırarak vatandaşların sıkıntılarını dinlemeye odaklanmaya çağırdı. Ayrıca yerel yetkililerin performansını takip ederek ödül ve ceza ilkesini harekete geçirmenin, çarşıdaki fiyatları denetlemenin ve böylece Ramazan Ayı’ndan yararlanarak fiyatları yükselten tüccarların faaliyetlerini önlemenin önemine işaret etti. 
Yemen Başbakanı, Halk Sağlığı ve Nüfus Bakanlığı ile koordineli olarak sağlık sektörünün kapasitesinin artırılması, gerekli malzemelerin sağlanması, ihtiyati ve önleyici tedbirlere hız verilmesi de dahil olmak üzere Kovid-19 salgını ile mücadele için gerekli tüm önlemlerin alınmasına yönelik yerel yönetime talimat verdi. 
Halk direniş güçlerinin desteklediği Yemen Ulusal Ordu güçleri salı günü İran destekli Husi milislerin Marib vilayetinin kuzeybatı cephesinde düzenlediği saldırıyı önlemeyi başardı.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi’nin askeri bir kaynaktan aktardığı habere göre hükümet güçleri, Husi milisler tarafından el-Cevf Kavşağı yakınlarındaki askeri alanlara başlatılan bir saldırıyı püskürttü. Ardında onlarca ölü ve yaralı bırakan grubu bölgeden kaçmaya zorladı. 
Kaynak, Ulusal Orduya bağlı topçuların Husilerin araçlarını ve takviye kuvvetlerini bombaladığını ve ağır ekipman ve can kayıplarına uğramalarını sağladığını söyledi. Ulusal Ordu güçlerinin, milislerin bölgeden kaçtıktan sonra geride bıraktıkları hafif silahları ve  mermileri  ele geçirdiklerini bildirdi.
Söz konusu gelişmeler, Yemen Genelkurmay Başkanı ve ortak operasyonlar komutanı Sağir Hammud bin Aziz'in Yedinci Askeri Bölge’deki Ragvan ve el-Muhaddara cephelerindeki operasyonların ilerleyişini teftişi sırasında yaptığı açıklamalarla eş zamanlı yaşandı.
Ordu medyasına göre Yemen Genelkurmay Başkanı, devleti ve meşru kurumlarını yeniden kurmak için terörist Husi milisleri ile bedeli ne olursa olsun mücadele etmeye devam edeceklerini vurguladı.



Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, bir süredir ateşkes sağlanması yönünde çabalar yürütüldüğünü belirterek, mevcut ateşkesin ‘ABD ordusunun talebi üzerine’ hayata geçirildiğini açıkladı.

Abdi, “Önümüzdeki kısa süre içinde anlaşmayı uygulamaya hazırız… Birçok konuda mutabakat sağlandı” ifadelerini kullandı. Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna konuşan Abdi, “Ateşkes süresini değerlendirecek ve bu dönemde 18 Aralık anlaşmasında somut ilerleme kaydetmeye çalışacağız” dedi.

Anlaşmaya göre hükümet güçlerinin Kürt bölgelerine girmeyeceğini belirten Abdi, buna karşın SDG’ye bağlı kurumların devlet kurumlarıyla entegre edileceğini söyledi.

Abdi, Şam’dan kente girilmemesi yönünde talepte bulunulduğunu ve bu talebin kabul edildiğini ifade ederek, tarafların buna bağlı kalmasını umduklarını dile getirdi. Abdi, Kobani ve Kamışlı’ya ilişkin herhangi bir çözümün, Serekaniye (Resulayn) ve Afrin’i de kapsaması gerektiğini ifade etti.

Jdkdk
Mesud Barzani ve Mazlum Abdi, Erbil'de ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ile görüştü. (Kürdistan Demokrat Partisi – KDP)

Abdi, “Ateşkes süresini, varılan anlaşmayı hayata geçirmek için değerlendirmeye çalışıyoruz” dedi. Sürecin müzakereler çerçevesinde ilerlediğini belirten Abdi, taraflar arasında bazı maddelerde uzlaşı sağlandığını, ancak kendilerine yöneltilen bazı taleplerin de bulunduğunu ifade etti.

Mevcut sürenin, entegrasyon yönünde somut adımlarla tamamlanacağını kaydeden Abdi, SDG’nin 18 Aralık’ta Şam ile varılan anlaşmayı kısa süre içinde uygulamaya hazır olduğunu vurguladı. Abdi ayrıca, Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği görevleri için bazı isimlerin önerildiğini, ancak şu ana kadar üzerinde mutabakata varılmış bir listenin oluşmadığını söyledi.

Abdi, görüşmelerin uluslararası himaye altında yürütüldüğünü; ABD’nin siyasi ve askeri kurumları ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da sürece dahil olduğunu belirtti. Bununla birlikte, yaşananların nihai bir anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Abdi, uluslararası toplumun gerilimi düşürmeye yönelik çabalarının, Şam’ın taahhütlerine bağlı kalmasına ve öne sürülen talepleri uygulamasına bağlı olduğunu vurguladı. Abdi, ‘kabul edilemez’ koşullar dayatılmadığı sürece bu girişimlerin başarıya ulaşacağını dile getirdi.

Mxmxm
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (North Press Agency – NPA)

Bu çerçevede Abdi, Şam ile ‘açık bir iletişim hattının’ bulunduğunu belirterek, yapılan anlaşma uyarınca ordunun Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu bölgelere girmemesi gerektiğini vurguladı.

Abdi, Suriye hükümetiyle bir anlaşma ve çözüme ulaşılana kadar ‘direnişin’ süreceğini ifade ederken, Kobani’nin tıpkı 2014 yılında olduğu gibi bu direnişe öncülük edeceğini söyledi.

Jxjxj
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları, Kürtlerin kontrolündeki Ayn el-Arab (Kobani) şehrine geldi. (AFP)

SDG bugün yaptığı açıklamada, Suriye hükümetine bağlı grupların sabahın erken saatlerinden itibaren saldırılar başlatmasının ardından Kobani’nin güneydoğusunda şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla hedef almakla suçladı.


SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
TT

SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanlığı bugün yaptığı açıklamada, Kobani/Ayn el-Arab kenti üzerinde yeniden saldırı, kuşatma ve sürekli baskılar yaşandığını duyurdu. Açıklamada, bunun ‘kentin halkının iradesini zayıflatma ve istikrarı bozma amaçlı açık girişimler’ olarak nitelendirildiği belirtildi. SDG, kuzey ve doğu Suriye’de istikrarın bozulmasının bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu ve terör örgütlerine saflarını yeniden organize etme ve faaliyetlerini canlandırma fırsatı verdiğini vurguladı.

SDG, sabah saatlerinden itibaren Suriye hükümetine bağlı güçlerin Kobani’nin güneydoğusunda SDG unsurlarına saldırmasıyla şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla bombalamakla suçladı.

Suriye ordusu, dört gün süren önceki ateşkesin sona ermesinin ardından, Kürt güçleriyle ateşkesi 15 gün daha uzattığını önceki gün duyurmuştu.

SDG, hükümete bağlı grupların saldırılarının ‘ateşkesin net bir ihlali’ olduğunu belirterek, bunun Şam’ın taahhütlerine uymadığını ve bölgedeki istikrarsızlık politikasının devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. SDG, ateşkesi garanti eden taraflardan ‘bu saldırıları durdurmak ve Şam’ın sürdürdüğü tırmanışı sonlandırmak için derhal harekete geçmelerini’ talep etti.

SDG, bugün Kobani’nin DEAŞ’tan kurtuluşunun 11. yıldönümü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasında, “Bugünkü Kobani saldırısı, DEAŞ’a karşı kazanılan zaferin simgesine doğrudan bir saldırıdır; projeyi bozan bir şehre yönelik intikam girişimidir ve istikrarı zayıflatma, kaosu körükleme ve terörün geri dönmesine alan açma girişimlerinden ayrı değerlendirilemez” ifadelerini kullandı.

SDG, uluslararası topluma yönelik açık bir mesaj vererek, “DEAŞ’a karşı elde edilen kazanımları korumak ve bu savaşta ağır bedeller ödeyen bölgelerin güvenliğini ve istikrarını sağlamak siyasi bir tercih değil, ortak bir etik ve hukuki sorumluluktur” dedi.

Açıklamada ayrıca, “Kobani’ye yönelik sessizlik, terörün yenilgiye uğratılması için verilen fedakârlıklarla çelişiyor ve uluslararası çabaları zayıflatıyor” denilerek, Kobani’nin “direniş ve kararlılığın kalıcı simgesi olmaya devam edeceği; 11 yıl önce kazanılan zaferin sadece anı değil, özgürlüğü savunma, şehitlerin kazanımlarını koruma ve Suriye halkları için güvenli, demokratik bir gelecek inşa etme yönünde yenilenmiş bir taahhüt” olduğu vurgulandı.


El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı
TT

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

Suriye İnsan Hakları Ağı, Suriye yetkililerine, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol edilen ve şu anda hükümetin kontrolü altına giren tüm gözaltı merkezlerinin güvenliğini, SDG'den yönetimini devraldıktan hemen sonra sağlamaları çağrısında bulundu. SDG, Suriye hükümetinin cumartesi günü Rakka'daki el-Aktan Hapishanesinden serbest bıraktığı 126 çocuğun tutuklanmasını, bu hapishanenin bir kısmının çeşitli davalara karışan veya DEAŞ tarafından askere alınmış çocukları barındırmak için ayrıldığını ve güvenlik nedenleriyle yaklaşık üç ay önce çocuk hapishanesinden buraya nakledildiklerini söyleyerek savundu.

Rakka'daki aktivistlerden Şarku’l Avsat'a verilen bilgilere göre, el-Aktan Hapishanesi'ndeki tutuklu sayısı bin 200'e ulaştı ve onlara yöneltilen suçlamaların çoğu DEAŞ'a üye olmak, Özgür Ordu ile iletişim ve yabancı taraflarla ilişki kurmak idi.

Suriye devlet medyası, çoğu 18 yaşın altında olan gözaltından serbest bırakılan çocuklarla yapılan çok sayıda röportaj ve haberi yayınladı. Bu durum Suriyeliler arasında şok dalgası yarattı. Bir çocuk, amcasının kızını sevdiği için onu ihbar etmesi üzerine üç ay hapis yattığını, bir diğeri ise telefonunda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın fotoğrafı bulunduğu için gözaltına alındığını söyledi. Serbest bırakılan çocuklar, Suriye Haber Kanalı'nda yayınlanan röportajlarda, yemek istedikleri için istismara, elektrik şoku işkencesine ve dayaklara maruz kaldıklarını vurguladılar.

dfgty7u

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi'nin cezaevi idaresi, pazar günü, gözaltında bulunan çocukların şok edici görüntülerini haklı gösteren resmi bir açıklama yayınlayarak, Rakka'daki el Aktan cezaevinin bir kısmının çeşitli davalara karışan veya DEAŞ tarafından askere alınmış çocukları barındırmak için tahsis edildiğini, “Güvenlik nedenleriyle” yaklaşık üç ay önce çocuk cezaevinden buraya nakledildiklerini” belirtti.

Özerk Yönetim'in birçok cezaevi var ve Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) Müdürü Fadl Abdulgani Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bunların sayısının kesin olmadığını söyledi.

sdfrgt
Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) bağlı unsurlar, 23 Ocak 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışındaki El-Aktan hapishanesinden çekilerek Kobani'ye doğru ilerledi (AFP)

Son askeri operasyonlar sırasında Suriye hükümeti, el-Haseke'deki el-Şeddadi hapishanesini ve Rakka'daki el-Aktan hapishanesini Suriye Demokratik Güçleri'nden (SDG) geri aldı. Suriye medya kaynakları, SDG'nin geçen yıl onlarca sivili DEAŞ üyesi oldukları suçlamasıyla, herhangi bir doğrulama yapmadan tutukladığını belgeledi.

SDG'nin en öne çıkan hapishaneleri arasında, Haseke'nin güney girişindeki Sanayi Lisesi hapishanesi (tahmini mahkum sayısı 8 bin), Haseke'nin Guveyran mahallesindeki merkez hapishane (erkek, kadın ve çocuklar için, tahmini tutuklu sayısı 10 bin), en kötü olarak kabul edilen Alaya hapishanesi ve Malikiye (Derik) hapishanesi bulunmaktadır.

Suriye İnsan Hakları Ağı'na göre, SDG'nin kurulduğu günden bu yana en az 3 bin 705 kişi zorla kaybedilmiş ve 122 kişi işkence sonucu öldürülmüştür.

rfgt

Medya haberlerine göre son iki gün içinde yüzlerce kişi kayıp oğullarını aramak için el-Aktan hapishanesinin çevresinde toplandı. Rakka vilayetinde yaşayan Hüseyin Halil, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, kardeşinin 10 yıldır kayıp olduğunu belirterek şunları söyledi: “Onu el-Şeddadi veya el-Aktan hapishanelerinde bulacağımıza dair büyük umutlarımız vardı, ancak onunla ilgili herhangi bir bilgi alamadık.” Halil, diğer hapishanelerde kardeşini bulmayı hala umduklarını dile getirdi.

Suriye'nin kuzey ve doğusundaki hapishaneler konusu, Suriye hükümeti ile SDG arasında devam eden müzakerelerde en hassas konulardan biri, çünkü Rakka, Haseke ve Deyrizor illerindeki DEAŞ tutuklularının akıbetiyle ilgili. Medya haberlerine göre, yabancıların da dahil olduğu tahmini 8 bin tutuklu var. ABD önderliğindeki koalisyon güçleri, bu mahkumları Irak'a nakletmeye başladı. Mevcut bilgilere göre, yaklaşık 1000 mahkum nakledildi. Ateşkes anlaşması, bu mahkumların Suriye'den Irak'a naklinin tamamlanması için uzatıldı.

rfgt

ABD'nin, geçen pazartesi günü örgütün tutuklularının el-Şeddadi hapishanesinden kaçmasının ardından tutukluları nakletmeye karar vermesi dikkat çekicidir. Suriye İçişleri Bakanlığı, 120 DEAŞ tutuklusunun kaçmasından SDG'yi sorumlu tutmaktadır. Öte yandan SDG, hapishanenin kontrolü dışında olduğunu ifade etti.

Suriye İnsan Hakları Ağı, dün yayınladığı raporunda, “Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolü altında bulunan eski gözaltı merkezlerindeki suç mahallerinin korunması” çağrısında bulundu. Raporda, “Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir dizi gözaltı merkezinin kontrolünün SDG'den Suriye hükümetine devredilmesinin (ciddi insan hakları ihlalleriyle ilgili kanıtların korunması ve bunların kaybolması veya tahrif edilmesinin önlenmesi açısından) acil bir sorun teşkil ettiği” belirtildi.