Johnson&Johnson aşısı ile nadir görülen kan pıhtıları arasındaki bağlantı hakkında neler biliyoruz?

Johnson&Johnson aşısı ile nadir görülen kan pıhtıları arasındaki bağlantı hakkında neler biliyoruz?
TT

Johnson&Johnson aşısı ile nadir görülen kan pıhtıları arasındaki bağlantı hakkında neler biliyoruz?

Johnson&Johnson aşısı ile nadir görülen kan pıhtıları arasındaki bağlantı hakkında neler biliyoruz?

Yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen Johnson&Johnson (J&J) ve AstraZeneca aşılarının uygulanmasının ardından kan pıhtılarının oluşması konusunda, bağışıklık sisteminin nadir görülen bir tepkisi ana şüpheli olarak görülüyor. Bu durum, dünya çapında sağlık yetkililerini, ortak özellikleri bulunan söz konusu aşıları araştırmaya yönlendirdi.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) salı günü, J&J şirketinin aşısının kullanımını askıya alma tavsiyesinde bulunurken, yetkililer tek dozdan oluşan aşının uygulandığı 6,8 milyon kişiden, biri ölüm ile sonuçlanmak üzere toplam 6 kan pıhtısı vakasına yönelik raporları inceliyor.
Diğer yandan, bu az sayıdaki vakalar dünya çapında endişeye neden oldu. Zira bu inceleme, Avrupa’daki ​​yetkililerin, ABD’de henüz onaylanmamış olan AstraZeneca aşısıyla ile olası bir bağlantı sonucu kan pıhtılaşması vakalarının meydana geldiğine yönelik raporların bulunduğunu duyurmasından bir hafta sonra geldi. AstraZeneca aşısına yönelik bu durum, bazı ülkelerin aşının kullanımın belirli yaş grupları ile sınırlamalarına neden oldu. Ayrıca Avrupa’da salı günü, J&J aşılarının uygulanma tarihi erteledi.
Associated Press’in haberine göre, söz konusu iki aşının olası yan etkileriyle ilgili en önemli sorulardan bazıları şu şekildedir:

Bu kan pıhtılarını farklı kılan nedir?
Bu kan pıhtıları tipik kan pıhtıları değiller ve iki farklı yönü bulunuyor. Birincisi, bu kan pıhtıları beyindeki kanı boşaltan damarlar gibi kan pıhtıları açısından alışılmadık bölgelerinde oluşuyorlar. İkincisi, kan pıhtılaşması görülen hastalarda anormal derecede düşük trombosit seviyeleri görülüyor. Trombositler pıhtı oluşturmaya yardımcı olan hücrelerdir. Bu hücrelerin düşük bir oranda bulunması genellikle pıhtılaşmaya ile değil kanamaya bağlantılıdır.
Norveç ve Almanya’daki bilim adamları, ilk olarak, bazı kişilerin AstraZeneca aşısına karşı anormal bir bağışıklık sistemi tepkisi gösterdiğini ve bunun, vücudun kendi trombositlerine saldıran antikorlar oluşmasına neden olduğu ihtimalini dile getirmişlerdi. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) Biyolojik Gelişme ve Araştırma Merkezi Direktörü Dr. Peter Marks, ABD’nin J&J aşısının uygulandığı bazılarında kişilerde kan pıhtılarının oluşumuna yönelik araştırmaların yürütüldüğü bu günlerde hakim teorinin bu olduğunu belirtti.

Neden bağışıklık sistemi tepkisi şüpheli durumda?
Bazı bilim adamlarının inandığı en önemli teoride, Heparin adı verilen ve yaygın olarak kullanılan bir kan sulandırıcı bazen çok benzer yan etkilere yol açması ile benzer bir bağlantı kuruyorlar. Michigan Üniversitesi’nden kan pıhtıları konusunda uzman olan Dr. Geoffrey Barnes, çok nadir olarak Heparin ilacı, vücutta hem trombositlere saldıran hem de trombosit üretimini aşırı uyaran antikorlar oluşturduğunu belirtti. Bu durumun “Kanamaya veya kan pıhtılaşmasına neden olabileceğini” belirten Barnes, Heparin’in hastanelerde çok sık kullanılması sebebiyle söz konusu yan etkisinin oluşması durumunda “ABD’deki tüm hastanelerin bu durumu nasıl teşhis ve tedavi edeceğini bildiği” söyledi.
Hiç Heparin almamış kişilerde, bu pıhtılaşma düşük oranda trombosit kombinasyonlarının görüldüğüne yönelik çok nadir raporlar da bulunuyor. Dr. Barnes, AstraZeneca aşısı olan bazı kişilerde ilk kan pıhtıları raporları ortaya çıkana kadar, bu gibi açıklanamayan vakaların fazla önem görmediğini söyledi.
Sağlık yetkilileri, J&J aşısının kullanımının geçici olarak askıya alınmasının nedenlerinden birinin, tüm doktorların bu kan pıhtılarının gözlemlenmesi durumunda Heparin verilmesinden kaçınılarak, nasıl tedavi edeceğini bildiğinden emin olunmasının amaçlandığını belirttiler.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) salı günü nadir görülen kan pıhtılaşmasının teşhis ve tedavi edilmesinin en iyi yöntemlerine ilişkin tavsiyelerde bulundu.

Araştırmalar ne gösteriyor?
Geçen hafta The New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan iki çalışmada, Norveç ve Almanya’dan araştırma ekipleri, AstraZeneca aşısı olan ve kan pıhtılaşması gözlemlenen kişilerin kanlarında trombositlere saldıran antikorlar tespit ettiler. Üretilen antikorlar, hiç Heparin almamış olsalar bile, Heparin kullanıldığında gözlemlenenlerle benzerdi.
J&J aşısı ile kan pıhtıları arasında benzer bir bağlantısının olup olmadığı konusu ise henüz net değil. Bununla birlikte, J&J ve AstraZeneca aşılarının yanı sıra Rusya’nın Kovid-19 aşısı ile Çin’in bir aşı da aynı teknolojiyle üretiliyor.
Söz konusu aşılarda kullanılan teknoloji bağışıklık sistemini koronavirüsün yüzeyini kaplayan spike proteinlerini tespit etmek üzere eğitiyor. Bunu başarılması için, bu tür aşılar, viral protein genini vücuda enjekte etmek için adenovirüs adı verilen soğuk algınlığı virüsleri kullanılıyor.
FDA’dan Dr. Peter Marks, nadir kan pıhtılarının adenovirüs vektörleri içeren aşılar arasında nadir ve ortak yan etkilerinden biri olup olmadığını konusunda konuşmaktan kaçındı. Aynı teknolojinin kullanıldığı AstraZeneca aşının uygulanmasının ardından bildirilen kan pıhtılaşması görülen vakalar bildirilmişken J&J şirketi aynı teknoloji ile Ebola’ya karşı bir aşı üretiyor. Dr. Marks yetkililerin ‘kanıtların tamamını’ inceleyeceğini vurguladı.

Peki ya diğer aşılar?
ABD’de en yaygın olarak kullanılan Pfizer ve Moderna aşıları tamamen farklı bir teknoloji ile üretiliyor. FDA söz konusu iki aşının uygulandığı kişilerde benzer kan pıhtılarının oluştuğuna yönelik hiçbir belirti olmadığını duyurdu.
Ancak şu andaki en önemli soru, J&J tarafından üretilen aşıdan yaptırdıkları için endişelenen insanlar ne olacak? Dr. Marks bununla ilgili olarak çok nadir olarak görülen kan pıhtılaşması yaşanması riskinin, insanların Kovid-19 aşılarını olmalarının ardından bir veya iki gün sonra hissettikleri normal grip benzeri yan etkilerin görülmesi ihtimali ile karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Dr. Marks J&J aşısının uygulamasından bir hafta ila üç hafta sonraki sürede şiddetli baş ağrısı veya şiddetli karın ağrısı gibi endişe uyandırıcı semptomların ortaya çıkabileceğini söyledi.



İzlenmeler yarı yarıya düşünce fişi çekildi: Marvel'dan final kararı

43 yaşındaki Charlie Cox, Daredevil: Born Again'de gündüzleri görme engelli avukat Matt Murdock, geceleriyse New York sokaklarında suçla savaşan süper kahraman Daredevil rolünde (Disney+)
43 yaşındaki Charlie Cox, Daredevil: Born Again'de gündüzleri görme engelli avukat Matt Murdock, geceleriyse New York sokaklarında suçla savaşan süper kahraman Daredevil rolünde (Disney+)
TT

İzlenmeler yarı yarıya düşünce fişi çekildi: Marvel'dan final kararı

43 yaşındaki Charlie Cox, Daredevil: Born Again'de gündüzleri görme engelli avukat Matt Murdock, geceleriyse New York sokaklarında suçla savaşan süper kahraman Daredevil rolünde (Disney+)
43 yaşındaki Charlie Cox, Daredevil: Born Again'de gündüzleri görme engelli avukat Matt Murdock, geceleriyse New York sokaklarında suçla savaşan süper kahraman Daredevil rolünde (Disney+)

Charlie Cox'un başrolünü üstlendiği Daredevil: Born Again için yolun sonu göründü. 

Hollywood Reporter'ın sektör kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Marvel Stüdyoları imzalı yapım, yaklaşan üçüncü sezonuyla final yapacak.

Kararın, üçüncü sezon çekimlerinin tamamlanmasından yaklaşık iki ay sonra alınması dikkat çekti.

Deadline'a göre oyuncu kadrosuna dün sabah dizinin üçüncü sezonla sona ereceği bildirildi.

Marvel'ın final kararının yanı sıra dizinin başyazarı Dario Scardapane'yle de sessizce yollarını ayırdığı ortaya çıktı. Scardapane'in sözleşmesinin, kurgu dahil post-prodüksiyon çalışmaları sürerken yenilenmemesi sektörde şaşkınlık yarattı. 

Dizinin kalan post-prodüksiyon çalışmalarını kimin yöneteceği henüz belli değil. Bununla birlikte yapımın tamamlanmaya yakın olduğu belirtiliyor.

Marvel Stüdyoları ise konuya ilişkin bir açıklama yapmadı.

Netflix'ten Disney+'a uzanan çalkantılı süreç

İlk olarak 2015-2018'de Netflix'te üç sezon yayımlanan ve geniş bir hayran kitlesi edinen Daredevil, Temmuz 2022'de Disney+ için verilen 18 bölümlük siparişle yeniden hayata döndürülmüştü. Ancak proje, ekran yolculuğu boyunca çalkantılı süreçlerden geçti.

2023'teki senarist ve oyuncu grevleri nedeniyle çekimlere ara veren Marvel, dizinin yaratıcı yönünü kökten değiştirme kararı aldı. 

Netflix'teki diziden daha hafif bir ton benimseyen ve her bölümde farklı bir hikayeye odaklanan ilk başyazarlar Matt Corman ve Chris Ord'la yollar ayrıldı.

Corman ve Ord'un yerine, Netflix'in Punisher dizisinde çalışan Dario Scardapane başyazarlığa getirildi. Loki ve Moon Knight'la tanınan Justin Benson ve Aaron Moorhead ise yönetmen olarak görevlendirildi.

Başlangıçtaki 18 bölümlük sipariş daha sonra iki sezona bölündü ve toplam bölüm sayısı 17'ye indirildi.

İzlenme oranlarında sert düşüş

Dizi, suç dünyasının güçlü isimlerinden Wilson Fisk'in (Vincent D'Onofrio) New York Belediye Başkanı olmasını ve Daredevil başta olmak üzere bütün maskeli kahramanları hedef almasını konu ediniyor.

2025'te yayımlanan ilk sezon güçlü bir başlangıç yapmıştı. İlk 5 günde dünya genelinde 7,5 milyon izlenmeye ulaşan yapım, Disney+'ın 2025'teki en güçlü dizi açılışını gerçekleştirmişti.

Ancak Matt Murdock'ın cezaevine gönderilmesiyle final yapan ikinci sezonun ABD'deki izlenme rakamları yaklaşık yüzde 50 düştü.

Charlie Cox ve Vincent D'Onofrio'nun yanı sıra Deborah Ann Woll, Elden Henson ve Wilson Bethel'in de rol aldığı Daredevil: Born Again, üçüncü ve final sezonuyla 2027'de Disney+'ta izleyiciye veda edecek.

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter


4 yıl önce duyurulan devam filminden endişelendiren haber

Francis Lawrence'ın yönettiği 2007 yapımı zombi filmi Ben Efsaneyim, New York'ta hayatta kalan son insan Robert Neville'in, insan soyunu tüketen virüse tedavi bulma çabasını anlatıyordu (Warner Bros.)
Francis Lawrence'ın yönettiği 2007 yapımı zombi filmi Ben Efsaneyim, New York'ta hayatta kalan son insan Robert Neville'in, insan soyunu tüketen virüse tedavi bulma çabasını anlatıyordu (Warner Bros.)
TT

4 yıl önce duyurulan devam filminden endişelendiren haber

Francis Lawrence'ın yönettiği 2007 yapımı zombi filmi Ben Efsaneyim, New York'ta hayatta kalan son insan Robert Neville'in, insan soyunu tüketen virüse tedavi bulma çabasını anlatıyordu (Warner Bros.)
Francis Lawrence'ın yönettiği 2007 yapımı zombi filmi Ben Efsaneyim, New York'ta hayatta kalan son insan Robert Neville'in, insan soyunu tüketen virüse tedavi bulma çabasını anlatıyordu (Warner Bros.)

Kült bilimkurgu Ben Efsaneyim'in (I Am Legend) devam halkasının duyurulmasının üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen, merakla beklenen projenin önünde hâlâ bazı engeller bulunduğu ortaya çıktı.

Will Smith, 2007 yapımı ilk filmde insanlığın büyük bölümünü yok eden bir salgının ardından New York'ta tek başına hayatta kalan askeri virolog Robert Neville'i canlandırmıştı. Film, 585 milyon dolardan fazla hasılat elde ederek gişede büyük başarı kazanmıştı.

Senarist Akiva Goldsman, Radio Times'a verdiği röportajda uzun süredir beklenen devam filminin önünde bazı engeller bulunduğunu kabul etti.

Goldsman, "Beni pes etmeye zorlayan bir dizi engelle karşılaştım ama buna direniyorum" diyerek ekledi: 

Durum bundan ibaret. Pes etmiyoruz ve denemeyi sürdürüyoruz. Bu filmi hayata geçirebilmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.

Öte yandan senarist, ilk filmde Alman çoban köpeği Sam'in izleyicileri derinden sarsan ve tartışmalara yol açan ölümünün ardından, hayranları rahatlatacak bir söz verdi. Goldsman, devam halkasında hiçbir köpeğin ölmeyeceğini söyledi.

Goldsman bu sözünü esprili bir dille şöyle açıkladı:

Bir köpek daha öldürürsek gelecek tepkilerden sağ çıkamayacağımdan korkuyorum. Şunu da belirtmeliyim: İlk filmin açılış sekansıyla hemen ardından gelen sahne arasında gezegendeki neredeyse herkesi öldürdük ve kimse bunu sorun etmedi. Ama tek bir köpeği öldürünce... Test gösterimlerinde bu kadar çok kişinin salonu terk ettiğine daha önce hiç tanık olmamıştım.

Devam filmi alternatif finali temel alacak

Yılın başlarında, Creed 2: Efsane Yükseliyor (Creed II) ve Transformers: Canavarların Yükselişi'yle (Transformers: Rise of the Beasts) tanınan Steven Caple Jr.'ın filmi yöneteceği açıklanmıştı.

Will Smith ve Michael B. Jordan'ın filmde birlikte rol alması bekleniyor. Smith aynı zamanda yapımcılığı da üstlenecek.

Devam halkasının, Dr. Robert Neville'in kendini feda ettiği sinema versiyonundaki finali yok sayacağı belirtiliyor.

Yapım bunun yerine, DVD sürümünde yer alan alternatif finali temel alacak. Bu versiyonda Neville, enfekte kişilerin son saldırısından kurtularak hayatta kalıyor.


Tom Cruise'un 6 dakikalık konuşması alkış tufanı kopardı

64 yaşındaki Tom Cruise, yeni filminde kendi tetiklediği küresel bir felaketi "insanlığın kurtarıcısı" rolüne bürünerek önlemeye çalışan dünyanın en güçlü insanı Digger Rockwell'i canlandırıyor (Reuters)
64 yaşındaki Tom Cruise, yeni filminde kendi tetiklediği küresel bir felaketi "insanlığın kurtarıcısı" rolüne bürünerek önlemeye çalışan dünyanın en güçlü insanı Digger Rockwell'i canlandırıyor (Reuters)
TT

Tom Cruise'un 6 dakikalık konuşması alkış tufanı kopardı

64 yaşındaki Tom Cruise, yeni filminde kendi tetiklediği küresel bir felaketi "insanlığın kurtarıcısı" rolüne bürünerek önlemeye çalışan dünyanın en güçlü insanı Digger Rockwell'i canlandırıyor (Reuters)
64 yaşındaki Tom Cruise, yeni filminde kendi tetiklediği küresel bir felaketi "insanlığın kurtarıcısı" rolüne bürünerek önlemeye çalışan dünyanın en güçlü insanı Digger Rockwell'i canlandırıyor (Reuters)

Aksiyon sinemasının önde gelen isimlerinden Tom Cruise, Hollywood'da giderek büyüyen yapay zeka tartışmasına katıldı.

Sinema salonu kültürünün en güçlü savunucularından biri olarak görülen aktör, BAFTA'nın dün (21 Eylül Pazartesi) Londra'da düzenlediği "Life in Pictures" etkinliğinde, yapay zekanın sektörü hızla dönüştürdüğü bir dönemde insan emeğinin ve sanatsal üretimin önemine dikkat çekti.

Sunucu Edith Bowman'ın yapay zekanın sinema üzerindeki etkisine ilişkin sorusunu yanıtlayan Cruise, yaklaşık 6 dakika süren konuşmasıyla salondan büyük alkış aldı.

Yapay zekanın sinemada kullanımının yaygınlaşacağını kabul eden Cruise, buna karşın insan emeğine dayalı sanatın ve sinema salonu deneyiminin önemini vurgulayarak şöyle konuştu:

İnsanın yerini hiçbir şey tutamaz. İnsanlar bu deneyimi yaşamak istiyor ve bunun için sinema salonlarına gidiyor. Ben insanlığa her zaman inanıyorum.

Cruise da kariyerini izleyiciye mümkün olduğunca gerçek ve inandırıcı bir sinema deneyimi sunmak üzerine kurdu.

Pandemi sonrasında sinema sektörünün toparlanmasına öncülük eden yapımlardan Top Gun: Maverick, ağırlıklı olarak fiziksel efektlerden ve gerçek uçuş görüntülerinden yararlanmasıyla övgü toplamıştı.

Cruise, Görevimiz Tehlike (Mission: Impossible) serisinin her yeni filminde daha tehlikeli aksiyon sahnelerine imza atmıştı. Serinin son iki halkasında ise kontrolden çıkan bir yapay zeka ana düşman olarak izleyici karşısına çıkmıştı.

Gişede başarı kazanan filmlerin ve gençlerin salonlara gösterdiği ilginin, insanların ortak sinema deneyiminden vazgeçmediğini kanıtladığını söyleyen Cruise, ömrünü bu mesleğe adayan emekçilerin bilgi ve becerilerinin kaybolmaması gerektiğini söyledi.

Daha önce 2023'teki Oyuncular Birliği (SAG) ve Amerikan Televizyon ve Radyo Sanatçıları Federasyonu'nun (AFTRA) grev görüşmelerinde de oyuncuların yapay zekaya karşı korunması gerektiğini savunmuştu. 

Cruise, sözlerini "İnsanlar gerçek şeyler görmek istiyor" diyerek sürdürdü.

Etkinlikte kariyerinden ve yakında gösterime girecek yeni filmi Digger'dan da söz eden Cruise, Alejandro González Iñárritu'nun yönettiği filmi "üzerinde çalıştığı en özgün ve etkileyici projelerden biri" diye tanımladı.

Oyuncu ayrıca rolü kabul etmeden önce Iñárritu'dan senaryoyu iki gece boyunca kendisine okumasını istediğini anlattı.

Film, Cruise'un canlandırdığı petrol tüccarı Digger Rockwell'in, kendi eylemleriyle başlattığı çevre felaketini önlemeye çalışmasını konu alıyor.

Digger, 2 Ekim'de sinemalarda vizyona girecek. 29 Eylül'deyse İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde Sinefil Galası başlıklı programında üyelere yönelik özel gösterimde sinemaseverlerle buluşacak. 

Independent Türkçe, Deadline, TheWrap