ABD: Kötü yönetim ve yolsuzluktan Lübnan siyasi elitleri sorumlu

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı, hükümetin oluşumunun hızlandırılması ve reformların uygulanması çağrısında bulundu

David Hale, 14 Nisan’da hükümeti kurmakla görevli yetkili Saad Hariri ile görüşmesinde (EPA)
David Hale, 14 Nisan’da hükümeti kurmakla görevli yetkili Saad Hariri ile görüşmesinde (EPA)
TT

ABD: Kötü yönetim ve yolsuzluktan Lübnan siyasi elitleri sorumlu

David Hale, 14 Nisan’da hükümeti kurmakla görevli yetkili Saad Hariri ile görüşmesinde (EPA)
David Hale, 14 Nisan’da hükümeti kurmakla görevli yetkili Saad Hariri ile görüşmesinde (EPA)

ABD Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşarı David Hale, Beyrut’u ziyaret etti. Hale, Lübnanlı yetkililere sert eleştirilerde bulundu. Hale, reformlar uygulayabilecek ve görevlerini yerine getirebilecek bir hükümetin kurulması gerektiğini söylerken, Lübnanlı yetkilileri de kötü yönetim, yolsuzluk ve ülkenin çıkarlarını ön planda tutma başarısızlığından sorumlu tuttu.
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın kabulü sonrasında Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri ile bir araya gelen Hale, ayrıca hükümeti kurmakla görevli yetkili (Sünni) Müstakbel Hareketi Genel Başkanı Saad Hariri, Dışişleri Bakanı Şerbel Vehbe ve (Dürzi) İlerici Sosyalist Parti (İSP) Genel Başkanı Velid Canbolad ile de görüştü. Hale’in diğer parti yetkilileriyle de görüşmesi beklenirken, (Maruni Hristiyan) Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) Genel Başkanı Cibran Basil’in ise ABD yönetiminin aylar önce uyguladığı yaptırımlar nedeniyle toplantılarda yer almayacağı belirtildi.
Lübnan Dışişleri Bakanı, ABD’li yetkilinin yeni ABD yönetiminin Ortadoğu ve Lübnan meselelerine yaklaşımına değindiğini söylerken, Lübnan’ın istikrarına, Güney Lübnan’da barış ortamının korunmasına ve Lübnan ordusuna destek verdiklerine dikkati çekti.
Hale’in söz konusu ziyaretiyle eş zamanlı şekilde, Cumhurbaşkanı Avn’ın aynı zamana denk gelen ‘deniz sınırlarını belirleme kararnamesindeki bir değişikliği’ imzalamamasıyla ilgili bir soruya yanıt olarak Şerbel Vehbe, “Avn, Lübnan’ın çıkarına uygun davranmadı” dedi.
Berri ile görüşmesi sonrasında David Hale, Beyrut ziyaretinin, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken tarafından ‘Lübnan’ın karşı karşıya olduğu acı verici siyasi ve ekonomik krizi’ görüşmek ve ABD’nin Lübnan halkında olan bağlılığını teyit etmek için görevlendirilmesi bağlamında geliştiğini duyurdu. Hale, “ABD ve uluslararası ortakları, Lübnan halkının her zaman talep ettiği kararlı reform programını başlatma başarısızlığından dolayı derinden endişe duyuyorlar” dedi. Hale ayrıca, “Lübnan’ı Aralık 2019’da ve Ağustos 2020’de ziyaret ettim. O dönemler Lübnanlı liderler arasında, uzun zamandır beklenen ‘mali ve ekonomik reformları ve iyi yönetimi’ uygulama gerekliliği konusunda geniş bir fikir birliğine tanık oldum. Ancak bugüne kadar çok az ilerleme kaydedildi. Aynı zamanda pandeminin yanı sıra milyonlarca Lübnanlı, ekonomik ve toplumsal zorluklar yaşıyor” değerlendirmesinde bulundu. David Hale, sözlerinin devamında ise şunları söyledi;
“Bu durum, onlarca yıllık kötü yönetim ve yolsuzlukların, ayrıca Lübnanlı liderlerin ülkenin çıkarlarını ön planda tutma başarısızlığının bir sonucudur. 15 Nisan’daki toplantılarımı tamamlarken söyleyecek daha çok şeyim olacak. Ancak bugünkü (14 Nisan) toplantılarda mesajım oldukça basit: ABD ve uluslararası toplum yardım etmeye hazır, ancak Lübnanlı ortaklarımız olmadan anlamlı hiçbir şey yapamayız.”
Lübnanlı liderlere de gerçek ve kökten reformlar yapmaya istekli ve kabiliyetli bir hükümet kurmak için yeterli esnekliği gösterme çağrısında bulunan ABD’li yetkili, “Bu, krizden çıkmanın tek yoludur. Bu, aynı zamanda sadece bir ilk adımdır. Şeffaf reformların benimsenmesini ve uygulanmasını görmek istiyorsak, sürdürülebilir iş birliğine ihtiyaç duyulacaktır” dedi.
Hale’in bazı toplantılarının içeriğine aşina olan kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, bir an önce hükümetin kurulması ihtiyacına odaklandığını ve uluslararası toplumun Lübnan’a olan ilgisini yansıttığını söylerken, “Özellikle, görevinin bitiminden önce bir veda ziyareti için Lübnan’a gelmediğini, daha çok Dışişleri Bakanının isteği üzerine geldiğini belirtti” dedi.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.