Viyana'daki nükleer görüşmeler İran’ın uyarılarıyla eş zamanlı olarak yeniden başladı

Çin görüşmelerin hızlandırılmasını talep ederken Rusya da izlenimlerin olumlu olduğunu duyurdu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi dün Viyana'da nükleer anlaşma taraflarının toplantısına katılmak için kaldığı otelden ayrılırken. (EPA)
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi dün Viyana'da nükleer anlaşma taraflarının toplantısına katılmak için kaldığı otelden ayrılırken. (EPA)
TT

Viyana'daki nükleer görüşmeler İran’ın uyarılarıyla eş zamanlı olarak yeniden başladı

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi dün Viyana'da nükleer anlaşma taraflarının toplantısına katılmak için kaldığı otelden ayrılırken. (EPA)
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi dün Viyana'da nükleer anlaşma taraflarının toplantısına katılmak için kaldığı otelden ayrılırken. (EPA)

Tahran’ın nükleer anlaşmayı yeniden hayata geçirme yönündeki Viyana görüşmelerinin ikinci turu öncesinde hız kazanan açıklamaları, Natanz Nükleer Tesisi’ne yapılan saldırı ve İran'ın uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60'a çıkarma kararını açıklaması sonrasında müzakere heyeti ile gerçekleştirilen ilk görüşmenin ardından yapılan kapalı toplantılara yansımadı. Nitekim toplantılara katılan Rus heyeti, oturumun ‘olumlu bir izlenimle’ sona erdiğini bildirdi.
Toplantılarda Rus heyetine başkanlık eden Ulyanov, Twitter hesabından yaptığı açıklamada ‘genel izlenimin olumlu olduğunu’ söyledi. Aynı zamanda Nükleer Anlaşma Ortak Komisyonu’nun diplomatların anlaşmayı kurtarma yönünde zor bir müzakere turu olmasını bekledikleri gidişatı belirlemek için ihtiyaç duyulduğu taktirde yeniden toplanabileceğine işaret etti.
Mihail Ulyanov’un ifadelerine gore ABD’lilerin dahil olmadığı üst düzey diplomatların resmi oturumu, yaklaşık iki saatlik görüşmenin ardından toplantıların ‘gayri resmi bir şekilde’ tamamlanması yönündeki anlaşma ile sona erdi.
4 + 1 ülkeleri ile İran’ın resmi görüşmelerine katılan Avrupa Birliği (AB) Koordinatörü Enrique Mora, oturumun sona ermesinin ardından Twitter hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Geçtiğimiz günlerde yaşanan zorlu gelişmelere ve duyurulara rağmen, herkesin müzakerelerde ilerleme kaydetmek ve ABD’nin nükleer anlaşmaya tam bir uyumla dönülmesi yönündeki tek hedef için çalışmak amacıyla Viyana'da olduğunu görmek güzeldi.”
Uzman düzeyindeki iki çalışma grubu görüşmeye, Washington'ın yaptırımların yanı sıra İran'ın yerine getirmesi gereken yükümlülükleri tartışarak başladı.
Nükleer görüşmeleri yeniden hayata geçirme çabalarının ‘yeteri kadar engele ve kesintiye maruz kaldığını’ öne süren Viyana’daki Çin Daimi Temsilcisi Büyükelçi Wang Qun da görüşmeleri engelleyebilecek ‘her türlü gelişmenin’ durdurulması gerektiğini vurguladı. Müzakerelerin hızlandırılması çağrısında bulunan Wang Qun, ‘ilerleme anahtarının’ tüm ABD yaptırımlarının kaldırılması olduğunu kaydetti.
İran’ın Viyana’daki Başmüzakerecisi Abbas Arakçi, müzakereler başlamadan kısa bir süre önce yaptığı açıklamada, İran heyetinin geri çekilme olasılığına işaret ederek ‘zaman kaybetmeme’ uyarısında bulunmuştu. İran televizyonuna konuşan Arakçi şu ifadeleri kullanmıştı:
“Tahran'ın bozgun amaçlı müzakereler yapmak istemediğini vurgulayacağız. Amacımız sadece görüşmüş olmak değil. Yapıcı bir sonuç alındığı taktirde müzakerelere devam edeceğiz. Aksi takdirde görüşmeler duracak.”
Reuters, görüşmelere katılan bir temsilciden alıntı yaptığı haberinde Natanz'da meydana gelen olayların dikkat dağıtmaması ve mevcut turun ABD’lilerin gerçekleştirmeye gerçekten hazır olduğu konulara odaklanması gerektiğini aktardı. Habrde söz konusu temsilcinin “Ne kastettiklerini henüz söylemediler. ABD’lilerin hangi yaptırımları kaldırmak istediklerini söylemelerine ihtiyacımız var” ifadelerine yer verildi.
Defalarca kez tüm yaptırımların bir kerede sonlandırılması gerektiğini vurgulayan Tahran ise yaptırımlar kaldırılmadığı taktirde müzakereleri durdurabileceği uyarısında bulunmuştu. Washington ise buna karşılık İran'ın anlaşmaya aykırı attığı adımları geri çekmesini istiyor.
Tahran'ın ABD ile doğrudan görüşmeyi reddetmesi, İran ve diğer imzacıların anlaşmayı kurtarmak için ‘yapıcı’ olarak nitelendirilen görüşmelere katılan Avrupalı ​​arabulucuları geçen hafta zora sokmuştu.
Mora'nın bildirdiklerinin haricinde, söz konusu yeni görüşmelere katılan Batılı yetkililer tarafından herhangi bir açıklama yapılmadı. İngiltere, Fransa ve Almanya, bir gün önce yaptıkları açıklamada, İran'ın uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60'a çıkarma kararını eleştirmiş, bunun Viyana görüşmelerinin yapıcı ruhu ile çeliştiği vurgulanmıştı.
AB Komisyonu Sözcüsü Peter Stano “Bu açıklama, nükleer silahların yayılmasını önleme açısından son derece endişe verici. Böyle bir adım için makul bir gerekçe mevcut değil” ifadelerini kullandı.
Reuters’ın kıdemli bir diplomattan aktardığına gore İran'ın en son ihlali, ilerlemek istenmesine rağmen göz ardı edilemez. Bu adımın 18 Haziran’da İran’da gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde bir atılım kaydedilmesini daha da zorlaştırdığını belirten diplomat, “İran’ın son kararlarındaki tehlike, bu sürece zarar vererek derecede gerilimi artırdı” ifadelerini kullandı.
İran merkezli sosyal medya platformlarında, Avrupa ülkelerinin Natanz Nükleer Tesisi’nde olup bitenlere dair ‘zayıf’ tutumuna dikkat çekildi. Arakçi’nin anlaşma taraflarını ‘siyasi kaygılar olmaksızın sabotaj eylemini kınamaya’ çağırdığı aktarıldı.
Söz konusu olaydan İsrail’i sorumlu tutan İran, hasar gören zenginleştirme araçlarının yenileriyle değiştirileceğini vaat etmişti. Arakçi, ülkesinin son kararı 26’ıncı ve 36’ıncı maddeler kapsamında, tıp alanındaki bazı ihtiyaçlarını karşılamak için aldığını öne sürdü. Zira Avrupalı taraflar bu kararın ‘geçerli bir sivil gerekçesinin olmadığını’ vurgulamıştı.  
Toplantıdan sonra İran televizyonuna konuşan Arakçi şunları söyledi:
“Bu oturumlar ile yola devam edeceğimizi, bir çözüme ulaşma yönünde net bir perspektif sunacak bir sonuca varacağımızı umuyoruz. Bunu başarıp başaramayacağımızı söylemek için henüz çok erken. Zira bizi bekleyen zorluklar var.”
Toplantının zorlu geçtiğine işaret eden Arakçi, Washington'ın kaldırması gereken yaptırımların ve İran'ın atması gereken adımların bir listesini hazırlama yönünde ciddi ve pratik adımlar atma ihtiyacı konusunda ‘herkesin hemfikir olduğuna’ işaret etti. Aynı zamanda, “Geçen hafta yaşananların toplantılara etkisi oldu” dedi.
Yaptırımlara tabi olan Petrol Bakanlığı ve Merkez Bankası yetkililerinin de İranlı heyete eşlik etmesi, Biden yönetiminin kaldırmayı planladığı yaptırımların nükleer anlaşmayla ilgili olmayanlar da dahil olmak üzere Trump yönetimi tarafından uygulanan her türlü başlığı içereceği yönündeki İran iyimserliğini gözler önüne serdi. Zira bu kişiler, Trump yönetimi tarafından terörizme finansman sağlamakla suçlanmıştı.
Hoşgörülü ve yetersiz bulduğu nükleer anlaşmadan 2018 yılında çekilen Trump, yaptırımları yeniden uygulamaya koymuş, ocak ayında yönetimden ayrılana dek bunları artırmaya devam etmişti. Nitekim nükleer programla ilgili olmayan diğer suçlamalar dolayısıyla başka yaptırımlar da eklenmişti. ABD, Devrim Muhafızları’nı 2019’da yabancı terör örgütleri listesine dahil etmişti.
Terörizm, insan hakları ihlalleri ve İran’ın balistik füze programının geliştirilmesiyle mücadelede getirilen yaptırımlar, nükleer program sebebiyle esas olarak hedef alınan kişi ve varlıkların sayısını artırmıştı. Örneğin İran Merkez Bankası, nükleer programa destek vermek ve terör finansörlüğünde bulunmak suçlarından olmak üzere iki kez cezalandırılmıştı. Yeni ABD Başkanı Biden ise İran'ın nükleer taahhütlerine yeniden uyması şartıyla 2015 anlaşmasına dönerek yaptırımları kaldırmaya söz vermişti.  
Daha önce Viyana Anlaşması müzakerelerinde bulunan eski bir ABD hükümet danışmanı geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, ABD'nin ‘yaptırımları bir kalemde silebileceğini’ söylese de AFP’nin haberine göre mesele bu kadar basit değil.
Nitekim Tahran, Trump yönetimi altında ‘uygulanan, yeniden getirilen veya başka bir isim altında sunulan tüm yaptırımlardan’ vazgeçilmesini talep ediyor. “Bu; gerek terörizm ve insan hakları ihlalleri, gerek ise seçim müdahalesi ve diğer nedenlerle ilgili olsun, ABD'nin nükleer dosya ile ilgili olmayan nedenlerle yaptırım uygulamasına izin veren anlaşmayla tutarsızlık teşkil ediyor” ifadelerini kullanan üst düzey bir ABD yetkilisi de İran’ın 2017'den bu yana uygulanan tüm yaptırımların kaldırılmasını talep etmeye devam ettiği taktirde sürecin çıkmaza girileceği uyarısında bulundu.
Ancak ABD’liler yine de müzakere için bir pay bırakıyor. Nitekim söz konsu yetkili açıklamasında “2015 anlaşmasına aykırı olan tüm yaptırımları kaldırmaya hazırız” ifadelerini kullandı.
Trump yönetiminin anlaşmaya geri dönmeye istekli yeni bir hükümetin görevini karmaşık bir hale getirmek için ‘yaptırım duvarı’ inşa ettiğini açıkça belirten söz konusu ABD’li müzakereci, nükleer dosya ile ilgili olmayan bazı cezai tedbirlerin ‘haksız’ olduğu düşüncesine işaret etti. “Bu nedenle, hangi yaptırımların kaldırılması ve hangilerinin sürdürülmesi gerektiğini belirlemek için bu acı verici çabayı göstermemiz gerekiyor” ifadelerini kullanan müzakereci, henüz üzerinde tartışılan ayrıntılı bir listenin bulunmadığını vurguladı.
Joe Biden’ın karşı karşıya kaldığı birçok siyasi risk mevcut. Nitekim başta Cumhuriyetçiler olmak üzere şimdiye kadar Viyana Anlaşması’na karşı çıkan pek çok kişi, ABD’nin ‘teslimiyet gösterdiğini’, özellikle İran'ın nükleer programıyla ilgili olmayan yaptırımların kaldırılmasının protesto edileceğini öne sürüyor.



Almanya işçi eksiğini kapatmak için yüzünü Hindistan'a döndü

Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)
Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)
TT

Almanya işçi eksiğini kapatmak için yüzünü Hindistan'a döndü

Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)
Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)

Yaşlanan nüfusu ve düşük doğum oranlarıyla kalifiye işçi sıkıntısı çeken Almanya, pek çok alanda çalışana ihtiyaç duyuyor. 

Kasaplık, inşaat, fırıncılık ve çocuk bakımı gibi farklı alanlarda çalışan kişilerin emekli olmasıyla gözler Hindistan'dan gelecek işçilere çevrildi. 

2023'te en fazla nüfusa sahip ülke unvanını Çin'den devralan Hindistan, Almanya'ya da işçi sağlıyor. 

BBC, 2022 sonbaharında Magic Billion adlı bir istihdam şirketinin 13 stajyer kasapla Freiburg'da başlattığı girişimin büyüdüğünü aktarıyor.

Birleşik Krallık'ın kamu yayıncısının aktardığına göre artık 200 kişi bu sektörde çalışıyor. 

2022'de Almanya'yla Hindistan arasında imzalanan göç anlaşması, Asya ülkesinden gelenlere çalışma vizesinde kolaylık sağladı. 

2015'te 23 bin 320 olan Hintli işçi sayısı, 2024'te 136 bin 670'e yükseldi. 

2024 sonunda Hindistan pasaportlulara ayrılan çalışma vizesi kotası 20 binden 90 bine çıkarıldı.

Daha yüksek maaşlar, iş güvenliği ve cazip kariyer fırsatları Hintlileri cezbediyor.

21 yaşındaki Anakha Miriam Shaji, ilk kez ülkesi dışına çıkıp Almanya'ya geldiğini anlatıyor:

Dünyayı görmek istedim. Yaşam standartlarımın yükselmesini ve sosyal güvenceye sahip olmak istedim.

20 yaşındaki fırıncı çırağı Ishu Gariya, liseyi bitirdikten sonra Almanya'ya geldiğini ve bölgenin temiz havasını sevdiğini söylüyor:

Burada maaşlar yüksek. Aileme maddi destekte bulunabiliyorum.

Almanya'daki işverenler de durumdan memnun. 

BBC, 2002'de 19 bin olan kasap sayısının 2021'de 11 bini dahi bulmadığını bildiriyor. Almanya'daki gençlerin rağbet göstermediği bu mesleğe Hintliler sarılıyor. 

Bertelsmann Vakfı'nın 2024'te yaptığı bir araştırmaya göre Almanya'nın her yıl 288 bin yabancı işçiyi ülke ekonomisine katması gerekiyor. Aksi takdirde 2040'a gelindiğinde işgücü arzında yüzde 10'luk bir daralma yaşanacak. 

Independent Türkçe, BBC, DW


Eve düşen göktaşı çatıyı deldi

Teksaslı bir kadın, cumartesi günü evine göktaşı düştüğünü söylüyor. Houston'da birçok kişi gürültülü bir patlama sesi duyduğunu ve gökyüzünde yeşil ışık parlamaları gördüğünü bildirmişti (GoFundMe)
Teksaslı bir kadın, cumartesi günü evine göktaşı düştüğünü söylüyor. Houston'da birçok kişi gürültülü bir patlama sesi duyduğunu ve gökyüzünde yeşil ışık parlamaları gördüğünü bildirmişti (GoFundMe)
TT

Eve düşen göktaşı çatıyı deldi

Teksaslı bir kadın, cumartesi günü evine göktaşı düştüğünü söylüyor. Houston'da birçok kişi gürültülü bir patlama sesi duyduğunu ve gökyüzünde yeşil ışık parlamaları gördüğünü bildirmişti (GoFundMe)
Teksaslı bir kadın, cumartesi günü evine göktaşı düştüğünü söylüyor. Houston'da birçok kişi gürültülü bir patlama sesi duyduğunu ve gökyüzünde yeşil ışık parlamaları gördüğünü bildirmişti (GoFundMe)

ABD'nin Teksas eyaletinde bir kadın, Houston şehri üzerinde şiddetli bir patlama duyulmasının ardından evinin çatısını delerek içeri göktaşı düştüğünü söyledi.

Sherrie James, cumartesi günü ağır bir uzay kayasının çatıyı delip kızının yatak odasının tavanını da parçalayarak içeri girmesiyle şaşkına döndü.

Houston bölgesinde birçok kişi şiddetli bir patlama ve ışık parlamasına tanık oldu. Brenham İtfaiyesi, görgü tanıklarının "gökyüzünde yeşil bir ışık parlaması gördüğünü" ve bunun "muhtemelen bir göktaşı" olabileceğine dair yapıldığını belirtti.

James, Fox 26 Houston'a, "Taşı gördüm ve aklıma gelen ilk şey bunun bir göktaşı olduğuydu" diye konuştu. 

Çok ağır ve normal bir taşa ya da başka bir şeye benzemiyor... Sadece ağırlığından bile bir şeylerin farklı olduğu anlaşılıyor.

James ayrıca taşın tavanda delik açıp yerde izler bıraktığını, yani büyük bir kuvvetle düştüğünü belirtti.

Yerel itfaiye yetkilileri daha sonra James'in şüphelerini doğrulayarak, yakınlarda bir meteorun patladığını ve parçalarının havaya saçıldığını söyledi.

NASA bile devreye girerek cumartesi günü Houston'ın kuzeybatısına yaklaşık 90 cm çapında bir meteor parçasının düştüğünü doğruladı.

X'te yayımlanan gönderide NASA, meteorun Houston'ın kuzeybatısındaki Stagecoach'un yaklaşık 80 km yukarısında görünür hale geldiğini ve saatte yaklaşık 56 bin km hızla güneydoğu yönünde hareket ettiğini belirtti.

NASA, meteorun Cypress Station'ın hemen batısındaki Bammel'in yaklaşık 47 km yukarısında parçalandığını söyledi.

NASA, "Yaklaşık bir ton ağırlığında ve 90 cm çapındaki meteorun parçalanması, bölgedeki bazı kişiler tarafından duyulan patlamalar yaratan bir basınç dalgası oluşturdu. Doppler hava radarı ayrıca Willowbrook ve Northgate Crossing arasında göktaşlarının oluştuğunu gösterdi" dedi.

Teksas'ın güneydoğusunda bir sürücü tarafından çekilen ve KHOU tarafından paylaşılan görüntülerde, gökyüzünden parlak bir ışık noktasının düştüğü görülüyor.

Independent Türkçe


İsrail Genelkurmay Başkanı: Lübnan'da hedefli kara operasyonlarımızı yoğunlaştıracağız

İsrail Başbakanı B,nyamin Netanyahu, yanında Savunma Bakanı Israel Katz (solda) ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte, (DPA)
İsrail Başbakanı B,nyamin Netanyahu, yanında Savunma Bakanı Israel Katz (solda) ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte, (DPA)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı: Lübnan'da hedefli kara operasyonlarımızı yoğunlaştıracağız

İsrail Başbakanı B,nyamin Netanyahu, yanında Savunma Bakanı Israel Katz (solda) ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte, (DPA)
İsrail Başbakanı B,nyamin Netanyahu, yanında Savunma Bakanı Israel Katz (solda) ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte, (DPA)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyyal Zamir, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın İsrail'in ülkesindeki altyapıyı hedef almasını "egemenliğin açık bir ihlali" olarak nitelendirerek kınamasının ardından, İsrail güçlerinin Lübnan'daki Hizbullah'a yönelik hedefli kara operasyonlarını ve baskınlarını yoğunlaştıracağı uyarısında bulundu.

İsrail ordusu, Hizbullah tarafından kullanıldıkları bahanesiyle Litani Nehri üzerindeki köprüleri yıkma emrini uygulamaya başladı. Lübnan Ulusal Haber Ajansı, güneydeki çeşitli bölgelere baskınlar düzenlendiğini bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Sur'un kuzeyindeki Litani Nehri üzerinde bulunan Kasımiye Köprüsü, bir hava saldırısında kısmen yıkıldı.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı dün, köprüye yapılan bir başka hava saldırısını bildirdi; köprü "ağır hasar gördü ve şu anda hizmet dışı." Ajans, ardı ardına gelen saldırıların elektrik hatlarına zarar verdiğini ve yakındaki kasabada elektrik kesintisine neden olduğunu belirtti.

İsrail Genelkurmay Başkanı yaptığı açıklamada, “Hizbullah terör örgütüne karşı operasyon henüz başlangıç ​​aşamasında… Bu uzun vadeli bir operasyon ve biz buna hazırız” dedi.

Ayrıca, “Şimdi, iyi tanımlanmış bir plana göre, hedefli kara operasyonlarını ve hava saldırılarını yoğunlaştırmaya hazırlanıyoruz. Sınırdaki tehdidi ortadan kaldırana ve kuzey İsrail sakinlerinin uzun vadeli güvenliğini sağlayana kadar durmayacağız” ifadesini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz dün sabah, "Hizbullah teröristlerinin ve silahlarının güneye doğru hareketini engellemek ve terörist faaliyetler için kullanılan Litani Nehri üzerindeki bütün köprülerin derhal imha edilmesi" talimatı verdiğini açıkladı.

Litani Nehri, İsrail sınırının 30 kilometre kuzeyinde yer almaktadır.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail baskınlarını kınayarak, altyapıyı hedef almanın "tehlikeli bir tırmanış ve Lübnan'ın egemenliğinin açık bir ihlali, Lübnan'ın uzun zamandır diplomatik kanallar aracılığıyla dahil edilmemesi konusunda uyardığı kara işgalinin başlangıcı" olduğunu belirtti ve saldırıyı "sivillere karşı toplu cezalandırma" olarak nitelendirdi.

İsrail ile Hizbullah arasındaki mevcut çatışma, grubun İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in İsrail-ABD hava saldırılarında öldürülmesine misilleme olarak İsrail'e roket fırlatmasının ardından üç hafta önce patlak verdi.

İsrail, Lübnan'ın güneyine büyük çaplı hava saldırıları ve baskınlarla karşılık verdi; Lübnan yetkililerine göre bu saldırılar sonucunda bin 29 kişi öldü ve bir milyondan fazla kişi yerinden edildi.

İsrail çarşamba günü, Hizbullah'ı askeri teçhizat taşımak için kullanmakla suçlayarak, nehir üzerindeki iki köprüyü bombaladığını duyurdu.

Dün ise Lübnan'dan ateşlenen bir roketle kuzey İsrail'de bir kişi öldü. Bu, iki taraf arasındaki çatışmanın başlamasından bu yana Lübnan'dan fırlatılan füzenin İsrail'de can kaybına yol açtığı ilk olay oldu.

Evlerin yıkımının hızlandırılması

 Katz açıklamasında, ordunun “İsrail kasabalarına yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla sınıra bitişik köylerdeki Lübnan evlerinin yıkımını hızlandırma” talimatı aldığını söyledi.

Ulusal Haber Ajansı'na göre İsrail ordusu Lübnan'ın güneyinde, İsrail sınırına yakın Taybe kasabasında "birkaç evi havaya uçurdu."

İsrail yardım kuruluşu ZAKA, dün Lübnan'dan ateşlenen füzenin bir araca isabet etmesi sonucu bir kişinin öldüğünü doğruladı. İtfaiyeciler, doğrudan isabet alan iki araçtan alevlerin yükseldiğini bildirdi.

 Magen David Adom ambulans servisinden sağlık görevlileri, olay yerine geldiklerinde iki aracın yandığını ve bunlardan birinin sürücüsünün ölü bulunduğunu belirtti.

Hizbullah ise sınır noktalarındaki İsrail asker yoğunlaşmalarını hedef alan bir dizi operasyonun parçası olarak, Misgav Am'da İsrailli düşman askerlerinin toplandığı bir yere roket saldırısı düzenlediğini açıkladı.

Parti ayrıca, Ulusal Haber Ajansı'nın topçu bombardımanı ve makineli tüfek sesleri duyduğunu bildirdiği Naqoura da dahil olmak üzere, Lübnan sınır kasabalarındaki İsrail askerlerinin toplandığı yerleri hedef aldığını art arda yaptığı açıklamalarda doğruladı.

Bu arada, Ulusal Haber Ajansı'na göre, İsrail hava saldırıları Lübnan'ın güneyindeki Hıam ve Nakura dahil olmak üzere birçok kasabaya ve ayrıca Bekaa Vadisi'ne (doğu) yönelik saldırılara devam etti.

Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre, güneydeki Bint Cibeyl ve Marjeyoun bölgelerine düzenlenen iki İsrail hava saldırısında 4 kişi öldü ve 7 kişi yaralandı.

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Mecdel Silm köyüne düzenlenen hava saldırısında partinin seçkin birliği Rıdvan Gücü'nün komutanı Ebu Halil Burci'yi öldürdüğünü bildirdi.

Hizbullah dün, sınır kasabaları Hıyam ve Nakura'da İsrail güçleriyle hafif ve orta silahlar ve roket güdümlü el bombaları kullanarak doğrudan çatışmalara girdiğini duyurdu.

Ayrıca, İsrail'in kuzeyindeki Ma'alot-Tarshiha'da İsrail askeri mevzilerine düzenlenen roket saldırılarının sorumluluğunu da üstlendi; devlet radyosu bu saldırılarda üç kişinin yaralandığını bildirdi.

İsrail ordusuna göre, sınırda 2 İsrail askeri öldürüldü.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki geniş bölgelerin sakinlerine kasabalarını boşaltmaları ve İsrail sınırının yaklaşık 40 kilometre kuzeyinde bulunan Zahrani Nehri'nin kuzeyine taşınmaları yönünde defalarca uyarıda bulundu.