Mısır’da koronavirüsün üçüncü dalgasına karşı uyarı

Maske takma ve çarşılarda yoğunluğu önleme noktasında çağrı yapıldı.

Kızıldeniz’de başlatılan aşı kampanyasında turizm sektöründe çalışanlar aşılandı. (Mısır Sağlık Bakanlığı)
Kızıldeniz’de başlatılan aşı kampanyasında turizm sektöründe çalışanlar aşılandı. (Mısır Sağlık Bakanlığı)
TT

Mısır’da koronavirüsün üçüncü dalgasına karşı uyarı

Kızıldeniz’de başlatılan aşı kampanyasında turizm sektöründe çalışanlar aşılandı. (Mısır Sağlık Bakanlığı)
Kızıldeniz’de başlatılan aşı kampanyasında turizm sektöründe çalışanlar aşılandı. (Mısır Sağlık Bakanlığı)

Mısır Sağlık yetkilileri üçüncü bir koronavirüs dalgasına karşı uyararak, maske takma ve kalabalık mekanlardan uzak durma çağrısında bulundu. Söz konusu uyarılar, hükümetin kovid-19’la mücadelede ihtiyati tedbirlere uyma gerekliliği tavsiyelerinden saatler sonra, artan vaka sayılarıyla eş zamanlı geldi.
Mısır Bakanlar Kuruluna bağlı Bilgi ve Karar Destek Merkezi, 833 yeni vaka ve 44 yeni ölüm kaydedildiğini açıkladı. Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, alınan tedbirleri ihlal edenlere yasal prosedürlerin uygulanması uyarısında bulundu. Mısır Sağlık Bakanlığı, Çarşamba akşamı itibariyle Mısır’da kaydedilen toplam vaka sayısını 212 bin 961 olarak açıkladı. Bunlardan 161 bin 31’inin iyileştiği ve 12 bin 570’inin hayatını kaybettiği bildirildi.
Resmi verilere göre Mısır, aylar önce günlük vaka sayılarının bin sınırını aşmasının ardından koronavirüsün ikinci dalgasını yaşamıştı. Ardından stabilize olarak, günlük 300’ün altında vaka kaydetmeye başladı. Ancak salgının şiddetlenmesiyle beraber günlük vaka sayılarında yeniden bir atış yaşandı. Vakalar Mısır’da 500’e, ardından 600 ve hatta 700’lere kadar yükseldi. Son günlerde Mısır’da kaydedilen günlük vaka sayısının 800’leri aştığı bildirildi.
Mısır Sağlık ve Önleyici İşler Başkanlık Danışmanı Muhammed Avad Taceddin, Mısır’ın koronavirüsün üçüncü dalgasıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Muhammed Avad, “Dalgada, zirveye ulaşana kadar vakalar artmaya devam eder. Ardından vaka sayıları birkaç gün stabil seyreder ve sonra düşmeye başlar. Herkes bir artış yaşandığını gözlemliyor. Bu, bizim bir kaç gün içerisinde sabit bir sayıya ulaşana kadar dalganın zirvesini yaşayacağımız anlamına geliyor. Ardından vaka sayılarında düşüş yaşanmaya başlayacak” dedi.
Taceddin Çarşamba günü bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, hükümetin artan vaka sayıları ışığında ihtiyati tedbirleri alması gerektiğini vurguladı. Taceddin açıklamasının devamında, “Vakaların artması, salgının yayılma hızının arttığı anlamına geliyor. Hastanede tedavi altına alınması gereken birçok hasta olacak. Ramazan Ayında alınan tedbirlere uyulması şart. Virüsün yayılmasını engellemek için tedbirlere bağlı olmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Mısır Parlamentosu Sağlık Komitesi Başkanı ve Solunum Enfeksiyonları Yüksek Kurulu üyesi Eşref Hatim, “Mısır şuanda koronavirüsün üçüncü dalgasını yaşıyor” diyerek “Önümüzdeki dönemde vaka sayılarında büyük bir artışa şahit olacağız” ifadelerini kullandı.
Hatim açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Şuanda ve önümüzdeki dönemde vaka sayılarında yaşanan artışlar, vatandaşların ihtiyati tedbirlere uymaması, aile toplantıları ve maske takma noktasındaki ilgisizlikten kaynaklanıyor.”
Eşref Hatim, vatandaşlara önümüzdeki dönemde vaka sayılarının artmaması noktasında dikkatli olma çağrısında bulundu. Ayrıca Ramazan Ayının son haftasına kadar vaka sayılarında artış yaşanmaya devam edeceğini belirtti. Vaka sayılarını azaltmanın ihtiyati tedbirlere bağlı kalınarak gerçekleşeceğini doğruladı.
Sağlık Bakanlığı, kovid-19’la mücadele noktasında güvenli alışveriş yönergeleri yayınladı. Yapılan açıklamada, alışveriş esnasında maske takmanın ve elleri yüze temas ettirmekten kaçınmanın önemi vurgulandı. Vatandaşların satın almayacakları ürünlere dokunmaması gerektiği ile ellerin düzenli olarak yıkanması tavsiye edildi. Ayrıca satın alınan ürünlerin dezenfekte edilmesi ve marketlerde sosyal mesafe kurallarına uyulması gerektiği vurgulandı.
Bakanlık yaptığı açıklamada vatandaşları aşı olmaya çağırdı. Resmi verilere göre 1,2 milyon vatandaşın aşı yaptırmak için kayıt olduğu bildirildi. Aşı yaptırmak için başvuran 18 yaş üzeri vatandaşların sayısının günlük 20 ila 55 bin arasında değiştiği bildirildi. Dün akşam yapılan açıklamada, “Aşı olan vatandaşların sayısı 240 bine ulaştı ve hepsi oldukça sağlıklı. AstraZeneca ve Sinopharma aşılarıyla aşılanan vatandaşlarda hiç bir yan etki görülmedi” ifadeleri yer aldı.



İsrail ordusu, Suriye’nin Kuneytra ilindeki birkaç köyü işgal etti

İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
TT

İsrail ordusu, Suriye’nin Kuneytra ilindeki birkaç köyü işgal etti

İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)

Suriye ve İsrail'in Paris'te, askeri gerilimi azaltmak ve diplomasiye girişmek için ABD gözetiminde ortak bir iletişim mekanizması kurma konusunda anlaşmaya varmış olmalarına rağmen, İsrail Suriye topraklarını ihlal etmeye devam etti. İsrail ordusu dün, Suriye'nin Golan Tepeleri'ndeki Kuneytra ilinde birkaç köye girdi, es-Samedaniye eş-Şarkiye köyünde askeri kontrol noktası kurdu ve yoldan geçenlerin üstünü aradı.

Yerel kaynaklara göre iki Hilux ve Hummer aracından oluşan bir İsrail gücü, Berika köyü yönünde Bir Acim beldesine girdi, Bir el-Kabbas'ta yaklaşık on dakika durdu ve ardından bölgeden çekildi. Bu arada Suriye'nin resmi yayın kuruluşu El-İhbariyye, İsrail güçlerinin ‘Kuneytra kırsalındaki es-Samedaniye eş-Şarkiye köyünde üç araçtan oluşan bir askeri kontrol noktası kurduğunu ve yoldan geçenleri aradığını’ bildirdi.

Bu olay, İsrail ordusunun Kuneytra'nın doğusundaki el-Ahmer tepesinde mevzilenip İsrail bayrağını göndere çekerek, eski rejimin düşüşüne kadar Suriye'nin kontrolünde olan gözetleme noktaları ve siperler içeren ileri çatışma merkezleri olarak kabul edilen batı ve doğu el-Ahmar tepelerinin kontrolünü ele geçirmesinden birkaç gün sonra meydana geldi.

İsrail basını dün, ABD'nin himayesinde Paris'te düzenlenen Suriye-İsrail müzakerelerinin, ‘ABD'nin etkin katılımıyla sahada çatışmaları önlemeye yönelik bir koordinasyon mekanizması kurulması konusunda sınırlı bir mutabakat’ ile sonuçsuz kaldığını bildirdi. O tarihten bu yana önemli bir ilerleme kaydedilmedi.

İsrail gazetesi Ma'ariv, üst düzey bir İsrailli yetkilinin, İsrail'in pozisyonunun net ve tartışmaya kapalı olduğunu, Hermon (Şeyh) Dağı'ndan çekilmeyeceklerini söylediğini aktardı.

Yetkili, Suriye'nin güvenlik anlaşmasını İsrail'in çekilmesiyle ilişkilendirme talebinin, müzakerelerin teknik koordinasyon aşamasından öteye geçememesinin nedeni olduğunu vurguladı.

dfgrty
Kuneytra'nın batısındaki Tel el-Ahmer'deki İsrail askeri üssü (Facebook)

Araştırmacı ve siyasi analist Muhammed es-Süleyman, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Paris'te yapılan son müzakere turunun, iki taraf arasındaki gerilimi azaltmayı ve İran destekli milislerin sınırdan geri dönmesini engelleyerek bölgedeki istikrara katkıda bulunacak bilgilerin paylaşılmasını amaçladığını söyledi.

Süleyman, müzakerelerin tıkanmasının nedeninin, İsrail'in Suriye topraklarında ihlallerinin yanı sıra Suriye’nin güneyi ve el-Cezire bölgesindeki devlet dışı aktörlere desteğini sürdürmesi olduğunu vurguladı.

Süleyman’a göre İsrail'in bu politikaları müzakerelerde baskı aracı olarak izlediğini, ancak bunun müzakerelerin başlaması konusunda anlaşma olasılığını zayıflatıyor.

İsrail ayrıca 8 Aralık 2024 tarihinden sonra işgal ettiği bölgelerden çekilmeyi reddediyor. Bu durum, ‘İsrail'in 8 Aralık öncesi sınırlarına tamamen çekilmesini’ ısrarla talep eden ve ‘bu sınırlar içinde bir tampon bölge kurulmasını ulusal egemenliğin ihlali’ olarak nitelendirerek reddeden Şam için kabul edilemez.

Suriyeli araştırmacı Süleyman, Şam'ın ‘bölgedeki gerilimi azaltmanın ve ihlalleri durdurmak amacıyla sınırlı bir güvenlik anlaşması yapmanın yanı sıra İsrail ile Suriye'nin güneyindeki ve Suriye'nin El-Cezire bölgesindeki devlet dışı aktörler arasındaki iletişimi durdurmak istediğini söyledi.

İsrail'in bu bağlantıları, Suriye devletinin istikrarını bozan aktörleri desteklemek için kullandığı göz önüne alındığında bu talebin doğal olduğuna işaret eden Süleyman, İsrail'in, ‘gerçek bir caydırıcı unsur olmaksızın’ ihlallerine devam etmek için ABD'nin desteğini kullandığının altını çizdi.

dfrgty
Hermon (Şeyh) Dağı'ndaki bir kontrol noktasının yanında duran bir İsrail askeri, 8 Ocak 2025 (AFP)

İsrail ordusu bir yılı aşkın bir süredir, neredeyse her gün Suriye topraklarını işgal etmeye devam ediyor. Özellikle Kuneytra vilayetinin kırsal kesiminde sınır hattı üzerinde bulunan köylerde kontrol noktaları kuruyor, yoldan geçenleri tutuklayıp sorguluyor, tarım arazilerini buldozerlerle yıkıyor ve ekinleri tahrip ediyorlar.

6 Ocak'ta, bilgi alışverişini koordine etmek, askeri gerilimi azaltmak ve diplomasi ve ticaret fırsatlarını değerlendirmek için ABD gözetiminde ortak bir iletişim mekanizması oluşturulması konusunda anlaşmaya varılmasına rağmen, İsrail'in uygulamaları azalmadı. Geçtiğimiz hafta Fransa'nın başkenti Paris’te Suriye, İsrail ve ABD temsilcilerinin katıldığı iki günlük yoğun görüşmelerin ardından yayınlanan üçlü bildiride böyle belirtildi.

Araştırmacı Muhammed Süleyman'a göre İsrail'in askeri kuleler ve karakollar inşa etmesi, bölgenin parçalanmasına katkıda bulunrken sınırların kontrolünü kolaylaştırıyor ve bölgeyi tek taraflı bir askeri bölgeye dönüştürüyor. Süleyman, İsrail'in sivillere ve Suriye'nin egemenliğine yönelik uygulamalarının şüphesiz ‘orta ve uzun vadede genişleme ve yerleşim korkularını artırdığını’ belirtti.

Öte yandan Suriye hükümetinden bir kaynak, bu ayın 5'inde İsrail ile müzakerelerin yeniden başlamasının ‘Suriye'nin müzakere edilemez ulusal haklarını geri kazanma konusundaki sarsılmaz kararlılığını teyit ettiğini’ açıkladı.

fgthyu
Suriye'nin güneyinde, İsrail sınırına yakın Kuneytra şehrindeki bir gözlem noktasında Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlemci Gücü (UNDOF) mensubu bir asker (AFP)

Görüşmelerde Suriye, İsrail ile arasında 1974'te imzalanan ‘Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşmasının’ yeniden yürürlüğe konmasını talep etti. Böylece Suriye'nin egemenliğini diğer tüm hususların üzerinde tutan ve Suriye'nin iç işlerine herhangi bir müdahalenin önlenmesini garanti eden adil bir güvenlik anlaşması çerçevesinde İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 tarihinden önceki konumlarına çekilmesi garanti edilecekti.

Suriye yetkilileri, Beşşar Esed rejiminin düşmesinden bu yana, ABD'nin arabuluculuğunda İsrailli yetkililerle bazı müzakereler gerçekleştirdi, ancak herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. İsrail, Suriye topraklarında silahsız bir tampon bölge kurulmasında ısrar ederken, Şam bunu reddediyor.


Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyor

Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
TT

Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyor

Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)

Fransa'nın başkenti Paris'te 5 Mart'ta Lübnan ordusunu desteklemek için bir konferansın düzenleneceğinin duyurulması, meşru kurumların silahların devletle sınırlandırılması kararını uygulamaya koyma yönündeki uluslararası iradeyi yansıtıyordu.

Dün yapılan duyuru, Suudi Arabistan, ABD, Fransa, Mısır ve Katar temsilcilerinden oluşan beşli grubun desteğiyle uluslararası bir ivme kazandı. Bu adım, ordunun görevlerini, özellikle de Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını tamamlamasını sağlamak için atılan bir adım olarak görüldü.

Konferans öncesinde, ihtiyaç ve gereklilikleri belirlemek üzere Lübnan ordusu komuta kademesi ile bağışçı ülkeler arasında toplantılar düzenlenmesi planlanıyor.

Buna karşın Hizbullah iç savaşla tehdit etti. Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati yaptığı açıklamada, yetkililerin Litani Nehri’nin kuzeyi hakkındaki açıklamalarının ‘hükümetin kaos ve istikrarsızlığa, kimsenin memnun olmayacağı bir iç duruma ve belki de iç savaşa doğru gittiği anlamına geldiğini’ söyledi.


Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
TT

Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün yaptığı açıklamada, “SDG (Suriye Demokratik Güçleri) Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş savaşını engellemeye çalıştı, ardından şehrin stratejik bölgelerine yayıldı” dedi.

Eş-Şara, haber kanallarında yayınlanan bir televizyon röportajında, "Kürt unsuru Suriye'deki durumla bütünleşmiş durumda ve Kürtlerin orduda, güvenlikte ve parlamentoda yer almasını istiyoruz, ancak PKK (Kürdistan İşçi Partisi) onları kalkınma fırsatlarından mahrum bırakmak istiyor" ifadelerini kullandı.

Suriye Devlet Başkanı, “SDG örgütünün sorunu, birden fazla lideri olması ve askeri kararlarının PKK örgütüyle bağlantılı olmasıdır” diyerek, “(SDG) Halep'te sivil ve ekonomik hayatı engelledi ve Nisan anlaşmasının şartlarına uymadı” şeklinde konuştu.