Kulaklarınızı iyi açın ve okuyun!

Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)
Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)
TT

Kulaklarınızı iyi açın ve okuyun!

Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)
Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)

Hela Kerim
Hangimiz uykuya dalarken dede ve büyükannelerimiz ya da anne ve babalarımızın okuduğu ya da anlattığı hikâyelerle uyuyakalmadı ki. Bu genellikle henüz okumayı bilmediğimiz zamanlardaydı.
Uykudan önce masal ve hikâyeler, çocukların hayallerinin dehlizlerine girişti ki hala da öyle. Anlatıcının sesinin kesilmesiyle birlikte rüyaların eşiğinden içeri adım atılır.
Anlatı, çocuğun küçük kafasında hayal gücünün iplerini çözebilmesi için anlatıcının istediği gibi sunulduğu için bu, her insanın çocukluğundan itibaren kültürüyle ilk tanışması sayılabilir.

Yaşayan bir hikâye anlatıcısı
Sesli hikâyeler, hiç de yeni bir durum değil. Hikâye anlatıcısı, her zaman mahalle kahvehanelerinde eski hikâyeler anlatır. Erkekler, oturup hikâyeleri dinler ve karakterlerle ilgili taraf tutarlar.
Hikâye anlatıcısı, cebinde bazen küçük kamışlar taşır ve zaman zaman ritimli bir şekilde masaya vurur. Hikâyeyi açıklamak ya da olayları canlandırmak için bazı fiziki hareketler yapar. Dinleyicilerin, destekleyici, kızgın veya itiraz içeren yorumlarına kulak verir. Ses tonu ile tüm duyguları dinleyiciye geçirir. Karakterleri taklit ederek sesi yükseltip alçaltır. Hikâye anlatıcısı, okuma oranlarının düşük olduğu köy ve şehirlerde popüler bir kültürün temsilcisiydi.
Radyoların yaygınlaşmasıyla birlikte hikâyeler bölümler şeklinde yayınlanmaya başladı. Radyolardaki bu hikâyeler, birden fazla kişi tarafından seslendirilir. Özellikle de diyaloglarda ses değişiyordu. İnsanlar, bu bölümleri pembe dizi gibi izler ve bekler hale geldiler.
Hikâye anlatıcılığı mesleği, eğitimin yayılmasından sonra unutulup gitti. Kadim miraların anlatıldığı kitaplarda kaldı. Ancak başka bir yolla yeniden ortaya çıkmış görünüyor. Okunan kitaplar, roman ve hikâyelerden, siyasi, ekonomik, edebi, felsefi ve diğer alanlardan kitaplara ulaştı. Dinleyiciler, bir gruptan yalnızca bir kişiye düştü. Bir radyo, şarkı veya program dinler gibi istedikleri her yerde dinleyebiliyorlar.

Okunan ve dinlenen arasında   
Parasını daima kitap satın almaya yatırdığını söyleyen Gassan Haddad, kitap okumayı çok sevdiğini ifade ediyor. Haddad, her gün işe giderken yanına aldığı kitabı okuduğunu ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadığını belirtiyor. Telefon ya da tablet ekranlarından kitap okumanın kendisini çekmediğini söyleyen Haddad, yaşının ilerlemesiyle birlikte okuma gözlüğü kullanmak zorunda kaldığını ve otobüste kitap okurken başının dönmeye başladığını ifade ediyor. Bunun üzerine kızının ona bir sesli kitap uygulaması yükleyip kendisine bir kulaklık verdiğini söylüyor. Evde Wi-fi ile sesli kitaplar indirip yolda dinlediğini anlatıyor.
Sesli kitap fikrinden hoşlanan Gassan, daha önce okuduğu romanları sık sık dinlediğini, çünkü okuyucuların performanslarının romanlara farklı bir boyut kattığını söylüyor. Ancak bazı seslendirmelerin insanın dikkatini dağıtacak derecede aşırıya gittiğini düşünüyor. “Bu şiir değil, bir okuma” diyen Gassan, “Bir fikri iletmek için okumaya duygu verilmesine karşı değilim ama bazı seslendirmelerde abartıya kaçılıyor” diyor. Haddad, sesli kitap dinlerken daha sevecen ve etkileşimli bulduğu için kadın seslerini tercih ettiğini dile getiriyor.
Ancak her şeye rağmen Gassan, ‘okumanın’ gözbebeği olduğunu söylüyor. Evde veya kafelerde kitapları yavaş okuduğunu ancak yolda zaman geçirmek için kitap dinlediğini söylüyor.

Modern çözüm
Nadiye Kablan, sesli kitapların modern dönemde bir çözüm olarak ortaya çıktığını söylüyor. Bilgisayar karşısında sayılar ve isimlerle geçen zorlu bir iş gününün ardından okuma yapmak için zamanının olmadığını ifade ediyor.
Nadiye, çoğunlukla sesli kitap dinlerken uyuyor ve daha çok İngilizce seslendirmeler tercih ediyor. Seslendirmenin kadın ya da erkek olmasının onun için bir önemi olmadığını söylüyor. Kablan, “Ne zaman hislenmem gerektiğine ben karar veririm. Okuyucu tarafsız, düzgün ve net bir okuyuşa sahip olmalı. Duygu verip beni ses tonu ile etkilemesine gerek yok. İstiyorsa kitap seslendirmeyi bırakıp oyunculuk yapabilir. Etkiyi oluşturması gereken kullanılan kelime ya da verilen fikirdir” diyor.
Nadiye dikkati dağıldığı için araç kullanırken sesli kitap dinlemek yerine yolda şarkı, podcast veya haber dinlemeyi tercih ediyor.
Kablan’a göre sesli kitaplar, okuma yazma bilmemeler, meşguliyet, gözle ilgili sorunlar yaşayanlara kadar çeşitli nedenler kitap okuyamayan insanlar için güzel bir çözüm olduğuna dikkat çekiyor. Annesinin yemek pişirdiği süre boyunca duygusal hikâyeler dinlediğini bildiriyor. 

Okumanın alışkanlıkları
Rebi ed-Dika’nın kitap okuma konusunda belirli alışkanlıkları var. Kitap onun için herhangi bir elektronik veya ses cihazından çok daha fazla şey ifade ediyor. Sayfaları çevirmek ve ona dokunmak Rebi için çok şey ifade ediyor. Kitap ve kahvesini alıp kanepeye geçtiği zaman hissettiklerinin sesli kitap tarafından telefi edilemeyeceğini söylüyor. Dika, “Birbirleri ile kıyaslanamazlar. Okumak için elime bir cihaz alsam gerilirim ve aldığım zevki kaybederim” diyor.
Rebi, daha önce kitaplarını arkadaşlarıyla paylaşmaktan mutlu olduğunu ancak şu an defalarca okumuş olsa da tek birini bile kimseye vermek istemediğini dile getiriyor. Elini attığı zaman kitabının kitaplığında olmasını sevdiğini söylüyor.
Nayef Hasan, bazı kitapların özellikle de felsefi, ekonomik ve kitapların dinlemekle yetinilemeyeceğini söylüyor. Bu tür kitapların ikinci bir okumaya ihtiyacı olduğunu ifade eden Hasan, referans olarak başvurmak, üzerinde düşünüp fikri anlamak ve analiz etmek gerektiğine dikkat çekiyor. Kitabı genellikle yanında kalemle okuduğunu belirten Hasan dikkatini çeken ifadelerinin altını çizip daha sonra geri dönmek üzere kenar boşluklarına notlar aldığını belirtiyor.
Nayef, basılı kitaplar okuma tutkusuna rağmen bunun onu ‘devasa bir kütüphane’ içeren telefonundan da birçok kitap okumaktan alıkoymadığını ifade ediyor. Araç kullanırken kişisel gelişim kitapları ve hikâyeler dinlemenin kendisinde alışkanlık haline geldiğine dikkat çekiyor. Sesli kitap dinlerken hiç okuma zevki hissetmediğini ancak uzun süre araba kullanan biri için iyi olduğunu söylüyor.
Okumanın hayal gücü ve yaratıcılığını özgürleştirdiğine işaret eden Hasan, beklenti ve hayal açısından geniş ufuklar sunduğunu bildiriyor. Romanlarda anlatıcının aceleciliği olmaksızın okuyucunun zaman ve ritmine göre hayal kurma imkânı sunduğunu söylüyor.

Kitap seslendirmenleri
Bir de daha önce radyo, kaset, albüm en son da uygulamalardan dinlediğimiz kitapları seslendirenler var.
Sesli kitap seslendiren Arapça öğretmeni Samar Şihab eş-Şerif, çocukların olaylara göre değişen vurgu ve tonlamalar yaptığı seslendirmelerinden hoşlandığını söylüyor. Arapça seslendirmelerin dinlenilme oranlarının azaldığına dikkat çeken Şerif, bunun üzerine okul kütüphanesindeki hikâyeleri ses efektleri katarak seslendirmeye karar verdiğini ifade ediyor.
Samar, çocuk kitapları seslendiriyor. İnsanların uzun hikayelere odaklanma kabiliyetlerinin sınırlı olduğunu söyleyen Şerif, bir keresinde 20 dakikalık bir hikaye seslendirmeyi denediğini ve onuncu dakikadan sonra çocukların dikkatlerinin dağıldığını hissettiğini belirtti. Bazılarının 15’inci dakikaya kadar dayandığını ifade eden Şerif, bu nedenle uzun romanlar kaydetmenin yetişkinler için bile sağlıklı olmadığını söylüyor. Yapılan kayıt ne kadar kısa olursa o kadar odaklanıp dinlenebileceğine dikkat çekiyor.
Samar, okumayı dinlemeye tercih ettiğini ancak işinden dolayı sesli kitap da dinlediğini söylüyor. Anlatıcının kadın ya da erkek olmasının bir önemi olmadığını önemli olanın okuma şekli olduğunu ifade ediyor. Çocuklara duygunun geçmesi için tonlama yapmayı sevdiğini çünkü görselliğin olmadığı yerde işitmenin önemli olduğunu belirtiyor. Çocuklar hayal güçlerini tetiklemek için tüm dikkatlerini işitmeye odaklanıyor. Böylece önlerindeki resmi görüyorlarmış gibi hayal güçlerini canlandırmaya çalışıyorlar.

Samar, ses tonu ve hamlığı nedeniyle sık sık iltifatlar duyuyor. Harfleri net ve mutedil bir hızda çıkmasının övgüyle karşılandığını söylüyor. Sesin net olması için tüm faktörlerin gerekli olduğunu söylüyor.

Dublajdan kitap seslendirmeye
Seslendirmen Suad İlyas Garaveys’te okuma tutkusunun henüz okul sıralarında ödev olduğu dönemlerinde başladığını söylüyor. Hanna Al-Fakhoury adında bir Arap dili öğretmeninin harflerin seslendirilmesi ve çıkışlarını öğretip ve ezberletmesinin kendisine çok ilginç ve zevkli geldiğini söylüyor.
Sad, Arapça kitaplar okumayı sevdiğini ve dilin derin bir ruhaniyete sahip olduğunu söylüyor. Bu konuyla ilgilendiğini ve okuldan sonra bunun üzerine yoğunlaştığını ifade ediyor.
Rahmetli oyuncu Michel Tabet sayesinde telaffuz ve ‘vokaliz’ sesine hayran olmasının ardından bu alana girdiğini söylüyor. Ondan Meksika pembe dizilerinin bölümlerini kaydetmesini istediğini ardından o ve aktör Patrick Mubarak’ın ona kitap seslendirmeyi teklif ettiğini ifade ediyor.
İşe, stüdyoda metinler, çoğunlukla hikâyeler, romanlar ve diyaloglar kaydetmekle başladığımı ifade eden Suad, hikâyenin duygularını hissettiğini, hatta bazen fiziksel hareketlerle ifade ettiğini söylüyor. Karakterin bazen ona stüdyo dışında da eşlik ettiğine dikkat çekiyor.
Ancak Suad, dinlemek yerine kitap okumayı tercih ettiğini söylüyor.
Okumanın bir insanı daha fazla takip edip odaklanabilmesini sağladığına inanıyor. Ancak dinlemede tam bir odaklanma sağlanamadığı takdirde kişinin öykünün dışında kaldığına işaret ediyor.
Sesli kitap dinlerken bir erkek sesini kadın sesine tercih ettiğini söylüyor. Abdulmecid Meczubi Cihad el-Atraş, Ömer ez-Zeyn ve İlyas Nasır’ın seslerini sevdiğini ifade ediyor.



James Cameron kesenin ağzını sıkıyor: Avatar 4 ve 5'te bütçe freni

Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)
Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)
TT

James Cameron kesenin ağzını sıkıyor: Avatar 4 ve 5'te bütçe freni

Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)
Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)

Yüksek bütçeli filmleriyle James Cameron, sıra Avatar 4 ve 5'e gelince bu kez kesenin ağzını biraz daha sıkması gerekebileceğini kabul etti.

Avatar: Ateş ve Kül'ün (Avatar: Fire and Ash) gişede 1,2 milyar dolarlık hasılatı aşmasına rağmen, Pandora evrenindeki bu üçüncü film serinin önceki halkalarının epey gerisinde kaldı. İlk Avatar 2,9 milyar dolarla hâlâ tüm zamanların en çok kazanan filmi. Avatar: Suyun Yolu (Avatar: The Way of Water) ise 2,3 milyar dolarla Avengers: Endgame'in ardından tüm zamanlar listesinde üçüncü sırada yer alıyor.

Box Office Mojo verilerine göre Ateş ve Kül ise listede 28. sırada. Bu tablo, serinin hayranları için Disney'in, Cameron'ın yıllardır planladığı devam filmlerine yeşil ışık yakıp yakmayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Kanadalı yönetmen de bütçenin ve maliyetlerin yeniden gözden geçirilmesi gerekebileceğini söylüyor

71 yaşındaki Cameron, Tayvan merkezli TVBS News'a verdiği röportajda durumu şöyle özetledi:

Şöyle bir gerçek var: Sinema sektörü şu anda durgun. Avatar 3'e çok para harcadık. Devam edebilmek için iyi iş çıkarmamız gerekiyor. İyi iş çıkarmalıyız ve devam edebilmek için Avatar filmlerini daha düşük maliyetle nasıl yapacağımızı bulmamız gerekiyor.

Yönetmen ayrıca serinin sürmesi halinde kadroya katılabilecek isimler arasında Michelle Yeoh'un adını da andı. Cameron, Yeoh'un olası rolüyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

Eğer devam edersek 4 ve 5'i birlikte yapacağız. Biz Avatar 2 ve 3'ü de birlikte çekmiştik; tek, büyük bir hikaye gibi. 4 ve 5 de başka bir büyük hikaye olacak. Michelle 4 ve 5'te yer alacak. Karakterin adı Paktu'eylat. Bir Na'vi olacak.

Yeoh'un Na'vi evrenine katıldığını beyazperdede görmek için biraz daha beklemek gerekecek. Avatar 4'ün 21 Aralık 2029, Avatar 5'in ise 19 Aralık 2031'de vizyona girmesi planlanıyor.

Independent Türkçe, TVBS News, GamesRadar


George R.R. Martin'den House of the Dragon itirafı: "Berbat bir halde"

Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)
Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)
TT

George R.R. Martin'den House of the Dragon itirafı: "Berbat bir halde"

Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)
Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)

George R.R. Martin'in House of the Dragon'ın ikinci sezonunun gidişatına dair blogunda paylaştığı eleştiriler büyük yankı uyandırmıştı. Buz ve Ateşin Şarkısı (A Song of Ice and Fire) yaratıcısı, Game of Thrones yan dizisinin perde arkasında yaşananlara ilişkin çok daha açık sözlü değerlendirmelerde bulundu. Kulis bilgilerine göre taraflar arasındaki görüş ayrılığı, HBO'nun Martin'den bir süreliğine diziden tamamen uzaklaşmasını istemesine kadar vardı. Ancak yazar, aylar sonra yeniden ekibe dahil edildi.

Eylül 2024'te paylaşılıp kısa süre sonra silinen blog yazısında Martin, kaynak materyalinde yapılan bazı değişikliklerin dizinin ilerleyen sezonlarında "olumsuz zincirleme etkiler" yaratacağını savunmuştu. Martin, "House of the Dragon, üç ve 4. sezonlar için düşünülen değişikliklerin bazılarıyla devam ederse, daha büyük ve daha toksik kelebek etkileri de gelecek..." diye yazmıştı.

Hollywood Reporter'ın yeni kapak dosyası ise Martin'le yapılmış kapsamlı bir röportajdan oluşuyor. Martin bu röportajda yaşananları açık açık anlattı.

Martin'e, Condal'la ilişkisinin "nasıl bu kadar sertleştiği" sorulduğunda yanıtı netti:

Sertleşti demek hafif kalır. Berbat bir halde.

Martin, ilk sezonda ilişkilerinin "gayet iyi yürüdüğünü" ve Condal'ın, ilk sezonun ortak sorumlularından Miguel Sapochnik'le yaşadığı bir anlaşmazlık sırasında kendisinden destek istediğini de aktardı. (Sapochnik, ikinci sezon öncesinde diziden ayrılmıştı.) Ancak Martin'e göre tablo, ikinci sezonda değişti.

"Sonra ikinci sezona girdik ve o, temelde beni dinlemeyi bıraktı" diyen Martin, sözlerini şöyle sürdürdü: 

Ona notlar iletirdim, çoğu zaman karşılığını görmezdim. Bazen neden yapmadığını açıklardı. Bazen de 'Ah, tamam, evet, bunu düşüneceğim' derdi. Durum kötüleştikçe ben de daha çok sinirlenmeye başladım. Sonunda HBO bana, notlarımı doğrudan kendilerine iletmemi söyledi; ardından bu notları Ryan'a 'ortak değerlendirme' olarak aktaracaklarını belirtti.

Hollywood Reporter'ın kaynaklarına göre, Condal'ın üçüncü sezon vizyonunu anlattığı bir Zoom görüşmesinde Martin, itirazlarını dile getirip "Bu artık benim hikayem değil" dedi. Bunun ardından HBO'nun Martin'den House of the Dragon'dan tamamen geri çekilmesini istediği, ancak aylar sonra yazarın yeniden sürece dahil edildiği belirtiliyor.

Hollywood Reporter'a konuşan bir HBO yetkilisi, "George ve Ryan, üçüncü sezonun gidişatı konusunda anlaşmazlık yaşadı" diyerek şunları söyledi: 

O noktada, aralarındaki sürecin ve iletişimin koptuğu ve bir sıfırlamaya ihtiyaç olduğu açıktı. Bu yüzden doğal olarak herkes bir süreliğine geri adım attı; ta ki ilerlemek için yeni bir yol bulana kadar.

Meşhur" blog yazısına gelince… Hollywood Reporter, yazıyı Martin'in kaldırmadığını, bir HBO yöneticisinin yazarın menajerine ulaşmasının ardından, asistanının yazıyı sildiğini aktarıyor. 

Martin ise, "Geri koyabilirdim ama o zaman aptal gibi görünürdüm" diyerek ekliyor: 

Üstelik yazının yüzde 80'i övgüydü. Ama insanların odaklandığı kısım bu olmadı.

Independent Türkçe, GamesRadar, Hollywood Reporter


Euphoria 4 yıl sonra tarihe geçti: 48 saatte 100 milyona koştu

Euphoria'nın ilk iki sezonunda 29 yaşındaki Zendaya'nın canlandırdığı Ru Bennett'ın uyuşturucuyla mücadelesi işlenmişti (HBO)
Euphoria'nın ilk iki sezonunda 29 yaşındaki Zendaya'nın canlandırdığı Ru Bennett'ın uyuşturucuyla mücadelesi işlenmişti (HBO)
TT

Euphoria 4 yıl sonra tarihe geçti: 48 saatte 100 milyona koştu

Euphoria'nın ilk iki sezonunda 29 yaşındaki Zendaya'nın canlandırdığı Ru Bennett'ın uyuşturucuyla mücadelesi işlenmişti (HBO)
Euphoria'nın ilk iki sezonunda 29 yaşındaki Zendaya'nın canlandırdığı Ru Bennett'ın uyuşturucuyla mücadelesi işlenmişti (HBO)

Diziye verilen 4 yıllık araya rağmen Euphoria'ya ilgi dinmiş değil.

Warner Bros. Discovery'nin verilerine göre dizinin üçüncü sezon fragmanı, ilk 48 saatte yaklaşık 100 milyon kez izlendi. Şirket, bunun HBO Max tarihinde bir orijinal dizi fragmanı için ilk 48 saatteki en büyük çıkış olduğunu belirtiyor.

Ancak daha önce rekorun hangi diziye ait olduğu net değil. HBO, geçmişte bazı yüksek profilli dizilerin fragman başarılarını öne çıkarmıştı fakat 48 saatlik zaman aralığına ilişkin bir karşılaştırma paylaşmamıştı. 

Geçen yıl The Last of Us'ın ikinci sezon fragmanı, üç günde küresel ölçekte farklı platformlarda toplam 158 milyon izlenmeyle rekor kırmıştı. 2019'da ise kanal, Game of Thrones'un final sezonu fragmanının 24 saatte 81 milyon izlenmeye ulaştığını açıklamıştı.

Euphoria, ilk sezonuyla büyük çıkış yakalamış, ana kadrodaki birçok oyuncunun yıldızlaşmasıyla popülaritesi daha da artmıştı. HBO'ya göre dizi, artık kanal tarihinin en çok izlenen yapımları arasında yer alıyor. 

Dizi, 2022'de yayınlanan ikinci sezon finalinde zirve yapmış; bölüm, tüm HBO platformları genelinde 6,6 milyon izleyiciyle Euphoria'nın şimdiye kadarki en yüksek izlenme rakamına ulaşmıştı. Sezon finalinin izleyici sayısı bir önceki haftaya göre yüzde 30 artarken, 2019'daki ilk sezon finalini de geride bırakmıştı. O bölüm 530 bin izleyiciye ulaşmıştı.

Üçüncü sezonla dizinin final yapması muhtemel. Zendaya'nın canlandırdığı Rue Bennett başta olmak üzere, Lexi Howard (Maude Apatow), Maddy Perez (Alexa Demie), Nate Jacobs (Jacob Elordi), Cassie Howard (Sydney Sweeney) ve Jules Vaughn (Hunter Schafer) gibi ana karakterlerin büyük bölümü yeni sezonda geri dönüyor.

Hikaye, "liseden birkaç yıl sonrasına" taşınacağı için yeni oyuncuların da kadroya katılacağı belirtiliyor. Yaratıcı Sam Levinson, üçüncü sezonun karakterlerin "okulun güvenli ağından çıktıktan sonra" hayatı nasıl yönettiklerini ve bunun getirdiği sınavları konu alacağını söylemişti.

Yeni sezon, 13 Nisan'da izleyiciyle buluşacak. Euphoria, Türkiye'de HBO Max'te yayımlanıyor.

Independent Türkçe, Deadline, TheWrap