Kulaklarınızı iyi açın ve okuyun!

Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)
Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)
TT

Kulaklarınızı iyi açın ve okuyun!

Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)
Kitap dinlemenin zamanı yoktur (Pixabay)

Hela Kerim
Hangimiz uykuya dalarken dede ve büyükannelerimiz ya da anne ve babalarımızın okuduğu ya da anlattığı hikâyelerle uyuyakalmadı ki. Bu genellikle henüz okumayı bilmediğimiz zamanlardaydı.
Uykudan önce masal ve hikâyeler, çocukların hayallerinin dehlizlerine girişti ki hala da öyle. Anlatıcının sesinin kesilmesiyle birlikte rüyaların eşiğinden içeri adım atılır.
Anlatı, çocuğun küçük kafasında hayal gücünün iplerini çözebilmesi için anlatıcının istediği gibi sunulduğu için bu, her insanın çocukluğundan itibaren kültürüyle ilk tanışması sayılabilir.

Yaşayan bir hikâye anlatıcısı
Sesli hikâyeler, hiç de yeni bir durum değil. Hikâye anlatıcısı, her zaman mahalle kahvehanelerinde eski hikâyeler anlatır. Erkekler, oturup hikâyeleri dinler ve karakterlerle ilgili taraf tutarlar.
Hikâye anlatıcısı, cebinde bazen küçük kamışlar taşır ve zaman zaman ritimli bir şekilde masaya vurur. Hikâyeyi açıklamak ya da olayları canlandırmak için bazı fiziki hareketler yapar. Dinleyicilerin, destekleyici, kızgın veya itiraz içeren yorumlarına kulak verir. Ses tonu ile tüm duyguları dinleyiciye geçirir. Karakterleri taklit ederek sesi yükseltip alçaltır. Hikâye anlatıcısı, okuma oranlarının düşük olduğu köy ve şehirlerde popüler bir kültürün temsilcisiydi.
Radyoların yaygınlaşmasıyla birlikte hikâyeler bölümler şeklinde yayınlanmaya başladı. Radyolardaki bu hikâyeler, birden fazla kişi tarafından seslendirilir. Özellikle de diyaloglarda ses değişiyordu. İnsanlar, bu bölümleri pembe dizi gibi izler ve bekler hale geldiler.
Hikâye anlatıcılığı mesleği, eğitimin yayılmasından sonra unutulup gitti. Kadim miraların anlatıldığı kitaplarda kaldı. Ancak başka bir yolla yeniden ortaya çıkmış görünüyor. Okunan kitaplar, roman ve hikâyelerden, siyasi, ekonomik, edebi, felsefi ve diğer alanlardan kitaplara ulaştı. Dinleyiciler, bir gruptan yalnızca bir kişiye düştü. Bir radyo, şarkı veya program dinler gibi istedikleri her yerde dinleyebiliyorlar.

Okunan ve dinlenen arasında   
Parasını daima kitap satın almaya yatırdığını söyleyen Gassan Haddad, kitap okumayı çok sevdiğini ifade ediyor. Haddad, her gün işe giderken yanına aldığı kitabı okuduğunu ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadığını belirtiyor. Telefon ya da tablet ekranlarından kitap okumanın kendisini çekmediğini söyleyen Haddad, yaşının ilerlemesiyle birlikte okuma gözlüğü kullanmak zorunda kaldığını ve otobüste kitap okurken başının dönmeye başladığını ifade ediyor. Bunun üzerine kızının ona bir sesli kitap uygulaması yükleyip kendisine bir kulaklık verdiğini söylüyor. Evde Wi-fi ile sesli kitaplar indirip yolda dinlediğini anlatıyor.
Sesli kitap fikrinden hoşlanan Gassan, daha önce okuduğu romanları sık sık dinlediğini, çünkü okuyucuların performanslarının romanlara farklı bir boyut kattığını söylüyor. Ancak bazı seslendirmelerin insanın dikkatini dağıtacak derecede aşırıya gittiğini düşünüyor. “Bu şiir değil, bir okuma” diyen Gassan, “Bir fikri iletmek için okumaya duygu verilmesine karşı değilim ama bazı seslendirmelerde abartıya kaçılıyor” diyor. Haddad, sesli kitap dinlerken daha sevecen ve etkileşimli bulduğu için kadın seslerini tercih ettiğini dile getiriyor.
Ancak her şeye rağmen Gassan, ‘okumanın’ gözbebeği olduğunu söylüyor. Evde veya kafelerde kitapları yavaş okuduğunu ancak yolda zaman geçirmek için kitap dinlediğini söylüyor.

Modern çözüm
Nadiye Kablan, sesli kitapların modern dönemde bir çözüm olarak ortaya çıktığını söylüyor. Bilgisayar karşısında sayılar ve isimlerle geçen zorlu bir iş gününün ardından okuma yapmak için zamanının olmadığını ifade ediyor.
Nadiye, çoğunlukla sesli kitap dinlerken uyuyor ve daha çok İngilizce seslendirmeler tercih ediyor. Seslendirmenin kadın ya da erkek olmasının onun için bir önemi olmadığını söylüyor. Kablan, “Ne zaman hislenmem gerektiğine ben karar veririm. Okuyucu tarafsız, düzgün ve net bir okuyuşa sahip olmalı. Duygu verip beni ses tonu ile etkilemesine gerek yok. İstiyorsa kitap seslendirmeyi bırakıp oyunculuk yapabilir. Etkiyi oluşturması gereken kullanılan kelime ya da verilen fikirdir” diyor.
Nadiye dikkati dağıldığı için araç kullanırken sesli kitap dinlemek yerine yolda şarkı, podcast veya haber dinlemeyi tercih ediyor.
Kablan’a göre sesli kitaplar, okuma yazma bilmemeler, meşguliyet, gözle ilgili sorunlar yaşayanlara kadar çeşitli nedenler kitap okuyamayan insanlar için güzel bir çözüm olduğuna dikkat çekiyor. Annesinin yemek pişirdiği süre boyunca duygusal hikâyeler dinlediğini bildiriyor. 

Okumanın alışkanlıkları
Rebi ed-Dika’nın kitap okuma konusunda belirli alışkanlıkları var. Kitap onun için herhangi bir elektronik veya ses cihazından çok daha fazla şey ifade ediyor. Sayfaları çevirmek ve ona dokunmak Rebi için çok şey ifade ediyor. Kitap ve kahvesini alıp kanepeye geçtiği zaman hissettiklerinin sesli kitap tarafından telefi edilemeyeceğini söylüyor. Dika, “Birbirleri ile kıyaslanamazlar. Okumak için elime bir cihaz alsam gerilirim ve aldığım zevki kaybederim” diyor.
Rebi, daha önce kitaplarını arkadaşlarıyla paylaşmaktan mutlu olduğunu ancak şu an defalarca okumuş olsa da tek birini bile kimseye vermek istemediğini dile getiriyor. Elini attığı zaman kitabının kitaplığında olmasını sevdiğini söylüyor.
Nayef Hasan, bazı kitapların özellikle de felsefi, ekonomik ve kitapların dinlemekle yetinilemeyeceğini söylüyor. Bu tür kitapların ikinci bir okumaya ihtiyacı olduğunu ifade eden Hasan, referans olarak başvurmak, üzerinde düşünüp fikri anlamak ve analiz etmek gerektiğine dikkat çekiyor. Kitabı genellikle yanında kalemle okuduğunu belirten Hasan dikkatini çeken ifadelerinin altını çizip daha sonra geri dönmek üzere kenar boşluklarına notlar aldığını belirtiyor.
Nayef, basılı kitaplar okuma tutkusuna rağmen bunun onu ‘devasa bir kütüphane’ içeren telefonundan da birçok kitap okumaktan alıkoymadığını ifade ediyor. Araç kullanırken kişisel gelişim kitapları ve hikâyeler dinlemenin kendisinde alışkanlık haline geldiğine dikkat çekiyor. Sesli kitap dinlerken hiç okuma zevki hissetmediğini ancak uzun süre araba kullanan biri için iyi olduğunu söylüyor.
Okumanın hayal gücü ve yaratıcılığını özgürleştirdiğine işaret eden Hasan, beklenti ve hayal açısından geniş ufuklar sunduğunu bildiriyor. Romanlarda anlatıcının aceleciliği olmaksızın okuyucunun zaman ve ritmine göre hayal kurma imkânı sunduğunu söylüyor.

Kitap seslendirmenleri
Bir de daha önce radyo, kaset, albüm en son da uygulamalardan dinlediğimiz kitapları seslendirenler var.
Sesli kitap seslendiren Arapça öğretmeni Samar Şihab eş-Şerif, çocukların olaylara göre değişen vurgu ve tonlamalar yaptığı seslendirmelerinden hoşlandığını söylüyor. Arapça seslendirmelerin dinlenilme oranlarının azaldığına dikkat çeken Şerif, bunun üzerine okul kütüphanesindeki hikâyeleri ses efektleri katarak seslendirmeye karar verdiğini ifade ediyor.
Samar, çocuk kitapları seslendiriyor. İnsanların uzun hikayelere odaklanma kabiliyetlerinin sınırlı olduğunu söyleyen Şerif, bir keresinde 20 dakikalık bir hikaye seslendirmeyi denediğini ve onuncu dakikadan sonra çocukların dikkatlerinin dağıldığını hissettiğini belirtti. Bazılarının 15’inci dakikaya kadar dayandığını ifade eden Şerif, bu nedenle uzun romanlar kaydetmenin yetişkinler için bile sağlıklı olmadığını söylüyor. Yapılan kayıt ne kadar kısa olursa o kadar odaklanıp dinlenebileceğine dikkat çekiyor.
Samar, okumayı dinlemeye tercih ettiğini ancak işinden dolayı sesli kitap da dinlediğini söylüyor. Anlatıcının kadın ya da erkek olmasının bir önemi olmadığını önemli olanın okuma şekli olduğunu ifade ediyor. Çocuklara duygunun geçmesi için tonlama yapmayı sevdiğini çünkü görselliğin olmadığı yerde işitmenin önemli olduğunu belirtiyor. Çocuklar hayal güçlerini tetiklemek için tüm dikkatlerini işitmeye odaklanıyor. Böylece önlerindeki resmi görüyorlarmış gibi hayal güçlerini canlandırmaya çalışıyorlar.

Samar, ses tonu ve hamlığı nedeniyle sık sık iltifatlar duyuyor. Harfleri net ve mutedil bir hızda çıkmasının övgüyle karşılandığını söylüyor. Sesin net olması için tüm faktörlerin gerekli olduğunu söylüyor.

Dublajdan kitap seslendirmeye
Seslendirmen Suad İlyas Garaveys’te okuma tutkusunun henüz okul sıralarında ödev olduğu dönemlerinde başladığını söylüyor. Hanna Al-Fakhoury adında bir Arap dili öğretmeninin harflerin seslendirilmesi ve çıkışlarını öğretip ve ezberletmesinin kendisine çok ilginç ve zevkli geldiğini söylüyor.
Sad, Arapça kitaplar okumayı sevdiğini ve dilin derin bir ruhaniyete sahip olduğunu söylüyor. Bu konuyla ilgilendiğini ve okuldan sonra bunun üzerine yoğunlaştığını ifade ediyor.
Rahmetli oyuncu Michel Tabet sayesinde telaffuz ve ‘vokaliz’ sesine hayran olmasının ardından bu alana girdiğini söylüyor. Ondan Meksika pembe dizilerinin bölümlerini kaydetmesini istediğini ardından o ve aktör Patrick Mubarak’ın ona kitap seslendirmeyi teklif ettiğini ifade ediyor.
İşe, stüdyoda metinler, çoğunlukla hikâyeler, romanlar ve diyaloglar kaydetmekle başladığımı ifade eden Suad, hikâyenin duygularını hissettiğini, hatta bazen fiziksel hareketlerle ifade ettiğini söylüyor. Karakterin bazen ona stüdyo dışında da eşlik ettiğine dikkat çekiyor.
Ancak Suad, dinlemek yerine kitap okumayı tercih ettiğini söylüyor.
Okumanın bir insanı daha fazla takip edip odaklanabilmesini sağladığına inanıyor. Ancak dinlemede tam bir odaklanma sağlanamadığı takdirde kişinin öykünün dışında kaldığına işaret ediyor.
Sesli kitap dinlerken bir erkek sesini kadın sesine tercih ettiğini söylüyor. Abdulmecid Meczubi Cihad el-Atraş, Ömer ez-Zeyn ve İlyas Nasır’ın seslerini sevdiğini ifade ediyor.



Zendaya, Tom Holland'la evliliği hakkında net bir açıklama yapmayacak

Zendaya, Tom Holland'la evliliği hakkında net bir açıklama yapmayacak
TT

Zendaya, Tom Holland'la evliliği hakkında net bir açıklama yapmayacak

Zendaya, Tom Holland'la evliliği hakkında net bir açıklama yapmayacak

Zendaya, Tom Holland'la evlenip evlenmedikleri konusunda neden sessiz kaldığına dair açıklama yaptı.

Geçen ay 2026 Oyuncu Ödülleri'nde, Zendaya'nın uzun süredir stilisti olan Law Roach, Hollywood'un en gözde çiftinin çoktan evlendiğini iddia etmişti; bu da oyuncuların o zamandan beri doğrulama veya yalanlama yapmaktan kaçındığı yoğun spekülasyonlara yol açmıştı.

29 yaşındaki Zendaya, Drama'dan (The Drama) rol arkadaşı Robert Pattinson'la The New York Times'ın Modern Love podcast'inin yakın zamanda yayımlanan bölümünde, evlilik söylentileri hakkında kesin cevap vermekten neden kaçındığını açıkladı.

Emmy ödüllü Euphoria yıldızı, "İnsanların kişisel ilişkimle ilgili belli ölçüde parasosyal bir bağ kurduğunu düşünüyorum, bunu da anlıyorum" dedi.

İkimizin de kamuoyunun tanıdığı kişiler olduğunun, insanların gözü önünde büyüdüğümüzün, birbirimize aşık olduğumuz filmlerde oynadığımızın da farkındayım, bu yüzden bunu gerçekten anlıyorum ve 'Bana karışmayın' gibi bir şey söylemek istemiyorum.

Birçok kez evlilik yüzüğü olduğu anlaşılan bir yüzükle görülen Zendaya sözlerine şöyle devam etti:

Ama birçok açıdan özel hayatına epey düşkün biriyim ve bazı şeyleri hem kendim hem de onun için bize ait tutmaya çalışıyorum.

sdfvdsv
Robert Pattinson (solda) ve Zendaya, A24’ün yeni filmi Drama'da başrolleri paylaşıyor (A24)

Zendaya, kendisi ve Holland’ın ilişkilerini dünyadan saklamaya çalışmadıklarını, bunun yerine "bu mutluluğu sadece kendi içlerinde, yakın arkadaş ve aile çevrelerinde tutabilmek için her şeyi kendilerine saklamaya" çalıştıklarını açıkladı.

Zendaya, "Dedikodular kulağıma geliyor" dedi.

Ama aynı zamanda nelerden bahsetmek ve neleri paylaşmak istediğime dair kendi küçük sınırlarım da var, anlıyor musunuz? Ortada bir denge bulmaya çalışıyorum.

Zendaya ve Holland, 4 yıllık birlikteliğin ardından 2025'te nişanlanmıştı. İkili ilk olarak 2017 yapımı Örümcek-Adam: Eve Dönüş (Spider-Man: Homecoming) için seçmelere katılırken tanışmış ve filmde Peter Parker/Örümcek-Adam ve M.J. karakterlerini canlandırmıştı.

Dune: Çöl Gezegeni (Dune) oyuncusu seçmelerden bahsederken, "Epey gergindim ama o, sadece iyi biri olarak, beni rahat hissettirip sakinleşmemi sağladı" diye konuştu.

Zendaya, Holland'ın yanında "gerçekten huzurlu" hissettiğini ve onun hayatındaki doğru insan olduğunu böyle anladığını söyledi.

"Onunla birlikteyken gergin hissetmediğimden bunun benim için doğru kişi olduğunu biliyordum" diye belirtti.

Aslında ondan uzaktayken daha gergin hissediyorum.

Independent Türkçe


92 puanlı İskandinav polisiyesi ilk haftasında zirveye çıktı

Ritüel benzeri cinayetlerin Oslo'yu sarstığı hikayede Harry Hole, katilin peşine düşerken hem yozlaşmayla hem de kendi karanlık geçmişiyle yüzleşiyor (Netflix)
Ritüel benzeri cinayetlerin Oslo'yu sarstığı hikayede Harry Hole, katilin peşine düşerken hem yozlaşmayla hem de kendi karanlık geçmişiyle yüzleşiyor (Netflix)
TT

92 puanlı İskandinav polisiyesi ilk haftasında zirveye çıktı

Ritüel benzeri cinayetlerin Oslo'yu sarstığı hikayede Harry Hole, katilin peşine düşerken hem yozlaşmayla hem de kendi karanlık geçmişiyle yüzleşiyor (Netflix)
Ritüel benzeri cinayetlerin Oslo'yu sarstığı hikayede Harry Hole, katilin peşine düşerken hem yozlaşmayla hem de kendi karanlık geçmişiyle yüzleşiyor (Netflix)

İskandinav polisiyesi hayranlarının uzun süredir beklediği Harry Hole uyarlaması, Netflix'te güçlü bir çıkış yaptı.

Norveçli yazar Jo Nesbø'nun dünya çapında fenomen olan karakteri, ilk kez dizi uyarlamasıyla ekranlara gelerek hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden tam not aldı.

Nesbø'nun dünya çapında 60 milyondan fazla satan kült polisiye serisi, Netflix'in yeni dizisi Harry Hole'la (Jo Nesbø's Detective Hole) televizyon dünyasına iddialı bir giriş yaptı. 

9 bölümden oluşan ve serinin 5. kitabı olan Şeytan Yıldızı'ndan (The Devil’s Star) uyarlanan dizi, yayına girer girmez Netflix listelerinde üst sıralara tırmandı.

Dizi, ilk haftasında 4,9 milyon izlenmeye ulaşırken toplamda 36,5 milyon saat seyredildi. 23-29 Mart haftasında 21 ülkede en çok izlenen dizi olurken, 60 ülkede ilk 10'a girmeyi başardı. Harry Hole, an itibarıyla Türkiye'de de en çok izlenen dizi konumunda.

Rotten Tomatoes'da 92 puan

Birleşik Krallık listelerinde 6. sıraya kadar yükselen dizi, Rotten Tomatoes'da yüzde 92 beğeni oranı almayı başardı. 

Eleştirmenler yapımı "şık, sert ve sürükleyici bir başyapıt" sözleriyle överken Collider, diziyle ilgili "modern bir efsanenin hak ettiği türden bir macera" ifadelerini kullandı. FandomWire ise Harry Hole'u "Kuzey polisiyesinin en doğru örneği" diye tanımladı.

Oslo sokaklarında bir anti-kahraman

Dizi, Oslo Cinayet Masası'nın zeki ama kendi sorunlarıyla boğuşan anti-kahramanı Harry Hole'un bir seri katilin peşine düşmesini konu alıyor. 

Başrolünde Tobias Santelmann'ın yer aldığı yapımda, Harry sadece katille değil, aynı zamanda yozlaşmış meslektaşı ve ezeli düşmanı Tom Waaler'la (Joel Kinnaman) da amansız bir mücadeleye giriyor.

Harry Hole karakteri daha önce 2017'de Michael Fassbender'ın başrolünde yer aldığı Kardan Adam'la (The Snowman) sinemaya taşınmış ancak film hem gişede hem de eleştirmenler nezdinde büyük bir fiyasko olarak değerlendirilmişti. 

Senaryoyu bizzat kaleme alan Jo Nesbø, bu kez hikayeyi izleyiciye Harry'nin perspektifinden aktararak hayranların beklentilerini fazlasıyla karşıladı.

Oslo'nun "Gotham" versiyonu ve Nick Cave imzası

Yönetmen Øystein Karlsen, TUDUM'a verdiği röportajda Oslo'yu hikayenin en önemli karakterlerinden biri olarak kurguladıklarını belirterek, "Jo'nun yarattığı Oslo, bir nevi Gotham'ı andırıyor; biz de seride bu karanlık atmosferi ön plana çıkardık" dedi.

160 farklı lokasyonda 113 günde çekilen dizinin müzikleri ise efsanevi isimler Nick Cave ve Warren Ellis imzası taşıyor.

Karlsen, izleyicilere şu sözlerle meydan okudu:

Hikayeyi Harry'nin gözünden o kadar net verdik ki, finali önceden tahmin edebilirsiniz. Eğer kitabı okumadan olay örgüsünü sonundan önce çözen olursa, Schröder's barında benden bir bira kazanır!

Independent Türkçe, Metro, Mirror, Collider, FandomWire, TUDUM


Supergirl'ün yıldızı cinsiyetçiliğe tepki gösterdi

Supergirl, Krypton'un yıkımının ardından hayatta kalan Kara Zor-El'in galaksiler arası bir yolculukta kişisel bir hesaplaşmaya sürüklenmesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
Supergirl, Krypton'un yıkımının ardından hayatta kalan Kara Zor-El'in galaksiler arası bir yolculukta kişisel bir hesaplaşmaya sürüklenmesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
TT

Supergirl'ün yıldızı cinsiyetçiliğe tepki gösterdi

Supergirl, Krypton'un yıkımının ardından hayatta kalan Kara Zor-El'in galaksiler arası bir yolculukta kişisel bir hesaplaşmaya sürüklenmesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
Supergirl, Krypton'un yıkımının ardından hayatta kalan Kara Zor-El'in galaksiler arası bir yolculukta kişisel bir hesaplaşmaya sürüklenmesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)

Yakında vizyona girecek Supergirl'ün başrol oyuncusu Milly Alcock, süper kahraman dünyasına adım atarken karşılaşabileceği olumsuz tepkiler ve sektördeki cinsiyetçi yaklaşımlar hakkında samimi açıklamalarda bulundu.

HBO'nun fenomen dizisi House of the Dragon'la yıldızı parlayan Alcock, büyük bütçeli bir süper kahraman filminin kadın başrolü olarak maruz kalabileceği "kaçınılmaz" eleştirilere karşı hazırlıklı olduğunu belirtti.

Vanity Fair'a konuşan genç oyuncu, Game of Thrones evreninde edindiği tecrübenin kendisine çok şey öğrettiğini vurguladı: 

Bu sektörde bir kadın olarak sadece var olmanın bile insanların yorum yapmasına yettiğinin farkındayım. İnsanların, kadın bedeni üzerinde tuhaf bir sahiplik kurma alışkanlığı olduğunu görüyoruz. Onları durduramam, yapabileceğim tek şey kendim olmak.

Sosyal medyanın yarattığı kaygı

Amerikan dergisi Nylon'a 2022'de verdiği röportajda, projeleriyle ilgili internetteki tartışmalara dahil olmadığını belirten Alcock, bu durumun kendisinde ciddi bir kaygı yarattığını ifade etmişti: 

Kendi yüzümü sürekli görmek yıpratıcı bir durum. Kimse buna mecbur bırakılmamalı. Bu gerçekten berbat bir his ve insanların bunu nasıl yapabildiğini anlayamıyorum. Bu ortamda yolunu bulmak inanılmaz zor.

Scorsese ve Scott'ın eleştirilerine yanıt

25 yaşındaki Alcock, usta yönetmenler Martin Scorsese ve Ridley Scott'ın süper kahraman türüne yönelik ağır eleştirileri hakkındaki düşüncelerini de paylaştı. 

Scorsese'nin bu filmleri "lunapark eğlencesine" benzetmesi ve Scott'ın türü "ölümüne sıkıcı" bulması üzerine Alcock şu yanıtı verdi: 

Onları anlıyorum. Çok uzun zamandır muazzam filmlere imza atıyorlar. Her film herkese hitap etmek zorunda değil. Sanatın güzelliği de zaten seçici olabilmenize imkan tanıması.

Avustralyalı oyuncunun Kara Zor-El (Supergirl) karakterine hayat vereceği Supergirl, 26 Haziran'da sinemaseverlerle buluşacak. 

Yönetmen koltuğunda Cruella, Ben, Tonya (I, Tonya) ve Zor Saatler'le (The Finest Hours) tanınan Craig Gillespie'nin oturduğu film, evine yapılan saldırının ardından intikam ve adalet arayışıyla yıldızlararası bir yolculuğa çıkan Supergirl'ün hikayesini anlatıyor.

Alcock'a filmde Eve Ridley, Matthias Schoenaerts, Jason Momoa ve David Corenswet gibi isimler eşlik ediyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Vanity Fair, Nylon, New York Times, Deadline