İran’da Muhafazakarlar Cumhurbaşkanı adaylarını inceliyor

Meclis Başkanı da dahil olmak üzere dört general yer alıyor ve listedeki tek din adamı Ayetullah Reisi

Şu anki Meclis Başkanı Kalibaf, 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İran Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi lehine seçimlerden çekildiği sırada (AFP)
Şu anki Meclis Başkanı Kalibaf, 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İran Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi lehine seçimlerden çekildiği sırada (AFP)
TT

İran’da Muhafazakarlar Cumhurbaşkanı adaylarını inceliyor

Şu anki Meclis Başkanı Kalibaf, 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İran Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi lehine seçimlerden çekildiği sırada (AFP)
Şu anki Meclis Başkanı Kalibaf, 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İran Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi lehine seçimlerden çekildiği sırada (AFP)

Eski İran Dışişleri Bakanı Menuşehr Mutteki’ye göre İran’daki muhafazakar kanat, iki ay sonra yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerine girmek üzere 10 adaydan oluşan nihai listesini hazırlıyor.
İran haber sitelerinin Mutteki’den aktardığına göre muhafazakar kanadın önderliğindeki en yüksek dini siyasi yapı olan Mücahid Din Alimleri grubunun lideri Ayetullah Muhammed Ali Mehdi Kerrubi, haziran ayında yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Hasan Ruhani’nin halefini seçmek üzere muhafazakarların desteğini alacak son bir adayda karar kılmak için diğer adaylara mesaj gönderdi.
Adaylar arasında öne çıkan isimler: İran Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi (DMTK) Genel Sekreteri Muhsin Rızai, İran rejiminin bir numaralı ismi “Devrim Rehberi” Ali Hamaney’in Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Temsilcisi Said Celili ve Ali Hamaney’in Askeri Danışmanı Hüseyin Dehkan.
Aynı zamanda listede Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) yurt dışı operasyonlarını yürüten kolu Kudüs Gücü’nde ekonomi bölümünden sorumlu General Rüstem Kasımi ve DMO’nun ekonomi kolu Hatemu’l Enbiya grubu başkanlığından geçtiğimiz ay istifa eden DMO Komutanı Danışmanı General Said Muhammed de yer alıyor.
Bu isimlerin yanı sıra mevcut meclisin iki başkan yardımcısı Hüseyin Kadızade Haşimi ve Ali Nikzad da listede bulunuyor. Bu, muhafazakarların kontrolünde olan mevcut meclisin en önde gelen üç yetkilisinin de aday olacağı anlamına geliyor.
General Galibaf cumurbaşkanlığı adaylığında rekor sahibi. Galibaf önce Hatemu’l Enbiya Komutanlığı’na atandı. Daha sonra DMO Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildi. Dönemin Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi döneminde İran Emniyet Teşkilatı Başkanlığı görevini üstlendi. Bunun ardından 12 yıl Tahran Belediye Başkanı olarak görev yaptı.
Birinci Körfez Savaşı’nda DMO Komutanı olarak görev yapan Muhsin Rızai, bununla birlikte dördüncü kez cumhurbaşkanlığına adaylığını koymuş oldu. Aday olma sayısı bakımından Kalibaf’tan sonra ikinci sırada yer alıyor. Rızai 2005 seçimlerinden çekilmiş ancak 2009 seçimlerinde yaklaşık 700 bin oyla üçüncü olmuştu. 2013 seçimlerinde ise 3 milyon 800 bin oy alarak dördüncü olmuştu.
Rüstem Kasımi eski cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad döneminde Petrol Bakanlığı’nı devralan DMO komutanlarından biri. Kasımi halihazırda 2015 yılında imzalanan Nükleer Anlaşma’dan önceki yaptırımları atlatma sürecinde kara borsalara pompalanan İran petrol gelirlerini zimmetine geçirmekle suçlanıyor.
Önceki seçimlerin aksine bu seçimlere şu ana kadar düşük bir katılımın olacağı düşünülürken geçtiğimiz aylarda DMO liderlerinin cumhurbaşkanlığına aday olduklarını duyurması İran medya kurumlarının odak noktası oldu.
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Ordu Günü münasebetiyle dün yaptığı açıklamada, önceki seçimlerde Galibaf’a karşı benzer bir tutum sergilediği gibi askerlerin siyasete girmesine ilişkin İran’ın ilk rejiminin kurucu lideri İmam Humeyni’nin tutumunu hatırlattı.
Ruhani generalleri siyasetten uzak durmaya teşvik ederek “Silahlı kuvvetlerimizin görevi sadece askeri düzeyde değil. Aynı zamanda siyasete girmemek de onların görevinin bir parçası” ifadelerini kullandı. Alman Haber Ajansı’na (DPA) göre Ruhani ordunun görevinin milletin ve halkın seçtiği hükümetin egemenliğini korumak olduğuna işaret etti.
Muhafazakar listesindeki tek din adamı olan İran Yargı Erki Başkanı Ayetullah İbrahim Reisi’nin ismi birkaç ay önce gündeme geldi. Rehber Hamaney, Reisi’yi cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kaybetmesinden iki yıldan kısa bir süre sonra 2019 yılının Mart ayında İran Yargı Erki Başkanlığı’na getirmişti.
Reisi cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilk kez katıldığı 2017 yılında muhafazakar kanadın son adayıydı. Bu seçimlerde Reisi 16 milyon oy alırken ikinci dönemi için yarışan Hüccetu’l-İslam Hasan Ruhani 24 milyon oy alarak bir kez daha cumhurbaşkanı seçilmişti.
Aynı zamanda Reisi’nin ismi, 81 yaşındaki Rehber Ali Hamaney’in ardından gelecek üçüncü Devrim Rehberliği için potansiyel adaylar listesinde yer alıyor. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimleri, Hamaney sonrası üçüncü Rehber adaylığı üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle büyük önem arz ediyor.
Reisi eskiden İran’ın Başsavcılığı görevini yürütmüş ve bundan önce 1988 yazında yaklaşık 4 bin siyasi mahkumun dahil olduğu toplu idamlardan sorumlu dört kişiden biri olarak gösterilmişti.
Muhafazakarların adaylıklarını doğrulaması, İmam Humeyni’nin torunu Hüccetu’l-İslam Hasan Humeyni’nin Rehber Hamaney’in seçim yarışına girmesine karşı çıkmasının akabinde aday olmayacağı kesinleştikten birkaç gün sonra geldi. Hasan Humeyni’nin reformist ve ılımlı hareketin ana adayı olması bekleniyordu. Bu durum, Hasan Humeyni’nin Hamaney’in koltuğunu devralma şansını azaltıyor.
Reformist kanadın, cumhurbaşkanlığı yarışına girme konusundaki çekincelerini dile getirmelerine rağmen eski cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi ve Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’i aday göstermesi bekleniyor.



ABD Adalet Bakanı'na çak yapan Trump'ın eli kanamış

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

ABD Adalet Bakanı'na çak yapan Trump'ın eli kanamış

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump'ın yaşlılık nedeniyle cildinin epey hassaslaştığı, Adalet Bakanı Pam Bondi'ye beşlik çakınca elinin kanadığı bildirildi.

The Wall Street Journal'a (WSJ) verdiği röportajda başkan, Milwaukee'de düzenlenen 2024 Cumhuriyetçi Ulusal Kongresi'nde Bondi'nin, yüzüğüyle kazara elini çizdiğini itiraf etti.

"Yüzük elimin arkasına çarptı ve evet, küçük bir kesik oluştu" diyen Trump, ellerine "birisi tekrar vurunca" morlukları gizlemek için makyaj kullandığını ekledi.

ABD Başkanı "Bilirsiniz, kolayca uygulanan, yaklaşık 10 saniye süren bir makyajım var" dedi.

İçeriden kaynaklar WSJ'ye yaptıkları açıklamada olayın bazı tanıkları endişelendirdiğini ve son yıllarda Trump'ın elinin yaralandığı birkaç vakadan sadece biri olduğunu söyledi.

Bu itiraf, 79 yaşındaki abur cubur meraklısı Trump'ın sağlığı hakkında geniş kapsamlı bir haberde yer aldı. Sağlığıyla ilgili endişeleri reddeden Trump, "mükemmel" durumda olduğunu ısrarla vurguladı.

cdvfgh
Beyaz Saray, Trump'ın el rahatsızlığının aspirin kullanımı ve sık sık el sıkışmasından kaynaklandığını söylüyor (Saul Loeb/AFP)

Haberde Trump'ın bazen bacak şişkinliğini gidermek için varis çorabı giydiği, doktorlarının tavsiye ettiğinden daha fazla aspirin aldığı ve çalışanlarından toplantı programını hafifletmelerini istediği de ortaya çıktı.

Ancak başkan, ona yakın kişilerin aksini savunan ifadelerine rağmen işitme problemi olduğunu ve Beyaz Saray'daki kamuya açık etkinlikler sırasında uyukladığını inkar etti.

Trump "Sadece [gözlerimi] kapatıyorum. Bu beni çok rahatlatıyor" dedi. 

Bazen göz kırptığım anın fotoğrafını çekiyorlar ve beni gözüm kapalı yakalıyorlar.

Trump'ın morarmış elleri ve bunları kapatmak için kullanılan ağır makyaj, fotoğraf ve videolarda sıklıkla görüldüğü için geçen yıl boyunca kamuoyunda sürekli tartışılan bir konu oldu.

Beyaz Saray Kongre Balosu'nda aralık ayında yaptığı konuşma sırasında elindeki makyaj izleri açıkça görülüyordu ve bir kabine toplantısında sağ elinin arkasında iki büyük yara bandı vardı.

Trump röportajında ​​bunun, aldığı yüksek miktarda aspirinden kaynaklandığını ve bu nedenle cildinin morarmaya yatkın hale geldiğini ısrarla belirtti.

Bu, Beyaz Saray'ın sorunu "sık sık el sıkışma ve aspirin kullanımından kaynaklanan hafif yumuşak doku tahrişi"ne bağlayan geçen temmuzdaki açıklamasıyla örtüşüyor.

Yetkililer, Trump'a kronik venöz yetmezlik teşhisi konduğunu söylüyor. Yaygın görülen ve hayati tehlike arz etmeyen bu hastalıkta, bacaklardan yukarı doğru kan pompalayan kapakçıkların işlevini kaybetmeye başlamasıyla kanın bir kısmı geri akarak alt bacaklarda birikiyor. 

Independent Türkçe


Maduro, Trump’a karşı koz peşinde: ABD’liler yakalanıyor

Maduro, CIA'in Venezuela'da saldırı düzenlediğinin ortaya çıkmasına rağmen ABD'yle diyaloğa açık olduklarını söylemişti (Reuters)
Maduro, CIA'in Venezuela'da saldırı düzenlediğinin ortaya çıkmasına rağmen ABD'yle diyaloğa açık olduklarını söylemişti (Reuters)
TT

Maduro, Trump’a karşı koz peşinde: ABD’liler yakalanıyor

Maduro, CIA'in Venezuela'da saldırı düzenlediğinin ortaya çıkmasına rağmen ABD'yle diyaloğa açık olduklarını söylemişti (Reuters)
Maduro, CIA'in Venezuela'da saldırı düzenlediğinin ortaya çıkmasına rağmen ABD'yle diyaloğa açık olduklarını söylemişti (Reuters)

Karayipler'de gerginlik tırmanırken Venezuela güvenlik güçleri, son aylarda en az 5 ABD'liyi yakaladı.

Kimliğinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan ABD'li bir yetkili, Washington'un Karayipler'deki askeri yığınağını artırmasının ardından Venezuela güvenlik güçlerinin gizli operasyonlar düzenleyerek 5 Amerikan vatandaşını yakaladığını belirtiyor.

Yetkili, yakalanan kişilerle ilgili hâlâ bilgi toplandığını, bunlardan bazılarının uyuşturucu kaçakçılığına karışmış olabileceğini söylüyor.  

Donald Trump yönetimi, Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun ABD'ye karşı koz olarak kullanmak için Amerikalıları gözaltına aldığını düşünüyor.

New York Times'ın haberinde de Trump'ın eylülde Karayipler'e askeri yığınağı başlatmasıyla Venezuela yönetiminin ABD'lileri hedef aldığı yazılıyor.

Adlarının gizli tutulmasını isteyen yetkililer, yakalanan bazı kişilerin cezai işlemle karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor.

Yakalananlar arasında üç kişi Venezuela ve ABD pasaportuna sahip, diğer iki kişiyse Venezuela'yla herhangi bir bağı bulunmayan ABD yurttaşları.

Trump, iki başkanlık döneminde de yurtdışında yakalanan Amerikalıların serbest bırakılmasını öncelik haline getirdi.

Cumhuriyetçi lider, ikinci döneminin başlamasından birkaç gün sonra rehine takası anlaşması için özel temsilcisi Richard Grenell'i Venezuela'ya göndermişti.

Grenell ve Maduro arasında şubatta yapılan görüşmenin ardından, Venezuela'da “terörist eylemler gerçekleştirmeyi planladıkları” gerekçesiyle yakalanan 6 ABD vatandaşı serbest bırakılmıştı.

Venezuela'da gözaltına alınan 10 Amerikan vatandaşı da, Trump yönetiminin El Salvador'daki hapishaneye gönderdiği 250'den fazla Venezuelalı göçmenin serbest bırakılması karşılığında temmuzda ABD'ye gönderilmişti.

Analizde, Venezuela'da Amerikalıların gözaltına alınmasının Washington'ın Latin Amerika ülkesindeki askeri operasyonlarını zorlaştırabileceğine dikkat çekiliyor.

ABD Güney Komutanlığı'nın (SOUTHCOM) eski direktörü James Stavridis şu yorumları paylaşıyor:

Maduro, Trump yönetimine karşı bu yaklaşımı benimseyerek ateşle oynuyor. Bu, Trump'ın geri adım atmasını sağlamayacağı gibi, onu gerginliği daha da tırmandırmaya teşvik edecektir.

"Uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele" gerekçesiyle Güney Mızrağı Operasyonu'nu geçen ay başlattığını duyuran ABD'nin Venezuela'ya askeri hareket düzenlemesi ihtimali haftalardır dünya gündeminde.

Amerikan ordusu, dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford'un da aralarında bulunduğu çok sayıda savaş gemisiyle birlikte 15 bin askerini bölgeye sevk etmişti.

Uyuşturucu taşıdığı iddia edilen gemilere Amerikan ordusu tarafından şimdiye dek 30 saldırı düzenlendi; en az 107 kişi öldürüldü.

Independent Türkçe, CNN, New York Times


İsviçre’deki yılbaşı faciası: Herkes çığlık atıyordu, korku filmi gibiydi

İsviçreli yetkililer, Le Constellation'daki yangında can kaybının artabileceğini söylüyor (AFP)
İsviçreli yetkililer, Le Constellation'daki yangında can kaybının artabileceğini söylüyor (AFP)
TT

İsviçre’deki yılbaşı faciası: Herkes çığlık atıyordu, korku filmi gibiydi

İsviçreli yetkililer, Le Constellation'daki yangında can kaybının artabileceğini söylüyor (AFP)
İsviçreli yetkililer, Le Constellation'daki yangında can kaybının artabileceğini söylüyor (AFP)

İsviçre'deki Crans-Montana kayak merkezinde yaşanan facia dünya gündeminden düşmüyor.

Kayak merkezindeki Le Constellation adlı barda yılbaşı kutlamalarının yapıldığı sırada çıkan yangın sonucu en az 47 kişi yaşamını yitirdi.

Valais Kantonu Emniyet Müdürü Frédéric Gisler'in açıklamasında göre gece yarısından sonra bardan duman çıktığı fark edildi. Birkaç dakika sonra da acil çağrı merkezine yangın ihbarı geldi.

Gisler, acilen bölgeye 10 helikopter ve 40 ambulans gönderildiğini bildirdi. 150 tıbbi personel de ilk müdahale için olay yerine sevk edildi.

İlk incelemelere göre 40 kişi yaşamını kaybetti, 115 kişi de yaralandı.  

Ancak İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, bugünkü açıklamasında yangında ölenlerin sayısını 47 olarak paylaştı. İtalya sınırına yakın bölgedeki kayak merkezinde 30 İtalyan vatandaşı olduğunu belirtti.

Bunlardan 15'inin hastanede tedavi gördüğünü, diğer 15'inden ise henüz haber alınamadığını aktardı.

Yangının neden çıktığı henüz belirlenemedi. Valais Başsavcısı Beatrice Pilloud, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü ve tüm ihtimallerin gözden geçirildiğini bildirdi.

Buna ek olarak olayda kaybolan 16 yaşındaki Arthur Brodard'ın ebeveynleri Christophe ve Laetitia Brodard, oğullarından henüz haber alamadıklarını söyledi.

Arthur ve arkadaşlarının "maytaplı şampanya" sipariş ettiğini anlatan ebeveynler, bundan birkaç dakika sonra patlama yaşandığını söylüyor. Kendileri o sırada barda olmayan Christophe ve Laetitia, bu bilgileri görgü tanıklarından edinmiş.

AFP'nin irtibata geçtiği görgü tanıkları da benzer bir durumdan söz etti. Axel Clavier, patlamanın ardından binada mahsur kaldıklarını ve bir camı kırarak dışarı çıktıklarını söylüyor.

Görgü tanığı, garsonların ellerindeki maytaplı şampanya şişelerini tavana çok yaklaştırması sonucu tavandaki malzeme alev aldığını belirtiyor.

CNN'in görüştüğü başka bir görgü tanığı da "Tavan alev aldıktan sonra, yaklaşık 10 saniye içinde tüm gece kulübünde yangın başladı. Hepimiz çığlık atarak dışarı koştuk" dedi.

Bara yakın bir restoranda çalışan ve yangını görür görmez olay yerine giden 26 yaşındaki Ilan Achour da Reuters'a şunları söyledi:

Herkes yanmıştı, herkes çığlık atıyordu, herkes bağırıyordu. Korku filmi gibiydi. Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim. En iyi arkadaşımı kollarımda kaybettim.

Öte yandan Cenevre Üniversitesi Hastanesi'nin acil servis direktörü Dr. Robert Larribau, Zürih ve Lozan'daki yanık tedavi ünitelerinin kapasitesinin dolduğunu belirtiyor.

Yaklaşık 50 kişinin ağır yanık geçirdiğini, dün itibarıyla birçok hastanın Almanya, Fransa ve İtalya'ya nakledildiğini söylüyor.

Independent Türkçe, New York Times, BBC, Guardian, CNN