Nahda Barajı krizinde çözümsüzlük sürüyor

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ülkesinin Nil Havzası ülkelerine zarar verme niyetinde olmadığını bildirdi.

Etiyopya, Mısır ve Sudan arasında Nahda Barajı krizine çözüm bulunması için düzenlenen görüşmelerin son turu da başarısızlıkla sonuçlandı. (Reuters)
Etiyopya, Mısır ve Sudan arasında Nahda Barajı krizine çözüm bulunması için düzenlenen görüşmelerin son turu da başarısızlıkla sonuçlandı. (Reuters)
TT

Nahda Barajı krizinde çözümsüzlük sürüyor

Etiyopya, Mısır ve Sudan arasında Nahda Barajı krizine çözüm bulunması için düzenlenen görüşmelerin son turu da başarısızlıkla sonuçlandı. (Reuters)
Etiyopya, Mısır ve Sudan arasında Nahda Barajı krizine çözüm bulunması için düzenlenen görüşmelerin son turu da başarısızlıkla sonuçlandı. (Reuters)

Hişam Ali Hamid Muhammed
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Twitter üzerinden 19 Nisan Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Nil Havzası ülkelerine zarar verme niyetinde olmadıklarını bildirdi. Abiy Ahmed, geçen yıl meydana gelen şiddetli yağmurların Nahda Barajı’nı ilk kez doldurmaya yardımcı olduğunu ve baraj sayesinde ülkede şiddetli sel felaketlerinin yaşlanmasının önüne geçildiğini belirtti.
Etiyopya Su, Sulama ve Enerji Bakanı Seleshi Bekele de yaptığı açıklamada “Nahda Barajı’nda nehir yatağından su tahliyesini sağlayan iki alt çıkışı tamamlanmış, test edilmiş ve faaliyete geçilmiştir” dedi. Bekele, inşa edilen bu iki çıkış noktasının, Nil’in tüm yıllık akışını bir yıl içinde aşma kabiliyetine sahip olduğunu belirterek bu durumun nehir suyunun yokluğunda akışı garanti ettiğini vurguladı. Bakan, Nahda Barajı’nın geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Sudan’da selleri engellediğini vurguladı.

Etiyopya’nın güvenceleri
“Nahda Barajı, akıllıca bir şekilde tasarlandı. Paralel şekilde dolgu ve inşaat çalışmaları yapıldı. Baraj, kaliteli ve modern makinelerle inşa edildi” ifadelerini kullanan Bekele, yapım aşamasında 13 çıkış açıldığına dikkat çekti. Bakan, yağmur mevsiminde ve doldurma sırasında alt çıkışlardan su akışı sağlanması için büyük bir kapasite eklendiğini kaydetti.
Etiyopya’nın güvenceleri, Mısır, Sudan ve Etiyopya arasındaki Nahda Barajı müzakerelerine ilişkin  kriz yaşandığı bir dönemde geldi. Anlaşmazlığın temelini Sudan ve Mısır’ın, taleplerini arabuluculuk çemberini uluslararası tarafları içerecek şekilde genişletmesi oluşturuyor. Mısır ve Sudan, ‘dörtlü arabuluculuk’ olarak nitelendirilen şekilde BM, ABD ve Avrupa Birliği’nin (AB) yanı sıra Afrika Birliği’nin (AfB) arabulucu olmasını istiyor. Addis Ababa, bu duruma ‘baraj konusunun uluslararasılaştırıldığı’ gerekçesiyle karşı çıkıyor. Ayrıca müzakereleri Afrika arabuluculuğuyla sınırlamak istiyor.

Başarısızlık
Üç ülke arasında nisan ayı başlarında Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin başkenti Kinşasa’da düzenlenen son tur görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı. Addis Ababa, müzakereler sırasında Sudan tarafından sunulan öneriyi reddetti. Mısır ise AfB’nin başkanlığını üstlenen Kongo liderliğinde, üç ülke arasında arabuluculuk yapmak üzere uluslararası bir dörtlü oluşturmak için Sudan’ın önerisini destekledi. Aynı şekilde Etiyopya, sınırlı katılım çerçevesinde gözlemci rolünü harekete geçirmeyi kabul etmedi.
AfB Başkanı ve Arabuluculuk Komitesi Başkanı olan Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi’nin çabaları, karşılıklı suçlamalarda bulunan taraflar arasında bir yakınlaşma sağlayamadı. Durum, müzakerelerin başarısızlığına yol açtı.
Etiyopya, Kinşasa müzakerelerinden sonra gelecek ağustos ayında elektrik üretmeye başlama niyetini beyan etti. Ayrıca barajın ikinci dolumuna yönelik hamlelerini de sürdürdü.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Mısır’ın 55,5 milyar metreküp su payından taviz vermeyeceği konusunda uyarıda bulundu. Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk da 14 Nisan Çarşamba günü Mısırlı mevkidaşı Mustafa Medbuli ve Etiyopyalı mevkidaşı Abiy Ahmed’i, çıkmaza giren Büyük Nahda Barajı müzakerelerini görüşmek için 10 gün içinde üçlü bir zirve düzenlemeye çağırdı.
Sudan Başbakanı’nın davetine henüz herhangi bir yanıt gelmedi. Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dina Mufti ise iki aşağı havza ülkesi olan Mısır ve Sudan’ı, ‘Nahda Barajı meselesini, Afrika çerçevesinin dışına çıkararak yeniden Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) taşımakla” suçladı.

Hayal kırıklığı
Etiyopya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Demeke Mekonnen, ülkesinin ‘Nahda Barajı hususundaki üçlü müzakereler ve üç ülke arasında bir anlaşmaya varılması’ için AfB liderliğine bağlı olduğunu vurguladı. Mısır ve Sudan’ın Nahda Barajı’nı ‘Arap su güvenliğine bir tehdit’ girişimi olarak nitelendirmesi karşısında hayal kırıklığı yaşadıklarını söyleyen Mekonnen, tüm kıyıdaş ülkelerin Afrika’da bulunduğunu hatırlattı. Yetkili, Afrikalı büyükelçilerle yaptığı görüşmede, ‘Afrika iş birliği ve kardeşliği ruhunun Nil sularını yönetmek ve kullanmak için en iyi seçenek olduğunu’ vurguladı.
Diğer yandan Sudan Dışişleri Bakanı Meryem Sadık el-Mehdi açıklamasında şunları söyledi:
“Sudan, Nahda Barajı müzakereleri boyunca tüm taraflar arasında bir fikir birliği olması koşuluyla söz konusu inşaatı destekledi. Ancak Etiyopya, müzakereleri engelleyen bir yaklaşım benimsiyor. Etiyopya, dikkatleri kendi iç sorunlarından başka yöne çekmeye çalışıyor. Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk’un Nahda Barajı meselesiyle ilgili doğrudan müzakere çağrısına henüz yanıt vermedi. Biz de BMGK’dan baraj krizini takip etmesini istedik.”

Dolum ve güvenceler
Etiyopya Başbakanı’nın iki aşağı havza ülkesine zarar vermedikleri iddiası, temmuz ayında başlaması beklenen ikinci dolum süreci açıklamasından sonra geldi. Sudan süreçten endişe duyduğunu ifade ederken bunun Nil kıyısında yaşayan 20 milyon Sudanlıyı tehdit ettiğini vurguladı.
Abiy Ahmed’in güvenceleri, ülkesinin Mısır ve Sudan’ı gelecek Temmuz ayında ikinci dolum süreci hazırlıklarına katılmaya çağırması sonrasında geldi. Söz konusu iki ülke, ikinci dolumun daha sonra yapılması gerektiğini savunarak çağrıya henüz yanıt vermedi.
Afrikalı gözlemciler, Etiyopya’nın baraj ihtiyacı konusundaki temel sorunlara yönelik pratik adımlar atılması için müzakere tarafları ve siyasi irade arasında güven olmadığına dikkat çektiler. Etiyopya’nın güvencelerinin işe yaramayacağını vurguladılar. Gözlemciler yaptıkları açıklamlarda şu ifadeleri kullandılar:
“Etiyopya’nın uzlaşmazlığı ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın ülkesinin önderliğindeki arabuluculuk sürecini kolaylaştıracak bir atılım gerçekleştirememesi nedeniyle herhangi bir ilerleme kaydedilmedi.”
Mısır ve Sudan, ‘barajın doldurulması ve işletilmesi ile ilgili kurallara ilişkin bağlayıcı ve kapsamlı bir yasal anlaşmaya ulaşmak’ için uluslararası bir arabuluculuk mekanizması çağrısında bulunuyorlar. Etiyopya sürecin bir sonraki yağmur sezonuna ertelenmesinin bir milyar doları aşan maddi kayıplara neden olacağı gerekçesiyle ikinci doluma yönelik fiili adımlar atıyor.

Uluslararası çağrılar
ABD, müzakere taraflarını krizi daha da karmaşık hale getirecek yönde bireysel adımlar atmamaları konusunda uyardı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de BM’nin müzakere sürecini desteklemeye hazır olduğunu duyurdu. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric yaptığı açıklamada “AfB’nin çabalarının devamlılığının, arabuluculuk çabalarının sürmesi için oldukça önemli olduğuna inanıyoruz” dedi.



Gabon, sosyal medyayı "ikinci bir duyuruya kadar" kapattı

Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
TT

Gabon, sosyal medyayı "ikinci bir duyuruya kadar" kapattı

Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)

Gabon'un medya düzenleme kurumu dün yaptığı açıklamada, sosyal medya platformlarının "ikinci bir duyuruya kadar" engellendiğini duyurdu ve sosyal ağlarda yayınlanan içeriklerin toplum içindeki bölünmeleri körüklediğini belirtti.

Kurum sözcüsü Jean-Claude Mendome televizyonda yaptığı açıklamada, "Yüksek İletişim Otoritesi, Gabon'da sosyal medya platformlarının derhal askıya alınmasına karar vermiştir" dedi.

Sözcü ayrıca, “uygunsuz, iftira niteliğinde, nefret dolu ve saldırgan içeriklerin insan onurunu, kamu ahlakını, vatandaşların şerefini, toplumsal uyumu, Cumhuriyet kurumlarının istikrarını ve ulusal güvenliği zedelediğini” belirtti.

Sözcü, bu kararın gerekçeleri arasında “yanlış bilginin yayılması, siber zorbalık ve kişisel verilerin izinsiz ifşa edilmesi”ni de gösterdi.

"Gabon örneğinde, bu eylemlerin toplumsal huzursuzluğa yol açması, Cumhuriyet kurumlarını istikrarsızlaştırması ve ulusal birliği, demokratik ilerlemeyi ve zor kazanılmış kazanımları ciddi şekilde tehlikeye atması muhtemeldir" ifadelerini kullandı.

Telekomünikasyon otoritesi, yasağın hangi sosyal medya platformlarını etkileyeceğini belirtmedi.

Ancak düzenleyici kurum, “yorum ve eleştiri özgürlüğü de dahil olmak üzere ifade özgürlüğünün” Gabon'da güvence altına alınmış temel bir hak olduğunu teyit etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre seçiminden bir yıl bile geçmeden Gabon Cumhurbaşkanı Brice Olégi Nguema, öğretmenlerin greve gitmesi ve diğer sektörlerin iş bırakma tehdidinde bulunmasıyla ilk toplumsal huzursuzluk dalgasıyla karşı karşıya kaldı.

Öğretmenler, daha iyi ücret talebiyle aralık ayında greve başladı, protestolar daha sonra sağlık, yükseköğretim ve medya gibi diğer sektörlere de yayıldı.


Nijerya'nın kuzeybatısında silahlı kişiler 30 Hristiyanı kaçırdı

Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)
Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)
TT

Nijerya'nın kuzeybatısında silahlı kişiler 30 Hristiyanı kaçırdı

Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)
Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)

İki dini liderin verdiği bilgiye göre, silahlı kişiler Nijerya'nın kuzeybatısındaki iki Hıristiyan köyünden yaklaşık 30 kişiyi kaçırdı. Bu olay, ülkede son zamanlarda meydana gelen bir dizi kaçırma olaylarının son halkası oldu.

“Haydutlar” olarak bilinen suç çeteleri, Nijerya'nın kuzeybatısı ve merkezinde yerel topluluklara sık sık baskınlar düzenliyor ve fidye için sakinleri kaçırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre kaynaklar, çetelerin pazartesi akşamı geç saatlerde Kaduna eyaletindeki iki topluluğa baskın düzenlediğini ve yaklaşık 30 sakini gözaltına aldığını, bir yerel lideri yaraladığını söyledi.

Nijerya'nın kuzeyindeki Hıristiyan Derneği Başkanı Joseph Hayab, “Haydutların Kotaho ve Kugir köylerine saldırarak bir vaiz, hamile eşi ve çocukları da dahil olmak üzere yaklaşık 30 kişiyi kaçırdıkları yönünde bir rapor aldık” dedi.

AFP’ye yaptığı açıklamada, “On bir kişi kaçmayı başardı ve geri kalanları kurtarmak için güvenlik güçleriyle temas halindeyiz” ifadelerini kullandı.

Kotaho'lu rahip Linus Bobai, yerel televizyon kanalı Aris'e kaçırılma olayını doğruladı.

Bobaï, kaçan rehinelerden birinin, kaçırılanların Nijer sınırına yakın bir kasabaya götürüldüklerini söylediğini belirtti.

Nijerya'da devam eden güvenlik krizi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu şiddeti Hıristiyanlara yönelik “soykırım” olarak nitelendirip, Noel Günü militanları hedef alan hava saldırıları emri vermesiyle dünyanın dikkatini çekti.

Uzmanlar, Afrika'nın en kalabalık ülkesi Nijerya'daki karışıklığın Hıristiyanları ve Müslümanları eşit şekilde etkilediğini belirtiyor.

Bu kaçırma olayları, geçen hafta Kaduna’ya komşu bir bölgede üç gün süren şiddet olaylarında en az 51 kişinin kaçırılması ve 3 kişinin öldürülmesinin ardından meydana geldi.

Geçen ay, komşu Kajuru İlçesindeki Kauran Wali köyündeki üç kiliseden 183 kişi kaçırıldı.

Eyalet yetkilileri ile kaçıranlar arasında yapılan görüşmelerin ardından üç hafta sonra serbest bırakıldılar. Karşılığında fidye ödenip ödenmediği henüz belli değil.


Nijerya'da silahlı kişiler bir polis karakoluna ve bir kiliseye saldırdı, beş kişiyi kaçırdı

Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)
Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)
TT

Nijerya'da silahlı kişiler bir polis karakoluna ve bir kiliseye saldırdı, beş kişiyi kaçırdı

Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)
Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)

Nijerya polisi, dün silahlı kişilerin bir polis karakoluna ve bir kiliseye saldırdığını ve Nijerya'nın orta kesimindeki bir bölgede beş kişiyi kaçırdığını bildirdi. Burası, 2015 yılının sonlarında bir Katolik okulundan 250'den fazla öğrencinin kaçırıldığı bölge.

Saldırı,kasım ayında yaklaşık 300 öğrencinin kaçırıldığı Aguara bölgesinde dün sabah erken saatlerde meydana geldi. Bu şiddet olayları, Afrika'nın en kalabalık ülkesi Nijerya'da kaçırma olaylarında önemli bir artışın yaşandığı dönemde gerçekleşti.

Nijeryalı yetkililer, aralık ayı başlarında silahlı kişiler tarafından bir Katolik okulundan kaçırılan 100 öğrencinin serbest bırakılmasını sağladı, ancak diğerlerinin akıbeti bilinmiyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu olay, ülke tarihinin en büyük toplu kaçırma olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.

Dün gerçekleşen saldırıyla ilgili olarak polis, "yaklaşık olarak saat 03:40'ta, silahlı kişiler Aguarah bölgesine baskın düzenleyerek polis karakoluna saldırdı (...), muhtemelen memurları etkisiz hale getirdikten sonra karakolu ateşe vermek için dinamit kullandı" açıklamasını yaptı. Polis ayrıca, "teröristlerin daha sonra bölgedeki Birleşik Metodist Kilisesi'ne giderek bir kısmını ateşe verdiklerini ve ardından yaklaşık 5 kişiyi kaçırdıkları diğer bölgelere götürdüklerini" belirtti.

Washington, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hristiyanları hedef alan "soykırım" ve "zulüm" olarak nitelendirdiği şiddet olayları nedeniyle Abuja'ya diplomatik baskı uyguluyor.

Bu arada, Nijerya ordusu dün yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeydoğusundaki Borno eyaletinde gece düzenlenen hava saldırılarında üst düzey bir Boko Haram komutanı ve 10 savaşçısının öldürüldüğünü duyurdu. Öldürülen komutanın, Sambisa Ormanı'ndaki Boko Haram'ın ikinci komutanı olarak kabul edilen Ebu Halid olduğu belirlendi. Ordu, operasyon sırasında herhangi bir kayıp vermediğini vurguladı.

Ülkenin kuzeydoğusu, 2009'dan beri Boko Haram ve onun ayrılıkçı grubu Batı Afrika İslam Devleti (ISWAP) liderliğindeki bir isyanla boğuşuyor. Perşembe günü, ISWAP tarafından düzenlenen saldırılarda 5 asker, 15 inşaat işçisi ve yerel balıkçı da dahil olmak üzere 20'den fazla kişi öldürüldü.

Birleşmiş Milletler'e göre, 2009'da başlayan isyan, Nijerya'nın kuzeydoğusunda 40 binden fazla kişinin ölümüne ve yaklaşık 2 milyon kişinin yerinden edilmesine neden oldu.