Netanyahu, İslami Hareket’in desteğini yeniden almak için hummalı bir baskı kampanyası yürütüyor

Mansur Abbas’ın muhalif kampın lehine oy kullanması Likud’da kafa karışıklığına yol açtı.

Knesset’te Salı günü düzenlenen Düzenleme Komitesi oylaması (Knesset Basın Ofisi)
Knesset’te Salı günü düzenlenen Düzenleme Komitesi oylaması (Knesset Basın Ofisi)
TT

Netanyahu, İslami Hareket’in desteğini yeniden almak için hummalı bir baskı kampanyası yürütüyor

Knesset’te Salı günü düzenlenen Düzenleme Komitesi oylaması (Knesset Basın Ofisi)
Knesset’te Salı günü düzenlenen Düzenleme Komitesi oylaması (Knesset Basın Ofisi)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Meclisi’nde (Knesset) Pazartesi akşamı Düzenleme Komitesi üyelerinin seçimi için yapılan oylama sırasında yaşanan ve partisinin meclisteki etkisini zayıflatan dramatik ve şaşkınlık veren olayın ardından, İslami Hareket’in desteğini yeniden almak ve hareketin muhalif kampta yer alan Yair Lapid liderliğindeki Yeş Atid Partisi’ne (Gelecek Var ) yanaşmasını engellemek amacıyla hummalı bir baskı kampanyası yürütüyor. Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi’nin Meclis Grup Başkanı Miki Zohar, sağ partilerin Düzenleme Komitesi’nde çoğunluğu elde edememesi nedeniyle ‘iktidarı kaybetme ve Netanyahu’nun ana muhalefet liderine dönüşmesine’ karşı uyardı.
Netanyahu’ya yakın isimler, Likud’un kadrolarına Netanyahu’nun İslami Hareket’in desteğini yeniden alabileceği konusunda güvence vermeye çalışıyor. Netanyahu’ya yakın bir isim, “İslami Hareket’in Lapid ile ittifak kurması, ona önem vermemiz için -ki bunu memnuniyetle yapacağız- bizi ısırmayı hedefleyen taktiksel bir adımdı” ifadelerini kullandı. Netanyahu, Dini Siyonizm Koalisyonu Başkanı Bezalel Smotrich ile bir araya geldi ve onu kalıcı bir sağ hükümetinin kurulamamasından sorumlu tuttu. Netanyahu, Smotrich’i, hükümeti kurma görevini Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin’e iade ederek ‘toplu bir şekilde muhalefet çölüne gitmekle’ tehdit etti.
İsrail Meclisi’nde Pazartesi akşamı Düzenleme Komitesi üyelerinin seçimi sırasında sağ partiler açısından dramatik ve şaşkınlık verici bir gelişme yaşandı. Düzenleme Komitesi, İsrail’de seçimlerin yapılması ile hükümetin kurulması arasında geçen süreçte en önemli komite kabul edilir. İsrail yasalarına göre Komite’nin başkanlığını, başbakanın görevlendireceği bir milletvekili üstlenir. Düzenleme Komitesi yasama döneminde dış ilişkiler, güvenlik ve maliye gibi ana komitelerin çalışma takvimini düzenler ve her bir meclis komitesinde yer alacak parti temsilcilerinin sayılarını belirler. Meclis Başkan Yardımcısı’nın seçilmesi, genel kurula sunulacak meselelerin ve temel yasaların belirlenmesi ve meclis faaliyetlerinin takip edilmesi gibi düzenleyici görevlerin tamamından Düzenleme Komitesi sorumludur.
Komite üyelerinin seçimi için Pazartesi akşamı yapılan oylama oturumundan önce Netanyahu, sağ partilerden oluşan müttefikleriyle Komite’de çoğunluğu elde etme konusunda anlaştı. Bunun için sağ partiler, dini partiler ve aynı şekilde İslami Hareket’in 4 milletvekilinin de aralarında bulunduğu 63 vekil Likud’un sunduğu önerinin lehine oy kullanacaktı. Fakat oylamaya geçildiğinde herkesi şaşırtan İslami Hareket milletvekilleri Likud’un önerisinin aleyhine oy kullandı. Likud, muhalefetin 60 oyuna karşı 58 oy alabildi. Oylamanın ardından Likud’un önerisinin lehine oy kullanan Naftali Bennett'in liderliğindeki Yamina Partisi’nin 7 milletvekili genel kurulu terk ederken, Netanyahu karşıtı değişim kampının 60 vekili kurulda kalmaya devam etti. Meclis Genel Başkanlığı, Komitenin kurulmasıyla ilgili Yair Lapid liderliğindeki Yeş Atid Partisi’nin sunduğu öneriyi meclisteki 51 ret oyuna karşı 60 evet oyuyla onayladı.
İslami Birlik Listesi Başkanı ve Milletvekili Mansur Abbas’ın, Netanyahu karşıtı değişim kampının lideri Lapid ile oturum öncesinde bir araya gelerek Likud’un önerisine karşı muhalefet önerisini destekleme ve meclisin çalışma düzenini pratikte kontrol etme konusunda anlaştığı ortaya çıktı. Sağ partilerin vekilleri, İslami Hareket’in bu tavrını ‘aldatma’ ve ‘arkadan bıçaklama’ şeklinde niteleyerek, harekete karşı sözlü saldırı başlattı. Dini Siyonizm Koalisyonu Başkanı Bezalel Smotrich, İslami Hareket’in bu davranışının, hareketle ittifak kurmayı reddetme hususundaki haklılığını ve ‘hareketin terör destekçisi ve Yahudi devleti düşmanı olduğunu’ gösterdiğini belirtti.
Netanyahu’yu desteklemekten vazgeçme sebebini anlatan Abbas, Smotrich’in kendilerini terörist olmakla suçladığını ve Netanyahu’nun bu ithamlara karşı kendilerini savunmak için tek kelime sarf etmediğini söyledi. Abbas, “Bugün Meclis Düzenleme Komitesi’nin oylaması sırasında yaşananlar, bizim başta söylediğimizi teyit ediyor: Biz çantada keklik değiliz. Bizim ilk başta ve sonuna kadar tek derdimiz Arap toplumumuzun davaları ve talepleridir. Bu sözden şüphesi olanlar bugün cevabını aldı” ifadesini kullandı.
Abbas, açıklamasının devamında şunları kaydetti:
“Bugün boyunca iki kamp arasında yani Likud Partisi ile Yeş Atid Partisi arasında müzakereler yürüttük. İkisine de Arap toplumumuzun davalarına hizmet eden taleplerimizi sunduk ve açık bir şekilde en önemli talebimizin partimizin abra (teraziyi dengelemek için hafif gelen kefeye konulan ağırlık) şeklinde devam etmesi olduğunu vurguladık. Likud kampı, kendi açısından Yamina Partisi’nin abra olması için son dönemlerde Yamina ile bir anlaşma yaptı. Bu anlaşma yapıldığında Düzenleme Komitesi’nden bir üye partimizin etki alanından çıktığını ve abra olamayacağını söyledi. Buna karşılık Lapid kampı İslami Birlik Listesi’nin abra olarak kalması talebini kabul etti. Bunun üzerine biz de abra olarak kalmamızın yanı sıra Arap toplumumuzun taleplerinin ve davalarının tarafında oy kullandık.”
Likud yetkilileri, sağ partilerin aldığı bu yenilgi üzerine, ülke yönetimini kaybetme ihtimalinin gerçekleşme olasılığı hakkında düşünmeye başladı. Sağ partilerin sürpriz bir biçimde Düzenleme Komitesi’nde çoğunluğu kaybettiği bir ortamda, Likud içerisinden, Netanyahu’nun hükümeti kurmak için Cumhurbaşkanı ile müzakerelere yeniden başlaması yönünde sesler yükseliyor. Likud Partisi Meclis Grup Başkanı Miki Zohar, Düzenleme Komitesi’nin ilk toplantısında yaptığı konuşmasında, “Likud’un artık muhalefetin sandalyelerine oturma ve Netanyahu’nun da ana muhalefet lideri olma yolunda olduğunun farkındayım” dedi. Likud ilk toplantıda Meclis Başkan Yardımcısı ile ilgili önerisini geçiremedi, meclis işlemez hale geldi ve bunun üzerine Zohar, toplantıyı erteleme kararı aldı.
Netanyahu bu esnada, İslami Hareket’i kendi tarafına döndürene dek hareket aleyhindeki açıklamalarını durdurması için Bezalel Smotrich’i ikna etmeye çalışıyordu. Mansur Abbas, Netanyahu’nun ikna çabaların ortaya çıkmasının ardından yaptığı açıklamada, “Biz, stratejik değil, taktiksel oy kullandık. İki kampa da halen açığız. Taleplerimize kim daha fazla yanıt verirse onun tarafında dururuz” ifadesini kullandı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.