ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Lenderking: İran’ın Yemen'de olumlu bir rol oynadığını görmedim

Lenderking, kongre oturumunda Marib'deki Husi saldırılarının barışa en büyük tehdit olduğunu belirtti

Marib'deki cephelerden birinde Yemen ordusundan bir savaşçı (Reuters)
Marib'deki cephelerden birinde Yemen ordusundan bir savaşçı (Reuters)
TT

ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Lenderking: İran’ın Yemen'de olumlu bir rol oynadığını görmedim

Marib'deki cephelerden birinde Yemen ordusundan bir savaşçı (Reuters)
Marib'deki cephelerden birinde Yemen ordusundan bir savaşçı (Reuters)

ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Timothy Lenderking, İran'ı Husileri desteklemekten ve Yemen'i istikrarsızlaştırmaktan sorumlu tutarak, şu ana kadar Yemen'deki rolüne ilişkin tek bir olumlu kanıt göstermediğini belirtti. Ayrıca siyasi bir anlaşmaya varmak ve çatışmayı sona erdirmek amacıyla uluslararası topluma Husiler ve İran üzerindeki baskıyı sürdürme çağrısında bulundu. 
ABD Temsilciler Meclisi'nde dün Dış İlişkiler Komitesi ile birlikte yapılan oturuma video-konferans yoluyla katılan Lenderking, çatışmanın patlak vermesinin ardından Husilerin Yemen'deki rolünü inkar etmediğini, ancak ABD yönetimi açısından krizi sona erdirmenin tek yolunun ateşkes ve uluslararası yasalara ve girişimlere uymak olduğunu açıkladı. Husilerin Yemen krizine barışçıl bir çözümü teşvik etmek amacıyla uluslararası çabaları teşvik etme konusundaki son ABD rolünü de memnuniyetle karşıladığını belirten Lenderking açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: 
"ABD, tüm taraflara çatışmayı sorumlu bir şekilde çözmek ve insani krizin şiddetini hafifletmek için gerekli adımları atmaları amacıyla baskı yapmaya devam edecek. Çünkü tarafların silahları bırakma ve  Yemenliler için çözüme ulaşmaları için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.”
Washington’un bu çatışmayı çözüme kavuşturmak amacıyla her zamankinden daha fazla uluslararası alanda çabaladığını vurgulayan Lenderking, “Suudi Arabistan ve Yemen hükümetinin de ülke çapında kapsamlı bir ateşkese destek verdiklerini açıkladıklarına şahit olduk” dedi. 
Lenderking açıklamasında şunları kaydetti:
“Yemen’deki çatışmadan sonra Husilerin hükümette önemli bir rolü olacaklarına dair geniş çaplı bir kabul var. Ancak bunun şartı Marib’e yönelik saldırıların sona ermesi. Çünkü bu saldırı barış çabaları için en büyük tehdidi oluşturuyor. Ayrıca son altı yıldır olduğu gibi yıkıcı insani sonuçlara neden oluyor. Marib, çatışmadan kaçan yaklaşık bir milyon yerinden edilmiş kişi için bir sığınak sayılıyor. Bu sığınmacıların gidecek başka yerleri yok. Husilerin kenti ele geçirmeleri yakın değil. Ancak şehri kuşatma hedeflerine yaklaşmak için saldırılarına devam ediyorlar. Bu durum 1,8 milyon nüfusa sahip kentin sakinleri için tehlikeli bir sonuca yol açabilir.”
İran rejiminin Husileri desteklemek ve Husilerin arkasında duran ve onlara silah sağlayan, askeri eğitim veren ve Yemen'i istikrarsızlaştırmak için olumsuz rolünü sürdüren tek taraf olmakla suçlayan Lenderking, “İran'ın Yemen'deki rolüne ilişkin tek bir olumlu kanıt görmedim. Bu durum, Suudi Arabistan ve bölgede çalışan ve sayıları 70 bin kişiyi bulan ABD’liler için yüksek bir risk oluşturuyor. Bende aynı şekilde onlar için ve Amerika'nın çıkarlarını korumak için çalışıyorum” ifadelerini kullandı.
Husilere giden silahların yayılmasını durdurmak ve Umman’ı Yemen'e bağlayan sınırları korumak için tüm tarafların ortak çaba göstermesi gerektiğini vurgulayan Lenderking, Husilere giden tüm silah sevkiyatlarının durdurulması için çağrıda bulundu. Yemen'e gelen tüm sevkiyatların denetlenmesinin zor bir durum olduğunu belirten ABD’li temsilci, bu konuyu Pentagon ile tartıştığını, özellikle de İran'dan Yemen'e çok sayıda silah sevkiyatının önceki ABD yönetimi sırasında ele geçirildiğini belirtti.
Lenderking, ABD yönetimiyle bağlantılı İran ve Yemen dosyalarıyla ilgili bir soruya cevaben şu ifadeleri kullandı:
“İran, Husileri desteklemeyi bırakırsa, bu olumlu bir gelişme olacak. Bu meselenin Viyana’da devam eden müzakereler sırasında tartışmaya açılıp açılmadığını bilmiyorum. Husilerin ve onları destekleyen İran'ın eylemleri, Yemen'de barışa ulaşmayı amaçlayan sorumluluk sahibi veya doğal bir hükümet eylemleri değil. Aralarındaki bu ilişki Yemen halkı için zarar veriyor. Aralarındaki bu ilişkiyi koparmak önemli. Çünkü İran hala olumsuz bir rol oynuyor."
Savaşın devamının daha büyük bir şiddet ve istikrarsızlık dalgasına, diğer cephelere yönelik saldırılarda ve hava saldırılarında önemli bir artışa neden olacağını belirten Lenderking, aynı şekilde Suudi altyapısına ve sivillere yönelik daha fazla saldırıya da yol açacağı konusunda uyardı. Şehir çevresindeki çatışmaların diğerlerinden daha büyük bir çatışmaya neden olabileceğini belirten Lenderking, “Washington da dahil olmak üzere uluslararası uzlaşmadan yararlanılması gerekiyor. Umman gibi bölgesel aktörlerin acil bir insani öncelik olan saldırıyı durdurmak için katılımı gerekiyor” dedi.
Komite üyelerinin sorularını yanıtlayan ABD Temsilcisi, Yemen'deki insani durum hakkında şunları kaydetti: 
“Savaşın başında insani yardım kuruluşlarının liderleri beş ay sonra Yemen’in beş yıl sonraki Suriye gibi görüneceğini belirttiler. Çünkü Yemen'deki durum savaş başlamadan önce de istikrarsızdı. Şimdi ise ekonomi çöküyor, aileler temel malları bile alamayacak durumda kalıyor. Gıda alanındaki insani yardımlar Suudi Arabistan'ın liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun kısıtlamalarıyla karşı karşıya değil. İnsani yardım milyonlarca insan için hayati bir cankurtaran halatı gibi ve açlığın önlenmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Ancak asla yeterli olmayacak."
Savaş devam ederse insani krizin kötüleşmeye devam edeceğini ve çatışmanın kalıcı bir şekilde sona ermesi dışında hiçbir hızlı çözüm olmadığını belirten yetkili, şu ifadeleri kullandı:
"Açıkça söylemeliyim ki ülkenin limanları aracılığıyla yakıtın düzenli bir şekilde ve engellenmeden girişine izin verilmesi gerekiyor. Yemen hükümeti bu sorunu çözme sorumluluğunu üstlenmeli. Husiler karaborsada yüksek fiyatlarla yakıt satmak ve Yemen’deki sevkiyatları kontrol etmekten sorumlular Husiler ayrıca, acil bir şekilde satın alma gücü sağlayan Yemenli memurların maaşlarını ödemek için ayrılan liman gelirlerini kullanarak 2018 yılında imzalanan Stockholm Anlaşması’ndaki yükümlülüklerini yerine getirmemeye devam ediyor. Limanlar ve kırsal yollardan, cephe hatlarından ve ticari malların transferinden gelen mallar veya insani yardımın önündeki bürokratik engeller yoluyla olsun, insani yardım ve ticari yardım hareketi her zaman Yemen çatışmasının kurbanı olmuştur.”
Geçen ay bölgeye dört geminin gelmesine rağmen ek gemilerin hareket ettiğini belirten Lenderking, aylık gıda transferinde de dikkat çekici bir artış olduğunu açıkladı. “Geçen Mart ayında yaklaşık 446 bin ton gıda Hudeyde limanına girdi. Bu da son 5 yılın en yüksek miktarı oldu. Ayrıca 2020 yılındaki ortalamadan yüzde 45 daha yüksek bir miktar. Bu yeterli bir miktar değil. Ancak bu rakamlar sahadaki gelişmeyi açıkça gösteriyor. Husiler ve Yemen hükümeti çatışmanın tarafları ve Birleşmiş Milletler'in etkili denetimi ile işbirliği içinde çalışabilir. ABD’nin halen Yemen'in en büyük insani bağışçılardan biri olmasından gurur duyuyorum. Ancak karşılaştığımız zorluklar çok büyük.”
Milletvekilleri tarafından Husiler ile görüşmesi sorulduğunda, onlarla geçmiş yıllarda anlaştığını belirten Lenderking, doğrudan cevap vermekten kaçınarak, “Husilerle geçmiş yıllarda görüşmelerde bulundum ve bu konuyu gelecekte de sürdüreceğim” dedi. Husilerin ABD’nin bu konudaki rolünü memnuniyetle karşıladıklarını belirten yetkili, “Çünkü ABD'nin süper güç olduğuna ve uluslararası destek sağlayabileceğine inanıyorlar" ifadesini kullandı.
Akaryakıt ve diğer sevkiyatların teslim edilmesi sürecinde ilerleme kaydedildiğini ve Suudi liderliğindeki koalisyonun getirdiği kısıtlamaların kaldırıldığını vurgulayan Lenderking, ateşkesin bu yardımların geçişinin sağlanarak Yemen halkına ulaşmasına izin vereceğini belirtti. 
Lenderking, Husilerin uluslararası baskıya tepki verdiğini ve tüm tarafların bu baskıyı artırmaya katkıda bulunması gerektiğini belirterek, sahada gördüklerine göre Husilerin söyledikleriyle çeliştiğini, yardım dağıtımını engellediklerini, Suudi Arabistan'a ve Yemen’e yönelik saldırıları artırdklarını, sivilleri kaçırmak ve çocukları silahlandırmak gibi ihlallerine devam ettiklerini vurguladı. “Bunların hepsi endişelerimizi artırıyor ve ayrıca anlaşmalara bağlılık konusunda ciddi olmadıklarını gösteriyor. Bu konuları takip etmeye devam edeceğiz.”
Krizin sona ermesinde Suudi Arabistan’ın rolünün önemli olduğunu, Riyad'ın Husilerle görüşmeye açık olduğunu ve bunun en iyi kanıtının sunulan son girişim olduğunu vurgulayan Lenderking, “Riyad'ı Husi saldırılarına karşı kendisini savunmada desteklemeliyiz. Krallık olumlu bir rol sergiliyor. Ayrıca Husilerle iletişime açıklar ve oynadığım rolü destekliyorlar. Ancak malesef  Husiler ateşkese yanaşmıyor” ifadelerini kullandı.



Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
TT

Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)

Suriye Adalet Bakanlığı dün, hükümetin Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) yıllarca kontrol ettiği Rakka vilayetindeki el-Aktan cezaevini devralma sürecini tamamlamasının ardından, cezaevindeki tutukluların hukuki durumunu incelemek üzere adli komiteler kurulduğunu duyurdu.

Adalet Bakanlığı yaptığı açıklamada, şu anda "mahkumların güvenliğini ve emniyetini sağladığını, insani ve yasal haklarını garanti altına almak için gerekli tüm önlemleri aldığını... buna yiyecek, su ve ilaç temininin de dahil olduğunu" belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Cezaevi, 2014-2017 yılları arasında Irak ve Suriye'nin büyük bölümlerini ele geçiren aşırılıkçı gruba karşı ABD desteğiyle mücadele eden SDG tarafından yakalanan ve DEAŞ ile bağlantılı olan tutukluları barındırıyor.

Suriye yönetiminin tüm ülke üzerindeki kontrolünü genişletme çabaları kapsamında, hapishanenin çevresinde son günlerde Suriye hükümet güçleri ile SDG arasında çatışmalar yaşandı.

ABD ordusu, yaklaşık 7 bin DEAŞ’lı mahkumu Suriye hapishanelerinden Irak'a nakletmeye başladı.

Suriye hükümeti, geçen hafta SDG ile varılan anlaşma uyarınca, hapishaneler de dahil olmak üzere kuzeydoğudaki Rakka ve Deyrizor illerinin kontrolünü ele geçirdi.


Güney Yemen'den Riyad'da tarihi diyaloğa doğru ivme kazanıldı

Yemen'deki güneyli liderler, Riyad'da yapılacak diyalog konferansının sonuçlarına uymayı kabul etti (Reuters)
Yemen'deki güneyli liderler, Riyad'da yapılacak diyalog konferansının sonuçlarına uymayı kabul etti (Reuters)
TT

Güney Yemen'den Riyad'da tarihi diyaloğa doğru ivme kazanıldı

Yemen'deki güneyli liderler, Riyad'da yapılacak diyalog konferansının sonuçlarına uymayı kabul etti (Reuters)
Yemen'deki güneyli liderler, Riyad'da yapılacak diyalog konferansının sonuçlarına uymayı kabul etti (Reuters)

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad, Suudi Arabistan'ın doğrudan himayesinde düzenlenecek Güney-Güney Diyalog Konferansı'nın yolunu açan yoğun istişareler çerçevesinde, güney Yemen liderleri ve bileşenleri için benzeri görülmemiş bir siyasi ivmeye tanık oluyor. Bu hareket, halkın özlemlerini dışlama veya ötekileştirme olmaksızın ifade eden, kapsamlı bir güney ulusal uzlaşmasına dayalı olarak güney Yemen'in geleceğini yeniden şekillendirmek için çok önemli bir aşama olarak görülüyor.

Bu girişim, Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin, özellikle Hadramut ve el-Mehra başta olmak üzere güney vilayetlerindeki siyasi ve güvenlik gelişmelerinin ve ardından istikrarı yeniden sağlamak için Arap Koalisyonu'nun müdahalesinin ardından yaptığı talebe yanıt olarak ortaya çıktı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Yemen, bölgesel ve uluslararası çevreler, yaklaşan Güney Konferansı'nın sonuçlarının, kapsamlı bir Yemen siyasi çözümünün temel taşını oluşturacağını, güney birliğini güçlendireceğini ve nihai müzakere masasında davasının adil bir şekilde temsil edilmesini sağlayacağını öngörmektedir.

Riyad, yetkililerinin, özellikle de Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın açıklamalarına göre, rolünün tercihleri ​​dayatmak değil, uzlaşmayı teşvik etmek ve gerçek bir ortaklığa yol açacak sorumlu bir güney diyaloğunu desteklemek üzerine kurulu olduğunu teyit ediyor.

Bu durum, Suudi Arabistan'ın Yemen'de kurtarılan bölgelerde güvenliği sağlamaya, hizmet sunmaya, hükümeti desteklemeye ve sivil ve askeri personelin maaşlarını finanse etmeye yönelik çabalarını sürdürdüğü bir dönemde ortaya çıkıyor.


Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı

Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı
TT

Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı

Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) bağlı yüzlerce savaşçının Rakka vilayetinden Halep kırsalının doğusundaki Ayn el-Arab (Kürtçe adıyla Kobani) kentine çekilmesini sağladı. Her iki taraf da haftanın başlarında ilan edilen ateşkesi uygulamaya devam etti.

Suriye Ordusu Operasyonlar Otoritesi, ana omurgasını Kürtlerin oluşturduğu SDG örgütü üyelerinin Rakka Valiliği'ndeki el-Aktan hapishanesi ve çevresinden Ayn el-Arab kentine nakledilmeye başlandığını ve ordunun geri çekilen güçlere "Ayn el-Arab bölgesine" kadar eşlik edeceğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kürt haber siteleri, yolları karla kaplı Kobani'ye araçlarıyla gelen yüzlerce SDG savaşçısının görüntülerini yayınladı.

Bu arada, Fransız cumhurbaşkanlığı kaynakları, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Kürtler ve Şam hükümeti arasındaki çatışmaları "baştan beri azaltmak ve durdurmak için çalıştığını" belirterek, Paris'in mevcut ateşkesi "çok kırılgan" olarak gördüğünü ve bu nedenle amacının, her iki tarafın da "dostu" olduğu göz önüne alındığında, iki savaşan taraf arasında yeniden çatışma çıkmaması için ateşkesin "dayanıklılığını" sağlamak olduğunu kaydetti.