Kahire ve Trablus ortaklıkta yeni bir aşamaya geçti

Dörtlü Komite tüm yabancı kuvvetlerin Libya’dan çekilmesi çağrısı yaptı.

Dibeybe ve Mısırlı Medbuli salı günü Trablus’ta basın toplantısı düzenledi. (AFP)
Dibeybe ve Mısırlı Medbuli salı günü Trablus’ta basın toplantısı düzenledi. (AFP)
TT

Kahire ve Trablus ortaklıkta yeni bir aşamaya geçti

Dibeybe ve Mısırlı Medbuli salı günü Trablus’ta basın toplantısı düzenledi. (AFP)
Dibeybe ve Mısırlı Medbuli salı günü Trablus’ta basın toplantısı düzenledi. (AFP)

Libya ve Mısır ilişkileri, Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli başkanlığındaki üst düzey bir heyetin başkent Trablus’u ziyaret etmesiyle yeni bir aşamaya sahne oldu. Diğer yandan Dörtlü Komite, tüm yabancı güçlerin ülkeden geri çekilmesi çağrısı yaptı.
Medbuli ve Libyalı mevkidaşı Abdulhamid Dibeybe yaptıkları ortak basın açıklamasında iki ülke arasındaki koordinasyonun ve çeşitli ikili, bölgesel ve uluslararası konularda pozisyonları birleştirmenin önemine dikkat çektiler. İki lider ayrıca Libya’nın kendi toprakları üzerindeki egemenliğini, siyasi birliğini ve bağımsızlığını korumanın önemini vurguladılar. Aynı şekilde yaklaşık 6 yıldır askıya alınan Trablus ve Kahire havalimanları arasındaki uçuşların yeniden başlatılacağı ilan edildi. Mısır Büyükelçiliği’nin de yakın bir zamanda açılacağı kaydedildi.  
Açıklamada, Başkanlık Konseyi ve Ulusal Birlik Hükümeti’nin Libya siyasi diyalog toplantılarında, seçim sonuçlarıyla ortaya koyulan tek meşru yürütme organları olduğu belirtildi.
Ayrıca her iki tarafın da seçimlerin düzenlenmesine imkan sağlayacak siyasi süreci uygulamak için deneyim ve görüş alışverişinde bulunmak üzere kararlı olduğu ifade edildi.
İki lider, Mısır’ın rolüne ve her iki tarafın toprakların güvenliğini sağlamak da dahil ortak güvenlik ve istikrarın kontrolüne yönelik yapıcı katkılarına dikkat çekti. İKi ülke arasında bölgesel ve uluslararası ilişkilerde atılım sağlanması için bir formül  geliştirildiği kaydedildi.
İki lider, her iki ülkenin ticari ve ekonomi alanlarında faaliyetleri teşvik etmesi ve ürün sevkiyatının kolaylaştırması çağrısı yaparken mevcuttaki ve gelecekteki ortak yatırımlar konusunda projelerin geliştirilmesi için daha fazla imtiyaz ve kolaylık sağlanmasının önemine dikkat çektiler. Bu amaçla sektörel komiteler de dahil Mısır- Libya Ortak Yüksek Komisyonu’nun on birinci toplantılarını düzenlemeye çağırdılar. İki liderin yaptığı çağrılar arasında kaçakçılıkla mücadelede bilgi alışverişinde bulunmak, ortak yatırımlarla ilgili eski anlaşmaları etkinleştirmek ve düzeltmek de vardı. Medbuli ve Dibeybe arasındaki toplantıda ayrıca vatandaşların iki ülke atasındaki seyahatlerini kolaylaştırmak amacıyla karşılıklı uçuşların devam etmesi kararı alındı.
Aynı şekilde tarım ve deniz kaynakları alanlarında iki ülkeden uzmanların katılımıyla ortak bir çalışma grubu oluşturulmasına, limanlar arasında deniz hatları açılmasına, sağlık hizmetlerinde iş birliği yapılmasına, hastalıklarla ve salgınlarla mücadele etmek için sınır alanlarında ortak komite oluşturulmasına da karar verildi.
Yapılan açıklamada ayrıca bir bilgi sisteminin kurulması, terörle mücadele için ortak bir veri tabanının oluşturulması, terör faaliyetlerine ilişkin takip ve bilgi alışverişi, terör unsurlarının faaliyetlerinin önlenmesi, gerekli unsurlar için birleşik bir rehber hazırlanması ve ortak sınırlarda devriyeler düzenlenmesi çağrısı yapıldı. Görüşmelerde güvenlik noktalarının kurulması, kara ve deniz sınırları boyunca izleme faaliyetleri gerçekleştirilmesi, terör finansmanına karşı bilgi alışverişinde bulunulması, terörle mücadele amacıyla iki ülke arasında ortak kuvvetlerin oluşturulması başlıkları da gündeme geldi.
Finansal işlemlerin takibi, hayır kuruluşlarının finanse edilmesi, para aklamayla mücadele etmek için ortak bir heyet kurulması, organize suç ve yasa dışı göçlerle mücadele edilmesi yönünde de kararlar alınan görüşme sırasında taşımacılık, ulaşım, altyapı, sağlık, elektrik, iletişim ve fiber optik sistemlere ilişkin de çalışmalar gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Teknik eğitim ve kapasite geliştirme alanlarında iki ülke arasındaki ilişkilerin sağlamlaştırılması için imzalar atıldı.
Diğer yandan Arap Birliği, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve Afrika Birliği’nin (AfB) dahil olduğu Libya konulu Dörtlü Komite geçen salı günü tüm yabancı güçlerin bir an önce Libya’dan çekilmesi çağrısında bulundu.
Komite tarafından video konferans aracılığıyla düzenlenen toplantı sonrasında yapılan açıklamada silahların yasaklanması doğrultusunda alınan kararlara tam olarak uyulması, tüm yabancı güçlerin ve paralı askerlerin ülke topraklarından, Libya’ya egemenliğini yeniden kazandıracak, ulusal birliğini bağımsızlığını ve bölgesel bütünlüğünü koruyacak şekilde koşulsuz olarak derhal geri çekilmesi çağrısı yapıldı.
Dörtlü Komite, toplantı sırasında BM’nin silah yasağına rağmen devam eden ihlalleri kınarken ülkedeki yabancı askeri müdahalelerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Komite’nin açıklamasının devamında şu ifadeler kullanıldı:
“Bu grupları tamamen tespit etmek ve etkisiz hale getirmek için silahlı oluşumlar ve milisler tarafından yöneltilen tehditlere kapsamlı ve dayanıklı bir çözüm bulmak gerekiyor.”
Diğer yandan Libya Yüksek Ulusal Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayih, İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile bir araya geldi. Görüşmenin gündeminde yaklaşan seçimlerin güvence altına alınması için güvenlik planı oluşturulması ve tüm Libya halkının beklentilerinin karşılanması için atılması gereken adımlar vardı.

 


Faslılar, 2030 Dünya Kupası öncesinde hükümetin şeklini belirleyecek seçimde oy kullanıyor

Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)
Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)
TT

Faslılar, 2030 Dünya Kupası öncesinde hükümetin şeklini belirleyecek seçimde oy kullanıyor

Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)
Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)

Fas'ta seçmenler bugün, 2030 FIFA Dünya Kupası finallerine ev sahipliği hazırlıkları kapsamında yürütülen 20 milyar dolarlık planın son aşamalarını yönetecek hükümetin yapısını belirleyecek parlamento seçimleri için sandık başına gidiyor. Seçimlerin aynı zamanda ekonomik kazanımların ülkedeki hayal kırıklığı yaşayan gençlere yönlendirilmesini amaçlayan projelerin geleceğini de şekillendirmesi bekleniyor.

Parlamento seçimlerinin Fas'taki güç dengesinde köklü bir değişiklik yaratması beklenmiyor. Ancak yeni Temsilciler Meclisi, gençlerin artan hoşnutsuzluğunu gidermeye yönelik girişimleri hayata geçirmekle yükümlü olacak. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre bu hoşnutsuzluk, geçen yıl İspanya'nın Ceuta (Sebte) özerk bölgesine toplu geçiş girişimi ve “Z Kuşağı” öncülüğündeki, ölümlere yol açan protestolarla kendini gösterdi.

2011'de kabul edilen Anayasa uyarınca kral, 395 sandalyeli parlamentoda en fazla sandalye kazanan partiden başbakanı atıyor.

İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi destekçileri, Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de seçim kampanyasına katılıyor (Reuters).
İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi destekçileri, Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de seçim kampanyasına katılıyor (Reuters)

Başbakanın ardından hükümet koalisyonunu oluşturmak için istişarelerde bulunması ve bakanların listesini hazırlayarak kralın onayına sunması gerekiyor.

Sandıklar sabah saat 08.00'de açıldı ve 19.00'da kapanacak. İlk sonuçların genellikle seçimden sonraki gün açıklanması bekleniyor.

Katılım oranı, özellikle genç seçmenlerin sandığa ilgisi yakından takip edilecek. Katılımın, vatandaşların seçilmiş kurumlarla ne ölçüde etkileşim içinde olduğuna ve bu kurumlara duyduğu güvene ilişkin bir gösterge olarak değerlendirilmesi bekleniyor.

Fas'ta oy kullanma yaşındaki nüfus yaklaşık 27 milyon kişiden oluşuyor. Ancak seçmen kütüklerine kayıtlı kişi sayısı 15,8 milyonda kalıyor. Bu sayı, 2021 seçimlerine kıyasla yaklaşık yüzde 12'lik düşüş anlamına geliyor.

Harcama planları

Mevcut parlamentodaki iki büyük parti olan Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI) ile Asalet ve Çağdaşlık Partisi (PAM), gelecek beş yıllık yasama döneminde yaklaşık 1 milyon istihdam yaratma sözü verdi. İki parti ayrıca konut, ücretler ve hastanelerde iyileştirme vaatlerinde bulundu.

İki parti koalisyon hükümetinde birlikte yer alıyor. Ancak seçim kampanyası sırasında gıda fiyatlarındaki artışın önlenememesi ve diğer politika alanlarındaki eksiklikler konusunda birbirlerini suçladılar.

Bu anlaşmazlıklar nedeniyle Asalet ve Çağdaşlık Partisi yöneticileri, seçimden birinci çıkması halinde Ulusal Bağımsızlar Birliği ile yeniden koalisyon kurmayacağını açıkladı.

2021'den bu yana hükümete başbakan olarak liderlik eden milyarder iş insanı Aziz Ahnuş ise bu kez yeniden aday olmayacak. Ahnuş, bu yıl Ulusal Bağımsızlar Birliği'nin genel başkanlığından da ayrılmıştı.

Fas Kraliyet Futbol Federasyonu Başkanı ve Ekonomi ve Maliye Bakanlığı'nda bütçeden sorumlu bakan yardımcısı Fouzi Lekjaa, seçimlerden birkaç hafta önce Asalet ve Çağdaşlık Partisi yönetimine katıldı. Lekjaa, 2030 FIFA Dünya Kupası organizasyon komitesine de başkanlık ediyor.

Fas, İspanya ve Portekiz'le birlikte ev sahipliği yapacağı Dünya Kupası öncesinde stadyumlar, demiryolları ve diğer altyapı projelerine büyük yatırımlar yapıyor.Ülke ayrıca 2035'e kadar kişi başına düşen ekonomik üretimi iki katına çıkarmayı hedefliyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), planlanan harcamaların yaklaşık 190 milyar dirhem, yani 20 milyar dolar olduğunu tahmin ediyor. Bu tutar, Fas'ın 2024'teki GSYH'sinin yaklaşık yüzde 12'sine denk geliyor.

Seçimde yarışan diğer partiler arasında iktidar koalisyonunun ortağı olan muhafazakâr milliyetçi İstiklal Partisi, önceki seçimlerde ağır bir yenilgi alan İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi ile çeşitli sol partiler bulunuyor.


Irak, “silahsızlanma” sürecini 2027’nin ortasına erteledi

Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
TT

Irak, “silahsızlanma” sürecini 2027’nin ortasına erteledi

Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)

Irak, silahlı grupların silahsızlandırılmasına yönelik planını 2027 yılının ortasına erteledi. Planın daha önce bu ayın sonunda uygulanmaya başlanması öngörülüyordu.

Irak Başbakanı Ali Zeydi, dün yaptığı açıklamada, silahlı grupların unsurlarının devlet kurumlarına entegre edilmesini öngören bir plan açıkladı. Zeydi planın, grupların saldırılarını durdurmaları karşılığında ABD saldırılarına maruz kalmamalarını öngören 90 günlük bir aşamayla başlayacağını belirtti.

Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Zeydi ile New York'ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yayımlanan açıklamada, Irak Başbakanı ile “milislerin dağıtılması ve saldırılarının durdurulması” konusunda mutabakata vardığını söyledi.

ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Tom Barrack ise Irak'ın, “Haziran 2027 sonuna kadar askeri güce sahip tek makamın devlet olması” yönünde taahhütte bulunduğunu ifade etti.


Gazzeliler, alternatifleri olmaksızın yıkılma tehlikesi bulunan çatılar altında

Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
TT

Gazzeliler, alternatifleri olmaksızın yıkılma tehlikesi bulunan çatılar altında

Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)

Gazze'deki yetkililer, bölgede sakinlerin yaşadığı ve yıkılma tehlikesi bulunan bina sayısının yaklaşık 2 bin olduğunu tahmin ediyor. Buna rağmen bölge halkı ve yetkililer, kendilerini barındıkları binaların çatılarının çökmesi tehlikesine karşı koruyabilecek herhangi bir alternatif bulunmadığını kabul ediyor.

Gazze kentinde bir hafta önce “Saade” binasının çökmesinden zarar gören kişiler ve görgü tanıkları, yaklaşan kış ve yağışlarla birlikte ortaya çıkabilecek tehlikelere ilişkin “Şarku'l Avsat”a konuştu. Görgü tanıkları ve mağdurlar, yağışların, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşı sırasında hasar gören diğer binaların da çökmesini hızlandırabileceği uyarısında bulundu.