Biden iklim zirvesi hedeflerini hayata geçirebilecek mi?

ABD Başkanı Joe Biden
ABD Başkanı Joe Biden
TT

Biden iklim zirvesi hedeflerini hayata geçirebilecek mi?

ABD Başkanı Joe Biden
ABD Başkanı Joe Biden

ABD Başkanı Joe Biden, dün, dünyanın dört bir yanından 40 liderin katıldığı sanal bir zirvede iklim değişikliğiyle mücadele için iddialı hedeflerini açıkladı. 46. ABD başkanı, sera gazı emisyonlarını 2005 yılına kıyasla 2030 yılına kadar yüzde 50 ila 52 oranında azaltma sözü verdi ve bu hedef, Washington'un 2025 yılına kadar emisyonları yüzde 26 ila yüzde 28 azaltma taahhüdünün neredeyse iki katı. Biden’ın bu hedefi, ABD ekonomisinin 2050 yılına kadar karbon nötrlüğüne ulaşmasını sağlayacaktır.
Bununla birlikte, Biden'in iddialı gündemi, içeride ve dışarıda birçok engelle karşı karşıyadır. Cumhuriyetçiler, ABD enerji sektörünü kömür ve fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji lehine dönüştürme önerileriyle mücadele etme sözü verdiler. Biden'ın iklim politikalarını eleştiri yağmuruna tutan Cumhuriyetçilere göre bu politikalar, ABD’li şirketleri zarara uğratacak ve enerji fiyatlarını artıracak. Aynı zamanda petrol, gaz ve kömür gibi geleneksel enerji alanlarında çok sayıda istihdam kaybına neden olacak.
Diğer yandan, bazı ülkeler, özellikle Donald Trump yönetiminin Paris iklim anlaşmasından geri adım atmasını da göz önünde bulundurarak, Biden'ın iklim politikalarında uzun süre devam edip etmeyeceği konusunda endişeli. Barack Obama yönetimi Paris İklim Anlaşması’nı iklim değişikliğine karşı mücadelede çok önemli bir başarı olarak kabul ediyordu.
Uzmanlar, dünyanın önde gelen ekonomilerinin, ortalama küresel sıcaklıklardaki artışı sanayi öncesi seviyelere kıyasla 1,5 santigrat derece ile sınırlandırmak için karbon emisyonlarını büyük ölçüde azaltması gerektiğini söylüyor. ABD ve diğer ülkeler, kasırgalar, depremler ve çevresel felaketler gibi şiddetli iklim olayları yoluyla küresel ısınmanın etkilerine zaten tanık olsalar da bilim adamları, küresel ısınmanın 1,5 derecelik eşiği aşması halinde küresel ısınmanın etkilerinin felaket olacağını ve geri dönüşü olmayacağını söylüyor.
Biden yönetimi, sera gazı kirliliğini azaltmak için belirlediği hedeflere ulaşma yeteneğinden emin görünüyor. Liderlerin iklim konulu sanal zirvesi başlamadan önce, Beyaz Saray, yönetimin hedeflerinin temiz enerji teknolojilerinde istihdam yaratmak, ABD endüstrilerini ve dünya ülkelerini milyonlarca iyi maaşlı iş yaratacak iklimle mücadele planlarını benimsemeye teşvik etmek, ekonomik rekabeti garanti etmek ve toplumların sağlık ve güvenliğini iyileştirmek olduğunu açıkladı.
Beyaz Saray yaptığı açıklamada, Başkan Biden'in Paris Anlaşması'na yeniden katılarak ve 2050 yılına kadar ekonomi düzeyinde net sıfır emisyona ulaşmak için iklim kriziyle mücadele ederek sözünü yerine getirdiğini belirtti. Açıklamada, Washington yönetiminin, "gecikmenin maliyeti çok yüksek olduğu için" bekleyemeyeceği ve sağlığı korumak, çevresel adaleti teşvik etmek, daha dayanıklı altyapı inşa etmek ve temiz hava ve içme suyuna erişimi genişletmek için çalışacağı kaydedildi.
Bilim adamları, kömür santrali emisyonları, araba motoru emisyonları ve fosil yakıtların etkilerinin kuraklık ve selleri, kasırgaları, orman yangınlarını ve diğer felaketleri şiddetlendirdiğini söylüyor. Bu tehditlere karşı koymak için ABD yönetimi, 2035 yılına kadar karbon kirliliğinden arınmış bir enerji sektörü yaratmaya ve temiz enerji yatırımlarını teşvik etmek için federal hükümet, eyaletler, sivil toplum ve özel sektör arasındaki iş birliğini güçlendirmeye çalışıyor.



JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
TT

JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, dün Cenevre'de ABD ile İran arasında yapılan ikinci tur müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın belirlediği bazı ‘kırmızı çizgileri’ kabul etmeye hala isteksiz olduğunu söyledi.

Bazı konularda görüşmelerin iyi gittiğini ve İranlıların daha sonra tekrar bir araya gelmeyi kabul ettiğini belirten JD Vance’e göre diğer konularda ise Başkan Trump’ın İranlıların hala kabul etmek ve ele almak istemediği bazı kırmızı çizgiler belirlediği aşikâr.

ABD televizyonu Fox News'ün “The Briefing” programında açıklamalarda bulunan Vance, “ABD Başkanı, İranlıların nükleer silah elde edememesi için diplomatik veya diğer yollarla bir çözüm bulmak için yoğun bir şekilde çalışıyor. Başkan elbette diplomasi yolunun doğal sonuca ulaştığına karar verme hakkını saklı tutuyor. Bu noktaya gelmememizi umuyoruz, ancak gelirse, karar başkana ait olacak” ifadelerini kullandı.

Vance, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Buradaki temel çıkarımız, İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemektir. Nükleer silahların yayılmasını istemiyoruz. İran nükleer silaha sahip olursa, diğer birçok ülke de bu silahlara sahip olacak, bazıları dost, bazıları düşman olacak ve bu, Amerikan halkı için bir felaket olacak, çünkü dünyanın her yerinde en tehlikeli silahlara sahip aşırıcı rejimler ortaya çıkacak.”

Trump'ın geçtiğimiz cuma günü İran'da rejim değişikliğini desteklediğini belirten açıklamasıyla ilgili olarak ‘Başkan’ın Amerikan halkının çıkarlarına en uygun olduğunu düşündüğü ne varsa onu yapacağını’ söyleyen Vance, “Bence o, Barack Obama olmadığını açıkça ortaya koydu. Amerikan ulusal güvenliğine çok farklı bir yaklaşımı var ve onu savunmak için daha güçlü adımlar atmaya daha istekli” şeklinde konuştu.

dfvgbhy
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Cenevre'de (AP)

Amerikan halkının ‘İran'ın dünyadaki en düşmanca ve irrasyonel rejimlerden biri olduğunu anlamasının çok önemli olduğuna’ inandığını ifade eden ABD Başkan Yardımcısı, “Bu tür insanların, insanlık tarihinin en tehlikeli silahına sahip olmasına izin verilemez. Bu, güvenliğimiz ve çocuklarımızın geleceği için felaket olur. ABD Başkanı bunu hedefliyor. Bunun gerçekleşmemesi için elinde birçok seçenek ve araç bulunuyor” dedi.

Nükleer silahlar kırmızı çizgidir

Vance, kendisine yöneltilen “Görüşmeler balistik füze programı ve vekillere verilen desteği de içeriyor mu?” şeklindeki soruya, “Her şey masada. İran'ın terörizmi desteklemeyi kesinlikle durdurmasını istiyoruz. İran, dünyanın en büyük terörizm destekçisi devletlerden biridir. İran, ABD'nin ulusal güvenliğini birçok yönden tehdit ediyor, ancak en ciddi tehdit nükleer silaha sahip olmasıdır. Bu kırmızı çizgidir” cevabını verdi.

Vance, yanıtını şöyle sürdürdü:

“İranlılar nükleer silah peşinde olmadıklarını söylüyorlar. Ama biz bunun doğru olmadığını biliyoruz. Nükleer silaha sahip olma isteklerini doğrulayan birçok şey yaptılar. Amacımız bunun gerçekleşmemesini sağlamak. Tekrar söylüyorum; Başkan’ın bunun gerçekleşmemesini sağlamak için birçok aracı var.”

ABD Başkanı Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki İran heyeti arasında Umman'ın arabuluculuğunda Cenevre'de yapılan görüşmeler, nihai bir anlaşma veya ortak bildiri olmadan sona erdi. Üçüncü tur için henüz bir tarih belirlenmedi, ancak her iki taraf da müzakereleri sürdürmeyi istediğini açıkladı.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir bin Hamad el-Busaidi, görüşmelerin İran'ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirmesinin sınırlandırılması konularına odaklandığını belirterek, görüşmeleri ‘çok ciddi’ olarak nitelendirdi ve ortak hedeflerin belirlenmesi konusunda iyi ilerleme kaydedildiğini söyledi.


Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
TT

Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)

Danimarka Kralı Frederik X, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme yönündeki açık emellerine karşı destek göstermek amacıyla, bugün Grönland'a üç günlük bir devlet ziyareti başlatacağını duyurdu.

Trump'ın, geniş ve mineral bakımından zengin Arktik adasını, hatta güç kullanarak bile ele geçirme tehditleri, Avrupa Birliği ve NATO üyesi Danimarka ile Washington arasındaki ilişkileri gerginleştirdi.

Danimarka kraliyet sarayı, ocak ayı sonlarında Kral Frederik'in 57 bin nüfuslu adaya olan dayanışmasını ifade etmesiyle ziyareti duyurdu. Frederik'in bugün başkent Nuuk'u, yarın yaklaşık 150 kilometre kuzeydeki Maniitsoq'u ve son olarak cuma günü en kuzeydeki Kangerlussuaq'a giderek Danimarka Arktik eğitim merkezini ziyaret etmesi planlanıyor.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen cumartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın son zamanlarda adayı zorla ele geçirme tehditlerinden geri adım atmasına rağmen, Grönland'ı hâlâ ilhak etmek istediğine inandığını söyledi. Trump, buzların erimesiyle birlikte yavaş yavaş ortaya çıkan bu bölgedeki stratejik kazanımlar için büyük güç rekabeti ortamında, Grönland'ın Rusya ve Çin karşısında ABD ve NATO'nun güvenliği için hayati önem taşıdığında ısrar ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka ve Grönland arasında, Washington'ın Arktik'teki güvenlik endişelerini görüşmek üzere ortak bir çalışma grubu oluşturuldu, ancak ayrıntılar henüz açıklanmadı.


Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
TT

Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün, zimmete para geçirmekle suçlanan eski bir devlet çalışanına İngiltere'nin siyasi sığınma hakkı vermesini kınadı.

Meksika yetkilileri, Karime Macias'ı 2010 yılından beri bir devlet aile refahı kurumunda çalışırken beş ila altı milyon ABD doları arasında zimmete para geçirmekle suçluyor.

Sheinbaum basın toplantısında, “Bu kadın dolandırıcılık ve yolsuzlukla suçlanıyor, peki ona nasıl sığınma hakkı verebilirler?” diye sordu.

Macias, muhalefetteki Kurumsal Devrimci Parti (PRI) üyesi ve 2018'den beri yolsuzluk suçlamalarıyla hapsedilen eski Veracruz valisi Javier Duarte'nin eşiydi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Macias, Londra'da birkaç kez gözaltına alındı, ancak şimdiye kadar Meksika'ya iadesini engellemeyi başardı.

Kurumsal Devrimci Parti (PRI), 20. yüzyılın büyük bölümünde Meksika'yı yönetti.

Sheinbaum, şu anda cumhurbaşkanlığı, yargı ve parlamentoda söz sahibi olan solcu Morena partisinin başındaydı.

Macias ise herhangi bir yanlış yaptığını reddetti.

2020 yılında Meksika basınına verdiği demeçte, herhangi bir suçtan sorumlu olmadığını ve kendisinin ve çocuklarının eski kocasının eylemleri nedeniyle bir nefret kampanyasının kurbanı olduklarını iddia etti.

Meksika'daki İngiliz Büyükelçiliği, AFP'nin yorum talebine henüz yanıt vermedi.