Rus milyarderin oğlu annesine 100 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kaldı

Timur Ahmetov (AFP)
Timur Ahmetov (AFP)
TT

Rus milyarderin oğlu annesine 100 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kaldı

Timur Ahmetov (AFP)
Timur Ahmetov (AFP)

İngiltere’de bir mahkeme, ünlü bir Rus milyarderin oğluna, annesinin boşandıktan sonra babasının mal varlığını ondan saklaması sonucu, annesine 100 milyon dolar tazminat ödemesine hükmetti. Mahkeme sırasında hâkim Rus milyarderin oğlunu ‘babasına yardım etmek için her şeyi yapabilecek sahtekar bir kişi’ olarak nitelendirdi.
Bloomberg’in haberine göre, hâkim Gwyneth Knowles verdiği kararda, annesinin 450 milyon sterlin (627 milyon dolar) tutarında mahkeme onaylı boşanma tazminatı almasını engellemek için, Timur Ahmetov'un milyarder babası Farkhad Ahmedov ile ‘elinden gelen her şeyi’ yapmak için birlikte işbirliği yaptıklarını söyledi.
Hâkim ayrıca Birleşik Krallık'ta ikamet eden Timur'a annesine 100 milyon dolardan fazla tazminat ödemesi kararını verdi.
Hâkim, Timur’un babasının davranışlarını çok iyi bildiğini ve annesinin boşanma tazminatına dair bir kuruş bile almasını engellemek için elinden gelen her şeyi yaptığını söyledi.
Timur ise, babasının kendi kararlarını verdiğini ve annesinin davaya olan tutumunun kendisini çok rahatsız ettiğini ve ‘çok tehlikeli’ olduğunu söyledi.
Tatiana Ahmedova ise duruşma sırasında en büyük oğluyla olan ilişkisinin şu anda çok gergin olduğunu söyleyerek, kendisine dava açmaktan başka seçeneği kalmadığını söyledi.
Farkhad, servetinin çoğunu Kasım 2012'de bir Rus gaz üretim şirketindeki hissesini 1,4 milyar dolara satarak kazanmıştı.
Ancak Rus milyarder, eski eşi Tatiana Ahmedova’ya, boşanma tazminatı ödemeyi reddetti ve servetini ondan sakladı. Bu da onun Farkhad’ın mal varlığı ve fonlarının bulunduğu en az altı ülkede dava açmasına sebep oldu.



Netanyahu: Türkiye'yle çatışma niyetinde değilim ama onları Suriye'nin güneyinde görmek istemiyorum

Reuters
Reuters
TT

Netanyahu: Türkiye'yle çatışma niyetinde değilim ama onları Suriye'nin güneyinde görmek istemiyorum

Reuters
Reuters

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail televizyonuna verdiği röportajda Türkiye ile olası bir çatışma ihtimalinin yanı sıra Suriye’deki gelişmeler ve Gazze’ye yönelik saldırılar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir çatışma istemediğini belirten Netanyahu, buna karşın İsrail’in askeri gücünü sürekli artırması gerektiğini savundu.

Netanyahu, “Çatışma arayışında değilim” sözleriyle başladığı değerlendirmesinde, güçlü bir askeri kapasitenin İsrail açısından zorunlu olduğunu ifade etti.

Netanyahu şöyle konuştu:

Çünkü niyetler değişir; özellikle de zayıf olduğunuzda. Zayıfsanız size saldırırlar, güçlüyseniz size saygı duyarlar. Barışı da güçlü olanlarla yaparlar. Bu nedenle gücümüzü sürekli artırmak zorundayız.

Bölgedeki güç dengelerinin sürekli değiştiğini öne süren Netanyahu, İsrail’in bu dengelerde daha güçlü bir konumda olması gerektiğini savunarak, "Bir güç zayıflıyor, başka bir güç yükseliyor. Ancak yükselmesi gereken en önemli güç bizimki olmalı" dedi.

Suriye’de Türkiye’ye mesaj: “Güneye geldiklerini görmek istemiyorum”

Netanyahu, Suriye’deki gelişmelere ilişkin açıklamalarında ise Türkiye’ye yönelik doğrudan mesaj verdi.

İsrail’in Suriye’de bir “güvenlik bölgesi” oluşturma kararı aldığını belirten Netanyahu, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki askeri varlığına dikkat çekti. İsrail Başbakanı, Ankara’nın Suriye’de daha güneye doğru ilerlemesini istemediklerini açıkça dile getirdi. Netanyahu, "Türkiye'nin güneye geldiğini görmek istemiyorum" dedi.

Türkiye’nin Suriye’deki askeri konuşlanmasına ilişkin mesajların farklı kanallar üzerinden iletildiğini belirten Netanyahu, bu kapsamda ABD aracılığıyla yürütülen temasların yanı sıra doğrudan Şam yönetimine de mesaj gönderildiğini söyledi. Suriye’de daha önce belirli bir statükonun bulunduğunu öne süren Netanyahu, mevcut durumun değiştiğini veya değiştirilmeye çalışıldığını iddia etti.

“Mesajımızı kinetik yollarla vermek zorunda kaldık”

Netanyahu, İsrail ordusunun Suriye’deki askeri hedeflere yönelik saldırılarına ilişkin de konuştu. İsrail’in Suriye’deki bir askeri havalimanını vurmasına değinen Netanyahu, saldırının öncesinde verilen mesajların karşılık bulmadığını savundu. Netanyahu, "Görünüşe göre mesajımızı almamışlardı. Bizim tabirimizle 'kinetik yollarla' mesaj vermek zorunda kaldık" dedi.

Ne olmuştu?

İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Suriye’nin kuzeyindeki İdlib’in doğusunda bulunan ve kullanılmadığı belirtilen Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef almıştı. Suriyeli bir yetkili, havaalanına yönelik saldırıda İsrail savaş uçaklarının 8 ayrı saldırı gerçekleştirdiğini açıklamıştı. Saldırılarda pistin yanı sıra hangarda bulunan kullanılmayan bir yapının da hedef alındığı belirtilmişti.

Independent Türkçe


Birleşmiş Milletler: 200 bin kişi, çetelerin kontrolündeki ülkeye geri gönderildi

Yaklaşık 1,5 milyon kişi Haiti'deki çatışmalar yüzünden evinden oldu (Reuters/Arşiv)
Yaklaşık 1,5 milyon kişi Haiti'deki çatışmalar yüzünden evinden oldu (Reuters/Arşiv)
TT

Birleşmiş Milletler: 200 bin kişi, çetelerin kontrolündeki ülkeye geri gönderildi

Yaklaşık 1,5 milyon kişi Haiti'deki çatışmalar yüzünden evinden oldu (Reuters/Arşiv)
Yaklaşık 1,5 milyon kişi Haiti'deki çatışmalar yüzünden evinden oldu (Reuters/Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin cuma gerçekleştirdiği acil zirvede konuşan bir BM yetkilisi, bu yılın ilk 8 ayında 200 bine yakın kişinin zorla Haiti'ye geri gönderildiğini açıkladı. 

İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Vekili Indrika Ratwatte, ülkelerine zorla iade edilen Haitili sayısının geçen senenin aynı dönemine göre en az 20 bin arttığını da söyledi. 

Pazar gecesi Haiti'nin başkenti Port-au-Prince'in doğusunda bir çete tarafından düzenlenen saldırılarda 47 kişi öldürülmüştü. 

Ondan birkaç gün önce de ABD, uzun süre sonra ülkelerine iade ettiği Haitilileri taşıyan ilk uçağı göndermişti. 

Trump yönetiminin yıllardır devam eden hukuki mücadeleyi kazanıp yaklaşık 350 bin Haitilinin Geçici Koruma Statüsü'nü sona erdirmesinin ardından bu hamle gelmişti. 

2010'da başkent Port-au-Prince'i sarsan ve 100 bin ila 316 bin kişinin öldüğü bildirilen depremle birlikte Haitililer de koruma programı kapsamına alınmıştı.

Diğer yandan Haitili güvenlik uzmanları, ülkeye giren kaçak silahların 2022'den bu yana 21 bini aşkın kişinin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaları daha da kötüleştirdiği konusunda uyarıda bulunuyor.

BM, bu silahların çoğunun ABD'nin güneydoğusundan yola çıkarak Dominik Cumhuriyeti üstünden Haiti'ye girdiğini tahmin ediyor. 

BM'nin Haiti'deki ofisinin başkanı Carlos Ruiz de Güvenlik Konseyi toplantısında konuştu. Ülkede planlanan seçimlerin güvenlik sağlanmadan düzenlenmesinin çok da manalı olmayacağını vurguladı. Carlos Ruiz, Haiti'ye güvenlik desteğini artırmaları için uluslararası topluma çağrıda bulundu. 

Halihazırda çok uluslu bir görev gücü Haiti'de faaliyet gösteriyor. Kenya liderliğinde faaliyet gösteren ve BM'ye bağlı olan Çok Uluslu Güvenlik Destek Misyonu, Haiti polisi ve ordusuna yardım ediyor. Misyonun sonbaharda 5 bin 500 askeri barındırması planlanıyor. 

Ancak Haiti'de düzeni sağlama çabaları bir türlü istenen sonuçları vermiyor. Başkentin en az yüzde 70'ini çetelerin kontrol ettiği düşünülüyor.

Temmuz 2021'de Devlet Başkanı Jovenel Moise'ye suikast düzenlenmesi ve aynı yıl ağustosta 2 bin 200'den fazla kişinin ölümüne neden olan 7,2 büyüklüğündeki deprem, 11 milyonu aşkın nüfuslu Haiti'deki toplumsal huzursuzluğu artırmıştı. 

Independent Türkçe, DW, Reuters


Berlin şantaj altında: Hackerler ne istediklerini açıkladı

20 Eylül'deki Berlin yerel seçimleri öncesinde düzenlenen saldırıdan oylama altyapısının etkilenmediği öne sürülüyor (Reuters)
20 Eylül'deki Berlin yerel seçimleri öncesinde düzenlenen saldırıdan oylama altyapısının etkilenmediği öne sürülüyor (Reuters)
TT

Berlin şantaj altında: Hackerler ne istediklerini açıkladı

20 Eylül'deki Berlin yerel seçimleri öncesinde düzenlenen saldırıdan oylama altyapısının etkilenmediği öne sürülüyor (Reuters)
20 Eylül'deki Berlin yerel seçimleri öncesinde düzenlenen saldırıdan oylama altyapısının etkilenmediği öne sürülüyor (Reuters)

Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner, Almanya'nın başkentinin önceki haftalarda şehrin sistemlerine girip verileri çalmayı başaran bilgisayar korsanlarının şantajına uğradığını duyurdu. 

Cuma düzenlenen basın toplantısında konuşan Wegner, "Berlin şantaja teslim olmayacak" diyerek perşembe akşamı gelen fidye talebine boyun eğmeyeceklerini söyledi. 

53 yaşındaki Wegner; eyalet polisi, savcılar ve federal güvenlik birimlerinin failleri bir an önce bulmak için yoğun çalıştığını belirtti. 

Bilgisayar korsanlarının ele geçirdiği verilerin "içeriği ve kapsamına" ilişkin incelemelerin de "büyük bir titizlikle" sürdürüldüğünü ekledi.

Almanya Hristiyan Demokrat Birliği'ne (CDU) bağlı siyasetçi, hackerların ne talep ettiğini açıklamadı.

Der Spiegel bilgisayar korsanlarının 30 Bitcoin (yaklaşık 112 milyon TL) istediğini bildiriyor. 

Rusya ve Doğu Avrupa merkezli faaliyet gösterdiği düşünülen ve geçmişte British Museum'a yönelik bir siber saldırı gerçekleştirerek ses getiren Rhysida, son olayın sorumluluğunu üstlendi.

Hacker grubunun internet sitesinde, Berlin'in sistemlerinden çalınan 5,79 terabaytlık verinin 7 gün içinde açıkartırmaya çıkarılacağı öne sürüldü. 

Saldırı sonrasında Berlin'in bazı çevrimiçi sistemleri kapatılmak zorunda kalırken, soruşturmacılar hangi verilerin ele geçirildiğini anlamaya çalışmıştı.

Sızıntının 7-12 Ağustos'ta gerçekleştiği ortaya çıkmıştı. 

Yetkililer, adli bilişim incelemelerinin veri sızıntılarının özellikle Berlin'in ulaştırma ve çevre dairelerini vurduğunu ortaya çıkardığını söylemişti.

Ancak cuma Berlin Eyalet Başbakanlığı'ndan yapılan açıklamada "Şahsi veya kamuya açık olmayan başka verilerin de etkilenmiş olma ihtimali göz ardı edilemez" dendi. 

Haziran 2023'te kurulduğundan beri 280'e yakın saldırının sorumluluğunu üstlenen Rhysida'nin dark web'deki sitesine giren Der Spiegel; örgütün Berlin'deki sözleşmeler, gizlilik anlaşmaları, personel dosyaları, şifreler ve binlerce kişisel iletişim bilgisi gibi çeşitli verilere sahip olduğunu iddia ettiğini aktarıyor. 

Ekim 2023'te gündem olan saldırıda British Museum fidye talebini reddedince Rhysida müze ziyaretçileri, aboneler ve personelin kişisel verilerini içeren dosyaları dark web'de yayımlamıştı.

Independent Türkçe, BBC, Reuters