Paris yönetiminde Çad konusunda belirsizlik yaşanıyor

Macron: Hiç kimsenin Çad’ın istikrarını ve toprak bütünlüğünü bozmasına müsaade etmeyeceğiz.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron. (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron. (Reuters)
TT

Paris yönetiminde Çad konusunda belirsizlik yaşanıyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron. (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron. (Reuters)

Çad konusunda yanlış değerlendirmelerde bulunulmasına imkan vermeyecek denli açık işaretler mevcut. Zira Fransa Cumhurbaşkanı’nın geçtiğimiz hafta sonu Çad’ın kuzeyindeki isyancılarla girilen çatışmalarda ölen Çad Cumhurbaşkanı İdris Deby Itno’nun cenaze törenine katılmak için hiç vakit kaybetmeden Encemine’ye gitmesi oldukça manidar. Afrika’nın Sahel bölgesindeki terör örgütleri nedeniyle sorunlar yaşayan dört ülkenin (Moritanya, Mali, Burkina Faso ve Nijer) liderleriyle Çad’ın başkentinde zirve düzenlemesine ilişkin telaş Paris’in gelişmelerden ve ülkesini 30 yıl boyunca demir yumrukla yöneten bir cumhurbaşkanının mirasından duyduğu endişeyi gözler önüne seriyor. Emmanuel Macron, babasının yerini alarak Askeri Geçiş Konseyi’nin, yürütme ve yasama otoritesinin ve ordu komutanlığının başına geçen ve ipleri eline alan General Muhammed İdris Deby ile görüşmek için vakit kaybetmeden harekete geçti. Bu durum, Fransa’nın Çad’da yaşanabilecek değişimler ve bunların diğer Sahel ülkeleri ile Fransız desteğiyle silahlı ve terör örgütlerine karşı yürütülen ortak savaş üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişelerinin bir göstergesi sayılıyor. Bu, Macron ve dört Sahel ülkesinin liderlerinin Çad ve bölge tarihinin tanık olduğu bu kritik zamanda desteklerini göstermek üzere 37 yaşındaki genç generali toplu bir şekilde ziyaret etme girişimlerinin nedenini de açıklıyor.
Macron dün yaptığı anma konuşmasında Fransa’nın “ne bugün ne de yarın hiç kimsenin Çad’ın istikrarını ve toprak bütünlüğünü bozmasına müsaade etmeyeceğini” vurguladı. Böylece Çad’ın yeni liderine bir “sigorta poliçesi” sundu. Birçok kişi ise ülkenin kaos ve istikrarsızlık dönemine girmesinden endişeli.
Macron'un söylediklerini, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de perşembe günü Moritanya ziyareti sırasında dile getirmişti. Borrell açıklamasında “siyasi meseleler üzerinde durmadan Çad'a yardım edilmesi” talebinde bulunmuştu. Bu da ülkenin istikrarının; siyasi geçiş, anayasayı aşan hususlar, demokratik uygulamalar ve insan haklarına saygı gibi Fransa ve AB tarafından desteklenen değerlerden daha öncelikli olduğu anlamına geliyor. Ancak bu açıklamalar, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın dün Askeri Geçiş Konseyi’nin Çad’ın istikrarını ve toprak bütünlüğünü koruyup koruyamayacağını sorgulamasını engellemedi. Le Drian, Askeri Geçiş Konseyi’nin mevcut askeri yönetim ile iktidarın tekrar sivillere geçmesi için seçimlerin yapılması arasında dengeyi sağlayıp sağlayamayacağını sorguladı. Geçiş Konseyi, askıya alınan kurumları tekrar çalıştırmak için bir defaya mahsus uzatılmak suretiyle görev süresinin 18 ay olduğunu duyurdu.  Bunun yanı sıra Geçiş Konseyi anayasayı askıya aldı, parlamentoyu ve hükümeti feshetti ve geceleri sokağa çıkma yasağı getirdi. Dolayısıyla yapılan değerlendirmeler Fransa’nın güvenlik kartını tek başına oynayamayacağı, ayrıca partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının talep ettiği değişim taleplerini de görmezden gelemeyeceği yönünde. Bu nedenle Macron bir yandan istikrarı destekleme diğer yandan ise diyalogu ve demokratik geçişi güçlendirmek için 18 ay içerisinde bağımsız ve demokratik seçimlerin yapılmasına –ki bu Askeri Geçiş Konseyi’nin iktidar ve çalışma süresini uzatmaktan vazgeçmesi anlamına geliyor- yönelik çağrısı arasındaki dengeyi gözeten bir mesaj göndermek istedi.
Ancak Paris'in endişeleri bu kadarla sınırlı değil. Kendisine siyasi ve askeri destek sağlayarak iktidara geçmesine ve 30 yıl boyunca iktidarda kalmasına yardımcı olan Çad askeri güçleri, baba Deby döneminde teröre karşı mücadelede ana destekçi rolünü oynadı. Baba Deby, Fransız güçlerinin 2013 yılından bu yana Serval Operasyonu çerçevesinde isyancıların başkente inmesini engellemek için Mali’de yürüttüğü savaşlarda yer almıştı. Sahel ülkeleri arasında en donanımlı ve savaş konusunda en fazla deneyime sahip olan Çad ordusu, karargah olarak Encemine’yi seçen Fransız Barkhane güçlerinin operasyonlarında da yer aldı. Aynı zamanda Encemine Uluslararası Havalimanı’nda bir Fransız savaş uçağı filosu konuşlanmış durumda. Paris’in endişesi, Çad’daki gerginliğin kuzeyde yaşanan çatışmaların ve rejim karşıtı örgütlerin yeni hükümetten kurtulmak için yaptığı çağrıların, Çad liderliğini öncelikle düzeni korumaya odaklanmaya yöneltme ve dolayısıyla komşularındaki terör olgusu ile mücadelede oynadığı rolü azaltma olasılığından kaynaklanıyor.
Son 30 yıl içinde Sosyalist Cumhurbaşkanı François Mitterrand’dan Macron’a kadar Elysee Sarayı’nda peş peşe gelen beş Fransa Cumhurbaşkanı, baba Deby’i “stratejik bir müttefik” olarak gördüklerini kanıtlayarak kendisini desteklediler ve iç politikalarını eleştirmekten kaçındılar.
Fransa’daki gözlemciler, Paris’in bu doğrultuda devam edeceğini ve İdris Deby’nin ölümünden önce de gerçek anlamda çalışmayan kurumların işlemesine yönelik çağrılarıyla askeri ve siyasi desteğinin üzerini örteceği görüşündeler. Ancak Paris’in bu yaklaşımda ısrarcı olması, birçok Afrikalıyı kendisinden uzaklaştıracaktır. Özellikle de yozlaşmış rejimlerden ve Paris’in savunduğu ve uygulanmasını talep ettiği ilkeler ile sahada izlediği politikalarının birbirine ters düşmesinden bıkmış olan genç nesli. Başta özgürlüklerin tanınması, partilerin kurulması ve ifade özgürlüğü ile hesap verilebilirliğin sağlanması olmak üzere demokratik bir yola girme çağrısı yapan hareketler nedeniyle bölünmüş bir ülkede istikrarı sağlamanın ne kadar zor olduğunu bilen genç kesim, Fransız yetkililerin izlediği stratejiyi yöntemi yakından takip ediyor.



Fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışık ilk kez kaydedildi

Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
TT

Fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışık ilk kez kaydedildi

Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)

Bilim insanları fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışığı ilk kez görüntülemeyi başardı.

Araştırmacılar ormanlarda saptanan elektrik alanı anomalileri nedeniyle, fırtına sırasında ağaç tepelerinde elektriksel boşalmalar meydana geldiğinden uzun süredir şüpheleniyordu.

Bu hava olayları sırasında bulutlar güçlü bir negatif elektrik yükü biriktirirken, yeryüzünde pozitif bir yük gelişiyor. 

Zıt yüklerin birbirini çekmesinden dolayı yerdeki pozitif yük, negatif olana erişmeye çalışıyor ve genellikle doğada ulaşabileceği en yüksek noktaya, yani ağaç tepelerine çıkıyor.

Yaprakların ucunda biriken yük sonucu oluşan ve korona denen parıltı daha önce laboratuvarda üretilmişti. Ancak doğadaki kanıtı bulunamamıştı.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi'nden Patrick McFarland liderliğindeki ekip de işe laboratuvarda bu koronayı üreterek başladı. 

Fırtına bulutlarını taklit etmek için plastik saksılardaki ladin ve akçaağaçları yüklü metal plakaların altına yerleştirip ışıkları kapattılar.

McFarland, "Laboratuvarda tüm ışıkları, kapıyı ve pencereleri kapatınca koronalar zar zor seçiliyor. Mavi bir parıltı gibi görünüyorlar" diye açıklıyor.

Parıltı zayıf olsa da ultraviyole dalga boylarında da ışık yaydıkları için bilim insanları özel kameralarla bunları yakalamaya karar verdi.

Ekip, 2013 model bir Toyota Sienna'ya hava istasyonu, elektrik alan dedektörü, lazer mesafe ölçer ve ışığı ultraviyole kameraya yönlendirmek için bir periskop yerleştirerek bu neredeyse görünmez kıvılcımları ABD'nin çeşitli bölgelerinde aramaya koyuldu.

Yaklaşık 90 dakikalık görüntülerde 859 ayrı UV sinyali yakalanırken bir bilgisayar programı yardımıyla bunlar 41 korona halinde gruplandırıldı.

Bulguları hakemli dergi Geophysical Research Letters'ta yayımlanan çalışmaya göre koronolar, 0,1 ila 3 saniye sürüyordu ve genellikle yapraktan yaprağa atlıyor veya aynı yaprakta tekrar oluşuyorlardı.

Bu etkileri Pinus taeda ve Liquidambar styraciflua gibi ağaçlarda da gözlemlediler. 

McFarland "Bunlar gerçekten oluyor" diyerek ekliyor: 

Onları gördük; artık var olduklarını biliyoruz. Sonunda bunun somut kanıtına sahip olmak… Bence işin en keyifli yanı bu.

Araştırmacılar, UV kamera yalnızca dar bir dalga boyu aralığını algılayacak şekilde ayarlandığı için çalışmada kaydedilenden daha fazla korona olabileceğini düşünüyor. 

McFarland, eğer insanlar ağaçlardaki bu parıltıları görebilseydi, sanki binlerce ateşböceği ağaç tepelerinde dans ediyormuş gibi "epey havalı bir ışık gösterisi" oluşacağını söylüyor.

Bulguların koronanın kanıtını sunmasının ötesinde de faydaları olma ihtimali var. 

Bu parıltılar, diğer bileşiklerle tepkimeye girerek pus ve duman oluşumuna katkı sunabilecek büyük miktarda molekül üretiyor. Bu nedenle yeni çalışma, koronanın ormanlardaki hava kalitesini nasıl etkilediğinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.

Ayrıca koronanın yapraklara zarar vererek ağaç ve orman sağlığını etkilemesi de muhtemel. Ancak bilim insanları bitkilerin kendilerini koruma yöntemleri geliştirmiş olabileceğinden şüpheleniyor. 

Independent Türkçe, Science Alert, Smithsonian Magazine, Geophysical Research Letters


ABD'nin önde gelen yapay zeka araştırmacıları, Pentagon'a karşı birleşti

Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
TT

ABD'nin önde gelen yapay zeka araştırmacıları, Pentagon'a karşı birleşti

Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)

OpenAI ve Google'dan araştırmacılar, ABD Savunma Bakanlığı'na dava açan Anthropic'i destekleyen bir dilekçe sundu.

Anthropic’in, araçlarına sınırsız erişim izni vermeyi reddetmesiyle şirketle Pentagon arasında gerilim başlamıştı.

Claude modelinin geliştiricisi bu kararında kitlesel gözetim ve otonom silahlarla ilgili endişeleri gerekçe gösterirken bakanlık yapay zeka araçlarını, "yasaların izin verdiği tüm amaçlar için kullanmak" istediğini savunmuştu.

Anlaşmazlığın ardından Trump yönetimi, federal kurumlara ve orduyla çalışan yüklenicilere Anthropic'le iş yapmayı bırakmalarını söylemiş ve Pentagon şirketi tedarik zinciri riski olarak belirlemişti.

Bu karar federal kurumların ve yüklenicilerin Anthropic'in yapay zeka sistemlerini kullanmasını engelliyor. Genellikle yabancı şirketleri hedef alan tedarik zinciri riski tanımlamasının ilk kez ABD merkezli bir şirkete karşı kullanıldığı bildiriliyor.

Anthropic bu hamlesi nedeniyle Savunma Bakanlığı'na dün (9 Mart Pazartesi) dava açtı.

Davanın açılmasından birkaç saat sonra OpenAI ve Google'dan yaklaşık 40 araştırmacı, yapay zeka şirketini destekleyen bir dilekçe sundu. 

Google DeepMind'ın baş bilim insanı Jeff Dean'in de imzasının yer aldığı dilekçede, Pentagon'un şirketi "tedarik zinciri riski" olarak etiketleme kararının, Amerikan yapay zeka sektöründe tehlikeli bir emsal oluşturabileceği savunuluyor.

Bilim insanları dilekçede şu ifadeleri kullanıyor:

ABD'nin önde gelen yapay zeka şirketlerinden birini cezalandırma çabasının devam etmesi, şüphesiz ki ABD'nin yapay zeka ve ötesindeki endüstriyel ve bilimsel rekabet gücü üzerinde sonuçlar doğuracak.

Bu adımın, yapay zeka gelişiminin hükümet ve ticari sektörler arasında ayrışmasına yol açabileceği korkusu dile getiriliyor. Bazı kurumlar belirli modellere erişimi kısıtlarken, diğerleri özel pazarlarda kullanılmaya devam edebilir.

Araştırmacılar, Pentagon anlaşma şartlarından memnun değilse Anthropic'le sözleşmesini sonlandırabileceğini ve başka bir şirketin araçlarını kullanabileceğini belirtiyor.

Bakanlık, Anthropic'le ilişkilerinin gerilmesinden kısa süre sonra OpenAI'la sözleşme imzalamıştı. OpenAI, Anthropic'le yapılan anlaşmadan daha fazla güvenlik önlemi alındığını öne sürmüştü. Şirketin CEO'su Sam Altman ise teknolojinin "ABD vatandaşlarının gözetimi için kasten kullanılmayacağından" emin olmak adına daha fazla değişiklik yapılacağını söylemişti.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, Wired, BBC


Francis Ngannou, MMA'e geri dönüyor

Eski UFC ve PFL ağırsıklet şampiyonu Francis Ngannou (Louis Grasse/PFL)
Eski UFC ve PFL ağırsıklet şampiyonu Francis Ngannou (Louis Grasse/PFL)
TT

Francis Ngannou, MMA'e geri dönüyor

Eski UFC ve PFL ağırsıklet şampiyonu Francis Ngannou (Louis Grasse/PFL)
Eski UFC ve PFL ağırsıklet şampiyonu Francis Ngannou (Louis Grasse/PFL)

Francis Ngannou, PFL'den ayrıldıktan sonra vakit kaybetmeden bir maç ayarladı ve Ronda Rousey'nin karma dövüş sanatlarına (MMA) şoke edici dönüşünün alt kartında yer almaya hazırlanıyor.

16 Mayıs'ta, eski UFC şampiyonu Rousey 10 yıl sonra ilk kez oktagona çıkacak ve 2009'dan beri dövüşmeyen bir diğer öncü isim Gina Carano'yla karşı karşıya gelecek. İkili, fenomen Jake Paul'la şirketi Most Valuable Promotions (MVP) tarafından düzenlenen ve Netflix'te yayımlanacak etkinliğin ana maçında yer alacak. Şimdiyse Ngannou da alt karta eklendi.

Geçen hafta, Ngannou'nun üç yıl ve sadece bir maçın ardından PFL'den ayrıldığı doğrulanmıştı ve eski UFC ağırsıklet şampiyonunun bir sonraki maçı Philipe Lins'le olacak.

Ngannou gibi Lins de eski bir UFC dövüşçüsü ve PFL şampiyonu ancak UFC'de "Predator" kadar yüksek seviyeye ulaşamadı.

18 galibiyet ve üç mağlubiyetlik karneye sahip 39 yaşındaki Ngannou, spor tarihinin en yıkıcı yumruk atan ismi olarak kabul ediliyor. Son yıllarda boks da yaptı ve Ekim 2023'te o zamanki dünya şampiyonu Tyson Fury'ye tartışmalı bir kararla kaybetti, ardından Mart 2024'te Anthony Joshua tarafından acımasız bir nakavtla mağlup edildi.

Öte yandan Lins'in 18 galibiyet ve 5 mağlubiyetlik bir karnesi var ve 4 maçlık bir galibiyet serisinde. Ancak 40 yaşındaki Brezilyalı, Mart 2024'teki son UFC maçından beri dövüşmedi. UFC kariyeri, PFL'deki şampiyonluk döneminin ardından geldi; Ngannou'nun PFL kariyeriyse kendi UFC döneminden sonra gelmişti.

ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Intuit Dome'da yapılacak müsabaka, Kamerunlu Ngannou'nun Ekim 2024'te Renan Ferreira'yı nakavt ederek PFL Süper Dövüşler ağırsıklet şampiyonluğunu kazanmasından bu yana ilk maçı olacak.

Ngannou pazartesi günü yaptığı açıklamada, "Dünya konuşmakla meşgulken ben gelişmekle meşguldüm" dedi.

Sessizlik yoklukla karıştırılmamalı; bu, mesafeyi kapatan bir avcının sesi. Kafese yeniden adım atmak sadece bir dönüş değil; bir geri alma. MMA'e dönüşüm, hırsımın boyutuna uygun bir sahne gerektiriyordu ve bu etkinliği Netflix'e getirmek için MVP'yle ortaklık kurmak, tüm dünyanın izlemesini sağlıyor. Bu yeni bölüme hazırım. Hayranlarımı tekrar eğlendirip dünyaya tam olarak kim olduğumu ve en yüksek sahnede neler yapabileceğimi hatırlatmak için sabırsızlanıyorum.

"Francis Ngannou tartışmasız dünyanın en iyi ağırsıklet MMA dövüşçüsü" diyen Paul ve iş ortağı Nakisa Bidarian müşterek bir açıklamada, "Onun katılımı, bu kartta sporda daha önce hiç görülmemiş bir yıldız gücü yaratıyor. Francis, sporun gördüğü en korkulan nakavt ustalarından biri ve MMA'e dönüşü bu geceyi anında tarihi bir gece haline getiriyor" ifadelerini kullandı.

Independent Türkçe