Almanya Başbakanı Merkel: Sokağa çıkma yasağından başka bir alternatif yok

Almanya Başbakanı Angela Merkel (AP)
Almanya Başbakanı Angela Merkel (AP)
TT

Almanya Başbakanı Merkel: Sokağa çıkma yasağından başka bir alternatif yok

Almanya Başbakanı Angela Merkel (AP)
Almanya Başbakanı Angela Merkel (AP)

Almanya Şansölyesi Angela Merkel, sokağa çıkma yasağının alternatifi olmadığını düşündüğünü açıklarken Almanya’da bugün ‘acil durum freni’ uygulaması ile ilgili yeni kurallar yürürlüğe giriyor. Bu kuralların diğer Avrupa ülkelerindeki deneyimlere dayanarak hayata geçirildiği ifade edildi.
Almanya Başbakanı Angela Merkel, “Hiçbir ülke gece sokağa çıkma kısıtlamaları gibi sert önlemler uygulamadan pandeminin üçüncü dalgasını aşmayı ve gevşetmeye gitmeyi başaramadı. Ülkemizde önlemlerden kaçmayacak. Bu hafta federal düzeyde kabul edilen yasal düzenlemenin öngördüğü şekilde ülke genelinde aynı önlemlerin uygulanması halinde koronavirüs vaka sayıları düşürülebilir. Diğer yandan aşılama kampanyamız daha fazla ivme kazanıyor. Aşılama salgının üstesinden gelmenin anahtarıdır” dedi.
Almanya'da salgınla mücadele kuruluşu Robert Koch Ensitüsü'nün (RKI) verilerine göre, 80,2 milyon kişinin yaşadığı ülkede bugüne kadar nüfusun yüzde 22,8'ine en az bir doz aşı yapılırken tam aşılanma ise hâlâ yüzde 7 seviyesinde.
Birçok hastanede yoğun bakım ünitelerinde yaşanan soruna dikkati çeken Merkel, “Doktorlardan ve hemşirelerden duyduklarımız gerçek yardım çağrılarıdır” dedi.
Almanya’da bugün, yürürlüğe giren ‘acil durum freni’ yasasına göre, bir yerleşim yerinde son yedi gün içinde 100 bin kişide kaydedilen yeni koronavirüs vaka sayısı üç gün arka arkaya 100'ü aşarsa bazı kısıtlamalar devreye girecek.
Buna göre saat 22.00 ile 05.00 arasında yaşlılara bakmak, acil durumlar veya iş gereksinimleri gibi zorunlu haller dışında sokağa çıkılmayacak.



Netanyahu: Lübnan'ın Hizbullah'ı silahsızlandırma çabaları umut verici ancak yetersiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
TT

Netanyahu: Lübnan'ın Hizbullah'ı silahsızlandırma çabaları umut verici ancak yetersiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi bugün yaptığı açıklamada, Lübnan hükümeti ve Lübnan ordusunun Hizbullah’ı silahsızlandırmaya yönelik çabalarının umut verici bir başlangıç olduğunu, ancak kesinlikle yeterli olmadığını belirtti.

Açıklamada, Hizbullah’ın ‘İran’ın desteğiyle’ yeniden silahlanmaya ve altyapısını yeniden inşa etmeye çalıştığı ifade edildi.

Açıklamanın devamında, ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes anlaşmasının Hizbullah’ın tamamen silahsızlandırılmasını açıkça öngördüğü vurgulanarak, bunun ‘İsrail’in güvenliği ve Lübnan’ın geleceği açısından hayati önem taşıdığı’ kaydedildi.

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, silahları devletin elinde toplama planının ilk aşamasının hedeflerine ulaştığını ve özellikle Güney Lübnan’da ‘sahada etkili ve somut bir şekilde’ ilerleme kaydedildiğini bildirmişti. Ancak ordu, İsrail’in saldırı ve ihlallerinin gerekli görevlerin yerine getirilmesini olumsuz etkilediğine dikkat çekmişti.

İsrail ile Hizbullah arasında, bir yılı aşkın karşılıklı bombardımanın ardından Kasım 2024’te ABD arabuluculuğunda ateşkes sağlanmıştı. Buna rağmen İsrail, ateşkes anlaşmasına karşın Güney Lübnan’daki bazı noktaları kontrol etmeyi sürdürüyor ve ülkenin doğusu ile güneyine yönelik saldırılar düzenlemeye devam ediyor.

Lübnan hükümeti, eylül ayında ordunun silahları devlet tekeline alma planını onayladı. Ancak Hizbullah silahsızlanmayı reddediyor. Buna karşın örgüt, ateşkes anlaşmasının ardından güneydeki bazı silah depolarının ordu tarafından kontrol altına alınmasına izin verdi ve o tarihten bu yana İsrail’e ateş açmadı.


Trump: Venezuela, petrol satışlarından elde edeceği gelirle Amerikan malları satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump: Venezuela, petrol satışlarından elde edeceği gelirle Amerikan malları satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'nın petrol satışlarından elde edeceği geliri yalnızca ABD yapımı malları satın almak için kullanmayı kabul ettiğini söyledi.


Beyaz Saray, Grönland'ı satın alma seçeneğini değerlendiriyor

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 28 Mart 2025'te Grönland'daki Petovik'te bulunan ABD askeri üssünde konuşuyor (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 28 Mart 2025'te Grönland'daki Petovik'te bulunan ABD askeri üssünde konuşuyor (AFP)
TT

Beyaz Saray, Grönland'ı satın alma seçeneğini değerlendiriyor

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 28 Mart 2025'te Grönland'daki Petovik'te bulunan ABD askeri üssünde konuşuyor (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 28 Mart 2025'te Grönland'daki Petovik'te bulunan ABD askeri üssünde konuşuyor (AFP)

Beyaz Saray sözcüsü Karolin Leavitt dün, ABD'nin Grönland'ı satın alma olasılığının ABD Başkanı Donald Trump ve ulusal güvenlik ekibi tarafından aktif olarak araştırıldığını söyledi. Basın toplantısında, Başkan Trump'ın tüm seçeneklerin masada olduğunu belirterek, askeri güç kullanımını dışlamadan diplomasiyi tercih ettiğini vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Kongre'deki milletvekillerini Grönland'a yönelik tehditler konusunda sakinleştirmeye çalışarak, Başkan Trump'ın açıklamalarının yakın bir işgalin habercisi olmadığını, amacın Danimarka'dan kutup adasını satın almak olduğunu açıkladı.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, yönetimin Grönland konusunda yaptığı şeyin “müzakerelerden ibaret” olduğunu söyledi. Graham, “Bu bölgede inşaat yapmayı ve kuvvetlerimizi konuşlandırmayı meşrulaştırmak için yasal kontrol ve yasal korumaya ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Bu sert açıklamalar üzerine Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Grönland'da Amerika'nın atacağı herhangi bir adımın NATO'nun geleceğini tehdit edeceği uyarısında bulundu. Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve İngiltere liderleri ile Frederiksen dün yaptıkları açıklamada, “sınırların dokunulmazlığı”nın evrensel bir ilke olduğunu ve “Grönland'ın halkına ait olduğunu, Danimarka ve Grönland'ı ilgilendiren konularda kararların sadece onlara ait olduğunu” duyurdu.