Cezayir’de ayrılıkçı hareketin planladığı kumpas engellendi

Cezayir ordusu mensupları (Arşiv - AFP)
Cezayir ordusu mensupları (Arşiv - AFP)
TT

Cezayir’de ayrılıkçı hareketin planladığı kumpas engellendi

Cezayir ordusu mensupları (Arşiv - AFP)
Cezayir ordusu mensupları (Arşiv - AFP)

Cezayir Savunma Bakanlığı, başkentin doğusundaki kentlerde aktif olan ve Amazig (Berberi) dilinin konuşulduğu eyaletlerin bağımsızlığı için çabalayan El-Kabail (Kabileler) Bağımsızlık Hareketi’nin (MAK) ülkeyi hedef alan tehlikeli kumpasını ortaya çıkardı.
Cezayir Savunma Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, “Yıkıcı hareketin eski bir üyesi, bombalı eylemler gerçekleştirmek ve ardından ülkemizin içişlerine dışardan müdahale talep etme bahanesiyle bu eylemleri kasıtlı ve yıkıcı kampanyalarında istismar etmeye dayalı kirli suç planıyla ilgili emniyete tehlikeli itiraflarda bulundu” ifadelerine yer verdi. Açıklamada emniyete itirafta bulunan şahsın adının “Nureddin” olduğu belirtildi. Ancak şahsın tutuklandığına veya güvenlik birimlerince serbest bırakıldığına dair bir bilgi bulunmayan açıklamada, “Ayrılıkçı harekete mensup bazı unsurların bu planda parmağı bulunuyor. Bu unsurlar yabancı ülkelerin finansman ve desteğiyle yurtdışında savaş eğitimi aldı” denildi.
Açıklamada, söz konusu kumpasın İstihbarat Servisi’nin geçen ay başlattığı güvenlik soruşturmaları sırasında ortaya çıktığı ve elde edilen bilgilerden hareketle “ülkenin çeşitli bölgelerinde gösteri ve halk kalabalıklarının arasında patlamalar ve suç eylemleri düzenlemek için yapılan planda parmağı bulunan ayrılıkçı hareketin mensuplarından oluşan bir suç hücresinin çökertildiği ve suç eylemleri gerçekleştirmeye yönelik silahlar ile patlayıcılara el konulduğu” aktarıldı. Açıklamanın bu kısmında, her hafta Cuma günü düzenlenen halk hareketi gösterileri sırasında yapılması planlanan bombalı eylemlere işaret ediliyor.
Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:
“Güvenlik operasyonu, Savunma Bakanlığı’nın ulusal çıkarlar konusundaki teyakkuz seviyesini ve suç planlarını çökertme gücünü gösteriyor. Bakanlık ülkenin güvenlik, istikrar ve birliğini sarsmayı hedefleyen bu yıkıcı örgütün tüm üyelerini tutuklamak için çalışmaya devam ediyor.”
El-Kabail Bağımsızlık Hareketi’ne liderlik eden Amazig (Berberi) sanatçı Ferhat Muhenni uzun yıllardan bu yana Fransa’da ikamet ediyor. Fakat hareketin Cezayir içindeki yöneticilerinin kimler olduğu bilinmiyor. Bununla birlikte ayrılıkçı bir bayrağa sahip olan hareketin çok sayıda destekçileri bulunuyor ve başkentin doğusundaki Becaya, Tizi Vuzu ve El-Buveyra kentlerindeki haftalık gösterilere yoğun katılım gösteriyorlar. Cezayir makamlarının 2011’de ortaya çıkan bu hareketle karşı karşıya gelmekten çekinmesi dikkat çekiyor.
Bu yıl ve geçtiğimiz yıllarda 20 Nisan’da “Berberi Baharı” ismiyle düzenlenen anma törenlerine yoğun katılımın olması büyük çaplı tartışmalara neden oldu. Avukatlar hareketin “terör örgütü” kategorisine alınmasını talep ediyor.
El-Kabail bölgesinde geniş bir halk tabanına sahip olan muhalif Sosyalist Güçler Cephesi’nin Birinci Sekreteri Yusuf Avşiş, önceki gün başkentte parti kadrolarıyla düzenlediği toplantı sırasında ayrılıkçı örgüte eleştiriler yöneltti.
Avşiş, El-Kabail Bağımsızlık Hareketi’ne atıfta bulunarak, “Cezayir, sınırlarını metre metre çizmiş ve ülkenin tüm bölgelerinin sulayan şehit kanlarıyla topraklarını karış karış kurtarmıştır. Hangi isim altında olursa olsun, bu kutsal toprağı parçalamaya çalışanların önünde elimiz kolumuz bağlı durmayacağız” ifadesini kullandı.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.