Afganistan'daki ABD güçleri komutanı, Taliban saldırılarındaki artışa rağmen güçlerin çekilmeye başladığını doğruladı

Cumartesi günü Harat’taki karayolu üzerinde bir gözetleme noktası (EPA)
Cumartesi günü Harat’taki karayolu üzerinde bir gözetleme noktası (EPA)
TT

Afganistan'daki ABD güçleri komutanı, Taliban saldırılarındaki artışa rağmen güçlerin çekilmeye başladığını doğruladı

Cumartesi günü Harat’taki karayolu üzerinde bir gözetleme noktası (EPA)
Cumartesi günü Harat’taki karayolu üzerinde bir gözetleme noktası (EPA)

Afganistan'daki ABD güçleri komutanı General Austin Scott Miller, dün Kabil'de düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada Afganistan'daki bazı askeri üslerin boşaltılması sürecine fiilen başlandığını bildirdi. Üslerin esas olarak Savunma Bakanlığı ve diğer Afgan kuvvetlerine teslim edileceğini söyleyen Miller, yerel operasyon adımları fiilen başlamış olsa da geri çekilme yönündeki resmi tarihin 1 Mayıs olduğuna dikkat çekti. Aynı zamanda, Afganistan bir barış anlaşmasına varsa dahi güçlerin ülkeden ayrılmasına devam edeceklerini belirtti.
Güvenilir kaynaklara atıfta bulunan Associated Press, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns’ün geri çekilme sürecini Afgan yetkililerle görüşmek üzere geçtiğimiz hafta Kabil'e sürpriz bir ziyarette bulunduğunu bildirdi. Ancak CIA bu konuda herhangi bir yorumda bulunmadı.
Taliban Hareketi ile El Kaide arasındaki ilişkinin hala devam ettiğini belirten Miller, Afganistan'daki şiddetin yükselişe geçeceğine dair endişelerini dile getirerek “Taliban tarafındaki şiddetin tansiyonu hala yüksek. Bunun barış sürecine yönelik olumsuz etkileri mevcut. Geri çekilmenin ardından şiddetin artması, tüm bölge için tehlike arz edecektir” ifadelerini kullandı. İlerleme yönündeki tek makul yolun barışa giden siyasi yol olduğunu vurgulayan Miller, ‘şiddetin hiçbir anlam ifade etmeyeceğini’ söyledi.
Geçtiğimiz hafta askeri kaynaklar, ABD’nin 11 Eylül’e (ABD’ye yapılan kanlı saldırıların yıldönümü) kadar tüm kuvvetlerini Afganistan’dan çekme yönündeki planı kapsamında önümüzdeki iki hafta içinde Afgan güçlerine üç askeri üs ve bir hava üssü teslim etmesinin beklendiğini bildirmişti. Bu üslerin Helmend’deki Camp Shorabak (eski adıyla Camp Bastion), Kabil’deki Camp Eggers, Vardak’daki Chak bölgesinde yer alan COP (Dash Towp) ve Kandahar Hava Üssü olduğu söyleniyor.
ABD ve uluslararası güçler Afganistan'dan çekilmeye hazırlanırken Taliban ise ülke çapındaki saldırılarını yoğunlaştırıyor. Buna rağmen Washington, Taliban’ın savaş alanında yenilgiye uğradığını savunuyor. Elinde oldukça net emir ve hedeflerin olduğunu vurgulayan Miller, “Asıl amacım, Afgan güvenlik güçlerinin mümkün olan en iyi güvenlik pozisyonunda bulunmasını sağlamak” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda ABD’nin gerektiği taktirde Afgan güçlerini uzaktan destekleme yeteneğine vurgu yaptı.
ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Kenneth McKenzie, geçtiğimiz Perşembe günü yaptığı açıklamada, ‘önümüzdeki aylarda tüm yabancı kuvvetlerin ülkeden çekilmesi ardından Afgan güvenlik güçlerinin bölgeyi kontrol etme kabiliyetinden endişe duyduğunu’ açıklamıştı. Pentagon ise bölgeye stratejik bombardıman uçakları gönderdiğini, 2 bin 500 askerin geri çekilmesi sürecini himaye etme yönünde USS Eisenhower uçak gemisinin geçici olarak Körfez'de tutulduğunu duyurmuştu.
Diğer yandan Herat şehrindeki bir silah deposunda meydana gelen patlamada 20 Taliban militanının öldüğünü doğrulayan yerel yetkililer, olayın dün Peştun bölgesindeki Marabad köyünde meydana geldiğini söyledi. Herat Valisi Vahid Katali, patlamanın Taliban’ın patlayıcı yelek ürettiği sırada meydana geldiğini söyledi. Öncesinde Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani'nin yardımcısı Emrullah Salih ise Taliban’ın amonyum nitrat ve askeri patlayıcı kullanmasını kınamış, bunların Pakistan’dan getirtildiğini iddia etmişti. Hareketin el yapımı patlayıcıların ‘seri üretimine başvurduğunu’ söyleyerek bu cihazların sivillere karşı ‘ayrım gözetmeksizin kullanılmasının’ ‘insanlık suçu’ olduğunu belirtmişti.
Son 24 saat içerisinde Afgan güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirilen askeri operasyonlarda Lahman, Nangarhar, Vardak, Bagdis, Helmend ve Kandahar illerinde en az 90 Taliban üyesinin öldürüldüğü, 17 kişinin ise yaralandığı bildirildi. Afgan Savunma Bakanlığı aynı zamanda 37 el yapımı patlayıcının bulunduğunu, çok miktarda silahın imha edildiğini bildirdi.



İran savaşı Pekin'e sınırlı diplomatik kazanımlar sağladı

7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)
7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)
TT

İran savaşı Pekin'e sınırlı diplomatik kazanımlar sağladı

7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)
7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)

Pekin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını şiddetle kınarken, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın sonunda Çin'e yapacağı ziyaret için hazırlıklar dün Paris'te yeni bir ticaret görüşmeleri turuyla hız kazandı.

Çin, İran'la olası bir savaşın diplomatik sonuçlarından yararlanmaya çalışıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'daki askeri müdahalesi, savunma sistemlerini ve askeri kaynaklarını Asya'dan uzaklaştırarak Pekin üzerindeki stratejik baskıyı hafifletiyor. Bu durum, Washington'un Asya'daki müttefikleri arasında, özellikle Pekin'in ABD füze ve hava savunma stoklarının azalması ve bunun Tayvan ve Güney Çin Denizi çevresindeki caydırıcılık dengesi üzerindeki etkisini yakından takip etmesi nedeniyle, ABD'nin Hint-Pasifik bölgesine odaklanma yeteneği konusunda endişelere yol açıyor.

Ancak bu kazanımlar sınırlı kalmaktadır çünkü Çin, dünyanın en büyük enerji ithalatçısı olmaya devam ediyor ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole büyük ölçüde bağımlı durumda.


İranlılar daha ucuz yiyecek ve internet arayışı içinde Kuzey Irak'a geçiyor

İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)
İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)
TT

İranlılar daha ucuz yiyecek ve internet arayışı içinde Kuzey Irak'a geçiyor

İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)
İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)

Savaşın ülkelerini harap etmesinden bu yana, dün sınırın yeniden açılması ile onlarca İranlı daha ucuz yiyecek almak, internete erişmek, akrabalarıyla iletişime geçmek ve iş bulmak umuduyla Kuzey Irak'a geçti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre sınırı geçenler, devam eden hava saldırıları ve yükselen gıda fiyatlarının İran'daki yaşamı giderek zorlaştırdığını söyledi.

Mallarla dolu kamyonlar, Irak Kürdistanı'nda Hacı Ömer sınır kapısından geçip yavaşça ilerleyerek, İran tarafındaki yüksek maliyetlerden bir nebze olsun rahatlama sağlamayı umuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a savaş açmasından önce bile, İranlı Kürtler düzenli olarak Irak Kürdistan'ına geçiyorlardı. Burada bölge sakinleriyle derin ailevi, kültürel ve ekonomik bağlara sahiplerdi ve geçirgen sınır, istikrarlı ticareti ve düzenli ziyaretleri kolaylaştırıyordu.

Şimdi ise Irak Kürdistan'ı, savaşın harap ettiği bölgedeki İranlılar için hayati bir can simidi haline geldi ve onların dış dünyaya erişimini sağlıyor.

Bölgesel askeri gerilimlerin artması nedeniyle sınır kapatıldı. Irak Kürt yetkilileri, İranlı mevkidaşlarının geçişi yeniden açmasını bekliyor.

AP’nin görüştüğü İranlı Kürtlerin neredeyse tamamı, İran istihbarat servislerinden misilleme korkusuyla adının açıklanmamasını tercih etti; zira bu servislerin medyaya konuşan herkesi izlediğini söylüyorlar.

dsf
İranlı bir Kürt, Hacı Ömer sınır kapısının Irak tarafında görülüyor (AP)

İran'a ait çok sayıda askeri üs, istihbarat merkezi ve diğer güvenlik noktalarının imha edildiğini söylediler. Bombardımanın güvenlik güçlerinin hareketlerini kısıtladığını belirterek şunları kaydettiler: "Güvenlik personeli hükümet binalarından uzak duruyor, okullar ve hastaneler gibi sivil yerlerde koruma arıyor veya ofislerine gitmek yerine araçlarında hareket halinde kalıyor."

İran Piranşahr’den Kürt bir kadın, akrabalarıyla iletişime geçmek ve temel ihtiyaç malzemeleri almak için dün 15 kilometre yol kat ederek sınırı geçti.

"İran'daki durum korkunç. İnsanlar kendilerini güvende hissetmiyor, her şey pahalı ve insanlar evlerinden çıkmak istemiyor" dedi.

Yaklaşık yarım saat sonra, içinde yiyecek dolu iki plastik poşetle sınırın ötesine aceleyle geri döndü. Çocuklarının evde kendisini beklediğini ifade etti.

İranlı yetkililerin kullandığı yerlerin yakınında yaşayan İranlı Kürtler, bombardımandan kaçmak için daha güvenli bölgelere sığınmak zorunda kalmalarından şikayetçiler.

İran'ın Urmiye şehrinde yaşayan ancak Irak'ın kuzeyindeki Erbil'de boyacı olarak çalışan bir kişi, sürekli bombardımanın günlük gerçeklik haline geldiğini söyledi. Patlamalardan korkan annesinin ısrarı üzerine kısa süreliğine eve döndüğünü, ancak ailesinin İran yetkilileriyle hiçbir bağı olmadığını, bu yüzden korkacak bir şey olmadığını söyleyerek annesini rahatlattığını belirtti.

Durum o kadar vahim ki, Irak Kürdistan'ındaki metal fabrikasında çalışan başka bir işçi, Urmiye'deki ailesinden yanına taşınmalarını ve onunla kalmalarını rica etti. Eşi ve üç çocuğu da dahil olmak üzere ailesi dün geldi ve yol kenarındaki bir lokantada dinlendi. Tekrarlanan saldırılardan sonra güvenlik güçlerinin artık üslerinde saklanmadığını ifade etti.


Macron, İran'ı Ortadoğu ülkelerine yönelik saldırıları durdurmaya çağırdı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (AFP)
TT

Macron, İran'ı Ortadoğu ülkelerine yönelik saldırıları durdurmaya çağırdı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (AFP)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İranlı mevkidaşı Mesud Pezeşkiyan'a, İran'ın bölgedeki ülkelere ister doğrudan ister vekil güçler aracılığıyla olsun, Lübnan ve Irak da dahil olmak üzere, yönelik saldırılarına derhal son vermesi çağrısında bulundu. Macron, İran'daki savaştan kaynaklanan bölgesel gerilimin çerçevesinde Fransa'yı "hedef almanın" "kabul edilemez" olduğunu belirterek, İslam Cumhuriyeti'nde tutuklu bulunan iki Fransız vatandaşının "en kısa sürede" iadesine izin verilmesini talep etti.

Macron, Irak'ta bir Fransız askerinin öldürülmesinin ardından X platformunda yaptığı açıklamada, "Fransa'nın tamamen savunma amaçlı olarak, kendi çıkarlarını ve bölgesel ortaklarının çıkarlarını korumak ve seyrüsefer özgürlüğü adına müdahale ettiğini ve ülkemizi hedef almanın kabul edilemez olduğunu hatırlattım" dedi.

"İran Cumhurbaşkanından da Cécile Kohler ve Jacques Paris'in en kısa sürede güvenli bir şekilde Fransa'ya dönmelerine izin vermesini istedim. Çektikleri çile çok uzun sürdü ve ailelerinin yanında olmaları gerekiyor" ifadesini kullandı.