Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biden hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır... Kendinizi aynaya bakıp bir değerlendirmeniz lazım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Twitter)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Twitter)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biden hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır... Kendinizi aynaya bakıp bir değerlendirmeniz lazım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Twitter)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Twitter)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Biden'ın 1915 olaylarını 'soykırım' olarak nitelemesine ilişkin, şu ifadeleri kullandı:
“ABD Başkanı Biden, bir asırdan daha uzun süre önce yaşanmış acı olaylarla ilgili mesnetsiz, haksız, hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır. Türkiye olarak tarihte yaşanan acıların yarıştırılması gibi bir anlayışı kesinlikle insani bulmuyoruz. Ama şayet böyle bir yola girilecekse bu yarıştan alnı ak, vicdanı müsterih, kalbi mutmain çıkacak tek millet ve devletin biz olduğunu da hatırlatmak isteriz. Tarihteki olayların araştırılması ve hakikatlerin ortaya çıkartılması, bu işin erbabına, tarihçilere bırakılmalıdır, siyasetçilere değil. Yıllardır dile getirilen Ermeni iddiaları konusunda ortak bir tarih komisyonu kurulması teklifimize hala bir cevap alamadık.”
Erdoğan, Biden'ın "soykırım" nitelemesine ilişkin, "Radikal Ermeni çevrelerin ve Türkiye karşıtı grupların baskısıyla yer verildiğini düşünüyoruz. Biz kendimize bu kadar güvenirken karşı tarafın iddia sahibi olarak gerçeklerin peşinde koşmak yerine meseleyi ısrarla siyasi zemine taşıması, işin aslını göstermeye zaten tek başına yeterlidir" dedi.

"24 Nisan'da insani trajedi anlamında hiçbir şey olmamıştır"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1915'te yaşanan olaylara ilişkin şunları kaydetti:
“Osmanlı Devleti'nin 24 Nisan'da yaptığı tutuklamaların ardından 27 Mayıs'ta 'Sevk ve İskan Kanunu' çıkartılmış, 1 Haziran'da da uygulamasına geçilmiştir. Yapılan işlem, muhtemel bir tehdide veya tehlikeye değil, bilfiil yürüyen isyana ve artarak süren katliamlara karşı alınmış bir tedbirdir. Aslında 24 Nisan'da insani trajedi anlamında hiçbir şey olmamıştır. 24 Nisan 1915 sadece Osmanlı'nın savaş halinde bulunduğu ülkelerle bir olup aleyhine faaliyet yürüten örgütleri kapatıp, 235 yöneticisini tutukladığı gündür. Osmanlı Devleti, Sevk ve İskan Kanunu'yla, bu katliamları gerçekleştiren çetelerin dayandığı Ermeni nüfusu geçici olarak başka bölgelere gönderme kararı almıştır. Üstelik bu karar, ülkedeki tüm Ermenileri değil sadece çete saldırılarının yoğun olduğu yerlerdeki Ermeni nüfusu kapsamaktadır. Sevk ve iskana tabi tutulanların sayısı ABD'nin raporlarında bile en fazla 600 bin olarak belirtilmektedir ki gerçek rakam daha da azdır. Acaba Amerika'nın arşivlerinde ne kadar belge var, varsa açabiliyor mu? Avrupa'da var mı, açabiliyor mu? Hodri meydan diyoruz.”

"Hiçbir yerde Ermenilere ait toplu mezara rastlayamazsınız"
Erdoğan, ABD Başkanı Biden'a seslenerek, "Kimsesiz kalmış olan Ermeni çocuklara sahip çıkılarak kendileri için yetimhaneler kurulmuştur Sayın Biden. Mağdur durumda olan Ermeni nüfusa dışarıdan yardım gönderilmesine de hiçbir zaman engel çıkartılmamıştır. Osmanlı, Ermeni nüfusu başka yere göndermemiş, topraklarında yer değiştirtmiştir. 1 hafta süre verilmiş, mazereti olanlar muaf tutulmuştur. Pek çok yerde Ermenilerin katlettiği Türklere ait toplu mezarlar vardır ama hiçbir yerde Ermenilere ait toplu mezara rastlayamazsınız" diye konuştu. 

"Kendinizi aynaya bakıp bir değerlendirmeniz lazım"
Erdoğan, şöyle devam etti:
“Osmanlı'nın Ermeni nüfusu, yer değiştirme işlemi sırasında salgın hastalıktan, asayiş sorunlarından veya güvenlik güçleriyle çatışırken hayatını kaybedenlerin sayısı 150 bini ancak bulmaktadır. Elbette bu 150 bin kişinin her biri bir candır ve önemli bir rakamdır. Gerçek rakamların 1 sıfır ilave ile abartıldığını bizzat Ermeni tarihçilerin ve siyasetçilerin kendileri de itiraf ediyor.”
Erdoğan, "Eğer soykırım diyorsanız şöyle kendinizi aynaya bakıp bir değerlendirmeniz lazım" dedi. 
İstanbul'daki Ermeni nüfusu bir ara 650 bine yaklaştığını belirten Erdoğan, şunları aktardı:
“Herhalde insanlar soykırıma uğratıldıkları yere gönüllü olarak geri dönmezler. Bütün gerçekler ortadayken, kalkıp da Türk'e, Türk milletine 'soykırım' yaftasını yapıştıramazsınız. Ermeni iddialarıyla ilgili ortada herhangi bir somut delil olmadığı gibi uluslararası mahkeme kararı da mevcut değildir.”
"Sadece bize husumet göstermekle kalmıyor, bilime de ihanet ediyorlar"
Erdoğan, "Amerika ve Avrupa ülkeleri, tarihi arşiv belgeleriyle konuşmaktan kaçanların safsatalarının, iftiralarının, yalanlarının yanında yer alarak sadece bize husumet göstermekle kalmıyor, bilime de ihanet ediyorlar" ifadelerini kullandı. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir asır önceki hayallerin bir benzerinin, Ermeni örgütlerinin bıraktığı yerden son 40 yıldır PKK terör örgütü vasıtasıyla hayata geçirilmeye çalışıldığının da farkında olduklarını belirtti.  Erdoğan, Ermeni çevrelerin soykırım yalanının üzerine bu derece abanmalarının sebeplerinden birinin de yaklaşık 1,5 asırdır yaptıkları kıyımlardan ve ihlallerden sorumlu tutulma korkuları olduğunu söyledi. 

"ASALA terör örgütünün gerçekleştirdiği saldırıları unutmadık"
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“ASALA terör örgütünün özellikle 1970'li yıllarda diplomatlarımıza, yani elinde silah olmayan sivil kamu görevlilerine karşı gerçekleştirdiği saldırıları unutmadık, unutmayacağız. Bu alçak eylemlerde hayatlarını kaybeden diplomatlarımızın katillerinin nasıl korunduğunu, cezaevlerinden nasıl salıverildiğini gayet iyi biliyoruz.”
"Her ne şekilde kurulmuş olursa olsun Ermenistan devletiyle de iyi komşuluk esasına dayalı bir ilişki tesis etmek istiyoruz." diyen Erdoğan, "Bunun için son 16 yıldır fedakarlığı hep bizim yaptığımız adımlar attık, maalesef bu adımlarımıza samimi bir karşılık bulamadık" dedi. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son gelişmelerin üzerine tuz biber olan 24 Nisan açıklamasıyla artık Türk-Amerikan ilişkileri bu seviyesinin de çok gerisine düşmüştür" ifadelerini kullandı.



Savaş şiddetlenirken tüm gözler Hürmüz Boğazı'nda

Dün başkent Tahran'daki Rasalat Meydanı'nda ABD-İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören bölgede arama kurtarma çalışması yapan acil müdahale ekipleri (DPA)
Dün başkent Tahran'daki Rasalat Meydanı'nda ABD-İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören bölgede arama kurtarma çalışması yapan acil müdahale ekipleri (DPA)
TT

Savaş şiddetlenirken tüm gözler Hürmüz Boğazı'nda

Dün başkent Tahran'daki Rasalat Meydanı'nda ABD-İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören bölgede arama kurtarma çalışması yapan acil müdahale ekipleri (DPA)
Dün başkent Tahran'daki Rasalat Meydanı'nda ABD-İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören bölgede arama kurtarma çalışması yapan acil müdahale ekipleri (DPA)

Bir tarafta ABD ve İsrail, diğer tarafta İran arasında savaş şiddetlenirken tüm gözler, hayati önem taşıyan petrol koridorundaki seyir güvenliği konusunda karşılıklı tehditlerin ortasında Hürmüz Boğazı'na çevrilmiş durumda.

ABD Başkanı Donald Trump dün akşam, Hürmüz Boğazı'na mayın döşendiği ve bu mayınların derhal kaldırılmadığı takdirde İran'ın askeri açıdan eşi benzeri görülmemiş sonuçlarla karşı karşıya kalacağını söyledi.

Öte yandan İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın yerleştirmeye hazırlandığına dair haberler gelmeye devam ediyor.

Bu arada, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Trump’ın İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatına müdahale etmesi halinde ‘yirmi kat daha sert’ bir saldırı düzenleyeceği yönündeki tehdidine yanıt olarak ‘hedef haline gelmemek için dikkatli olması’ uyarısında bulundu. Laricani, Hürmüz Boğazı’nın ‘savaş hayali kuranların boğazlanma noktası’ haline gelebileceğini tehdidinde bulundu.

Diğer taraftan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İran'ın ateşkes istemediğini vurgulayarak, ülkesinin altyapısı hedef alındığı takdirde ‘dişe diş, göze göz’ ilkesine göre derhal karşılık vereceğini belirtti.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) da, savaş sırasında hiçbir Amerikan savaş gemisinin ‘Hürmüz Boğazı’na yaklaşmaya cesaret edemediğini’ belirterek, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na dair herhangi bir hamlesinin ‘füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) durdurulacağını’ ekledi.

Suudi Aramco CEO'su Amin Nasser ise, Hürmüz Boğazı'nın uzun süreli kapatılmasının küresel petrol piyasaları için felaketle sonuçlanabileceği uyarısında bulundu.

ABD ve İsrail'in Tahran'daki askeri tesislere ve altyapıya yönelik saldırıları devam ederken, İran füze ve İHA saldırılarıyla karşılık vermeyi sürdürüyor.

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane, askeri operasyonun başlamasından bu yana ABD ordusunun İran'da yaklaşık 5 bin hedefi vurduğunu, 50'den fazla savaş gemisini batırdığını veya imha ettiğini söyledi.

General Keane, İran'ın balistik füze fırlatmalarının yaklaşık yüzde 90 azaldığını kaydetti.

Öte yandan ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, dünkü saldırıların savaşın başlangıcından bu yana ‘en yoğun’ saldırılar olabileceğini vurguladı.


Uydu şirketi, ABD’ye yönelik saldırılarda kullanılmasını önlemek için görüntülerin yayınlanmasını erteleme süresini uzattı

İran'daki bir hava üssüne yapılan hava saldırısının sonucunu gösteren uydu görüntüsü (AFP)
İran'daki bir hava üssüne yapılan hava saldırısının sonucunu gösteren uydu görüntüsü (AFP)
TT

Uydu şirketi, ABD’ye yönelik saldırılarda kullanılmasını önlemek için görüntülerin yayınlanmasını erteleme süresini uzattı

İran'daki bir hava üssüne yapılan hava saldırısının sonucunu gösteren uydu görüntüsü (AFP)
İran'daki bir hava üssüne yapılan hava saldırısının sonucunu gösteren uydu görüntüsü (AFP)

Günlük uydu görüntüleri ve veri analitiği sağlayıcısı ABD’li şirket Planet Labs, ‘düşmanların’ uydu görüntülerini ABD ve müttefiklerine saldırmak için kullanmasını önlemek amacıyla Ortadoğu'dan sağladığı görüntülerine erişimi kısıtladı. Bu gelişme, uzay ticaretinin genişlemesinin çatışmaları nasıl etkilediğini gösterdi.

Kaliforniya merkezli şirket, büyük bir dünya gözlem uydusu filosunu işletiyor ve sürekli güncellenen görüntüleri hükümetlere, işletmelere ve medya kuruluşlarına satıyor. Şirket, pazartesi günü müşterilerine geçtiğimiz hafta uygulanan dört günlük kısıtlamaları 14 güne uzatacağını bildirdi.

Planet Labs Sözcüsü, yaptığı açıklamada, bu önlemin geçici olduğunu ve ‘taktiksel baskı aracı olarak kullanabilecek düşman taraflara yanlışlıkla ulaşabilecek görüntülerin kontrolsüz dağıtımını sınırlamayı’ amaçladığını söyledi.

Reuters'ın haberine göre Şirket Sözcüsü, “Bu savaş birçok yönden benzersiz ve sürekli değişikliğe uğruyor. Planet Labs, görüntülerimizin müttefiklere, NATO personeline ve sivillere yönelik saldırılara hiçbir şekilde katkıda bulunmamasını sağlamak için güçlü önlemler alıyor” diye ekledi.

Uzay uzmanları, İran'ın ABD'nin diğer düşmanları aracılığıyla ticari görüntülere erişebilecek durumda olabileceğini söylüyor.

Savaş sahası olarak uzay

ABD Silahlı Kuvvetleri, hedef belirleme ve silah güdümünden füze takibi ve iletişime kadar her şey için uzaya güveniyor. ABD’li yetkililer geçtiğimiz hafta modern savaşta uzayın merkezi rolüne atıfta bulunarak, Uzay Komutanlığı’nın İran'a karşı operasyonda ‘öncü aktörler’ arasında olduğunu söylediler. ABD Uzay Komutanlığı Sözcüsü, kullanılan yeteneklerin ayrıntılarını açıklamayı reddetti. Uzay Komutanlığı, füzelerin izlenmesine, iletişimin güvenliğinin sağlanmasına ve Savaş Bakanlığı'nın (Pentagon) uydularının ABD ve müttefik kuvvetleri karada izlemek için kullanılmasına yardımcı oluyor.

Yüksek kaliteli uydu görüntüleri bir zamanlar gelişmiş uzay güçlerinin tekelindeyken, ticari uydu görüntülerine erişim, Ukrayna'nın Rusya ile savaşı sırasında gördüğü üzere rekabet koşullarını eşit hale getirdi.

Artık uydu operatörleri, görüntüleri analiz etme ve ilgi alanlarını belirleme yeteneğini hızlandırmak için yapay zeka kullanıyor.

Savunma sanayi danışmanı ve İngiltere ordusundan emekli Mareşal Yardımcısı Chris Moore, “Bu özel analiz daha önce üst düzey askeri analistlerin tekelindeydi, ancak artık durum böyle değil. Sonuçta, uzaydan her şeyi gören bir göz olacak ve bu da askeri güçleri ve aldatma operasyonlarını gizlemeyi zorlaştıracak” ifadelerini kullandı.


G7 ülkeleri bugün Ortadoğu'daki savaşla ilgili toplantı düzenleyecek

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 10 Mart 2026'da Paris'teki Elysee Sarayı'nda düzenlenen Ulusal Savunma Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 10 Mart 2026'da Paris'teki Elysee Sarayı'nda düzenlenen Ulusal Savunma Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP)
TT

G7 ülkeleri bugün Ortadoğu'daki savaşla ilgili toplantı düzenleyecek

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 10 Mart 2026'da Paris'teki Elysee Sarayı'nda düzenlenen Ulusal Savunma Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 10 Mart 2026'da Paris'teki Elysee Sarayı'nda düzenlenen Ulusal Savunma Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP)

Elysee Sarayı dün yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un bugün saat 15:00'te G7 devlet ve hükümet başkanlarıyla İran'daki savaşın “ekonomik yansımaları”, özellikle “enerji durumu” ve “bunu kontrol altına almak için alınacak önlemler” konusunda bir toplantı düzenleyeceğini duyurdu.

Elysee Sarayı, toplantının “G7 üyeleri tarafından bu konunun ilk kez müzakere edileceği” bir toplantı olacağını belirtti. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Fransa'nın bu yıl grubun başkanlığını üstlendiği toplantıda, “duruma etkili ve yararlı bir yanıt verebilmek için ekonomik koordinasyonun hayati önem taşıdığı” vurgulandı.