Husilerin Marib'in batısında düzenlediği saldırılar geri püskürtüldü

Yemen Başbakanı: Husiler barış çağrılarına daha fazla saldırı düzenleyerek karşılık veriyor.

Yemen ordusu, Husilerin Marib’de düzenlediği saldırılara topçu ateşiyle karşılık verdi. (AFP)
Yemen ordusu, Husilerin Marib’de düzenlediği saldırılara topçu ateşiyle karşılık verdi. (AFP)
TT

Husilerin Marib'in batısında düzenlediği saldırılar geri püskürtüldü

Yemen ordusu, Husilerin Marib’de düzenlediği saldırılara topçu ateşiyle karşılık verdi. (AFP)
Yemen ordusu, Husilerin Marib’de düzenlediği saldırılara topçu ateşiyle karşılık verdi. (AFP)

Yemen ordusu ve aşiretler, ülkedeki meşru hükümeti desteklekleyen Arap Koalisyonu savaşçılarının da desteğiyle Husilerin pazar ve pazartesi günleri düzenlediği saldırıları püskürttüler. Sahadaki ordu kaynaklarının Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre çatışmada 100’den fazla Husi unsuru öldürülürken yaklaşık 90’ı da  esir alındı. 
Husilerin kontrol etmeye çalıştığı Marib’deki yerinden edilen bir milyonun üzerinde kişinin hayatına ilişkin endişeler artarken, Başbakan Muin Abdulmelik son açıklamalasında milis grubunun barış çağrılarına daha fazla saldırı ile karşılık verdiğini vurguladı.
Resmi kaynaklar tarafından yapılan açıklamaya göre Başbakan Abdülmelik dün Hadramut'un en büyük şehri Mukalla’yı ziyaret etti. Kentin El Kaide’nin elinden kurtuluşu vesilsiyle düzenlenen bir kutlamaya katıldı. Yemen Başbakanı, darbeci milislere karşı, özellikle Marib’deki cephelerde yürütülen savaşa ilişkin şu açıklamayı yaptı: 
“Marib savaşı, tüm Yemenlilerin ve Arapların, İran’ın darbeci Husi vekilleri aracılığıyla uygulamaya çalıştığı projesini sonlandırma mücadelesidir. Husi milisler, tüm barış çağrılarına ve hükümetin bu yöndeki çabalarına daha fazla askeri hamleyle karşılık veriyor.”
SABA haber ajansına göre Başbakan Abdulmelik, Arap Koalisyonu’nun, İran’ın Husi vekilleri aracılığıyla uygulamaya çalıştığı projesinin bölgedeki ciddiyetinin farkında olduğunu, bu nedenle çeşitli cephelerde Yemenlilerin yanında yer aldığını vurguladı.
Yemen Başbakanı, Husilerin ırkçı ve aşırılık yanlısı projeleriyle terör örgütlerinin yayılmasının önünü açtığını belirterek El Kaide ile darbeci milislerin aynı madalyonun iki yüzü olduğunu ifade etti.
Diğer yandan Marib Vali Vekili Dr. Abdurabbu Miftah, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ni (UNHCR) Marib Valiliği’nin ev sahipliği yaptığı sığınmacılara karşı daha fazla rol almaya çağırdı. Temel hizmetlerin ve başlıca ihtiyaçların karşılanmasını ve güvenliklerinin sağlanmasını istedi. Yemenli yetkili, Aden'deki UNHCR Ofisi Yetkilisi Mary Hisol ile Marib'de gerçekleştirdiği görüşmede, yerel yönetim ve uygulama ofislerinin kentteki çok sayıda sığınmacıyı barındırmak için büyük zorluklarla ve engellerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Kente her gün yeni sığınmacılar geldiğini vurguladı.
Resmi kaynaklara göre Miftah açıklamasında devlet kurumlarının, Husi milislerin zulmünden ve istismarından kaçarak Marib’e sığınanları korumak ve ihtiyaçlarını karşılamak için ilk günden bu yana çalıştıkları bilgisini verdi.  Kentin, güvenlik ve istikrar arayışında olanlar için güvenli bir liman olduğunu vurguladı.  
Üst düzey bir yerel yetkili de yaptığı açıklamada Marib’in şu an 145 kampta kalan iki milyon 300 binden fazla yerinden edilmiş kişiyi barındırdığı bilgisini verdi. Kentte ayrıca 20 binin üzerinde Afrikalı mülteci bulunduğunu, yetkililerin kıtlık, zayıf altyapı ve uluslararası kuruluşların sınırlı yardımlarına rağmen üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirdiğini vurguladı. 
Husiler şubat ayından bu yana Marib'i kontrol altına almak için şiddetli saldırılarını sürdürürken ordu medyası grubun saha komutanları da dahil olmak üzere onlarca üyesinin öldürülmesinin ve yaralanmasının ardından ağır kayıplar verdiğini bildirdi. Yemen ordusunun resmi internet sitesinde yer alan habere göre askeri kaynaklar, milislerin pazar günü erken saatlerden itibaren Marib’in batısındaki el-Muşeccah ve el-Kesara cephelerinde ilerlemeye çalıştıklarını ancak hükümet güçlerinin, kabilelerin de desteğiyle söz konusu girişimleri engellediğini aktardı.
Hükümet güçlerinin milislere el-Muşeccah ve el-Kesara cephelerinde ağır dersler verdiğini ve Husi saflarında onlarca ölüm ve yaralanma meydana geldiğini belirten askeri kaynaklar, Koalisyon güçlerinin de darbecilerin mevzilerini hedef aldığını bildirdiler. Milislerin ağır can ve ekipman kaybı verdikleri bilgisini paylaştılar. 
Kaynaklar ayrıca Marib'deki el-Muhaddara cephesine sızma girişimi sırasında 20 Husinin topçu ateşi ile öldürüldüğünü, birçoğunun da yaralandığını kaydetti.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Tuğgeneral Abduh Mecli de ordunun ve halk direniş güçlerinin Husilerin Marib'in batı, güney ve kuzeybatı cephelerine yönelik saldırı girişimlerine rağmen ilerlemelerinin önlendiğini belirtti.
Mecli, ordunun geri çekildiğine ve Marib'in batısındaki Kesara cephesinin düştüğüne ilişkin haberleri yalanlayarak söz konusu bölgelerin güvenli olduğunu vurguladı.
Yemen Ordusu Sözcüsü ayrıca geçtiğimiz şubat ayının başında milisler tarafından başlatılan geniş çaplı saldırıların ardından hükümet güçlerinin zaferler kazandığını ve mücadelesinin devam ettiğini kaydetti.
Mecli sözlerine şöyle devam etti:
“Ordu güçleri büyük bir ilerleme kaydederek Husi milislerini el-Muşeccah, el-Kesara, Heylan, el-Muhaddara ve diğer cephelerde, Arap Koalisyonu’nun desteği ve halkın aktif ve etkili katılımıyla mağlup etti.”
Birleşmiş Milletler (BM), Husilerin Marib’e yönelik saldırılarına hız vermesinin ardından söz konusu petrol kentinde barınan bir milyonun üzerinde yerinden edilmiş kişinin hayatının tehlikede olduğu uyarısında bulundu. BM geçen salı günü yaptığı açıklamada, Marib’deki çatışmaların hız kazanmasının ardından, nisan ayının ilk yarısında en az 14 sivilin öldürüldüğünü duyurmuştu. Yemen’deki BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi tarafından yayınlanan raporda “Şubat ayından bu yana Marib kentinde, özellikle Sırvah bölgesinde saldırıların artması vilayette büyük göç dalgalarına yol açtı” ifadeleri yer aldı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.