Mısır’dan yeni Çin aşısına onay

Vilayetlerde ihtiyati tedbir denetimleri sürüyor

Dezenfekte yapmakla görevli çalışanlar büyük camileri sterilize etmeye devam ediyor (Facebook)
Dezenfekte yapmakla görevli çalışanlar büyük camileri sterilize etmeye devam ediyor (Facebook)
TT

Mısır’dan yeni Çin aşısına onay

Dezenfekte yapmakla görevli çalışanlar büyük camileri sterilize etmeye devam ediyor (Facebook)
Dezenfekte yapmakla görevli çalışanlar büyük camileri sterilize etmeye devam ediyor (Facebook)

Mısır’dan Çin menşeli CoronaVac aşısının kullanımına onay çıktı. Koronavirüs salgınının yayılımına karşı ülkede, önleyici ihtiyati tedbirlerin uygulanmaya devam edeceğini belirten Kahire hükümeti, aynı zamanda şehirlerde salgında artışa neden olan kafe, lokanta gibi halka açık alanların kontrollerini artıracağını açıkladı.
Mısır İlaç Kurumu, Çinli Sinovac firmasının ürettiği Coronavac aşısının kullanımına acil izin verdiğini duyurdu. Kurum, bu kararı aşı güvenlik, kalite ve etkileşimini kontrole yönelik uluslararası ve yerel kriterler doğrultusunda kendi tesislerinde yaptığı değerlendirmeler sonucu aldığını belirtti.
Kurumdan önceki akşam yapılan açıklamaya göre, Coronavac ile birlikte ülkede kullanımına acil izin verilen Koronavirüs aşılarının sayısı beşe yükseldi. Daha önce Sinopharm, CoviShield-AstraZeneca, Sputnik V, AstraZeneca- AZD1222 aşılarına da acil izin verilmişti.
Mısır İlaç Kurumu, bu tür izinlerin verilmesi, Farmasötik müstahzarların kalite ve güvenilirliğini sağlamak amacıyla tıbbi ve organik karışımların uluslararası kriterlere göre test ve analizini içeren kurumun yürütme yetkileri kapsamına girdiğini vurguladı.
Mısır, şu ana kadar Sinopharm ve AstraZeneca aşılarından birden fazla parti teslim aldı. Ancak daha önce yaptığı açıklamalarda, 100 milyon aşıyı sözleşmeye bağladığını, bunun içerisinde Küresel Aşı ve Bağışıklama İttifakı (GAVI) işbirliğiyle COVAX anlaşması aracılığıyla ülkeye yıl içerisinde ulaşacak 40 milyon doz da yer almaktadır. Ayrıca Kahire, Çin menşeli Sinovac şirketiyle yılda 40 Milyon doz olmak üzere söz konusu aşının Mısır’da üretilmesi ve üretim teknolojilerinin transferi konusunda iki anlaşma imzaladığını duyurdu.  Daha önce ise Rus aşısı Sputnik için de onay vermişti.
Mısır’da Koronavirüs kaynaklı vaka oranları da artmaya devam ediyor. Ülkede son 24 saatte 991 kişinin koronavirüs testi pozitif çıktı, 58 kişi ise hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı verileri, Mısır’da dün akşam itibariyle kaydedilen toplam vaka sayısının 223 bin 514 olduğunu, bunların 167 bin 900’ünün iyileştiğini ve 13 bin 107’sinin ise hayatını kaybettiğini gösteriyor.
Mısır Sağlık Bakanlığı, bilgilendirmeye yönelik yaptığı bir açıklamada, yeni tip Koronavirüsün en hızlı yayılım gösterdiği mekanları, iş merkezleri, alışveriş merkezleri, kafe, restoran, düğün salonları gibi toplu bulunulan mekanlar olarak belirledi. Bakanlık, vatandaşları koronavirüs yayılımına karşı uyararak, maske takma ve sosyal mesafe kuralına riayet edilmesiyle birlikte salgın kapsamında alınan ihtiyati ve önleyici tedbirlere uyma çağrısında bulundu.
Öte yandan, Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin ilgili birimleri, vaka sayılarının yükselişinin önlemek adına ve ordunun Koronavirüs ile mücadelede diğer devlet kurumlarına verdiği destek kapsamında, Ramazan ayında vatandaşların sıkça gittikleri adresleri dezenfekte ve temizleme işlerini sürdürüyor.
Mısır ordu sözcüsü, dün yaptığı açıklamada, dezenfekte ekiplerin, Ramazan ayında hareketlilik yaşayan ülkedeki büyük camilerde temizlik ve dezenfekte yaptıklarını duyurdu. Açıklamada, temizlik ve dezenfekte işlerinin camilerin cepheleri, yerleri ve duvarlarını kapsadığını, temizlik ve dezenfekte sırasında en iyi sonuç verecek ve ilgili standartlara uygun kimyasal maddelerin kullanıldığını belirtildi.



Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
TT

Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları, mal ithalat ve ihracatı, yatırım faaliyetleri, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili kısıtlamaları hafifletecek şekilde değiştirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "Değişiklikler ayrıca, Suriye ile ilgili yaptırım listelerinden 24 kuruluşu ve bir kişiyi çıkarıyor; amaç, ekonomik faaliyetin önündeki engelleri azaltmak ve Suriye'nin toparlanması için kritik öneme sahip kilit sektörlerdeki devlet bağlantılı kuruluşlarla işlemleri kolaylaştırmaktır."


Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.


Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
TT

Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)

Suriye yönetimi, DEAŞ mahkumlarının tutulduğu El-Hol kampını kapatmaya hazırlanıyor.

Suriye ordusuyla ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında ocak ayında yoğunlaşan çatışmaların ardından mutabakata varılmıştı. Anlaşma kapsamında SDG'nin kontrolündeki DEAŞ kampları, Şam yönetimine devredilmişti.

Diğer yandan çatışmalarda ve SDG'nin geri çekilme sürecinde birçok DEAŞ savaşçısının kamplardan kaçması da gündem olmuştu.

Ahmed Şara yönetimi, geçen hafta cezaevinde çıkan isyandan SDG'nin "düzensiz geri çekilişini" sorumlu tutmuş, kampın saatlerce korumasız bırakıldığını ve güvenliği tekrar sağlamanın güçleştiğini bildirmişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan Şam'daki bazı diplomatlarsa son haftalarda hükümet kontrolü altındayken kamptan birçok kişinin kaçtığını iddia ediyor.

Suriye hükümetinden 17 Şubat'ta yapılan açıklamada, durumun kontrol altına alınması ve kaçak DEAŞ savaşçılarının takibi için işlemlerin başlatıldığı duyuruldu.

Le Monde'un 15 Şubat'taki haberinde, yaklaşık 24 bin kişinin tutulduğu kampta çatışmaların çıktığı aktarılmıştı. Adının gizli tutulması şartıyla gazeteye konuşan bir insani yardım görevlisi, SDG'nin geri çekilmesinin ardından binlerce mahkumun kaçtığını söylemişti. Suriye ordusu mensupları kampın kontrolünü ele geçirdiğinde de bazı tutukluların geceleri kaçmayı sürdürdüğünü belirtmişti.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen ABD'li bir yetkili, WSJ'ye açıklamasında kamptaki yerinden edilmiş sivillerin evlerine dönmesine veya ülke içinde başka yerlere gitmesine izin verileceğini savunuyor. Kalanların önemli kısmınınsa Halep yakınlarında kurulacak yeni bir kampa transfer edileceğini söylüyor.

İstikrarsızlık nedeniyle daha fazla DEAŞ'lının kaçmasından endişe eden ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 21 Ocak'ta savaşçıları Irak'a göndermeye başlamıştı. Komutanlıktan 12 Şubat'ta yapılan açıklamada, Suriye'deki 5 bin 700'den fazla IŞİD mensubunun Irak'a naklinin tamamlandığı bildirilmişti.

Washington, onlarca yıldır kampların güvenliği içi SDG'yle işbirliği yaptı. Ancak Aralık 2024'te Beşar Esad'ın devrilmesiyle değişen dengelerde Beyaz Saray'la Şara yönetimi arasındaki ilişki güçlendi. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 20 Ocak'taki mesajında SDG'nin "DEAŞ karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" söylemişti.

WSJ'nin analizinde, Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın El Kaide bağlantılı geçmişi hatırlatılarak, kampların kapatılma süreci ve DEAŞ'la mücadelenin Şam yönetimi için "önemli bir sınav" olduğu belirtiliyor. Geçmişte DEAŞ'la mücadele etmesinin Şara'nın bu süreçte elini güçlendirebileceği, çeşitli istihbarat ağları ve bağlantılar aracılığıyla militanları yakından takip edebileceği vurgulanıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Le Monde