NASA bu araştırmayı sınayabilir: "Mars eskiden buzlu bulutlarla ısınıyordu"https://turkish.aawsat.com/home/article/2947771/nasa-bu-ara%C5%9Ft%C4%B1rmay%C4%B1-s%C4%B1nayabilir-mars-eskiden-buzlu-bulutlarla-%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1yordu
NASA bu araştırmayı sınayabilir: "Mars eskiden buzlu bulutlarla ısınıyordu"
Mars'ın geçmişteki gizemli koşulları yeni araştırmalar ve uzay araçlarıyla aydınlanıyor (NASA)
İstanbul/Şarkul Avsat
TT
TT
NASA bu araştırmayı sınayabilir: "Mars eskiden buzlu bulutlarla ısınıyordu"
Mars'ın geçmişteki gizemli koşulları yeni araştırmalar ve uzay araçlarıyla aydınlanıyor (NASA)
Bilim insanları şu anda çorak olan Kızıl Gezegen'in geçmişte buzlu bulutları olduğunu düşünüyor. Yeni araştırmaya göre bu bulutlar gezegeni ısıtmış ve yüzeyde sıvı halde su bulunmasını sağlamış olabilir.
NASA'nın şu anda Mars'ta bulunan uzay aracı Perseverance'ın maceraları dünya genelinde merakla takip ediliyor. Uzay aracı, Jezero Krateri ismi verilen eski bir göl yatağına inmişti. Bilim insanları buranın eskiden büyük bir göle ev sahipliği yaptığından emin.
Zira Mars'ın bir zamanlar su kütlelerini taşıdığına dair inkar edilemez kanıtlar var. Örneğin, yüzeyde sıvı haldeki sudan kaynaklanan belirgin erozyon işaretleri görülüyor. Öte yandan Mars'ta göller ve nehirlerin var olmasını sağlayan koşullar gizemini koruyor.
Hakemli bilimsel dergi Proceedings of the National Academy of Sciences'ta yayımlanan yeni bir araştırma ise bir zamanlar yüksek irtifadaki buzlu bulutların, Mars yüzeyinde sera etkisi yarattığını ve gizemli koşulları yarattığını ileri sürdü. Üstelik bu teorinin Perseverance sayesinde sınanması da mümkün.
ABD'deki Chicago Üniversitesi'nden gezegenbilimci Edwin Kite liderliğindeki araştırma ekibi, ilk olarak 2013'te ortaya atılan bir teoriyi yeniden gözden geçirdi. Bu teori, Dünya'da sirrüs bulutu diye adlandırılan yüksek irtifa bulutlarının Kızıl Gezegen'i ısıtmış olabileceğini öne sürüyordu.
Söz konusu teori daha önce reddedilmişti çünkü diğer bilim insanları, bulutların böyle önemli etki yaratması için atmosferde mümkün olabileceğinden çok daha uzun süre kalması gerektiğini söylemişti.
Yeni araştırmada ise ekip, bu teoriyi sınamak için gezegenin bilgisayarda oluşturulan 3 boyutlu modelini kullandı ve bu kez önceki çalışmalarda gözardı edilen bir faktöre odaklandı: Buz.
Bulgular, yüzeyin buzla kaplı olduğu durumda atmosferde düşük irtifa bulutlarının oluşacağını ve bunun da gezegende suyun sıvı halde bulunmasına olanak tanımayacağını ortaya koydu.
Ancak buzun gezegenin sadece kutuplarında veya yüksek rakımlarında bulunduğu senaryo, yüzeyin ısınmasını sağlayacak yüksek irtifa bulutlarına olanak tanıyacağını gösterdi.
Ekibin lideri Kite, "Modelimizdeki bulutlar Dünya'dakilere hiç benzemiyordu" dedi ve ekledi:
"Dünya'ya dayalı modeller oluşturmak işe yaramaz. Çünkü Mars koşulları, suyun atmosferle yüzey arasında hızla hareket ettiği Dünya'nın su döngüsüne hiç benzemiyor."
Kite'ın aktardığına göre, Dünya'daki su yüzeyin yüzde 71'ini kaplıyor ve bu nedenle kara, hava ve okyanuslar arasında hızla hareket edebiliyor. Mars'taki su kütleleriyse epey sınırlıydı; bu da atmosfere çıktığında orada çok daha uzun süre kalmasını sağlıyordu.
Kite, "Modelimiz, suyun eski Mars atmosferine girdiğinde epey uzun bir süre (bir yıla yakın) orada kaldığını ve böylelikle uzun ömürlü yüksek irtifa bulutlarını mümkün kıldığını gösteriyor" diye konuştu.
Üstelik NASA'nın bu teoriyi Mars yüzeyinde Perseverance aracılığıyla birçok şekilde sınaması da mümkün. Örneğin uzay aracının yüzeydeki kayaları analiz etmesiyle Mars'ın geçmişteki atmosfer basıncı ortaya çıkarılabilir.
"Mars önemli çünkü yaşamı destekleme yeteneğine sahip olduğunu bildiğimiz tek gezegen. Ama sonra bu yeteneği kaybetmiş" diyen Kite, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyanın uzun vadeli iklim istikrarı da dikkat çekici. Bir gezegenin iklim istikrarının bozulabileceği tüm şekilleri anlamak istiyoruz."
16 Şubat 2024'te Paris'te OpenAI'ın tanıttığı Sora yapay zeka aracı tarafından oluşturulan videodan bir kare (AFP)
Yeni bir rapora göre insanlar, yapay zeka ve onun hayatları üzerindeki etkisi konusunda giderek daha fazla endişe duyuyor.
Stanford Üniversitesi'nin 2026 Yapay Zeka Endeksi Raporu'nda ankete katılanların yarısından fazlası, yapay zeka kullanan ürünlerin kendilerini tedirgin hissettirdiğini söylerken, teknolojiye yönelik heyecan son birkaç yıldır azalıyor.
Rapora göre yapay zeka hakkındaki kamuoyu, uzmanların ve sektör içindekilerin görüşlerinden giderek daha fazla kopuyor; insanlar yapay zekanın işlerden ekonomiye, seçimlerden ilişkilere kadar her şeye zarar vereceğinden endişe ediyor.
Rapor ayrıca, yapay zeka güvenliğinin yapay zeka gelişmelerine ayak uyduramadığını ve ChatGPT'nin 2022'de kullanıma sunulmasından bu yana yapay zeka kaynaklı olayların üç kattan fazla arttığını ortaya koydu.
Raporun yazarları, "Bu zorluğa ek olarak, son araştırmalar, yapay zekanın güvenlik gibi sorumlu boyutunu iyileştirmenin, doğruluk gibi başka bir boyutu zayıflatabileceğini ortaya koydu" diye yazdı.
Rapor, özellikle gençlerin yapay zekadan duyduğu hayal kırıklığıyla birlikte, yapay zekaya yönelik olumsuz duyguların arttığı bir dönemde yayımlandı.
Gallup'un yakın zamanlı bir anketi, Z kuşağının yapay zekaya yönelik heyecanının geçen yıldan bu yana yüzde 36'dan sadece yüzde 22'ye düştüğünü, öfkeninse yüzde 22'den yüzde 31'e yükseldiğini ortaya koydu.
Yapay zekaya karşı tepkinin, teknoloji liderlerinin sürekli olarak uyardığı teorik bir yapay zeka süper zekası korkusundan ziyade, teknolojinin toplum üzerindeki etkisinden kaynaklandığı görülüyor.
ABD'de yaşayan davranış bilimci Caroline Orr Bueno, "Bence birçok yapay zeka lideri halktan kopuk ve Skynet korkusunun öncelikle yapay zeka karşıtı duyguları yönlendiren unser olmadığını fark etmiyorlar" dedi.
Elbette bu korkular var ancak çoğu kişi maaş çekleri ve faturalarla çok daha fazla ilgileniyor.
Yapay zekaya ilişkin hayal kırıklıkları, onu geliştiren şirketlere karşı doğrudan eylemlerin arttığı bir eğilimi beraberinde getirdi.
Geliştirmenin durdurulmasını talep eden çevrimiçi gruplar son aylarda popülerlik kazanıyor. Bazı üyeler yapay zeka karşıtı bir gündemi savunurken aşırı eylemlerde bulunuyor.
Yakın zamanda, OpenAI CEO'su Sam Altman'ın Kaliforniya'daki evinin, biri molotof kokteyli, diğeri ateşli silahla olmak üzere iki ayrı olayda hedef alındığı iddia edildi.
Independent Türkçe
Vizyon 2030: Geleneksel yönetimden küresel dijital liderliğe geçiş öyküsühttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5266604-vizyon-2030-geleneksel-y%C3%B6netimden-k%C3%BCresel-dijital-liderli%C4%9Fe-ge%C3%A7i%C5%9F-%C3%B6yk%C3%BCs%C3%BC
Vizyon 2030: Geleneksel yönetimden küresel dijital liderliğe geçiş öyküsü
Suudi Arabistan, Vizyon 2030 kapsamında dijital dönüşüm ve bilgi ekonomisi alanında başlattığı süreci kararlılıkla sürdürüyor. Ülke, gelişmiş dijital altyapısına ve uzun yıllara dayanan bilgi birikimine dayanarak geleceğin ekonomilerinde rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Bu dönüşümün, ekonomik çeşitliliği artırma, yeni istihdam alanları oluşturma ve genç nüfusu güçlendirme amacı taşıyan ulusal bir vizyonla desteklendiği belirtiliyor. Söz konusu strateji, inovasyon, araştırma ve teknolojiye dayalı entegre bir ekosistem inşa edilmesi üzerine kurulurken, Suudi Arabistan’ın küresel ölçekte bilgi temelli ekonomiler arasında konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
Kağıtsız hükümet
Suudi Arabistan, Vizyon 2030 kapsamında yürüttüğü dijital dönüşüm sürecinin bir parçası olarak ‘kâğıtsız hükümet’ politikasını hayata geçirdi. Söz konusu uygulama, vatandaşların kamu hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla farklı sektörleri kapsayan tek bir dijital platform sistemi üzerine inşa edildi. Adalet, sağlık, turizm, yatırım, konut, lojistik ve gayrimenkul gibi birçok alanın entegre edildiği bu platformlar sayesinde işlemlerin dijital ortamda yürütülmesi sağlanıyor. Bu yaklaşımın, işlem sürelerini önemli ölçüde kısalttığı ve bürokratik süreçleri basitleştirdiği belirtiliyor. Böylece vatandaşlar, ülkede yaşayan yabancılar, yatırımcılar ve ziyaretçiler; fiziksel olarak bir kuruma gitmeden işlemlerini tamamlayabiliyor.
Beem devlet uygulamasının Dijital Hükümet Forumu’nda tanıtımı (Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi)
‘Bütünleşik Hükümet’ programı
Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi, 2022 yılında Bütünleşik Hükümet programını başlattı. Programın amacı, dijital dönüşüm sürecini hızlandırmak, kamu kurumları arasındaki entegrasyon seviyesini yükseltmek ve vatandaşlara daha bütüncül bir dijital hizmet deneyimi sunarak kamu kaynaklarının dijital alanda daha verimli kullanılmasını sağlamak olarak açıklandı.
Bu dönüşümün somut sonuçlarından biri olarak ‘Balady Platform’ öne çıktı. Platformun, 37 farklı kamu platformunun kapatılmasına katkı sağladığı ve yüzde 80’in üzerinde bir entegrasyon başarısına ulaştığı belirtildi. Ayrıca ‘LOGISTI Platform’ 200’den fazla hizmet sunarak dikkat çekerken, ‘Sehhaty Platform’ ise 30 milyondan fazla kullanıcıya hizmet vererek geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı.
Uluslararası yapay zekâ merkezi
Suudi Arabistan, yapay zekâ alanında da küresel ölçekte ileri bir merkez konumunu güçlendirdi. Ülkenin enerji kaynakları, gelişmiş dijital altyapısı ve veri merkezleri sayesinde, yapay zekâ teknolojileri için cazip bir yatırım ve geliştirme üssü haline geldiği belirtiliyor.
Bu kapsamda, yapay zekâ teknolojilerinin yerelleştirilmesini hedefleyen ulusal bir girişim olarak HUMAIN projesi hayata geçirildi. Proje, Arapça içerik üretimini destekleyen büyük dil modelleri geliştirmeyi ve veri merkezlerinde ileri yapay zekâ uygulamalarını işletmeyi amaçlıyor. Bu çerçevede özellikle Dammam’daki yapay zekâ altyapıları da öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor.
Riyad’da düzenlenen Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı sırasında Suudi yapay zekâ şirketi HUMAIN’in standını inceleyen ziyaretçiler (AFP)
Ayrıca ülke, insan kaynağı kapasitesini artırmak için eğitim sistemine yapay zekâ derslerinin entegre edilmesine ve öğrencilere ile ulusal yeteneklere yönelik eğitim programlarının başlatılmasına yatırım yapıyor. Bu adımların, gelecek nesillerin dijital ekonomiye ve yapay zekâ temelli sektörlere hazırlığını güçlendirmeyi hedeflediği ifade ediliyor.
HUMAIN şirketi
HUMAIN, 2025 yılında resmen faaliyete geçirilerek yapay zekâ alanında kapsamlı çözümler geliştirmeye başladı. Şirketin geliştirdiği projeler arasında Arapça destekli akıllı bir asistan, ileri düzey büyük dil modelleri ve tamamen yapay zekâ ile çalışan bir işletim sistemi yer alıyor. Ayrıca Suudi Arabistan içinde geliştirilen donanım ve teknolojilerin de bu ekosisteme entegre edildiği belirtiliyor. HUMAIN’in hizmetlerinin yüz binlerce kullanıcıya ulaştığı, aktif kullanıcı sayısının 300 bini aştığı ifade ediliyor. Şirketin faaliyet alanının 5 farklı pazara yayıldığı ve 150’den fazla dijital uygulama ve hizmeti desteklediği de aktarılan bilgiler arasında yer alıyor.
Dijital adalet sektöründeki dönüşüm
Suudi Arabistan’da yargı alanında dijital hizmetler, kayda değer bir dönüşüm sürecinden geçti. Bu kapsamda 160’tan fazla elektronik hizmet sunularak yıllık yaklaşık 90 milyon kâğıt kullanımının önüne geçildiği bildirildi. Dijitalleşme sayesinde 65 milyon fiziksel başvurunun da ortadan kalktığı ifade ediliyor. Ayrıca 200 milyondan fazla gayrimenkul belgesinin dijital ortama aktarıldığı, e-dava sisteminin uygulanmasıyla dava süreçlerinin ortalama süresinin yüzde 79 oranında azaldığı belirtildi. Bu süreçte ‘Virtual Enforcement Court’ ve ‘Virtual Notary’ gibi uygulamalar da hayata geçirildi.
Suudi Arabistan Adalet Bakanı Dr. Velid es-Samani, Dijital Hükümet Forumu’nda yaptığı konuşmada (SPA)
Söz konusu gelişmelerin, gelişmiş dijital altyapı ve güvenli bir dijital ekosistem üzerine inşa edildiği vurgulanıyor. Bu dönüşümün, hizmet sunumunun ötesine geçerek kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi ve bürokratik karmaşıklığı azaltmayı hedeflediği belirtiliyor.
Dijital ve bilgi ekonomisi
Suudi Arabistan, dijital ve bilgi ekonomisi alanında geleceğin yükselen ekonomileri arasında yerini güçlendirmeye devam ediyor. Ülke, bu kapsamda kapsamlı bir yasal ve kurumsal ekosistem geliştirerek teknoloji ve inovasyon temelli büyüme modelini destekliyor. Bu çerçevede Suudi Arabistan Fikri Mülkiyet Otoritesi (SAIP), Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Kurumu ve Suudi Uzay Ajansı gibi kurumlar oluşturuldu. Ayrıca İletişim, Uzay ve Teknoloji Komisyonu yeniden yapılandırılırken, bilgi teknolojileri sektörünü geliştirmek amacıyla Ulusal Bilgi Teknolojileri Geliştirme Programı da hayata geçirildi. Bunun yanı sıra araştırma ve inovasyon merkezlerinin rolü güçlendirildi. Bu kapsamda Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) ile Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri (KACST) gibi kurumlar, bilimsel araştırma ve teknolojik yeniliklerin geliştirilmesinde önemli merkezler olarak öne çıkıyor.
Siber güvenlik
Suudi Arabistan, siber güvenliği ulusal güvenliğin bir parçası olarak ele alan ulusal bir çerçeve oluşturdu. Bu yaklaşımın ekonomik ve sosyal istikrarı desteklemeyi, teknoloji şirketlerini güçlendirmeyi ve dijital hizmetlerin büyümesini hızlandırmayı hedeflediği bildirildi. Söz konusu strateji, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) ve Ulusal Siber Güvenlik Otoritesi (NCA) gibi kurumların kurulmasıyla desteklendi. Ayrıca, siber alanda çocukların korunmasına yönelik uluslararası girişimler de bu sürece dahil edildi. Bu adımların, Suudi Arabistan’ın teknoloji, yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarında küresel liderliğini pekiştirmesine katkı sağladığı ifade ediliyor.
Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) LEAP Fuarı’ndaki standı (SPA)
Dijital ekonomi pazarı
Suudi Arabistan’da dijital dönüşümün ekonomik göstergelere de güçlü şekilde yansıdığı bildirildi. Ülkede dijital ekonomi pazarının büyüklüğünün 745,98 milyar riyale (198,9 milyar dolar) ulaştığı, iletişim ve bilgi teknolojileri pazarının ise 199 milyar riyal seviyesine çıktığı kaydedildi. Söz konusu büyüme, dijital sektörün ölçeğini ve olgunlaşma hızını ortaya koyarken, Suudi Arabistan merkezli çok sayıda teknoloji şirketinin de ‘milyar dolarlık şirket’ statüsüne yükseldiği ifade edildi. Bu gelişmeler, dijital ekonominin büyümesini hızlandırırken sektörün daha olgun ve küresel rekabete açık bir yapıya evrildiğine işaret ediyor.
Küresel endekslerde lider konumda
Uluslararası ileri göstergelerin, Suudi Arabistan’ın dijital ve teknolojik alanda elde ettiği konumu güçlendirdiği bildirildi. Buna göre ülke, iletişim ve teknoloji gelişim endeksinde dünya birincisi olurken, küresel rekabet raporuna göre siber güvenlik endeksinde üst üste ikinci kez yine dünya birinciliğini elde etti. Ayrıca Stanford Üniversitesi tarafından hazırlanan endekste, yapay zekâ alanında kadınların güçlendirilmesi kategorisinde de küresel ölçekte ilk sırada yer aldı. Bu sonuçların, Suudi Arabistan’ın dijitalleşme, siber güvenlik ve yapay zekâ alanlarında küresel liderlik iddiasını pekiştirdiği değerlendiriliyor.
LEAP Fuarı’ndaki bilgi ekranının önünde duran bir kadın (SPA)
Suudi Arabistan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından yayımlanan 2025 Dijital Hazırlık Endeksi’nde dünya birincisi oldu.
Bölgesel düzeyde ise Yapay Zekâ Güvenlik Endeksi’nde birinci sırada yer alırken, küresel sıralamada 11. basamağa yükseldi. Ayrıca süper bilgisayar alanında Şahin 3 süper bilgisayarı ile bölgesel liderliğini koruyan Suudi Arabistan, dünya genelinde 18. sıraya yerleşti.
Oxford Insights raporuna göre ülke, yapay zekâya hazır hükümetler endeksinde de bölgesel olarak ilk sırada bulunuyor.
Küresel göstergeler açısından Suudi Arabistan; dijital hükümet olgunluk endeksinde dünya ikincisi, yapay zekâ iş büyüme oranında ve önde gelen yapay zekâ model sayısında dünya üçüncüsü konumunda yer aldı. Stanford Üniversitesi verilerine göre ayrıca dünyada öncü yapay zekâ modelleri geliştiren 7 ülke arasında bulunuyor.
Bunun yanında G20 ülkeleri arasında iletişim ve teknoloji düzenlemeleri gelişmişlik endeksinde ikinci sırada, e-devlet gelişiminde altıncı sırada ve sürdürülebilir kalkınma için kalite altyapısı endeksinde ise 20. sırada yer aldığı kaydedildi.
Google, kodlamanın yüzde 75'ini artık yapay zekanın yaptığını açıkladıhttps://turkish.aawsat.com/teknoloji%CC%87/5266033-google-kodlaman%C4%B1n-y%C3%BCzde-75ini-art%C4%B1k-yapay-zekan%C4%B1n-yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1-a%C3%A7%C4%B1klad%C4%B1
Google, kodlamanın yüzde 75'ini artık yapay zekanın yaptığını açıkladı
Fotoğraf: Reuters
Google CEO'suna göre şirkette yazılan yeni bilgisayar kodlarının çoğunu artık yapay zeka üretiyor.
Las Vegas'ta düzenlenen Google Cloud Next 2026 konferansında konuşan Sundar Pichai, kodların yaklaşık yüzde 75’inin yapay zeka tarafından üretilerek mühendisler tarafından onaylandığını açıkladı.
Bu rakam, 2024'teki yüzde 25 ve 2025'teki yüzde 50'ye kıyasla artışa işaret ediyor.
Pichai "Bir süredir Google'da şirket içi kod oluşturmak için yapay zeka kullanıyoruz" dedi.
Şimdi tamamen ajan tabanlı iş akışlarına geçiyoruz. Mühendislerimiz tamamen otonom dijital görev güçlerini koordine ediyor, ajanları devreye sokuyor ve inanılmaz şeyler başarıyor.
Google patronu, yapay zeka ajanlarının karmaşık bir kod taşıma görevini insan mühendislerden 6 kat daha hızlı tamamlayabilmesi örneğini verdi.
Bu gelişme, teknoloji şirketlerinin yapay zekayı iş akışlarına muazzam ölçekte entegre etmeye yönelik daha geniş bir eğilimin parçası.
Bu hafta yayımlanan bir habere göre Meta, yeni yapay zeka sistemlerini çalışanların işlerini yapmak üzere eğitmek amacıyla, personelin fare hareketlerini, tıklamalarını ve klavye vuruşlarını kaydetmek için bir takip yazılımı kullanmaya başlıyor.
Facebook ve Instagram'ın sahibi şirkette paylaşılan kurum içi yazışmada, insanların bilgisayarlarla etkileşim kurma biçimini taklit etmeyi amaçlayan Model Capability Initiative (Model Yetenek Girişimi / MCI) adlı yeni bir araç seti anlatılıyor.
Reuters'ın aktardığı üzere Meta Teknoloji Direktörü Andrew Bosworth ayrı bir yazışmada çalışanlara, "Hedeflediğimiz vizyon, işlerin esasen ajanlarımız tarafından yapıldığı, bizim rolümüzün ise onlara yön vermek, onları denetlemek ve gelişmelerine yardım etmek olduğu bir vizyon" demişti.
Meta, çalışanlarını günlük işlerinde de mümkün olduğunca fazla yapay zeka kullanmaya teşvik eden birkaç büyük teknoloji şirketinden biri.
Meta ve ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI'daki şirket içi sıralama tablolarının, çalışanları aylık token (jeton) tüketimlerine göre sıraladığı öne sürülüyor; bu, kullandıkları yapay zeka işlem gücü miktarını ifade ediyor.
"Tokenmaxxing" denen bu eğilim, bu kadar yoğun yapay zeka kullanımının finansal ve çevresel maliyetinin yanı sıra performans ölçütü olarak gerçek değerinden dolayı da eleştirilere maruz kalıyor.
Linear Baş İşletme Görevlisi Christina Cordova, X'te "Mühendisleri token harcamalarına göre sıralamak, benim pazarlama ekibimi en çok para harcayanlara göre sıralamam gibi bir şey" diye yazdı.
Yüksek tüketim oranını yüksek başarı oranıyla karıştırmayın.
Independent Türkçe
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة