Dibeybe, yerel tarafları ‘Libya’da yeni bir savaş’ için çabalamakla suçluyor

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Tacura kentini dolaşırken (Hükümet medya ofisi)
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Tacura kentini dolaşırken (Hükümet medya ofisi)
TT

Dibeybe, yerel tarafları ‘Libya’da yeni bir savaş’ için çabalamakla suçluyor

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Tacura kentini dolaşırken (Hükümet medya ofisi)
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Tacura kentini dolaşırken (Hükümet medya ofisi)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid Dibeybe, açıkça belirtmediği yerel tarafları, ‘kamu hizmetlerini ve elektriği kesintiye uğratarak Libya’daki savaşı yeniden ateşlemeye çalışmakla’ suçladı. Elektrik kesintileri, ülkenin birçok bölgesinde tamamen karanlığa neden oluyor.
Dibeybe, 30 Nisan’da erken saatlerde, ülkenin bazı bölgelerinde saatlerce elektrik kesintisi yaşanmasının ardından Genel Elektrik Şirketi binasını denetledi. Şirket, yaptığı açıklamada, tüm iletim hatlarının, birkaç bölgenin saldırıya uğramasıyla birlikte, aktif bir eylem sonucunda ayrıldığını söylemişti. Dibeybe ise hükümetinin ‘elektrik enerjisi sağlama, mali prosedürleri kolaylaştırma ve yeni sözleşmeler imzalama konusunda’ hiçbir çabadan kaçınmayacağını söyledi. Vatandaşları, elektrik şirketini korumaya çağıran Başbakan, İçişleri Bakanını da Libya’nın tüm bölgelerinde bu konuda soruşturma açmakla yetkilendirdiğini belirtti. Ayrıca doğu ve batı bölgeleri arasındaki elektrik ağının bağlanması çağrısı yapan Dibeybe, bunun da yalnızca Sirte ve Mısrata şehirleri arasındaki sahil yolu açıldığında gerçekleşebileceğini vurguladı. Abdulhamid Dibeybe, Ulusal Ordu temsilcilerini ve Birlik Hükümeti güçlerini içeren Ortak Askeri Komite’yi de acilen bu yönde çalışmaya çağırdı.
Genel Elektrik Şirketi, bir patlamayla birlikte doğu bölgesinin elektrik şebekesinin ‘tamamen karanlığa boğulduğunu’ duyurmuştu. Art arda ikinci günde de şirket, batı bölgesinde de elektriğin kesildiğini açıkladı.
Şirket, Perşembe akşamı elektrik kesintisinin ardından, başkent Trablus da dahil olmak üzere Libya’nın batısındaki birçok bölgede elektrik santrallerinin yüzde 90’ının onarıldığını duyurdu.
Dibeybe, geçtiğimiz Perşembe günü beraberindeki bakanlarla birlikte başkent Trablus’un Tacura bölgesinde çok sayıda milletvekili ve ileri gelenle görüştü. Başbakan, kesintisiz devam eden 17 günün ardından elektrik kesintisinin aktif bir eylemle gerçekleştiğini belirtti. Dibeybe, “Savaşı ateşleyenler, elektriği kesenler, benzin istasyonları önündeki kuyruklarda sorun yaratanlar ve Libya’nın her yerinde halkımızla iletişim kurmamızı engelleyenler Libya halkının düşmanıdır” dedi.
‘Savaş tüccarları’ olarak nitelendirdiği kişileri uyaran Abdulhamid Dibeybe, “Bu lanet savaştan servet kazanan insanlar var” dedi. Yurt dışı seyahatlerinin ise ‘Libya’nın birliği, egemenliği ve paralı askerlerin ülkeden çıkışı’ amacıyla gerçekleştirdiğini söyledi.
Kaynaklar, Dibeybe’nin ifadelerinin, ülkenin doğusundaki LUO Komutanı Mareşal Halife Hafter ile gerilimi yansıttığını belirtirken, Dibeybe “Libya’nın olan ve Libya topraklarında bulunan Sirte Havalimanı’na, oradaki yabancı güçlerin varlığı nedeniyle giremedik” dedi. Havalimanında konuşlanmış güçlerin, kendilerinden ‘Sirte’ye karayoluyla girmelerini’ istediğini, ancak hükümetin bunu kabul etmediğini söyleyen Başbakan, “Onlara uçakla geleceğimizi söyledik. Burası bir Libya havalimanıdır ve kimse Libya havalimanlarına inmemizi engelleyemez” dedi. Abdulhamid Dibeybe, çatışmanın hala var olduğunu ve zorlu koşulların hala çatışmalar için elverişli olduğunu dile getirerek ülkesinin, Libyalıların tarihlerinde daha önce hiç yaşamadıkları düzeyde tehlikeli, acımasız ve kanlı bir deneyim yaşadığını vurguladı. Birkaç gün önce ilk kabine toplantısını yapmak üzere Bingazi’ye yönelik ziyaretini erteleyen Dibeybe, Cenevre’deki Birleşmiş Milletler (BM) misyonu tarafından desteklenen Siyasi Diyalog Forumu’nda seçilmesi sonrasında Mart ayı ortalarında yemin etti. Bu gelişme, biri doğuda ve diğeri batıda hüküm süren iki savaşan yönetim arasındaki rekabeti, on yıllık şiddetli kaosun ardından sorunsuz bir iktidar devriyle sona erdirdi.
Öte yandan Birlik Hükümeti’ne mensup güçlerin başlattığı Burkan el-Gadab (Öfke Volkanı) operasyonunun Perşembe günü bildirdiğine göre Sirte ve Cufra Operasyon Odası Komutanı Tuğgeneral İbrahim Beytülmal, sahil yolunun açılmasıyla ilgili olarak ateşkes, mayınların temizlenmesi ve paralı askerlerin geri çekilmesi de dahil olmak üzere üç şart belirledi. Birinci ve ikinci noktalara ulaşıldığını, ancak paralı askerlerin geri çekilmediğini söyleyen Beytülmal, kendi kuvvetlerinin saflarındaki herhangi bir yabancı kuvvetin varlığını reddederek, “Emin olmak isteyen, kendisi gelsin” dedi.
BM’nin prosedürleri uygulama ve yazılı beyanlarla yetinmeme çağrısı sonrasında Tuğgeneral İbrahim Beytülmal, “Paralı askerler geri çekilinceye ve Hafter kuvvetleri, yani LUO er-Racme’ye geri dönünceye kadar yolu açmayacağız. Bu sözleri, Başkanlık Konseyi’ne ve 5 + 5 komitesindeki temsilcilerimize de söyledik” dedi.
Diğer taraftan LUO’ya bağlı Ahlaki Rehberlik İdaresi Başkanı Tuğgeneral Halid el-Mahcub, “Sahil yolunun açılmasını engelleyenler var” diyerek, komitenin çıktılarına bağlı kalmaları ve tavırlarını değiştirmeleri için son bir fırsatın var olduğunu söyledi.
Öte yandan Başkanlık Konseyi üyesi Musa el-Koni, resmi görevine başlamasından bu yana şehre yönelik ilk ziyaretinde, Bingazi sokaklarını dolaşırken ve ardından da bir kafede gençlerle sohbet ederken görüldü.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.