Arap Koalisyonu Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarını engelledi

BAE, KİK ve İİT milislerin sivilleri hedef almaya devam eden saldırılarını kınadı.

Suudi Arabistan Husilere ait iki balistik füze ve SİHA’yı etkisiz hale getirdi. (Arşiv- Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Husilere ait iki balistik füze ve SİHA’yı etkisiz hale getirdi. (Arşiv- Şarku’l Avsat)
TT

Arap Koalisyonu Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarını engelledi

Suudi Arabistan Husilere ait iki balistik füze ve SİHA’yı etkisiz hale getirdi. (Arşiv- Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Husilere ait iki balistik füze ve SİHA’yı etkisiz hale getirdi. (Arşiv- Şarku’l Avsat)

Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, dün (Pazartesi) sabah Husilerin Suudi Arabistan’daki sivilleri hedef alarak gönderdiği 2 balistik füzeyi ve silahlı insansız hava aracını (SİHA)  imha etti.
Birleşik Arap Emirlikleri, İran destekli terörist milislerin sivilleri ve sivil nesneleri hedef alan saldırı girişimini kınadı. BAE Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı yaptığı açıklamada, milisler tarafından devam eden terörist saldırıları, uluslararası topluma açık bir meydan okuma olarak değerlendirdi. Ayrıca söz konusu saldırıların milislerin uluslararası yasa ve normlara aldırış etmediklerini yansıttığını söyledi.
Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Husi milislerinin sivilleri ve sivil nesneleri hedef alarak iki balistik füze ve SİHA’yı Suudi Arabistan’ın güney bölgesine doğru fırlatmasını kınadı. Milislerin uluslararası insancıl hukuku sürekli olarak ihlal ettiklerini vurguladı. Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’ın güvenliğini hedef alan her şeye karşı krallıkla tam bir dayanışma içerisinde olduklarını teyit etti.

Dr. Nayef el-Hacref, Husilerin saldırı girişimini kınadı
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacref, Husilerin Suudi Arabistan’ın güney bölgesine balistik füze ve SİHA’larla yaptıkları saldırı girişimini kınadı. Milislerin gerçekleştirdiği terörist saldırıları uluslararası topluma açık bir meydan okuma olarak değerlendirerek, söz konusu saldırıların milislerin uluslararası yasa ve normlara aldırış etmediklerini yansıttığını belirtti. Nayef, uluslararası topluma sorumluluklarını üstlenme ve sivilleri ve sivil tesisleri hedef alan terörist eylemleri engelleme noktasında kararlı bir tutum sergileme çağrısında bulundu.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İTT) Genel Sekreteri Yusuf el-Useymin dün yaptığı açıklamada, Husilerin başarısız olan düşmanlık girişimlerini şiddetle kınadığı belirtti. İİT’nin Husi milisler ile kasıtlı ve sistematik bir şekilde onlara para ve silah sağlayan taraflarca gerçekleştirilen terör eylemlerini kınadığını bir kez daha dile getirerek, söz konusu saldırıları savaş suçu ve uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olarak değerlendirdi.
Arap İçişleri Bakanları Konseyi, İran destekli Husi milislerin Suudi şehirlerini hedef alan saldırılarını şiddetle kınadı. Konsey yaptığı açıklamada, terörist saldırıları engelleme, güvenliği ile topraklarını savunma ve bölge sakinlerini koruma noktasında krallıkla tam bir dayanışma içerisinde olduklarını vurguladı. Suudi Arabistan’ın aldığı tüm önlemlere mutlak desteğini ifade etti. Konsey Genel Sekreterliği Tunus’taki merkezinden yaptığı açıklamada, söz konusu terörist saldırıları kınadığını ifade etti. Yapılan açıklamada, Husiler tarafından gerçekleştirilen saldırıların, bir savaş suçu ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu belirtildi. Husilerin özellikle Ramazan ayında tüm dini, insani ve ahlaki yasak ve sınırları açık bir şekilde ihlal ettiği, barış çağrıları ile Yemen krizini çözüme ulaştırma noktasında gösterilen çabalara uymayı sürekli reddettiği bildirildi.
Arap Parlamentosu dün yaptığı açıklamada, devam eden Husi saldırılarını, milislerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmedeki kararlılığı ile Yemen’deki savaşı sona erdirme ve Yemen halkının acılarına son verme çerçevesinde barışçıl bir çözüme ulaşma çağrılarını reddetmesinin yansıması olarak değerlendirdi.
Parlamento, uluslararası topluma, İran rejiminin desteklediği terörist milislerin işlediği insanlık suçlarına ve ihlallerine karşı acil ve kararlı adımlar atma ve failleri sorumlu tutma noktasında çağrı yaptı. Ayrıca parlamento söz konusu saldırılar karşısında Suudi Arabistan’la tam bir dayanışma içerisinde olduklarını vurgulayarak, güvenliğine ve istikrarına karşı olacak her türlü tehditte krallığın yanında olduklarını vurguladı.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.