Sedat Peker’den Yeldana Kaharman iddiası: Mehmet Ağar helikopter ile aldırıyor, kız ertesi gün ölü bulunuyor

Fotoğraf: Twitter
Fotoğraf: Twitter
TT

Sedat Peker’den Yeldana Kaharman iddiası: Mehmet Ağar helikopter ile aldırıyor, kız ertesi gün ölü bulunuyor

Fotoğraf: Twitter
Fotoğraf: Twitter

Geçmişte organize suç örgütü liderliğinden hüküm giyip tutuklanan Sedat Peker, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın oğlu AK Parti Elazığ Milletvekili Zülfü Tolga Ağar hakkında bazı iddialar ortaya attı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nin “organize suç örgütü” operasyonu kapsamında “elebaşı” olarak aranan ve yurtdışında bulunan Sedat Peker, ikinci bir video yayınladı.

Peker, bu videoda Elazığ'da yerel televizyon kanalında sunuculuk yapan Kazakistan uyruklu Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi 2'nci sınıf öğrencisi Yeldana Kaharman’ın ölümü ve Tolga Ağar hakkında konuştu.
“Bu anlattıklarımın tek bir tanesi dahi yalan çıkarsa bu parmağımı keseceğim. Size söz veriyorum” diyen Peker, şu ifadeleri kullandı:
"Bir gün kızcağız jandarmaya gidip kızcağız bana tecavüz edildi diyor. 18 yaşında. Kız şikayet ediyor, daha sonra helikopterle gelip bu kardeşi babası (Mehmet Ağar) aldırıyor. Kız ertesi günü ölü bulunuyor. Ne kadar enteresan ve ne kadar acı değil mi? Kendi kızımız için dünyaları yakarız dedik ama orada bir garip öldü ve herkes biliyor. Kimse ağzını açmıyor. Hani kadın kuruluşları? Bir tane gördünüz mü bu olay için eylem yapan? E derin devletin başı. Adam ne istiyorsa o oluyor. Şimdi daha da derin oldu."

Elazığ’da yaşayan 21 yaşındaki Kazakistanlı Yeldana Kaharman isimli kadın, evde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulunmuştu. Vücudunda darp ya da kesik izi bulunmayan 21 yaşındaki Kaharman'ın intihar ettiği iddia edilmiş, ölümün Ağar ile ilişkisi olduğu iddiaları ortaya atılmıştı. İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği konuyla ilgili haberlere erişim engeli getirmişti. (Fotoğraf: Twitter)
Kolombiya’dan uyuşturucu: “Firmanın başı Mehmet Ağar”
“Dünyada en çok uyuşturucu kullanan ikinci il İstanbul, üçüncü il Adana. İmanlı nesiller yetiştirecektik uyuşturucu bağımlısı nesiller yetiştirdik” diyen Peker, Ağar hakkında şu iddiayı da dile getirdi:
"Lütfen internete gidin bakın Kolombiya Limanı'nında 4 ton 900 kilo kokain yakaladılar. Açıklama yaptılar, “Bunlar Türkiye'ye gidecekti” diye. İzmir Limanına bir kimya firmasına. Türkiye'de bu kokainleri teslim alacak yerle ilgili hiçbir operasyon yok. Hiç kimseye. Biz 4 ton bulgur getirsek bizi alır faturayı eksik yazdık diye gelir nezarete atarsınız. Uyuşturucunun geldiği adres belli.  Sahibi Mehmet Ağar. Eski bir milletvekili daha... Eski yardımcısı bunun. İki üç tane de mafyatik tip."

Ne olmuştu?
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, 9 Nisan’da kent genelinde faaliyet gösteren ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "nitelikli yağma", "gasp", "rüşvet", "yaralama", "tehdit" ile "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" gibi birçok suça karıştığı belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatmıştı.
Söz konusu soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı bulunan ve Sedat Peker'in de elebaşı olduğu belirtilen 63 kişinin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 5 ilde 121 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmişti.
Peker’in Beykoz’daki villasında yapılan aramada emniyet ele geçirdiği silahları sergilemişti.
Peker, bu operasyonun ardından bir video çekerek "bazı gerçekleri açıklayacağını" söylemişti. Bu video, Peker'in yayınladığı ikinci video.
 
Independent Türkçe



Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
TT

Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirmeye yönelik tehditleri, ada ülkesi sakinlerinin de tepkisini çekiyor.

Trump, cumartesi günü Venezuela'ya düzenlenen askeri operasyondan sonra yaptığı açıklamada, ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland'a sahip olmaları gerektiğini savunmuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de salı günkü açıklamasında, Trump yönetiminin Grönland'a sahip olmak için "ABD ordusunu kullanmak da dahil" çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtmişti.

Washington'ın Venezuela'nın ardından Grönland'a da askeri müdahalede bulunabileceğine dair endişeler artarken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kuzey ülkesini "satın almayı hedeflediklerini" söylemişti.

Ancak 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı olan Grönland'da yaşayanlar, Trump'ın açıklamalarından rahatsız.

BBC'nin irtibata geçtiği, Grönland'ın başkenti Nuuk'ta yaşayan 32 yaşındaki işletmeci Mia Chemnitz şunları söylüyor:

Grönland halkı Amerikalı olmak istemiyor. Biz satılık değiliz.

Danimarka Parlamentosu'nda Grönland'ı temsil eden iki milletvekilinden biri olan Aaja Chemnitz de Trump'ın açıklamaları karşısında "dehşete düştüğünü" belirterek, "ABD'nin başka bir NATO müttefikini ilhak etmeyi gündeme getirmesi tamamen saygısızca bir davranış" diyor.

II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Grönland'da askeri varlığı bulunan ABD için ada özellikle Kuzey Amerika'yla Kuzey Kutbu arasında yer aldığı için stratejik öneme sahip.

Son dönemlerde buzulların erimesiyle erişimi kolaylaşan nadir toprak mineralleri de Grönland'ın doğal kaynaklarına ilgiyi artırdı.

Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve Danimarka'nın, Trump'ın tehditlerine yanıt olarak yayımladığı ortak bildiride Grönland'la dayanışma vurgusu yapılmıştı.

Ancak olası bir askeri operasyon halinde Avrupa ülkelerinin ABD'ye karşı harekete geçip geçmeyeceği belli değil.

Mia Chemnitz, "Bir Grönlandlı olarak, kendime şu soruyu sormadan edemiyorum: Bu müttefikler için bizim değerimiz nedir? Bizi korumak için ne kadar ileri gidebilirler?" diye soruyor.

Grönland'daki İnuit yerlilerinden 42 yaşındaki Aleqatsiaq Peary ise adanın Danimarka'dan tamamen bağımsızlaşması ve gelecekte ABD kolonisine dönüşmemesi gerektiğini söylüyor:

Bu, bir efendinin kontrolünden diğerine, bir işgalcinin hakimiyetinden diğerine geçmek demek. Biz Danimarka'nın kolonisiyiz. Danimarka hükümetinin yönetimi altında zaten çok şey kaybediyoruz.

Independent Türkçe, BBC, NBC


Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
TT

Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)

Çin'deki bilim insanlarının füzyon enerjisinde kaydettiği çığır açıcı gelişme, yeni nesil enerji kaynağının gerçekten kullanılabilmesinin önündeki en inatçı engellerden birini nihayet aşabilir.

Çin Bilimler Akademisi'nden (ÇBA) bir ekip, "yapay Güneş" diye adlandırılan deneysel nükleer reaktörünün, daha önce imkansız olduğu düşünülen bir plazma yoğunluğuna ulaştığını açıkladı.

Tehlikeli atık bırakmadan neredeyse sınırsız enerji üretme potansiyeli sunan nükleer füzyon, bazıları tarafından temiz enerjinin "kutsal kasesi" ilan ediliyor.

Bu süreç Güneş'te meydana gelen doğal reaksiyonları taklit ediyor ancak büyük ölçekte gerçekleştirilmesi son derece zor bir iş.

ÇBA'nın Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak'ıyla (EAST) ulaşılan kilometre taşları da dahil, son yıllarda çeşitli önemli atılımlar kaydedildi.

ÇBA geçen sene yapay Güneş reaktörünü ilk kez bin saniyeden uzun süre çalıştırmayı başarmış, bu rekor daha sonra Fransa'nın WEST makinesi tarafından kırılmıştı.

Her iki deney de yakıtın (veya plazmanın) belirli bir seviyede kararsız hale gelmesine neden olan ve Greenwald Sınırı diye bilinen teorik yoğunluk sınırlı kalmıştı.

ÇBA araştırmacıları, kendini düzenleyen plazma-duvar adı verilen yeni bir süreç sayesinde plazmayı benzeri görülmemiş yoğunluk seviyelerinde kararlı tutmayı başardı.

Araştırmacılar, plazma yoğunluğunu uzun süredir geçerli olan deneysel sınırların çok ötesine taşımanın, çok daha yüksek enerji çıktılarıyla füzyon ateşlemesini gerçekleştirebileceğini söylüyor.

Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden, araştırmanın ortak yürütücüsü Profesör Ping Zhu şöyle diyor: 

Bulgular, tokamaklarda ve yeni nesil yanıcı plazma füzyon cihazlarında yoğunluk sınırlarını genişletmek için pratik ve ölçeklenebilir bir yol öneriyor.

Son atılım, hakemli dergi Science Advances'ta yayımlanan "Accessing the density-free regime with ECRH-assisted ohmic start-up on EAST" (EAST'te ECRH destekli ohmik başlatmayla yoğunluktan bağımsız rejime erişim) başlıklı çalışmada detaylandırılıyor.

Nükleer füzyon yoluyla pratik enerji üretiminin büyük ölçekte uygulanabilmesi için hâlâ ciddi gelişmelere ihtiyaç var ancak bazı girişimler, bunu önümüzdeki birkaç yılda hayata geçirmeyi hedefliyor.

ABD merkezli Helion Energy, nükleer füzyon enerjisi için dünyanın ilk satın alma anlaşmasını 2023'te imzalamış, Microsoft'a 2028'e kadar 50 MW füzyon enerjisi sağlama sözü vermişti.

Independent Türkçe


Kilise liderleri, Putin'i "Deccal" ilan etti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Kilise liderleri, Putin'i "Deccal" ilan etti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Kilise liderleri, Rus lider Vladimir Putin'in Ukrayna'yla savaşının "kutsal bir görevin" parçası olduğunu söylemesinin ardından onu "Deccal" diye nitelendirdi.

Putin, çarşamba günü Ortodoks Noel’i dolayısıyla yaptığı konuşmada Rus askerlerini "Tanrı’nın emriyle hareket eden savaşçılar" diye tanımladı.

Mesiyanik mesajlar kullanarak kendini bir kurtarıcı olarak konumlandırmasına rağmen, Ukrayna Ortodoks Kilisesi Rahibi Peder Myroslav Pushkaruk'a göre Putin "daha çok Deccal'e benziyor".

Londra’nın merkezindeki Kutsal Meryem Ana’nın Korunması (Protection of the Holy Mother of God) Kilisesi’nin başpapazı, The Independent'a, "Bunu sevgi ve Hıristiyan değerleriyle ilgili olmayan güç ve şiddetle yapmaya çalışması, Hıristiyan dünyasında Deccal'e daha çok benziyor" diye konuştu.

fvghy
Vladimir Putin bu yorumları Ortodoks Noel kutlaması sırasında yaptı (AFP)

Geçen yıl, Ukrayna Ortodoks Kilisesi Rahipler Meclisi, Putin'in "Rus Dünyası" ideolojisinin sapkın olduğunu söylemişti.

Bu öğreti, Rusya, Ukrayna ve Belarus'un "Kutsal Rusya"nın bir parçası olduğunu öne sürüyor. Putin bu fikirleri, Ukrayna'ya yayılmasını daha geniş, evrensel bir amacın parçası olarak gerekçelendirmekte kullanıyor. Geçen ay Helsinki'de düzenlenen bir konferansta, 90'dan fazla kilise lideri bu ideolojiyi kınadı.

Putin'in açıklamaları, Birleşik Krallık genelinde de tepki çekti. Kilise liderleri Rusya'nın askeri harekatını "katliam" diyerek eleştirdi.

Eski Leeds Piskoposu Nick Baines, The Independent'a, "Hıristiyan bakış açısından bakıldığında, kutsal bir görevi yerine getirmek için kutsal olmayan yollar kullanılmaz" diye konuştu.

Bu kutsal olmayan yollar, insanları katletmeyi, ülkelerini işgal etmeyi ve yalan söylemeyi içeriyor.

frgthy
Peder Myroslav Londra'daki Ukrayna Ortodoks Kilisesi'nde görevli askeri din görevlileri ve Ukraynalılarla birlikte (Londra'daki Kutsal Meryem Ana'nın Korunması Ukrayna Ortodoks Kilisesi)

Peder Myroslav, askeri personelle çalışıyor ve Ukrayna'daki savaş alanının ön saflarında bulunanlarla sık sık temas halinde. 4. yılına giren acımasız ve amansız savaştan etkilenenlere psikolojik ve sosyal destek sunuyor.

Peder Myroslav, "[Rusya'nın] mesajı tamamen yanıltıcı ve Hıristiyan dünyasının tüm öğretilerine aykırı" diye devam etti.

Öğretiyi kendi ihtiyaçlarına hizmet etmesi için kullanıyorlar, Hıristiyan değerleriyle hiçbir ilgisi yok. Bu sapkınlıktır.

Ukrayna Rum Katolik Kilisesi'nden Katolik rahip ve Liverpool Hope Üniversitesi'nin Katolik Din Çalışmaları bölümünde kıdemli öğretim üyesi olan Peder Taras Khomych, Putin’in dilindeki tekrar eden endişe verici örüntüye dikkat çekti.

sdfgrth
Rusya'nın Ukrayna'da gerçekleştirdiği drone saldırısının ardından (AFP)

Rus liderin dini iddialarını "putperestlik" ve "Hristiyanlığın çarpıtılması" diye nitelendiren Rahip Taras, "Rusya'nın toprak iddialarının temellerini atmak için savaşı, yıkımı ve ölümü yüceltiyor" dedi ve ekledi:

Bu, Tanrı'nın sözünü kullanmanın şeytani, iblisçe bir yolu.

Paris'teki ABD destekli barış görüşmeleri çatışmaları durdurmayı amaçlarken, Rahip Taras ihtiyatlı olunması çağrısında bulundu.

"Putin kadar radikal biriyle müzakere etmek zor" dedi ve ateşkesin sağlanması için ideolojinin temelinin ele alınması gerektiğini belirtti.

Rus saldırganlığının savaşı, ideoloji savaşıyla başladı ve topyekün saldırganlık bunun sadece bir sonucuydu. Savaşı durdurmak için bu ideolojiyi ele almalı ve savaşı körükleyen ideolojiyi durdurmalıyız.

Independent Türkçe