Nahda Barajı ve sınır anlaşmazlığı üzerine ABD-Sudan görüşmeleri

Sudan Dışişleri Bakanı Meryem Mehdi dün Hartum’da ABD’nin Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi Jeffrey D. Feltman ile görüşürken (AP)
Sudan Dışişleri Bakanı Meryem Mehdi dün Hartum’da ABD’nin Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi Jeffrey D. Feltman ile görüşürken (AP)
TT

Nahda Barajı ve sınır anlaşmazlığı üzerine ABD-Sudan görüşmeleri

Sudan Dışişleri Bakanı Meryem Mehdi dün Hartum’da ABD’nin Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi Jeffrey D. Feltman ile görüşürken (AP)
Sudan Dışişleri Bakanı Meryem Mehdi dün Hartum’da ABD’nin Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi Jeffrey D. Feltman ile görüşürken (AP)

ABD’nin Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi Jeffrey D. Feltman, Sudan’da Nahda (Rönesans) Barajı konusundaki anlaşmazlık ve Hartum ile Addis Ababa arasındaki gerilimle ilgili görüşmeler düzenliyor.
SUNA haber ajansına göre, Sudan Dışişleri Bakanı Meryem Mehdi, Hartum Havaalanında ABD’li yetkiliyi karşıladı. Feltman’ın Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve Sudan Sulama Bakanı ile görüşme yapması bekleniyor.
Feltman, bölge turunun ilk ziyaretini Mısır’a gerçekleştirerek, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed Abdulati ile yaptığı görüşmelerde Nahda Barajı’nın dolumu ve işletilmesiyle ilgili kapsamlı ve bağlayıcı bir anlaşma sağlamanın yolları konusunda istişarelerde bulundu.
Batı ve Avrupa, Etiyopya’nın önümüzdeki Temmuz ayında Nahda Barajı’nın dolumunun ikinci aşamasına başlamak için belirlediği tarihten önce ilgili üç ülke arasında anlaşmaya varabilmek için zamanla yarışıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı 23 Nisan’da, eski Birleşmiş Milletler (BM) yetkilisi ve kıdemli bir diplomat olan Jeffrey D. Feltman’ın Nahda Barajı’nın yanı sıra Etiyopya Tigray bölgesindeki çatışmalar üzerine çalışması için ABD’nin Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi olarak atandığını duyurdu.
Feltman, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Etiyopya'da kötüleşen insani krizi ve bölgedeki çeşitli sorunları ele almayı amaçlayan yeni hamlesi olarak bölgeyi ziyaret ediyor.
Eski ABD yönetimi, Donald Booth’u ABD’nin Sudan Özel Temsilcisi olarak seçmişti.
Sudan, Mısır ve Etiyopya’nın baraj görüşmelerinde çıkmaza girmesinin ardından ABD çabalarının krizin çözümüne katkı sağlaması bekleniyor. Etiyopya ise, Nil nehri kıyısındaki ülkeler üzerindeki etkisinden bağımsız olarak önümüzdeki Temmuz ayında dolumun ikinci aşamasına başlayacak.
Sudan ve Mısır barajın doldurulması ve işletilmesi ile ilgili bağlayıcı bir yasal anlaşma imzalama konusuna bağlı kalıyor ve tek taraflı adımları ulusal güvenlikleri için ciddi bir tehdit olarak görüyor. Sudan, bir anlaşmaya varmadan barajın doldurulmasının Etiyopya'nın insafına kaldığını ve Nil kıyısında ikamet eden nüfusun yarısının hayatını tehdit ettiğini vurguluyor.
Sudan geçtiğimiz yağmur sezonunda Etiyopya’nın habersizce barajın ilk dolumunu gerçekleştirmesinin ardından yeniden baraj kapaklarını açarak yaşanan selin etkisiyle büyük bir afet yaşadı. Sudan, Etiyopya’nın barajdaki su depolama hacmini dört katına çıkarmayı planlamasıyla geçtiğimiz yıl yaşananların tekrarından endişe ediyor.
Sudan ve Mısır, ABD’nin yanı sıra BM, Avrupa Birliği (AB) ve Afrika Birliği’nin (AfB) baraj konusunda arabuluculuk etme fikrini kabul ederken, Etiyopya ise bunu reddetti.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.