İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğini genişletmeye dair imada bulundu

Nükleer müzakerelere katılan İran heyeti üyeleri Viyana Konferans Merkezi önünde (EPA)
Nükleer müzakerelere katılan İran heyeti üyeleri Viyana Konferans Merkezi önünde (EPA)
TT

İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğini genişletmeye dair imada bulundu

Nükleer müzakerelere katılan İran heyeti üyeleri Viyana Konferans Merkezi önünde (EPA)
Nükleer müzakerelere katılan İran heyeti üyeleri Viyana Konferans Merkezi önünde (EPA)

Üst düzey bir İranlı yetkili, ülkesinin nükleer tesislerinin denetlenmesi hususunda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğini genişletmeyi düşünebileceğini söyledi.
Japon NHK internet sitesine konuşan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Viyana müzakerelerinde İran heyetine başkanlık eden Abbas Arakçi, İran'ın UAEA ile işbirliği süresini uzatmaya gerek kalmayacak şekilde yeterli ilerleme kaydetmeyi umduğunu belirterek, "Gerekirse, İran uygun zamanda genişletmeyi düşünecektir" dedi.
İran, ABD yaptırımlarının ve diğer meselelerin kaldırılmasına yönelik görüşmelerde Mayıs ayı sonuna kadar ilerleme kaydedilmezse, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile nükleer denetimler konusundaki işbirliğini sona erdirmeyi planladığını belirtti.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Müdürü Rafael Grossi geçen ay, 2015 nükleer anlaşmasının tarafları arasında bir anlaşmaya varılmazsa ajansın konuyu İran ile tekrar görüşmesi gerekebileceğini söylemişti.
Arakçi ve Grossi'nin Perşembe günü Viyana'daki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın merkezinde bir araya geldiklerinde konuyu tartıştıklarına inanılıyor.
Gözlemciler, nükleer denetimlerin durması uluslararası kınamaya yol açacağı için İran'ın işbirlikçi duruşunu sürdürerek diplomatik müzakerelere öncelik vermek istediğini söylüyorlar.
ABD'li bir yetkilinin İran'ın siyasi bir karar alması durumunda birkaç hafta içinde anlaşmaya varılabileceğini söylemesine rağmen, ABD'li, İranlı ve Avrupalı yetkililer, 2015'te imzalanan İran nükleer anlaşmasına uyumun yeniden başlamasıyla ilgili olarak Washington ile Tahran arasında hala büyük bir boşluk olduğunu söylüyor.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise NBC televizyonuna verdiği röportajda, Washington'un İran'ın anlaşmaya uymak için gerekli kararları almaya hazır olup olmadığını bilmediğini söyledi. Abbas Arakçi ise, müzakerecilerin bir anlaşmaya varmadan önce daha uzun bir yolu olduğunu söyledi.
Arakçi, İran devlet televizyonunda yayınlanan konuşmasında konuya dair ifadelerinde "Bunun ne zaman olacağını tahmin etmek mümkün değil. Bir zaman çerçevesi de oluşturulamaz. İran bunu olabildiğince çabuk başarmaya çalışıyor ama acelemiz yok" dedi.
Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 2018'de geri çekildiği ve İran'ın bir yıl sonra hükümlerini ihlal etmeye başlamasına neden olan anlaşmaya nasıl devam edileceği konusunda ABD ve İran arasında dördüncü tur dolaylı görüşmeler şu anda Viyana'da devam ediyor. Anlaşmanın esasını, İran'ın ABD, Avrupa ve BM yaptırımlarından kurtulması karşılığında, nükleer silah üretiminde kullanmak için bölünebilir malzeme elde etmesini zorlaştıracak şekilde nükleer programını kısıtlamak için adımlar atma taahhüdünde bulunması oluşturuyor.
Avrupalı bir diplomat, Washington'un petrol, gaz ve bankacılık gibi kilit sektörlere yönelik yaptırımların kaldırılmasını içeren kapsamlı bir öneri öne sürdüğünü, terörizm ve insan haklarıyla ilgili yaptırımları hafifletmesine belli ölçüde açık olduğunu işaret ettiğini söyledi. İsminin açıklanmasını istemeyen diplomat, İran'ın gelişmiş nükleer santrifüjler üzerinde çalışmaktan edindiği herhangi bir deneyimi kısıtlama veya yok etme arzusu göstermediğini de sözlerine ekledi.
ABD'li yetkili, 18 Haziran'da yapılacak İran seçimlerinden önce nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmanın mümkün olduğunu, ancak böyle bir siyasi karar vermenin yine İran'a düştüğünü söyledi. Yetkili, Tahran daha azını yapmaya çalışırken, İran'ın Washington'un anlaşmada belirtilenden daha fazlasını yapmasını talep etmeyi bırakması gerektiğini söyledi ve "Önümüzdeki haftalarda oraya gidebilmemiz için müzakerelerin seyri hızlandırılmalı ancak durumun böyle olacağına dair hiçbir garanti yok" diye ekledi.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.