Yemen hükümetinden uluslararası topluma Husileri barışa zorlama ve İran’ın silah kaçakçılığını durdurma çağrısı

Yemenliler Sana'da gıda yardımı İçin kuyrukta bekliyor.  (EPA) 
Yemenliler Sana'da gıda yardımı İçin kuyrukta bekliyor.  (EPA) 
TT

Yemen hükümetinden uluslararası topluma Husileri barışa zorlama ve İran’ın silah kaçakçılığını durdurma çağrısı

Yemenliler Sana'da gıda yardımı İçin kuyrukta bekliyor.  (EPA) 
Yemenliler Sana'da gıda yardımı İçin kuyrukta bekliyor.  (EPA) 

Yemen hükümeti dün uluslararası topluma, İran destekli Husi milislerinin tırmanışını durdurmaları ve kötüleşen insani durumu sona erdirmek için grubu barışı kabul etmeye zorlamaları için baskı yapma çağrısında bulundu. Ayrıca, grubun bölgesel ve uluslararası istikrarı tehdit etme çabalarını destekleme çerçevesinde Tahran'ın silah kaçakçılığı yapmaya devam etmesini önlemek için müdahalede bulunma çağrısı yapıldı.
Hükümetin çağrısı, Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek ve Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani tarafından yapılan açıklamalarda geldi. Diğer taraftan resmi kaynaklar, Husi milislerin Marib'in batısındaki bölgelere saldırılarını sürdürdüklerini ve şehri balistik bir füzeyle hedef alarak en az 7 sivilin yaralanmasına neden olduklarını aktardı.
Yemen hükümetinin uluslararası topluma yaptığı çağrılar, BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths'in grubun uzlaşmazlığından duyduğu hayal kırıklığını ve grubun Umman'ın başkenti Maskat'ta görüşmeyi reddettiklerini açıklamasından günler sonra geldi. ABD Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking, bu görüşmenin Husiler için bir fırsat olduğunu, ancak bu fırsatı kaçırdıklarını belirtti.
Yemen’deki resmi kaynaklar, Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek'in dün (Pazartesi) Çin, Avrupa Birliği ve Rusya büyükelçileriyle Husi grubunun uzlaşmazlığını tartıştığını ve milisleri barışı kabul etmeye zorlamak için uluslararası baskı çağrısında bulunduğunu belirtti. 
Yemen resmi haber ajansı SABA’ya göre Bakan Mübarek, Çin'in Yemen Büyükelçisi Kang Yong ile yaptığı görüşmede, Husi darbeci milislerin Marib’de devam eden saldırılarının etkilerini ve balistik füzeler ve patlayıcı yüklü SİHA’lar ile yerleşim bölgelerini günlük olarak hedef almaları konusunu ele aldığını aktardı. Ayrıca Bakan’ın Çin büyükelçisine Yemen halkının, özellikle de Marib’teki yerinden edilmişlerin yaşadığı kötüleşen insani koşulları açıkladığı bildirildi.
Yemenli Bakan, Husilerin devam eden saldırılarının savaşı sona erdirme ve barışı tesis etme yönündeki uluslararası çabalar ve BM’nin çabalarına rağmen sürmesinin milislerin barışçıl bir çözüme ulaşmadaki isteksizliğini yansıttığını vurguladı. 
Resmi kaynakların aktardığına göre Bakan Mübarek, "Yemen hükümetinin, üzerinde mutabık kalınan temel referanslara dayalı kapsamlı ve sürdürülebilir bir barışa ulaşarak Yemen halkının acılarını sona erdirme hevesini" dile getirdi.
Yemen Dışişleri Bakanı, Rusya'nın Yemen Büyükelçisi Vladimir Deduşkin ile yaptığı görüşmede ise, savaşı durdurmak ve uluslararası ve bölgesel girişimlere uygun olarak Yemen'e barış getirmek için gösterilen çabalara rağmen Husi milislerin uzlaşmazlığı ve Yemen halkına yönelik saldırılarına devam etme kararlılığına dikkati çekti.
Resmi basında çıkan haberlere göre Yemen Dışişleri Bakanı Husilerin Marib'e saldırmaya devam ettiğini belirterek, bunun grubun saldırgan doğasını ve İran'ın Yemen'de ve bölgede güvenliği ve istikrarı bozmak için yıkıcı gündemini uygulamaya olan bağlılıklarını gösterdiğini ifade etti.
Bakan ayrıca, Yemenlilerin acılarına son vermek ve savaşı durdurmak için siyasi bir anlaşmaya varmak amacıyla uluslararası toplumun Husi milislerine ve İran rejimine baskı yapmasının önemini vurguladı. Resmi kaynaklar Yemenli Bakan’ın bu gelişmeleri AB'nin Yemen Misyon Başkanı Hans Grundberg ile de görüşerek, Husilerin barış çabalarını ve uluslararası toplumun ve BM’nin bölgesel girişimlerini reddetmesine karşı sağlam bir tutum benimsenmesinin önemini vurguladı.
Diğer taraftan Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani, İran rejimini Husilere balistik füze ve insansız hava aracı gibi silahlar sağlamaya devam etmekle suçladı.
Bakan İryani yaptığı resmi açıklamalarında, Tahran'ın ülkesindeki savaş ve çatışmanın hızını artırma ve ateşkesi sağlama, savaşı sona erdirme ve barış getirme çabalarını önlemek için özel kaçakçılık şebekeleri kullandığını belirtti.
Yemenli Bakan açıklamasında, "ABD Donanması tarafından Arap Denizi'nde ele geçirilen silah sevkiyatına ilişkin ön araştırmalar, kaynağının İran olduğunu ve Husi milislerine doğru yola çıktığını gösteriyor. Bu da Tahran'ın yayılmacı planını uygulamak, bölgede kaos ve terörizmi yaymak ve uluslararası çıkarları tehdit etmek için grubu bir araç olarak kullanmaya devam ettiğini doğruluyor” dedi. 
Yemen Enformasyon Bakanı yaptığı açıklamada, uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletleri ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerini, İran'ın ülkesine müdahalesinin devam etmesine karşı açık ve net bir tutum almaya çağırdı. Ayrıca söz konusu saldırıların uluslararası hukukun ve  başta 2216 sayılı karar olmak üzere Yemen kriziyle ilgili BM anlaşmasının açık bir ihlali olduğunu vurguladı.
Husi grubu, BM'nin ve ABD'nin Umman'daki çabalarına Marib'deki tırmanışı durdurma çağrılarını reddederek yanıt verdi. Grubun Sözcüsü Muhammed Abdusselam Felita, İran gündemine göre Yemen’in geleceğini kontrol etme tercihi sunmayan herhangi bir uluslararası karara teslim olmayacaklarını açıkladı.
Sahadaki gelişmelere ilişkin ordu medyası tarafından aktarılan bilgilere göre, Husilerin şehir merkezindeki bir yerleşim mahallesine attığı balistik füze dün (Pazartesi) Marib kentinde en az 7 sivilin yaralanmasına yol açtı.
SABA haber ajansının aktardığına göre yerel bir kaynak, "Husiler fırlattıkları son füze ile son 7 gün içinde Marib şehrini ve sivilleri beşinci kez hedef aldı” dedi.
Bunun yanı sıra, Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi, halk direniş güçlerinin desteklediği hükümet güçlerinin Pazar günü Marib’in batısındaki el-Muşeccah cephesindeki Husi milislerini hedef alan kontrollü bir pusu gerçekleştirdiğini bildirdi. Olayın birçok Husi milis üyesinin öldürülmesine ve yaralanmasına, ayrıca ağır ekipman kaybı yaşamalarına  yol açtığı aktarıldı.
Ayrıca ordu medyasına göre, diğer taraftan Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'na bağlı hava kuvvetleri de aynı cepheye ilerleyen Husi takviyelerini hedef alarak, bir dizi aracı imha etti ve içindeki tüm unsurları öldürdü.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.