Koço köyü anma yerine dönüşecek: Nadia Murad Ezidiler için yeni bir köy inşa ediyor

Fotoğraf: Nadia Murad kişisel Facebook hesabı
Fotoğraf: Nadia Murad kişisel Facebook hesabı
TT

Koço köyü anma yerine dönüşecek: Nadia Murad Ezidiler için yeni bir köy inşa ediyor

Fotoğraf: Nadia Murad kişisel Facebook hesabı
Fotoğraf: Nadia Murad kişisel Facebook hesabı

Nadia Murad'ın Temsilcisi Selah Hasan, "Nadia's Initiative" kuruluşunun Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ile işbirliğiyle Ezidi topluluğuna hizmet projeleri kapsamında yeni bir köy inşa edeceğini duyurdu.
Koço köyünden 4 km kuzeyinde inşa edilecek köyün, ilk etabında 150 evin yanı sıra okul, hastane, cadde ve park inşa edilecek.
İnşa edilecek köye yerleşecek aile sayısının henüz belli olmadığını dile getiren Selah Hasan, talebin artması halinde köyün genişletileceğini kaydetti.
Selah Hasan, projenin işleyiş mekanizmasına ilişkin ise, "İnşa edilecek köye, sadece Ezidiler ve ihtiyacı olanlar yerleştirilecek. Projenin, 2023 sonunda tamamlanması planlanıyor" dedi.
DEAŞ'ın saldırılarından önce Koço köyünde 196 hane vardı ve bu evlerin büyük çoğunluğu yıkıldı veya tahrip edildi.
Nadia Murad'ın temsilcisi Selah Hasan, kamplardaki aileleri ziyaret ederek, görüş alışverişinde bulundu.
Independent Türkçe’ye konuşan Duhok’taki Şeyhan göçmen kampında kalan Hediye Murad (35), yaşamlarının her geçen gün daha çok kötüye gittiğini belirterek, bu tür projelere ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Şengal, Ninova, Mart 2019,Ezidilerin ilk toplu mezarlarının kazı törenine katılan DEAŞ mağdurlarının aileler / Fotoğraf: İbrahim Ezidi
Hediye Murad, "Avrupa’ya gidemedik bari burada iyi bir yaşamımız olsun. Ne yazık ki ne kendimizin ne de çocuklarımızın geleceğinden umutlu değiliz" diyor.
Bu konuyla ilgili, Koço köyü muhtarı Merwan Cad ise, şöyle konuştu:
"Koço göçmenleri projeyi onayladı. Çok iyi bir projedir. Bizim için önemli olan projenin yakın zamanda tamamlanmasıdır. Kamplarda yaşayanlar artık kamp hayatından bıkmış durumdalar.
Evlerin yanı sıra su, elektrik, okul ve hastane gibi diğer hizmetlerin tamamlanması halinde Koço halkının köye döneceğinden şüphe yok. Önceliğimiz ise tabi ki güvenliğin sağlanmasıdır."
İnşa edilecek ev sayısının yeterli olmadığını dile getiren Cad, DEAŞ saldırılarından önce Koço köyünde 225 aile yaşadığını ancak 80 ailenin yurtdışına çıktığı bilgisini vererek, "150 evin inşa edileceği söylenildi. Kendilerine de belirttik, bu evler yetersiz ve 250 evin inşa edilmesini istedik, çünkü son altı yılda aile sayısı arttı" ifadelerini kullandı.
DEAŞ, 3 Ağustos 2014'te başta Koço köyü olmak üzere, tüm bölgede toplu katliamlar gerçekleştirdi.
Kürdistan Bölgesi Hükümeti Diyanet İşleri Bakanlığı Ezidi İşleri Müdürlüğü verilerine göre, DEAŞ'ın 2014 yılında Şengal’de düzenlediği saldırıda 2 bin 293 Ezidi öldürüldü.
Buna ek olarak, 6 bin 417 Ezidi kaçırıldı ve bunlardan 2 bin 880'inin akıbeti hâlâ bilinmiyor.
Şengal ilçesi sınırlarında, DEAŞ'ın bölgeye hakim olduğu döneme ait onlarca bireysel mezarlığın yanı sıra 80 toplu mezar bulundu.
Toplu mezarlarda bulunan kurbanların çoğu Koço köyü sakinlerinden oluşuyordu.

Independent Türkçe



İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

Tahran’daki ez-Zehra Üniversitesi önünde hükümet karşıtı bir yürüyüş için toplanan kız öğrencileri gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
Tahran’daki ez-Zehra Üniversitesi önünde hükümet karşıtı bir yürüyüş için toplanan kız öğrencileri gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
TT

İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

Tahran’daki ez-Zehra Üniversitesi önünde hükümet karşıtı bir yürüyüş için toplanan kız öğrencileri gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
Tahran’daki ez-Zehra Üniversitesi önünde hükümet karşıtı bir yürüyüş için toplanan kız öğrencileri gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)

İran hükümeti bugün yaptığı açıklamada, savaşa kıyasla diplomasiyi tercih ettiğini, ancak her iki seçeneğe de hazır olduğunu ve herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcılık araçlarını kullanacağını vurguladı.

İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, üniversite öğrencilerinin protesto hakkına sahip olduğunu, ancak ‘kırmızı çizgileri’ aşmamaları gerektiğini belirtti. Bu açıklama, hafta sonundan bu yana İran üniversitelerinde yeniden alevlenen protestolara ilişkin ilk resmî tepki oldu.

Muhacerani, “Kutsallar ve bayrak, öfkenin en yoğun anlarında dahi aşmamamız ya da sapmamamız gereken kırmızı çizgilerin iki örneğidir” ifadesini kullandı.

Görgü tanıkları ve internette paylaşılan videolara göre öğrenciler, İran’ın başkenti genelindeki üniversitelerde hükümet karşıtı protestolar düzenledi. Bu gelişme, ABD güçlerinin bölgede olası saldırılar için konuşlandırıldığı bir dönemde, yeni bir huzursuzluk işareti olarak değerlendirildi.

ABD’nin, Tahran’ın nükleer programı konusunda İranlı yetkililerle yeni bir müzakere turunu önümüzdeki perşembe günü Cenevre’de gerçekleştirmesi planlanıyor.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi X platformunda yaptığı paylaşımda, “ABD ile İran arasındaki müzakereler perşembe günü Cenevre’de yapılacak olup, bir anlaşmaya varmak amacıyla ilave bir adım atma yönünde olumlu bir niyet bulunmaktadır” ifadesini kullandı.

Görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’daki yönetime karşı askeri bir saldırı başlatabileceğine dair artan endişelerin gölgesinde yürütülüyor.

Trump dün, Genelkurmay Başkanı’nın İran’a yönelik büyük çaplı bir operasyonun riskleri konusunda uyarıda bulunduğuna ilişkin haberleri yalanlayarak, Washington’un herhangi bir çatışmada Tahran’ı ‘kolaylıkla’ yenilgiye uğratabileceğini vurguladı.

Amerikan medyasında yer alan haberlerde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine’in, İran’a yönelik olası saldırıların çatışmanın uzaması da dahil olmak üzere çeşitli riskler barındırdığı konusunda uyarıda bulunduğu belirtilmişti. Ancak Trump, sahibi olduğu Truth Social platformundaki paylaşımında, Caine’in ‘İran’a karşı savaşa girilmesine karşı çıktığı’ yönündeki iddiaların ‘yüzde yüz yanlış’ olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Axios internet sitesinden aktardığına göre, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner, başkanı şu aşamada İran’a yönelik saldırı düzenlememesi ve diplomatik çabalara alan tanıması yönünde teşvik ediyor.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan medyasını kasıtlı olarak ‘yanlış’ haberler yapmakla suçladı.

Trump, “Kararı veren benim. Bir anlaşmaya varmayı tercih ederim; ancak bir anlaşma yapamazsak, bu o ülke için çok kötü, halkı için ise son derece talihsiz bir gün olur” ifadelerini kullandı.

Trump, devam eden görüşmelerin ilk başkanlık döneminde 2018 yılında çekildiği nükleer anlaşmanın yerine geçecek bir düzenlemeyle sonuçlanmaması halinde, Tahran’a karşı ilave askerî adımlar atmakla da defalarca tehdit etmişti.

Washington yönetimi Ortadoğu’ya büyük bir askerî güç konuşlandırdı; bölgeye iki uçak gemisi, ondan fazla savaş gemisi ile çok sayıda savaş uçağı ve askerî teçhizat sevk edildi.


Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
TT

Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)

İran, Cenevre'de üçüncü tur dolaylı müzakerelerin arifesinde, ABD'ye, ‘sınırlı’ olarak nitelendirilse bile herhangi bir saldırının bir saldırganlık eylemi olarak kabul edileceğini ve ‘kararlı ve katı’ bir yanıtla karşılanacağı uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, herhangi bir saldırganlığın etkilerinin ‘tek bir ülkeyle sınırlı kalmayacağını’ söyledi. Garibabadi, gerginliğin tırmanmasını önleme çağrısında bulunurken Tahran, ‘geçici anlaşmaya’ varıldığı haberlerini bir kez daha yalanladı ve herhangi bir anlaşma için yaptırımların kaldırılmasında ısrarcı olduğunu vurguladı.

Diplomatik kanallar aracılığıyla İran'ın olası bir yanıt vermesi bekleniyor. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin liderliğindeki müzakerelerle paralel olarak, Ali Laricani'nin Umman'ın arabuluculuğuyla Tahran'ın tutumunu iletmek üzere Maskat'a ziyaret edeceği bildiriliyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı somut tavizler vermeye zorlamak için ‘hedefli bir saldırı’ yapmayı düşünürken, İran'ın buna uymaması halinde daha geniş çaplı bir saldırı seçeneğini de açık tutuyor. ABD’den gelen haberlere göre Trump, açık bir savaşı önlemek için nükleer ve balistik füze tesislerini hedef alan ‘uyarı’ niteliğinde bir saldırı tercih ediyor. Beyaz Saray çevreleri, özellikle seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, herhangi bir askeri harekatın iç siyasi ve ekonomik maliyetler bakımından dikkatlice hesaplanacağını vurguluyor.

Öte yandan Washington, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Yunanistan'ın Girit adasına ulaşmasıyla bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi.

Tel Aviv'de ise İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail'in ‘karmaşık günler’ ile karşı karşıya olduğunu belirterek, İsrail’in saldırıya uğraması halinde ‘hayal edilemeyecek’ bir yanıt vereceklerini söyledi.


Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)
TT

Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)

Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (DGCA), pazartesi günü Hindistan'ın doğusunda içerisinde yedi kişinin bulunduğu ambulans uçağın düştüğünü açıkladı.

DGCA, Beechcraft C90 tipi ambulans uçağın, Hindistan'ın doğusundaki Jharkhand eyaletinin Kasaria bölgesinde düştüğünü belirtti. İki mürettebat üyesi de dahil olmak üzere yedi kişinin akıbeti henüz bilinmiyor.

Dün akşam sosyal medyada yayınlanan bir açıklamada, yetkililer, arama ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaştığını ve Uçak Kazaları Araştırma Bürosu'ndan bir ekibin kaza yerine gönderildiğini kaydetti.

Redbird Airways'e ait özel uçak, dün akşam Jharkhand'ın eylaetinin yönetim şehri Ranchi'den, bir hasta ve sağlık ekibini taşıyan Yeni Delhi'ye doğru yola çıkmıştı.

Yetkililer, ‘uçağın kötü hava koşulları nedeniyle rota değişikliği talebinde bulunduğunu’ ve 23 dakika sonra hava trafik kontrolüyle iletişimi kaybettiğini belirtti.

Yerel basında, uçağın bir ormana düştüğü bildirildi.

Geçen ay, batıdaki Maharaştra eyaletinden bir hükümet yetkilisi ve dört kişi, kiraladıkları uçak Pune şehrine iniş yaparken düşerek hayatını kaybetmişti.