Mısır’dan iki heyet ateşkes anlaşması sağlamak için Gazze ve Tel Aviv’e gitti

İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet (Şabak) ile İsrail ordusunun koordinasyon içerisinde düzenlediği tasfiye operasyonları sonucunda Hamas’ın önde gelen 16 komutanı öldürüldü.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırısı sonrasında yükselen dumanlar (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırısı sonrasında yükselen dumanlar (AFP)
TT

Mısır’dan iki heyet ateşkes anlaşması sağlamak için Gazze ve Tel Aviv’e gitti

İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırısı sonrasında yükselen dumanlar (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırısı sonrasında yükselen dumanlar (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Benny Gantz’ın Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları durdurmayı reddettiği, daha fazla yıkıcı hava saldırısı düzenleme tehdidinde bulunduğu ve İsrail Bakanlar Kurulu’nun (Kabinet) iki hafta süreyle olağanüstü hâl ilan ettiği bir süreçte, dünya liderleri mevcut gerginlikten ve önümüzdeki süreçte bu gerginliğin tırmanmasından ciddi endişe duyduklarını dile getirdiler. Ateşkes için çabalayan ve Tel Aviv ile Gazze’ye iki güvenlik heyeti gönderdiğini duyuran Kahire, Tel Aviv ve Gazze’nin Mısır liderliğine duyduğu saygı göz önüne alındığında söz konusu iki heyetin taraflar arasında ateşkese varılmasına katkı sunmasını umduğunu belirtti.
İsrail’de İbranice yayın yapan Maariv gazetesi, Arap basınında çıkan haberlere yer vererek, Mısır’dan bir güvenlik heyetinin ateşkes konusunda müzakerelerde bulunmak amacıyla dün (çarşamba) Gazze’ye gireceğini bildirdi. Gazete, başka bir Mısır güvenlik heyetinin de mevcut gerginliğe son verme noktasında iki tarafa baskı uygulamak için aynı dakikalarda Tel Aviv’e gireceğini belirtti. İsrail merkezli Haaretz gazetesine konuşan Mısır ve Filistinli kaynaklar, Hamas ve İsrail arasında yürütülen ateşkes görüşmelerinin salı günü öğleden sonraya kadar sürdüğünü ancak İsrail’in Seraya el-Kudüs’e bağlı 3 komutanı öldürmesinin ardından görüşmelerin durduğunu aktardı.
ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, olaya müdahale etmek ve gerginliği düşürmek amacıyla ABD Dışişleri Bakanı’nın İsrail-Filistin İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Hadi Amr'ı özel temsilci olarak atadı. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, İsrail ve Gazze arasındaki savaş gerginliği ile Kudüs’teki olayların AB üyesi ülkeleri endişelendirdiğini belirtti. Borell, açıklamasında, “AB bu gerginliği durdurmak, sivillerin bu gerginlikten uzak tutulması, sağduyu ile hareket edilmesi, uluslararası hukuka bağlı kalınması, Harem-i Şerif’teki statükonun korunması ve Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinlilerin kovulmaması için gösterdiği çaba kapsamında tüm uluslararası taraflar ve Ortadoğu Dörtlüsü (Rusya, ABD, Birleşmiş Milletler ve AB'den oluşuyor) ile temas halindedir” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Fatou Bensouda, dün yaptığı açıklamada, Filistin topraklarında artan şiddetin Roma Statüsüne göre suç teşkil edebileceğine dikkat çekti. Bensouda, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Batı Şeria’da ve aynı şekilde Gazze ve çevresinde artan şiddeti ve belki de Roma Statüsü kapsamına alınabilecek suçların işlenmesini büyük bir endişeyle takip ediyorum” diye yazdı.
Öte yandan, İsrail ve Filistin arasındaki yoğun füze savaşları dün de tırmanmaya devam etti. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik yıkıcı bombardımanları ve kanlı suikastları sonucu 69 kişi hayatını kaybetti. İsrail Ordu Sözcüsü, İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet (Şabak) ile koordinasyon içerisinde düzenlediği tasfiye operasyonlar sonucunda Hamas Hareketi’nin askeri kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın yönetici pozisyonundaki 4 generalin aralarında yer aldığı 16 komutanın öldürüldüğünü bildirdi. Sözcü’nün açıklamasına göre, öldürülen generaller arasında Gazze Tugay Komutanı Basım İsa, Siber Savaşlar Birimi Başkanı Cuma el-Tahle ve füze projelerini geliştirme biriminin sorumlusu Cemal Zebde bulunuyor. İsrail Ordu Sözcüsü, söz konusu ölümlerin, İzzeddin Kassam Tugayları Komutanı Muhammed Dayf’a yaklaştıkları anlamına geldiğini belirtti.
Hamas ve diğer Filistinli gruplar ise İsrail’in Gazze’ye yakın şehirleri başta olmak üzere başkent Tel Aviv ve kuzeydeki bazı şehirleri roketlerle hedef almaya devam eti. Filistinli grupların ikin gün içerisinde İsrail’e bine yakın roket fırlatması dikkat çekti. Nitekim 2014 savaşında Hamas, 51 günlük süre zarfında İsrail’e toplamda 800 roket fırlatmıştı. Hamas’ın bu kez gönderdiği roketlerden bazıları İsrail’e ait askeri bir araç, yakıt tankı ve Ben Gurion Havalimanı gibi bazı önemli hedeflere isabet etti. Hamas, İsrail’in Akdeniz’deki doğalgaz yataklarını bombalamakla tehdit etti. İsrail bunun üzerine söz konusu doğalgaz yataklarını kapatma kararı aldı. Sahada yaşanan bu gelişmeler sebebiyle Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler ile İsrail vatandaşları arasında korku ve endişe atmosferi hâkim.
İsrail’deki aşırı sağ partiler, bu gerginliği Başbakan Binyamin Netanyahu’nun konumunu güçlendirmek için kullandı. Zira rakipleri Netanyahu’yu ‘bu savaştan fayda sağlayan birinci isim’ olmakla suçluyor. İsrail'in Güvenlik İşleri İçin Küçültülmüş Bakanlar Kurulu (Kabinet) iki hafta süreyle olağanüstü hâl ilan etti. Netanyahu’nun rakipleri Bakanlar Kurulu’nun bu kararını, ‘Netanyahu’nun çıkarlarına hizmet etmesi için savaşı uzatma kararı’ şeklinde niteledi. Söz konusu çevreler, bu savaşın, İsrail’de Naftali Bennet ve Yair Lapid liderliğinde alternatif bir hükümet kurma girişimini baltalayacağı ve böylece ülkenin beşinci kez seçime gitmesine ve Netanyahu’nun başbakanlık koltuğunda kalmaya devam etmesine neden olacağı görüşünde. Rakipleri Netanyahu’yu “Filistin yönetimini zayıflatmak için Hamas’ı desteklemekle” suçluyor. Netanyahu’nun, bu suçlamalara karşı rakiplerine yanıt vermek için Gazze’ye güçlü hava saldırılarının düzenlendiği bu savaşa ihtiyacı var.
Gözlemciler, ordu yönetiminin Gazze’yi bombalama hususunda Netanyahu ile aynı noktada buluştuğu görüşünde. İsrail Ordusu şu anda, İsrail halkında şok etkisi yaratan Hamas’ın gelişmiş roket kapasitesini önceden kestiremediği için eleştirilerin odağında yer alıyor. Hamas’ın roketleri fırlattığı esnada İsrail’in Gazze sınırındaki güney şehirlerinde yaşayan yüzlerce Yahudi vatandaşın panik içerisinde evlerini terk ettikleri ve Tel Aviv sakinlerinin sığınaklara koşturduğu görüntüleri izleyen ordu yönetiminin, kendisine yöneltilen eleştirileri dağıtmak amacıyla Gazze’yi acımasız hava saldırılarıyla hedef aldığını belirten gözlemciler, İsrail ordusunun bu saldırılarla dünya ülkeleri ve orduları karşısında ‘zafer imajı’ yaratmaya çalıştığını kaydetti. İsrail’deki gözlemciler ise Hamas’ın Tel Aviv’i bombaladığı için savaştan zaferle çıktığını ve bu nedenle şu anda savaşı durdurmayı isteyebileceğini ancak buna karşılık İsrail ordusunun söz konusu imajı oluşturana kadar savaşa devam edeceğini ifade ediyorlar.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.