Haaretz: İsrail, Kudüs'teki krizi yönetemiyor, Hamas kazançlı çıkıyor

Salı gecesi Gazze'den fırlatılan roketlerin bir görüntüsü (AFP)
Salı gecesi Gazze'den fırlatılan roketlerin bir görüntüsü (AFP)
TT

Haaretz: İsrail, Kudüs'teki krizi yönetemiyor, Hamas kazançlı çıkıyor

Salı gecesi Gazze'den fırlatılan roketlerin bir görüntüsü (AFP)
Salı gecesi Gazze'den fırlatılan roketlerin bir görüntüsü (AFP)

Kudüs'te son dönemde yükselen tansiyon, Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah bölgelerindeki çatışmalarla yeni bir boyut kazandı.
İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında 12'si çocuk 35 kişi hayatını kaybederken, Filistin direniş örgütlerinin İsrail'e attığı roketler de 5 kişinin ölümüne ve 45 kişinin yaralanmasına neden oldu.
İsrail'in en köklü gazetelerinden Haaretz'de yer alan analiz yazısında Nir Hasson, İsrail hükümetinin kriz yönetimindeki eksikliklerini ve bölgedeki sorunları özellikle pazartesi günü düzenlenen Kudüs Günü kutlamaları üzerinden değerlendirdi.
İsrail'in 6 Gün Savaşı sonrasında Eski Şehir'i ele geçirişini kutladığı bir milli bayram olan Kudüs Günü'nde düzenlenen bayrak yürüyüşünün rotası değiştirilmişti. Başbakan Binyamin Netanyahu, Yahudi göstericilerin Eski Şehir'in Müslümanlara ait bölgesinden geçmeden şehre Yafa Kapısı'ndan girmesine karar vermişti.
Hasson, bunun Müslümanların yaşadığı bölgedeki tansiyonu azalttığı fakat bölgedeki genel krizi yatıştırma konusunda yetersiz kaldığını savundu.
"Siyasi yetkililerin bölgedeki gerginliği azaltmak konusunda etkin rol oynamaması ve polise yapılan yönlendirmelerin eksikliği epey hissedildi" ifadelerine yer verilen yazıda, bu eksikliklerin "barikatlar, Tapınak Tepesi'ne saldırı ve gereksiz güç kullanımı gibi hatalara yol açtığı" belirtildi.
Öte yandan Hasson, İsrail yönetiminin tansiyonu azaltmak için gerekli taraflarla görüşmeleri yapmadığını savundu. Yazıda, "Görüşülecek taraflar vardı fakat görüşmeleri düzenlemeye yeltenen kimse olmadı" ifadelerine yer verildi.
"Pazartesi günü Şam Kapısı'nda büyük kazananın Hamas olduğunu" yazan Hasson, İsrail yönetiminin etkisizliğine ve Hamas'ın oynadığı role dair şu değerlendirmelerde bulundu:  
"Filistinlilerin anlatısında, İsrail'in geri adım atıp yürüyüşün rotasını değiştirerek Müslümanların bulunduğu bölgeden geçmemesini sağlayan tek oluşum Hamas oldu."
Filistinlilerle İsrail polisi arasında çıkan sert çatışmalara da değinen Hasson, Yahudi fanatiklerin katıldığı bayrak yürüyüşü ve Kudüs Günü kutlamalarına ilişkin "Saldırgan, içi boş ve karşıtlık yaratan bir iktidar gösterisi Kudüs'ün ihtiyacı olan son şey" diye yazdı.
"Son haftalarda Kudüs'te durumun sakinleşeceğine yönelik umutlar karşılıksız kaldı" ifadelerini kullanan Hasson, pazartesi günü yaşanan olayların bu umudu azalttığını ama tamamen yok etmediğini de ekledi.

Independent Türkçe, Haaretz



Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
TT

Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)

Avustralya, ülkenin güneydoğusunda etkili olan ve geniş ormanlık alanları küle çeviren yangınlar nedeniyle bugün ‘afet durumu’ ilan etti.

Victoria eyaletinde (başkenti Melbourne) hava sıcaklıklarının 40 dereceyi aşması ve kuvvetli rüzgârların etkili olması, orman yangınlarının yayılması için elverişli koşullar oluşturdu. Yetkililer, mevcut durumun 2019’un sonu ile 2020’nin başında yaşanan ve ‘kara yaz’ olarak anılan büyük yangınları hatırlattığını belirtti.

En yıkıcı yangınlardan birinin, ormanlarla kaplı Longwood yakınlarında çıktığı ve yaklaşık 150 bin hektarlık alanı etkilediği bildirildi.

Victoria Eyaleti Başbakanı Jacinta Allan tarafından ilan edilen afet durumu, itfaiye ve acil durum ekiplerine zorunlu tahliye dahil olmak üzere geniş yetkiler tanıyor.

Allan, alınan önlemlerin amacının ‘Victoria halkının hayatını korumak’ olduğunu vurgulayarak, “Bu çok net bir mesaj: Eğer sizden bölgeyi terk etmeniz istenirse, derhal ayrılın” dedi.

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)

Allan, eyaletteki en şiddetli yangınlardan biri sonrası kayıp olarak aranan üç kişinin sağ olarak bulunduğunu açıkladı.

Victoria Acil Durum Yönetimi Direktörü Tim Wiebusch ise eyalet genelinde en az 130 yapının tamamen tahrip olduğunu bildirdi. Wiebusch, 10 büyük yangının halen kontrol altına alınamadığını ve bunların bir kısmının ‘günler, hatta haftalar’ boyunca sürebileceğini söyledi.

Yetkililer, şimdiye kadar en ağır hasarın, nüfusu birkaç yüz kişiyi geçmeyen, seyrek yerleşimli kırsal bölgelerde meydana geldiğini belirtti. Yangınlarla mücadele için ülkenin dört bir yanından yüzlerce itfaiyeci bölgeye sevk edildi.

Araştırmacılar ise Avustralya’da iklim kaynaklı ısınmanın 1910 yılından bu yana ortalama 1,51 derece arttığını, bunun da karada ve denizde giderek daha sık görülen aşırı hava olaylarını körüklediğini vurguladı.


Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
TT

Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)

Venezuela Petrol Bakanlığı ve devlet petrol şirketi PDVSA, dün yaptıkları ortak açıklamada, ABD ve Venezuela'nın Minerva petrol tankerini Venezuela sularına geri getirmek için ortak bir operasyon gerçekleştirdiğini bildirdi.

Açıklamaya göre gemi “Venezüella makamlarına herhangi bir ücret ödemeden veya izin almadan” limandan ayrılmıştı.


Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
TT

Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)

Fransa, İngiltere ve Almanya liderleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı ve İranlı yetkililere itidal gösterip şiddete başvurmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in yaptıkları ortak açıklamada, “İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığına dair haberlerden derin endişe duyuyoruz ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınıyoruz... İranlı yetkilileri itidal göstermeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “İranlı yetkililer halkını korumakla yükümlüdür ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğünü ve barışçıl toplanma özgürlüğünü sağlamalıdır” denildi.

Daha önce, Avrupa Birliği'nin dış politika şefi Kaja Kalas, İran halkının “gelecekleri için mücadele ettiğini” belirterek, rejimin meşru taleplerini göz ardı etmesinin “gerçek yüzünü ortaya çıkardığını” belirtmişti.

X platformunda yaptığı paylaşımda, Tahran'dan gelen görüntülerde güvenlik güçlerinin “orantısız ve aşırı tepki” gösterdiğini belirterek, “barışçıl protestoculara yönelik her türlü şiddet kabul edilemez” diye vurguladı.

 İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)

“İnterneti kesmek ve protestoları şiddetle bastırmak, kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Uluslararası tepkiler artarken, çok sayıda Avrupa Parlamentosu üyesinin protestoculara açık destek verdiğini açıklaması üzerine Tahran ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki anlaşmazlık daha da keskinleşti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, “dünya bir kez daha cesur İran halkının ayağa kalktığına tanık oluyor” diyerek “Avrupa halkın yanında” olduğunu vurguladı.

Buna karşılık, İran'ın Avrupa Birliği nezdindeki misyonu, Avrupa Parlamentosu'nu çifte standart ve iç işlerine müdahale etmekle suçladı.

Belçika Başbakanı Bart De Vever, “cesur İranlıların yıllarca süren baskı ve ekonomik sıkıntılardan sonra özgürlüğü savunmak için ayaklandıklarını” belirterek, onların “tam desteğimizi hak ettiklerini” ve “şiddet yoluyla onları susturma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu” vurguladı.

İsveç ve Avusturya, İran büyükelçisini dışişleri bakanlığına çağırdıklarını açıkladı.