Irak Başbakanı Kazimi, yaklaşan seçimlerde aday olmayacağını açıkladı

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi
TT

Irak Başbakanı Kazimi, yaklaşan seçimlerde aday olmayacağını açıkladı

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi, 10 Ekim’de yapılması planlanan erken seçimlere katılmayacağını açıklarken, hükümetin kurulmasının birinci yıldönümü münasebetiyle yaptığı açıklamada gelecek seçimlere aday olmama hususunda Irak halkına verdiği sözü yerine getirdiğini vurguladı.
Siyasi ve partizan çevreler, Kazimi’nin 2019 Ekim ayaklanmasından doğan parti veya güçlerin arkasında durduğu söylentisini yaymıştı. Söz konusu büyük kitlesel protestolar, eski Başbakan Adil Abdulmehdi hükümetinin görevden alınmasına, seçim yasasının değiştirilmesine ve eski Yüksek Seçim Komisyonu’nun değişmesi ile siyasi sınıfın erken seçim düzenlemek zorunda kalmasında yol açmıştı. Seçim Komisyonu ise 18 yıldır siyasi sahneyi kontrol eden siyasi güçler ve partiler tarafından kontrol edilmekle suçlanıyordu. Bu bağlamda Kazimi, olağanüstü şartlar altında kurulan hükümetin başında olma şerefine nail olduğunu belirtirken, Irak’ın şiddetli bir toplumsal kriz nedeniyle bir yol ayrımında olduğuna dikkati çekti.
Kazimi, siyasi güçleri ve partileri ‘bu vatanın özünü hatırlamaya ve onu korumak için el ele vermeye’ çağırdı. “Modern çağın en sert diktatörlükleriyle karşı karşıya kalan güçler, şüphesiz bu kritik aşamada bu tarihsel sorumluluğu yerine getirmektedir” diyen Mustafa el-Kazimi, Irak halkına hitaben yaptığı konuşmada, “Seçimlerde aday olmayacağıma ve herhangi bir siyasi tarafa destek vermeyeceğime dair halka verdiğim sözümü tuttum” ifadelerini kullandı.
Irak Başbakanı, kontrolsüz silahlar ve hala ‘devlete zorbalık eden’ güçlerin hakimiyetinin bir sonucu olarak güvenlik endişesi ışığında seçimlerin yapılmasının imkansızlığına dair endişelere de değindi. Daha önceleri ‘durumun seçimlerin doğruluğunu tehdit edebileceğini’ söyleyen Kazimi, hükümetinin yaklaşan seçim sürecine zarar verilmemesinde rol oynayacağını belirtti.
Başbakan ayrıca, “Hükümet, terörizmle, kaçak silahlarla ve suç çeteleriyle mücadeledeki rolü nedeniyle, güvenlik güçlerini destekleyerek ve onlarla toplum arasındaki güveni yeniden tesis ederek, geçen yıl devlet egemenliğini sağlamlaştırmayı ve silahları kendi elinde toplamayı başardı” dedi. Mustafa el-Kazimi, Irak güvenlik güçlerinin, Irak Valisi ve ‘halife yardımcısı’ olduğu iddia edilen DEAŞ komutanı Ebu Yaser el-İsavi’yi, ayrıca Irak’taki DEAŞ Valisi yardımcısı ve DEAŞ’ın Suriye ve Irak operasyonları koordinatörünü öldürerek, DEAŞ hücrelerine karşı koyma konusunda kayda değer bir gelişme kaydettiğini söyledi.
Irak’ta hala büyük bir sorun teşkil eden yasadışı silahlar konusunda ise Kazimi, hükümetinin kontrolsüz silahlara, diplomatik misyonlara ve Irak kurumlarına füze fırlatan yasadışı gruplarla mücadele ettiğine dikkati çekti. Hükümetin, yüzlerce yasadışı unsuru tutukladığını belirten Kazimi, “Devlete zorbalık yapmaya çalışanlar var. Irak’ın olağanüstü koşullarından yararlanarak onu kana ve iç savaşa sürüklemekle tehdit ediyorlar” dedi. Mustafa el-Kazimi, “Devletin, bugün ya da yarın zorbalığı cezasız bırakmayacağını ve devlet hukukunun zamanaşımına tabi olmadığını herkes bilmelidir” diyerek, “Devletten daha güçlü olduğuna inanan herkes, statüsü ne kadar büyük olursa olsun, kendisini hukuk kurumlarına hesap verirken bulacaktır” ifadelerini kullandı.
Dış ilişkileri hususunda ise Irak Başbakanı, “Bölgesel ve uluslararası düzeyde krizleri yatıştırmak ve çatışmaya alternatif olarak iş birliği kurmak için Irak’ın temel rolünden bahsettiğimizde, Irak’ın ağırlığına ve tarihsel rolüne olan inancımıza dayanmaktayız” dedi. Ülkenin dış politikasının, Irak’ın bir girişim olarak görüleceği yeni bir yola girdiğini söyleyen Kazimi, aynı zamanda ‘Irak’ın bir tartışma alanı olmayı reddettiğini ve Irak’ın bölgesel koltuğunun cüceleştirilemeyeceğini’ söyleme zamanının geldiğini vurguladı. Açıklık politikasının, ‘bölgesel entegrasyon ve iş birliğinin çatışmanın yerini alacağı bir gerçeklik oluşturmak için’ bölgede yakınlaşma ve denge noktaları aramak olduğunu söylerken, Irak’ın Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), tüm Arap Körfez ülkeleri, İran, Türkiye, Lübnan ve Suriye ile ilişkilerinin geçen yıl büyük bir gelişme kaydettiğine dikkat çekti. Kazimi ayrıca, “Dünyanın tüm ülkeleriyle olan açıklık ve ılımlılık politikası, onlarca yıldır kapalı olan Suudi Arabistan ile Arar sınır kapısının yeniden açılmasına ve Suudi Arabistan, BAE ve Körfez şirketlerinin Irak’a çeşitli sektörlerde yatırım yapma arzularına yansıdı” dedi.
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi, Irak ve ABD arasındaki stratejik diyalog meselesiyle ilgili olarak, “Diyalog, dürüstlük ve doğrudan yöntemlerin inat ve kaostan daha mantıklı olduğunu kanıtladık” değerlendirmesinde bulundu. Kazimi ayrıca, “Üç diyalog oturumu sırasında, eğitim ve yeterlilik de dahil, uluslararası koalisyonun geriye kalan savaş güçlerinin ülkeden ayrılması ve her alanda iş birliğinin pekiştirilmesi için ileri adımlar attık” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.