Avrupa’nın turizm sezonu canlandırma çabaları sürüyor

Portekiz, Yunanistan ve İtalya kısıtlamaların hafifletildiğini açıkladı

Lizbon’da turizm sezonuna hazırlık olarak otel odaları sterilize edilirken (Reuters)
Lizbon’da turizm sezonuna hazırlık olarak otel odaları sterilize edilirken (Reuters)
TT

Avrupa’nın turizm sezonu canlandırma çabaları sürüyor

Lizbon’da turizm sezonuna hazırlık olarak otel odaları sterilize edilirken (Reuters)
Lizbon’da turizm sezonuna hazırlık olarak otel odaları sterilize edilirken (Reuters)

Avrupa ülkeleri, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının kıta üzerindeki baskısının azalmasından ve aşılama kampanyalarının hızlanmasından istifade ederek, yaz aylarında turizm sektörlerini canlandırmaya çalışıyor.
Portekiz dün( Cumartesi), Avrupalı turistleri kabul etmek için sınırlarının şartlı olarak açıldığını duyurarak, benzer açıklamalar yapmış olan Yunanistan ve İtalya’ya katıldı. Portekiz, gelecek haftadan itibaren ekonomisi için çok önemli olan ve sıkıntıya düşen turizm sektörüne destek sağlamak umuduyla çoğu Avrupa ülkesinden turistik geziler yapılacağını duyurdu.
Fransız haber ajansı AFP’nin İçişleri Bakanlığı’ndan aktardığı bilgiye  göre, Portekiz sınırlarını İngiliz turistlere açtığını açıklamasından sonra yaptığı açıklamada, yarından (Pazartesi) itibaren, son iki hafta içinde 100 bin kişi başına 500’den az vaka  kaydeden çoğu Avrupa ülkesinden ‘her türlü geziye’ izin verileceğini belirtti. Bununla birlikte iki yaş üstü tüm yolcular için uçağa binilmesinden 72 saatten önce yapılan ve negatif sonuç içeren test belgesinin sunulması gerekiyor.
Beşi Avrupa Birliği'nden olmak üzere yalnızca sekiz ülkeden gelen ziyaretçilere seyahat kısıtlamaları ‘zorunlu seyahatle’ sınırlı olarak uygulanmaktadır. Söz konusu ülkeler arasında  Güney Afrika, Brezilya ve Hindistan'ın yanı sıra Kıbrıs, Hırvatistan, Litvanya, Hollanda ve İsveç bulunuyor.
Yunanistan, 7 ay süren kapanma önlemlerinin kaldırılmasının ardından turizmin geri dönüşünün yaklaşması ile, ekonomisi için hayati önem taşıyan turizm sezonunun meyvelerini toplamada Avrupalı ​​komşularını geçmeyi umuyor. Yunanistan Turizm Bakanı Harry Theoharis, perşembe akşamı Atina yakınlarındaki antik Poseidon tapınağında turizm sezonunun resmi olarak açılışı sırasında, ‘yabancı turistlerin güzel Yunan havasının ve güzel plajlarının tadını çıkarma arzusundan’ bahsetti ve “Korku bulutlarını arkamızda bırakmaya başlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Girit adasındaki antik Hanya’da, restoran ve kafelerin sahipleri dükkanlarının balkonlarında ve açık alanlarında son hazırlıklarını yapıyorlar. Hanya’nın yakınlarındaki Kisamu’daki restoranının önüne masa ve sandalye taşıyan Alexandros Koukourakis, “İyi bir mevsim olmasını ve turistlerin ülkemizi ve adamızı seçmesini umuyoruz, ihtiyati tedbirleri almaya devam ederken, zor bir dönemi geride bırakıyoruz” dedi.
Diğer yandan İtalyan Sağlık Bakanlığı, ülkenin bugünden itibaren Avrupa Birliği ülkeleri, Schengen bölgesi, İngiltere ve İsrail’den gelen yolcular için karantina kısıtlamalarını kaldıracağını açıkladı. Söz konusu ülkelerden gelen yolcular, 5 gün karantinaya tabi tutuluyor ayrıca gelmeden önce ve karantina süresinin sonunda test yaptırmaları isteniyordu. Bakanlık yaptığı açıklamada, yolcuların İtalya’ya ulaşmadan önce yaptırdıkları negatif sonuçlu Kovid-19 test sonucunu sunmaları gerektiğini belirtti. Bakanlık açıklamasında, Brezilya’dan gelen yolcular için şu anda uygulanmakta olan kısıtlamaların geçerli olduğu ifade edildi.



Hindistan ekonomisi, Çin'e nasıl bir alternatif sunuyor?

73 yaşındaki Modi, 2014'ten bu yana Hindistan'ı yönetiyor (Reuters)
73 yaşındaki Modi, 2014'ten bu yana Hindistan'ı yönetiyor (Reuters)
TT

Hindistan ekonomisi, Çin'e nasıl bir alternatif sunuyor?

73 yaşındaki Modi, 2014'ten bu yana Hindistan'ı yönetiyor (Reuters)
73 yaşındaki Modi, 2014'ten bu yana Hindistan'ı yönetiyor (Reuters)

ABD merkezli yayın kuruluşu CNN, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin ekonomi politikalarının Çin'e nasıl bir alternatif yarattığını yazdı.

Tüm dünyadan finans uzmanlarının Hindistan'ın 2014'ten bu yana Modi yönetiminde geçirdiği iki dönemde kaydettiği ilerlemenin farkında olduğunu belirten CNN, Hintli liderin 2025'e kadar ülkeyi 5 trilyon dolarlık bir ekonomiye dönüştürmeyi hedeflediğini hatırlattı.

Çin'in çok sayıda ekonomik problemle uğraştığı ve sermayenin ülkeden kaçmaya başladığı belirtilirken, Hindistan'daki atmosferse bunun tam tersi.

2021'deki zirve noktalarının ardından düşüşe geçen Şanghay, Shenzhen ve Hong Kong borsaları son yıllarda 5 trilyon dolarlık değer kaybına uğradı.

Ülkedeki doğrudan yabancı yatırımlarsa ocakta, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 12 azaldı.

Hindistan'daysa borsa tarihin en yüksek seviyesine ulaşmış durumda ve borsaya kote şirketlerin toplam değeri geçen yılın sonunda 4 trilyon doları geçti.

New York merkezli yatırım bankası Jefferies'in raporuna göre bu rakam 2030'a kadar iki kattan fazla artarak 10 trilyon dolara kadar ulaşabilir. 

Japonya da Çin'e alternatif arayan yatırımcıları kendine çeken ülkelerden biri. Yenin zayıflaması ve artan şirket kârlarıyla birlikte geçen hafta Tokyo borsası 34 yılın zirvesini görmüştü. Ancak ülke şu an resesyonda ve dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi ünvanını Almanya'ya kaybetti.

Küresel borsa endeksi derleyicisi MSCI'ın verileri de Hindistan'a kayan ilgiyi doğrular nitelikte.

MSCI'dan bu ay yapılan açıklamada, gelişmekte olan pazarlarda Hindistan'ın ağırlığının yüzde 17,98'den yüzde 18,06'ya yükseldiği ifade edilirken, Çin'in ağırlığıysa yüzde 24,77'ye düştü.

IMF, gelecek mali yılda Hindistan'ın yüzde 6,5 oranında büyümesini beklerken, Çin'le ilgili büyüme tahminiyle yüzde 4,6'da kaldı. Jeffries analistleriyse Hindistan'ın 2027'ye kadar dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi olacağını düşünüyor.

Çin'deki yerel siyasi risklerden kaçınmak isteyen yabancı şirketlerin sayısının arttığı bir dönemde, kurumsal yatırımcılar da şu anda çok ucuz görünmesine rağmen Çin borsasındaki şirketlerden hisse alma konusunda temkinli bir görüntü çiziyor.

Diğer yandan Hindistan, Batı'yla ve diğer büyük ekonomilerle iyi ilişkileriyle ve çok uluslu şirketlere yapılan ülkede fabrikalar kurma çağrısıyla dikkat çekiyor.

Hindistan'ı yakından takip eden piyasa gözlemcilerinin neredeyse tamamı bu yıl yapılacak seçimlerde Modi'nin yönettiği Hindistan Halk Partisi'nin (BJP - Bharatiya Janata Party) ipi göğüslemesinden yana.

Modi'nin yeni bir seçim zaferi elde etmesinin ülkenin ekonomi politikalarına öngörülebilirlik katacağı düşünülüyor.

Independent Türkçe


SABIC Tarımsal Gıda Yatırımları Şirketi’nin net karı, 2023 sonu itibarıyla yüzde 63,5 azaldı

Şirketin gelirleri yıllık bazda yüzde 42 azaldı (Şirketin web sitesi)
Şirketin gelirleri yıllık bazda yüzde 42 azaldı (Şirketin web sitesi)
TT

SABIC Tarımsal Gıda Yatırımları Şirketi’nin net karı, 2023 sonu itibarıyla yüzde 63,5 azaldı

Şirketin gelirleri yıllık bazda yüzde 42 azaldı (Şirketin web sitesi)
Şirketin gelirleri yıllık bazda yüzde 42 azaldı (Şirketin web sitesi)

Suudi Arabistan merkezli SABIC Tarımsal Gıda Yatırımları Şirketi’nin net karı, 2023 sonu itibarıyla 3,6 milyar riyal (960 milyon dolar) ile yüzde 63,5 azaldı.

Şirketin 2022’deki net karı, 10 milyar riyal (2,6 milyar dolar) olarak kaydedilmişti.

Dünyanın en büyük kimyasal gübre üreten şirketlerinden biri olan şirketin net karındaki bu düşüş, gelirlerin yıllık bazda yüzde 42 oranında azalarak, 11 milyar riyal (3 milyar dolar) olmasından kaynakladı.

Bunun nedeni, şirket ürünlerinin ortalama satış fiyatlarının yüzde 43 oranında, iştirak ve iş ortaklığının sonuçlarındaki payının ise yüzde 59 oranında azalması.


Mısır: Doların kara borsada değer kaybı fiyatlara neden yansımıyor?

Kahire'nin Abidin bölgesinde bir sebze pazarında dolaşan Mısırlı kadın (EPA)
Kahire'nin Abidin bölgesinde bir sebze pazarında dolaşan Mısırlı kadın (EPA)
TT

Mısır: Doların kara borsada değer kaybı fiyatlara neden yansımıyor?

Kahire'nin Abidin bölgesinde bir sebze pazarında dolaşan Mısırlı kadın (EPA)
Kahire'nin Abidin bölgesinde bir sebze pazarında dolaşan Mısırlı kadın (EPA)

Mısır'ın finans uzmanları kara borsa piyasasında doların değer kaybetmesiyle meşgulken bir yandan da uzmanlar ve yetkililer, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Ras el-Hikme sahil bölgesinin geliştirilmesi için imzalamanın Mısır tarihindeki en büyük doğrudan yatırım anlaşmasının faydalarını gündem ediyor.  Ancak kamuoyunun en çok merak ettiği ve üzerinde durduğu konu "Fiyatlar ne zaman düşecek?" sorusu olmaya devam ediyor. Doların kara borsadaki düşüşüne rağmen, ürün ve mal fiyatlarının neden düşmediğine dair bir şaşkınlık var.

Yerel medya kaynaklarının bildirdiğine göre, resmi olarak dolar kuru 30,85 Mısır lirasında (egp) sabitlenirken, kara borsada doların fiyatı Pazar işlemleri sırasında 50 Mısır lirasının altına düşerek 48 - 49 Mısır lirasına kadar geriledi. Bu düşüş, birkaç hafta öncesine kadar 70 Mısır lirasına ulaşan doların, alım satım işlemlerinin tamamen durduğu bir ortamda yaşandı.

Buna bağlı olarak, son zamanlarda fiyatları hızla artan altının fiyatı kuyumcularda daha önce görülmemiş bir şekilde düştü. Bu durum sosyal medyada hemen yer buldu ve kullanıcılar, fiyat düşüşlerinin diğer mallara neden yansımadığına dair soruları gündeme getirdiler.

Raşa Kasım adlı sosyal medya kullanıcısı şöyle dedi: "Peki fiyatlar ne zaman düşecek, yoksa dolar yükseldiğinde fiyatlar artıyor da dolar düştüğünde yine mi artıyor? ... Biri bize bunu açıklasın." Diğer bir kullanıcı ise, yağ, şeker ve pirinç fiyatlarının altın ve doları kıskanarak düşmesini umduğunu belirtti.

Münir Vasfi adını kullanan bir hesapta ise şöyle yazıldı: "Altın ve doların bu şekilde düşmesi, inşallah yiyeceğimizin (falafel) tekrar büyük boy olacağının bir göstergesi."

Mısır Ticaret Odaları Birliği'nin Genel Sekreteri Dr. Ala Izze, gazetecilere yaptığı açıklamada aynı iyimserliği dile getirdi. Izze şöyle dedi: "Dolara bağlı tüm malların fiyatlarında önümüzdeki günlerde büyük bir düşüş olacak. Yakın dönemde fiyatlarda daha büyük bir düşüş bekliyoruz; çünkü doların düşmeye devam etmesiyle fiyatlar da düşecek ve önümüzdeki dönem için iyimseriz."

Fiyatlar konusu hükümetin de gündeminden uzak değildi; Başbakan Mustafa Medbuli, stratejik mallar ve ilaçlar için gereken döviz finansmanının sağlanması durumunu takip etmek üzere Pazar günü (dün) bir toplantı düzenledi. Toplantıda, piyasalarda stratejik malların sağlanma durumu ve özellikle buğday, yağ ve süt tozu gibi mallar için gerekli döviz finansmanının sağlanması ele alındı.

Başbakanlık Sözcüsü Muhammed el-Humsani, Merkez Bankası Başkanı'nın toplantıda, şu anda üzerinde çalışılan öncelikler ajandası olduğunu ve bunun başında stratejik mallar ve ilaçlar için döviz finansmanının sağlanmasının geldiğini belirttiğini söyledi. Toplantıda ayrıca, gümrüklerde bulunan gıda maddeleri, ilaç ve yemlerle ilgili bazı raporlar gözden geçirildi; şu anki toplam değerinin yaklaşık 1.3 milyar dolar olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca, piyasaların son iyi haberlere tepki gösterdiği ve mısır ve soya fasulyesi fiyatlarında gerçekleşen düşüşe dikkat çekildi. Bu dönemde piyasa hareketlerinin sürekli olarak izlendiği vurgulandı.

Ras el-Hikme projesi anlaşmasının imzalanması, Mısır'a 35 milyar dolar girişini içerdiği için, ekonomi uzmanı Dr. Eşref Gurab, bu durumun yakın gelecekte ekonomik koşulların iyileşmesine ve enflasyon oranlarının düşmesine katkıda bulunacağını öngörüyor.

Gurab, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, milyarlarca dolarlık yabancı paranın Mısır'a akışının ardından bankalarda kullanıma sunulacağını belirtti. Böylece, doların resmi kurundan stratejik mallar, ham maddeler ve üretim malzemeleri ithal etmek isteyen ithalatçılar, sanayiciler ve üreticilere finansman sağlanacak. Bu durum, ithalatçıların kara borsadaki yüksek dolar kurundan ithal yapmadıkları için üretim maliyetlerini düşürecek. Sonuç olarak, üretim ve pazardaki mal arzı artacak. Bu da fiyatların düşmesine ve kısa vadede enflasyon oranlarının azalmasına katkı sağlayacak.

Uzman, fiyatların düşmesinin bir süreç olduğunu belirtiyor. Devlet bankalarına dövizin girmesi, ithalatçılara sağlanması ve ithalat işlemlerinin tamamlanması biraz zaman alacak. Ancak bu süreç, malların piyasada bulunabilmesi için çok uzun sürmeyecek. Yine de bu adımların yanı sıra, önümüzdeki dönemde hükümetin ve denetim kurumlarının piyasalar üzerinde sıkı bir denetim yapması gerekiyor. Tüccarların düşen yeni fiyatları uygulaması sağlanmalı, malların stoklanmaması ve yapay krizlerin önlenmesi için adımlar atılmalı.

Ekonomi uzmanı Dr. Huda el-Mellah, Şarku’l Avsat’la yaptığı röportajda, Ras el-Hikme anlaşmasının fiyatları düşürme etkisinin dolar ve altın fiyatlarındaki düşüşten sonra gelecek haftalarda hissedileceğini söyledi. Vatandaşların büyük bir iyimserlikle hızlı bir fiyat değişimi beklediğini, ancak bu değişimin hemen gerçekleşmeyeceğini belirtti. Zira tüccarlar doların yüksek olduğu dönemde eski fiyatlarla alım yaptı. Bu nedenle, her bir tüccarın elindeki stok bitmeden fiyatları düşürmeye yanaşmayacağını çünkü zarar etmek istemeyeceklerini ifade etti.

Uzman, sonuçların vatandaşlar tarafından hissedilmesi için hükümetin de adımlar atması gerektiğini vurguladı. Hükümet, anlaşmanın faydalarını hızla vatandaşa ulaştırmak için harekete geçmeli. Özellikle Ramazan ayının yaklaşmasıyla, desteklenen fiyatlarla mal sunan fuarlar ve satış noktalarının çoğaltılması gerekiyor. Ayrıca, kara borsayı tamamen ortadan kaldırmak için bankalarda doların sağlanması önem taşıyor.


Bakan Şimşek, Türkiye'nin FATF'ın gri listesinden çıkması için son aşamaya geldiğini bildirdi

AA
AA
TT

Bakan Şimşek, Türkiye'nin FATF'ın gri listesinden çıkması için son aşamaya geldiğini bildirdi

AA
AA

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, FATF'ın bugün gerçekleştirilen Genel Kurul toplantısında alınan karara ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Toplantıda Türkiye'ye ilişkin alınan karara işaret eden Şimşek, şunları kaydetti:

"FATF ülkemizin, kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele sisteminin daha da güçlendirilmesi için oluşturulan Eylem Planı'nın tüm maddelerini tamamladığı kararına varmıştır. Böylece ülkemizin gri listeden çıkışı sürecinde son aşamaya gelinmiştir. Prosedür uyarınca FATF ekibi tarafından Türkiye'ye yapılacak ziyaret akabinde hazırlanacak değerlendirme raporu haziran ayındaki Genel Kurul toplantısında ele alınacak ve bu toplantıda ülkemize yönelik gri liste kararının kaldırılması bekleniyor."

Şimşek, bugün gelinen aşamanın, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) koordinasyonunda, başta Adalet, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları olmak üzere tüm ilgili kurum ve kuruluşların yürüttüğü yoğun çalışmaların sonucu olduğuna işaret ederken, "Bu başarılı sonucun elde edilmesinde emeği geçen başta MASAK olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarımızın temsilcilerine teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.


Bakan Şimşek'ten "ihracata desteğe devam" mesajı

Mehmet Şimşek (AA)
Mehmet Şimşek (AA)
TT

Bakan Şimşek'ten "ihracata desteğe devam" mesajı

Mehmet Şimşek (AA)
Mehmet Şimşek (AA)

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ihracatçıların desteklenmesi için sağlanan dış kaynak imkanlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Türk Eximbank tarafından yürütülecek Dünya Bankası garantili "Türkiye Yeşil İhracat Projesi"nin Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu tarafından onaylandığını bildiren Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

Söz konusu proje kapsamında Türk Eximbank, çeşitli kreditörlerden 1 milyar avro tutarında kredi sağlayacak. Türk Eximbank'ın sağlayacağı 1 milyar avroluk kredinin yeşil dönüşümü ve yeşil ihracatı desteklemek amacıyla 600 milyon avrosuna Dünya Bankası garanti, Hazine ve Maliye Bakanlığı da karşı garanti sağlayacak. Bu sayede Eximbank'ın daha uzun vade ve daha düşük maliyetle uluslararası piyasalardan borçlanması mümkün olacak.

Şimşek, Proje'nin önemine işaret ederek, "Dünya Bankasından sağlanan 600 milyon avroluk kredi garantisiyle, yeşil dönüşümü ve yeşil ihracatı desteklemek amacıyla Türk Eximbank tarafından ihracatçılara uzun vadeli finansman sağlanacak. Böylelikle, Avrupa Birliği sınırda karbon düzenlemesi mekanizmasının olumsuz etkilerinin giderilerek Türkiye ekonomisinin itici gücü olan ihracatçılarımızın uluslararası rekabet gücünün artırılması hedefleniyor." değerlendirmesinde bulundu.

Ülkenin yeşil dönüşümünün ve ihracatçıların desteklenmesi için Dünya Bankasıyla güçlü işbirliğini kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Şimşek, "İç talebi kontrol altına alırken, kaynaklarımızı daha üretken ve verimli alanlara yönlendiriyor, ihracat için tüm olanaklarımızı seferber ediyoruz. Dış finansman yoluyla sağladığımız kaynağın önemli bölümünü ihracatçımız için kullanmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

"Cari dengede iyileşme sağlıyoruz"

Şimşek; maliye, para ve seçici kredi politikalarıyla tüketim artışını kontrol altına alırken, yatırım ve ihracata da güçlü destek verdiklerini belirterek, "Böylece büyüme kompozisyonu ve cari dengede iyileşme sağlıyoruz." diye konuştu.

Türk Eximbank'ın ihracatçıların yeşil dönüşümle ilgili projelerini desteklemek üzere yurt dışı sermaye piyasalarından ve uluslararası finansal kuruluşlardan 3,7 milyar dolar kaynak temin ettiğini de anımsatan Şimşek, bu yöndeki kredi ve kaynak girişlerinin devam etmesini beklediklerini bildirdi.

Şimşek, bu dönemde ihracatçıların finansmana erişimini önceliklendirdiklerini ve Türk Eximbank'ın sermayesinde art arda artışlar yapıldığını kaydetti.


ECB: Tüketiciler enflasyonun biraz daha yüksek olmasını bekliyor

(AA)
(AA)
TT

ECB: Tüketiciler enflasyonun biraz daha yüksek olmasını bekliyor

(AA)
(AA)

Avrupa Merkez Bankasının (ECB) Tüketici Beklentileri Anketi'ne göre, Avro Bölgesi'ndeki tüketiciler, kısa vadede geçen yıla göre daha yüksek enflasyon bekliyor.

ECB, Ocak 2024'e ilişkin Tüketici Beklentileri Anketi sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, Avro Bölgesi'ndeki tüketicilerin 12 ay için ortalama enflasyon beklentisi yüzde 3,2'den 3,3'e yükseldi.

Tüketicilerin gelecek 3 yıl için enflasyon beklentisi ise Aralık 2023'te olduğu gibi yüzde 2,5 olarak gerçekleşti. Her iki beklentinin ECB'nin yüzde 2'lik enflasyon hedefinin üzerinde olması dikkati çekti.

Bölgedeki tüketicilerin ekonomik büyümeye ilişkin beklentileri bir önceki aya göre iyileşirken, Aralık 2023'te eksi yüzde 1,3 olan tüketicilerin gelecek 12 aya ilişkin ekonomik büyüme beklentisi ocakta eksi yüzde 1,1'e indi.

Tüketiciler, gelecek 12 ayda işsizliğin ortalama yüzde 10,9 olmasını bekliyor. Aralık 2023'te beklenti yüzde 11,2 olması yönündeydi.

ECB'nin Tüketici Beklentileri Anketi, aylık olarak yayınlanıyor. Anket, Avro Bölgesi GSYH'sinin yaklaşık yüzde 85'ini temsil eden Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda ve Belçika'dan yaklaşık 14 bin kişiyle görüşülerek yapılıyor.

Enflasyon beklentileri, merkez bankasının para politikasında önemli bir rol oynuyor. ECB'nin faiz artırımları konusunda ne kadar ileri ve hangi hızda gideceği enflasyon görünümünü belirleyecek.

ECB, enflasyona karşı bu yılın başında faiz oranlarını rekor seviyeye yükseltmişti. Banka son zamanlarda gelecek birkaç ay için faiz oranlarının sabit kalacağı sinyalini verirken, piyasalar, bankanın bir sonraki hamlesinin faiz oranlarında indirim olmasını bekliyor.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, Avro Bölgesi'nde aralıkta yüzde 2,9 olan yıllık enflasyon ocakta yüzde 2,8'e indi.

Bu arada, ECB, Temmuz 2022'den bu yana art arda 10 toplantıda faiz oranlarını toplamda 450 baz puan artırmıştı.

Geçen yıl faiz artışlarına devam eden ECB, Eylül 2023'teki toplantısında refinansman faizini yüzde 4,50'ye yükseltmesinin ardından ekim, aralık ve Ocak 2024 toplantılarında değişikliğe gitmemişti.

ECB yetkilileri, enflasyonu zamanında yüzde 2 hedefine geri getirmek için gerekli olduğu sürece faiz oranlarını yeterince kısıtlayıcı seviyelerde tutacağını açıklamıştı.​


Dünyanın en kapsamlı, 4 gün mesai deneyinin sonuçları açıklandı

Araştırmacılar, 4 gün mesai sisteminin olumlu etkilerinin kalıcı olduğunu belirtti (Unsplash)
Araştırmacılar, 4 gün mesai sisteminin olumlu etkilerinin kalıcı olduğunu belirtti (Unsplash)
TT

Dünyanın en kapsamlı, 4 gün mesai deneyinin sonuçları açıklandı

Araştırmacılar, 4 gün mesai sisteminin olumlu etkilerinin kalıcı olduğunu belirtti (Unsplash)
Araştırmacılar, 4 gün mesai sisteminin olumlu etkilerinin kalıcı olduğunu belirtti (Unsplash)

Birleşik Krallık'ta (BK) dünyanın en kapsamlı 4 gün mesai denemesine katılan firmaların çoğu sonuçlardan memnun.

BK merkezli düşünce kuruluşu Autonomy'nin Haziran-Aralık 2022'de düzenlediği çalışmaya ülkeden 61 firma katıldı. 

Prestijli Cambridge Üniversitesi'nin yanı sıra ABD'den Boston Koleji ve Salford Üniversitesi'nin yer aldığı araştırmanın sonuçları 21 Şubat'ta yayımlandı. 

Denemeye katılan 61 firmadan 54'ü (yüzde 89) 4 gün çalışma düzenini sürdürürken, 31'iyse (yüzde 51) bunu kalıcı hale getirdi. 

Proje yöneticileri ve CEO'ların yüzde 55'i 4 gün mesai sisteminin firmalarına olumlu yansıdığını söyledi.

Ayrıca firmaların yüzde 50'si, bu sistemin çalışanların işten çıkma oranını azalttığını, yüzde 32'siyse yeni işe alım süreçlerini iyileştirdiğini aktardı. 

Şirketlerin yüzde 82'si söz konusu mesai düzeninin çalışanların zihinsel sağlığına olumlu yansıdığını bildirdi. 

Araştırmanın yazarı Juliet Schor, 6 aylık test sürecinde 4 günlük mesai sisteminden ciddi verim alındığına işaret etti. Boston Koleji'nde çalışan akademisyen şunları söyledi: 

Çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığıyla iş-yaşam dengesi, 6 ay öncesine göre önemli ölçüde arttı. Tükenmişlik ve yaşam memnuniyetindeki iyileşmeler de devam etti.

Çalışanların yüzde 96'sı 4 günlük mesai düzeninin kişisel yaşamlarına olumlu yansıdığını belirtti. İşte verimliliğinin arttığını söyleyenlerin oranı da yüzde 86 oldu.   

Diğer yandan BK'de 190 bin işletmeyi temsil eden ve lobicilik faaliyetleri yürüten Britanya Sanayi Konfederasyonu'ndan Matthew Percival, 4 günlük mesai sisteminin tüm firmalara uygun bir yaklaşım sunmadığına, bazı şirketlerin bunun maliyetini karşılayamayacağına dikkat çekti.

Araştırmaya katılan firmalar ağırlıklı olarak pazarlama ve reklamcılık alanında faaliyet gösterirken, bunlara ek olarak inşaat, imalat, perakende, sağlık ve eğlence sektöründeki firmalar da deneme sürecinde yer aldı.

Independent Türkçe


İkinci el araç alımında dikkat edilmesi gereken 5 madde

İkinci el araç alımında ekspertize gitmeden önce ön kontrollerin yapılması noktasında fiziki kondisyon, iç mekandaki yıpranma izleri, motor sesinin kontrolü, egzoz dumanının rengi ve kilometre durumunun kontrol edilmesi öneriliyor
İkinci el araç alımında ekspertize gitmeden önce ön kontrollerin yapılması noktasında fiziki kondisyon, iç mekandaki yıpranma izleri, motor sesinin kontrolü, egzoz dumanının rengi ve kilometre durumunun kontrol edilmesi öneriliyor
TT

İkinci el araç alımında dikkat edilmesi gereken 5 madde

İkinci el araç alımında ekspertize gitmeden önce ön kontrollerin yapılması noktasında fiziki kondisyon, iç mekandaki yıpranma izleri, motor sesinin kontrolü, egzoz dumanının rengi ve kilometre durumunun kontrol edilmesi öneriliyor
İkinci el araç alımında ekspertize gitmeden önce ön kontrollerin yapılması noktasında fiziki kondisyon, iç mekandaki yıpranma izleri, motor sesinin kontrolü, egzoz dumanının rengi ve kilometre durumunun kontrol edilmesi öneriliyor

İkinci el araç alımında vatandaşlar satın almak istedikleri araçları ekspertize götürmeden önce kendileri kontrol etmek istiyor. Bu noktada, ilk kontrollerde neler yapılması gerektiğine ilişkin bazı başlıklar önem taşıyor. Bu başlıklar arasında aracın fiziki kondisyonu, iç mekandaki yıpranma izleri, motor sesinin kontrolü, egzoz dumanının rengi ve kilometre/hasar durumunun kontrol edilmesi gibi başlıklar öne çıkıyor.

"Satın alınacak aracın önce fiziki görselliği incelenmeli"

Konuya ilişkin, AA muhabirinin sorularını yanıtlayan arabam.com Oto Ekspertiz Direktörü Ufuk Bekdemir, araç alımında dikkat edilmesi gereken başlıca maddelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Satın alınacak aracın önce fiziki görselliğinin incelemesinde fayda olduğunu belirten Bekdemir, "Düz bir zeminde araca baktığımızda 'far, sinyal, stop aynı simetride mi, lastikleri iyi mi, sinyalizasyon grubunda özellikle, farlarında, sinyallerinde, herhangi bir yerinde kırığı var mı?' diye kontrol etmeliyiz. Bir de kaporta aksamında, boyanın parlaklığı veya matlığında ton farkı olup olmadığına bakmalıyız. İlk etapta son kullanıcının arabaya bu gözle bakmalarını tavsiye ediyoruz. Zaten arabadaki kusurları bu aşamadan sonra bizim gibi profesyonel ekspertiz firmalarının görmesi gerekiyor." dedi.

"Egzozda görmek istemediğimiz iki renkte duman var"

Vatandaşlara ön fiziki değerlendirmeyi yaptıktan sonra mekanik kısmında da en azından araçların yağ, su ve antifriz gibi hayati sıvılarını kontrol etme tavsiyesinde bulunan Bekdemir, şöyle devam etti:

Aracı çalıştırıp motorda rutinin dışında anormal bir ses olup olmadığını kontrol edebiliriz. Sonra egzoz dumanına bakılır. Egzozda görmek istemediğimiz iki renkte duman var. Araca gaz verdiğimizde mavi duman atıyorsa ve bu duman araçtan uzaklaşarak devam ediyorsa bu içinde farklı kimyasalların, yağın olduğunu gösterir. Diğer görmek istemediğimiz bir duman ise simsiyah bir dumandır. Bu da o aracın yakıt sistemiyle alakalıdır. Alıcıya enjektör ya da yakıt sistemiyle ilgili masraf açabilir.

"Hava yastığı ve torpido kontrolü önemli"

Aracın iç kısmında ise özellikle aracın direksiyon göbeğindeki sürücü hava yastığının olduğu bölümde bir yırtık, kırık, tamir veya torpido kısmında bir kaplama, kabarma gibi durumların olup olmadığının kontrol edilebileceğini kaydeden Bekdemir, bu kontrollerden sonra aracın diğer teknik ve detaylı kontrolünün de uzman ekspertiz firmaları tarafından yapılması gerektiğini söyledi.

"Kilometre düşürme işlemi daha çok hafif ticari araçlarda yapılıyor"

Ufuk Bekdemir, son dönemlerde ikinci el araç alımlarında sıkça karşılaşılan "kilometre düşürülmesi" konusuna da değindi.

Bazı kişilerin yüksek kilometreli araçlarını daha yüksek bir fiyata değerlemek için kilometrelerini geri çektiklerini belirten Bekdemir, "Bu noktada, bu aracın belli kurumlarda ve servislerde kilometre bilgisi varsa oradan iz sürülebilir. Ya da bazı markaların servis kayıtlarını gösteren mobil uygulamalara da bakılabilir. Bunlar bir kontrol mekanizmasıdır. SMS sorgusuyla TÜVTÜRK kayıtlarına da ulaşıyoruz. Buradan da o kayıtları alıp birbiriyle mukayese edebilirsiniz. Bu bir iz sürme sistemidir." diye konuştu.

Ancak kötü niyetli kişilerce bu işin çok profesyonel şekilde manipüle edilebildiğine dikkati çeken Bekdemir, "Biz tabii ki bu tip kayıtları sorguladıktan sonra bir de günümüz araçlarının birçoğunda bulunan, halk arasında 'beyin' denilen, bizimse 'kontrol üniteleri' dediğimiz bu veri birimlerine ulaşıyoruz. Burada araçlar çeşitli dönemlerde yaşadıkları arızaları kilometreyle hafızaya alırlar. Biz bunlara ulaşıp bu dataları çekiyoruz ama art niyetli kişiler bunu manipüle etmek amacıyla aracın sistemini, biliyorsa data sistemini biliyorsa tek tek buralardan da silebiliyor. Benim tavsiyem burada fiziki kondisyon inceleme çok önemli. Yani aynı markanın aynı modelinde ve benzer kilometrelerde iki araç karşılaştırıp iç deformeleri kontrol edebilirler. Direkt bir aracı görüp fiyatını uygun bulup da hemen onu almaya gitmelerini pek tavsiye etmem son kullanıcılara." ifadelerini kullandı.

Kilometre manipülasyonunun daha çok hafif ticari araçlarda yapıldığını dile getiren Bekdemir, "Bu araçlar çok yol yaptığı, ticari faaliyetlerde kullanıldığı ve çok fazla da teknik donanıma sahip olmadığı için manipülasyonu çok daha kolay. Bir de 10 yaşını aşmış olan özellikle binek otomobiller ve halk arasında da satışı hızlı markaların modelleri de bu anlamda başı çekiyor." dedi.

"Sıfır araçlara da ekspertiz tavsiye ediyoruz"

Ufuk Bekdemir, ikinci el araçların yanı sıra sıfır araç alımında da ekspertiz yapılmasını tavsiye ettiklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

Araçlarını bayiden teslim almadan önce ekspertiz talebinde bulunan müşterilerimiz oldu. Zaman zaman sıfır araçlar üzerinde de birtakım üretim hatalarına rastladık. Çünkü günümüz çağında üretim süreçleri bundan 15 yıl önceki gibi değil. Araçlar çok seri şekilde imal ediliyorlar. Ufak tefek üretim hataları da oluyor. Özellikle seri imalatı ve satışı hızlı olan araçlarda ekspertiz öneriyoruz.


Merkez Bankası rezervleri 134 milyar dolar oldu

(AA)
(AA)
TT

Merkez Bankası rezervleri 134 milyar dolar oldu

(AA)
(AA)

TCMB'nin haftalık para ve banka istatistikleri açıklandı.

Buna göre, 16 Şubat itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 274 milyon dolar azalışla 86 milyar 92 milyon dolara düştü. Brüt döviz rezervleri, 9 Şubat'ta 86 milyar 366 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Bu dönemde altın rezervleri 445 milyon dolar azalışla 48 milyar 561 milyon dolardan 48 milyar 116 milyon dolara geriledi.

Merkez Bankasının toplam rezervleri, 16 Şubat haftasında bir önceki haftaya kıyasla 719 milyon dolar düşüşle 134 milyar 927 milyon dolardan 134 milyar 208 milyon dolara geriledi.


Nestle: Gazze savaşı nedeniyle Ortadoğu'da tüketiciler arasında tereddüt görüyoruz

Nestle markası ( AFP)
Nestle markası ( AFP)
TT

Nestle: Gazze savaşı nedeniyle Ortadoğu'da tüketiciler arasında tereddüt görüyoruz

Nestle markası ( AFP)
Nestle markası ( AFP)

Nestlé CEO'su bugün gazetecilerle yaptığı telefon görüşmesinde, şirketin Gazze Şeridi'nde savaşın başlamasının ardından Ortadoğu'da ‘tüketiciler arasında tereddüt ve yerel markalara yönelik bir tercih’ gördüğünü söyledi.

İngiliz şirketi Unilever, bu ayın başlarında Güneydoğu Asya'daki dördüncü çeyrekteki satış büyümesinin, Endonezya'daki alışveriş yapanların ‘Ortadoğu'daki jeopolitik duruma yanıt olarak’ çok uluslu şirketlerin markalarını boykot etmesinden etkilendiğini duyurdu.