Bahreyn Sanayi, Ticaret ve Turizm Bakanı Zayid Ez-Zeyyani: Suudi Arabistan vatandaşlarını ülkemizde ağırlamaya hazırız

Bahreyn’in, Suudi Arabistan’dan turist çekmek için uygulamaya koyduğu resmi bir dijital kampanya
Bahreyn’in, Suudi Arabistan’dan turist çekmek için uygulamaya koyduğu resmi bir dijital kampanya
TT

Bahreyn Sanayi, Ticaret ve Turizm Bakanı Zayid Ez-Zeyyani: Suudi Arabistan vatandaşlarını ülkemizde ağırlamaya hazırız

Bahreyn’in, Suudi Arabistan’dan turist çekmek için uygulamaya koyduğu resmi bir dijital kampanya
Bahreyn’in, Suudi Arabistan’dan turist çekmek için uygulamaya koyduğu resmi bir dijital kampanya

Bahreyn, Suudi Arabistan’dan turist çekmek için "işte karşınızda" isimli resmi bir dijital kampanya uygulamaya koydu. Bahreyn Sanayi, Ticaret ve Turizm Bakanı Zayid Ez-Zeyyani, Suudi Arabistan vatandaşlarının "işte karşınızda" kampanyasına destek verdiğini belirtti. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle iki ülke vatandaşları arasındaki gerçek iletişimde yaşanan istisnai bir kopukluğun ardından bu adım atıldı.
Suudi Arabistan'dan Kral Fahd Geçidi üzerinden gelen ziyaretçi ve turistleri karşılamaya hazırlanan Bahreyn’in Sanayi, Ticaret ve Turizm Bakanı Zayid Ez-Zeyyani şunları söyledi: “Bahreyn Turizm ve Fuar Kurumu birkaç ay önce "işte karşınızda" başlıklı bir dijital kampanya başlattı. Kampanyanın hedefi Manama'nın turistler tarafından tercih edilen bir yer olması için iletişimi geliştirmek ve virüsün yayılmasını engellemeye yönelik önleyici tedbirlerin ortasında çeşitli turizm faaliyetlerini teşvik etmektir.”
Şarku’l Avsat’a konuşan Bahreynli Bakan şunları söyledi: “Bu kampanya özellikle Bahreyn'e gelen ziyaretçi sayısının en büyük oranını oluşturan Suudi Arabistan vatandaşları nezdinde harika bir karşılık buldu. Özellikle 7 Mart 2020'de normal yolcu trafiğine kapatılan Kral Fahd Geçidi üzerinden çok sayıda Suudi Arabistanlı Bahreyn’e geliyor. En yüksek hizmet standartlarına ulaşmak ve kapasiteyi artırmak için Suudi ve Bahreyn tarafları arasındaki prosedür alanları için kapsamlı geliştirme ve iyileştirme paketi ve altyapının eksiksiz bakımı ile birlikte rutin harekete yeniden açılacaktır. “
Kral Fahd Geçidi Projesi’nin iki ülke ve halkları arasındaki en harika uyum şekli olduğunu dile getiren Zeyyani, “Kral Fahd Geçidi 25 kilometre uzunluğundadır ve Suudi Arabistan'ın doğu kıyısından Bahreyn'in batı kıyısına doğru ilerlemektedir. Geçit 25 Kasım 1986'da açıldığından beri Suudi Arabistan ve Bahreyn duygularının bir parçası oldu. Çünkü bu sadece iki ülke arasında bir kara geçiş noktası değil, daha ziyade iki halkın resmi açılışından bu yana yararlandığı sosyal ve ekonomik bir temas noktasıdır. Geçit hizmete girdiğinden Ocak 2019'a kadar günde 74 bin olmak üzere toplam 382 milyondan fazla yolcu tarafından kullanılmıştır” açıklamalarında bulundu.
2030 vizyonu çerçevesinde Suudi Arabistan’da turizm sektöründeki gelişmeye yönelik övgülerde bulunan Sanayi, Ticaret ve Turizm Bakanı, “Bahreyn aynı yılı (2030) hedefleyen iddialı bir ulusal vizyonu hayata geçirmek için çalışıyor. Bu iki vizyonun, bölgeyi birkaç yıl içinde dünya turizm merkezi haline getireceğine inanıyorum. Özellikle Riyad ile Manama arasında ikinci arter olacak Kral Hamad Köprüsü'nün inşa edilmesi konusunda iki kardeş ülke liderlerinin anlaşması ile bölge dünya turizm merkezi haline gelecek. Bu durum turizm alanındaki ve ekonomik alandaki kazanımların maksimize edilmesine katkı sağlayacak. Bu nedenle, iki ülke arasındaki ilişkinin iki kardeş halkın refahına katkı sağlayan stratejik bir ilişki olduğuna inanıyoruz.”
Bahreyn’in, coğrafi konumu, altyapısı, gelişmiş ulaşım ve iletişim ağının yanı sıra antik uygarlık dönemlerine tanıklık eden tarihi yerleriyle turizm sektörünü canlandırma planlarına devam ettiğini söyleyen Bakan Zeyyani, Manama'nın 7 yılda ikinci kez Arap turizminin başkenti seçilmesine yönelik övgülerde bulundu.



Şarku’l Avsat’a konuşan bir Suudi kaynak, "Krallık, hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyonu desteklemek için kullanılmasına izin vermemiştir" dedi

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan bir Suudi kaynak, "Krallık, hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyonu desteklemek için kullanılmasına izin vermemiştir" dedi

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askerî operasyonda kullanılmasına izin vermediğini belirterek, Riyad yönetiminin gerilimin düşürülmesi için çalıştığını ve savaşı sona erdirmeye yönelik Pakistan girişimlerini desteklediğini söyledi.

Kaynak, bazı tarafların “şüpheli nedenlerle” Suudi Arabistan’ın tutumuna ilişkin yanıltıcı bir algı oluşturmaya çalıştığını ifade etti.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisi ve Genel İşler Müsteşarı Raid Krimli, Riyad’ın gerilimin azaltılması ve çatışmaların tırmanmasının önlenmesi yönündeki tutumunun sürdüğünü vurguladı. Krimli, Suudi Arabistan’ın İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakere sürecini ve diplomatik çabaları desteklediğini belirtti.

Krimli, X platformundaki paylaşımında, Suudi Arabistan’a atfedilen ve kimliği belirsiz kaynaklara dayandırılan bazı haberlerin Riyad’ın resmî tutumuyla çeliştiğini ifade ederek, ülkesinin “gerilimi azaltma ve tırmanmayı önleme” yönündeki kararlı pozisyonunu yineledi.

Dr. Raid Karmali,, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Dr. Raid Karmali,, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Abdulaziz bin Sagir ise Suudi Arabistan’ın başından beri net bir pozisyon ortaya koyduğunu belirterek, Riyad’ın yaklaşımının “gerilimi artırmamak ve tüm anlaşmazlıkları siyasi diyalog yoluyla çözmek” olduğunu söyledi.

Bin Sagir, Muhammed bin Selman ile Mesud Pezeşkiyan arasında gerçekleşen telefon görüşmesini hatırlatarak, Veliaht Prens’in görüşmede Suudi Arabistan’ın topraklarının veya hava sahasının askerî operasyonlarda kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkça ifade ettiğini belirtti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili de 24 Mart’ta Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad yönetiminin İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın uzamasını istediği yönündeki iddiaları daha önce de yalanladığını belirtmişti.

Yetkili, Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud’un Riyad’da düzenlenen Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamayı hatırlatarak, İran saldırılarının sona ermesi gerektiğini ve “Suudi Arabistan’ın sabrının bir sınırı olduğunu” söylediğini aktardı. Ayrıca Riyad’ın siyasi ve diğer yöntemlerle karşılık verme hakkını saklı tuttuğu ifade edildi.

Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Bin Sagir’e göre Suudi Arabistan’ın temel talepleri arasında “İran saldırılarının durdurulması, savaşın sona erdirilmesine yönelik güvence verilmesi, İran’ın Körfez ülkeleri ve diğer Arap ülkelerinin iç işlerine müdahale etmemesi ile deniz güvenliği ve enerji güvenliğinin sağlanması” yer alıyor.

Bin Sagir, Riyad’ın gerilimi düşürmek ve müzakerelere alan açmak istediğini belirterek, olası bir gerilimin müzakere sürecini sekteye uğratabileceği ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması riskini artırabileceği uyarısında bulundu.

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl de perşembe günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticaret ve küresel enerji güvenliği açısından en kritik deniz yollarından biri olduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde bulunan bir grup küçük teknenin uydu görüntüsü (Reuters)Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde bulunan bir grup küçük teknenin uydu görüntüsü (Reuters)

El-Vasıl’ın açıklamaları, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile ABD’nin New York’ta düzenlediği ortak basın toplantısında, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin karar tasarısının sunulması sırasında yapıldı.

Suudi diplomat, boğazdaki deniz ulaşımının tehdit edilmesinin küresel piyasaların istikrarını ve uluslararası tedarik zincirlerini doğrudan etkileyeceğini belirtti.

El-Vasıl ayrıca, temel tüketim malları, tıbbi malzemeler ve insani yardımların akışının kesintiye uğramasının ciddi insani ve ekonomik sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Suudi diplomat, uluslararası hukuka uygun şekilde deniz güvenliğinin korunmasının ve uluslararası ticaretin güvenli biçimde sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, gerilimin azaltılması ve krizin büyümesinin önlenmesi için uluslararası toplumun koordineli hareket etmesi çağrısında bulundu.

 


Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler'de Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler'de Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)

Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Dr. Abdülaziz el-Vasıl, dün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticaret ve küresel enerji güvenliği açısından en kritik deniz güzergahlarından biri olduğunu vurguladı.

El-Vasıl, bu açıklamayı New York'ta Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri arasında düzenlenen ortak basın toplantısında yaptı. Toplantıda, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisini güvence altına alacak bir karar tasarısının sunulması konusu ele alındı.

Suudi diplomat, boğazdaki seyrüsefer serbestisine yönelik her türlü tehdidin doğrudan küresel piyasaların istikrarını ve uluslararası tedarik zincirlerini sarsacağı konusunda uyarıda bulundu.

El-Vasıl, bölgedeki bir aksamanın yaratacağı sonuçlara ilişkin şu noktalara dikkat çekti, Temel emtia akışının durması küresel pazarları kaosa sürükleyebilir. Tıbbi malzemelerin ve insani yardımların sevkiyatında yaşanacak kesintiler ciddi bir krize yol açabilir.

Deniz güvenliğinin korunmasının ve ticaretin uluslararası hukuka uygun şekilde kesintisiz devam etmesinin önemini belirten El-Vasıl, uluslararası toplumu şu adımları atmaya çağırdı: "Gerilimi düşürmek, krizin derinleşmesini önlemek ve hem bölgesel hem de uluslararası barış ve istikrarı korumak için eşgüdümlü bir uluslararası harekete ihtiyaç vardır."

El-Vasıl, açıklamasının sonunda hayati öneme sahip deniz yollarının korunması ve uluslararası barış ile güvenliğin tesisi için küresel iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.


BAE Savunma Bakanlığı: Hava savunma sistemleri İran füzelerini ve İHA’larını önlüyor

İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)
İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)
TT

BAE Savunma Bakanlığı: Hava savunma sistemleri İran füzelerini ve İHA’larını önlüyor

İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)
İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)

Birleşik Arap Emirlikleri bugün, ABD ve İran'ın Ortadoğu savaşındaki kırılgan ateşkesi tehdit eden karşılıklı ateş açmasından saatler sonra, hava savunma sistemlerinin İran'dan kaynaklanan füzeleri ve insansız hava araçlarını (İHA) engellediğini duyurdu.

Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, "BAE hava savunma sistemleri şu anda İran kaynaklı füze ve İHA’larla mücadele ediyor" ifadelerini kullandı. BAE ayrıca pazartesi ve salı günleri de İran'a atfedilen saldırıların hedefi olmuştu, Bu saldırılarda, Fuceyre emirliğindeki bir petrol tesisinde üç kişi yaralanmıştı.