Washington Gazze’ye yapılan saldırının sona ermesinin ‘vaktinin geldiğini’ vurgularken BM saldırının ‘vahim sonuçlarına’ karşı uyarıda bulundu

Sivillerin hedef alınmasına son verilmesi için BM Güvenlik konseyinde baskı… Çin “doğrudan müzakerelere” ev sahipliği yapmaya hazır

Gazze’de içinde medya kuruluşlarının ofislerinin bulunduğu binanın enkazını yayınlayan gazeteciler (AFP)
Gazze’de içinde medya kuruluşlarının ofislerinin bulunduğu binanın enkazını yayınlayan gazeteciler (AFP)
TT

Washington Gazze’ye yapılan saldırının sona ermesinin ‘vaktinin geldiğini’ vurgularken BM saldırının ‘vahim sonuçlarına’ karşı uyarıda bulundu

Gazze’de içinde medya kuruluşlarının ofislerinin bulunduğu binanın enkazını yayınlayan gazeteciler (AFP)
Gazze’de içinde medya kuruluşlarının ofislerinin bulunduğu binanın enkazını yayınlayan gazeteciler (AFP)

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas Greenfield, Filistinliler ve İsrailliler arasındaki şiddet döngüsünün sona ermesinin “vaktinin geldiğini” vurguladı. Bununla birlikte Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi tarafından ABD’ye “adil davranmadığı” gerekçesiyle yöneltilen eleştirileri görmezden geldi. Bakan Yi çatışmanın iki tarafını “doğrudan müzakereler” yapmak üzere Pekin’e davet etti. Öte yandan Tunus Dışişleri Bakanı Osman el-Cerendi, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ve başka ülkelerin dışişleri bakanları Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından yapılan uyarılara göre “bölgenin tamamında vahim sonuçlar doğuran” Gazze Şeridi’ndeki sivillere yönelik askeri operasyonlara derhal son verilmesi çağrısında bulundular.
Bir haftada BM Güvenlik Konseyi tarafından üçüncüsü yapılan kamuya açık olağanüstü oturumun başında BM Genel Sekreteri Antonio Guterres brifing bulunuyor. Diğer iki kapalı oturum ABD, konsey üyelerinin geri kalanının desteğiyle Tunus, Norveç ve Çin tarafından sunulan bir bildiri taslağını onaylamakta "geciktiği" için herhangi bir bildiri yayınlamakta başarısız olmuştu. Guterres söz konusu oturumda “Şu anki saldırgan eylemler son derece korkunç. Çatışma derhal sona ermeli. İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırıları yüzünden birçok kadın ve çocuk da dahil olmak üzere Filistinli sivillerin ölü sayısının gittikçe artması beni dehşete düşürüyor. Gazze’den atılan roketler yüzünden İsraillilerin hayatını kaybetmesini kınıyorum. Çatışmalar İsraillileri ve Filistinlileri, her iki toplum üzerinde ve bölgenin tamamında yıkıcı sonuçları olan bir şiddet sarmalına sürüklemekle tehdit ediyor. Bir aileden 10 kişinin ölümüne yol açan Gazze'deki bir mülteci kampına yapılan saldırı beni dehşete düşürdü. Gazetecilerin korku veya tedirginlik hissetmeden çalışmasına izin verilmeli” ifadelerini kullanarak Gazze’deki medya kuruluşlarının bürolarının yıkılması karşısında “oldukça endişeli” olduğunu dile getirdi.
Guterres’i BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland takip etti. Wennesland, İsrail’in Filistinli aileleri Doğu Kudüs’te bulunan Şeyh Cerrah mahallesindeki evlerinden çıkarma girişimlerine dayanan sahadaki son gelişmeler hakkında BM Güvenlik Konseyi üyelerine brifing verdi. Ayrıca İsrail güçleri ile Hamas ve Gazze'deki diğer Filistinli gruplar arasındaki askeri eylemlerin ayrıntılarına değindi. “Filistinliler ve İsrailliler arasındaki bu gerginliğin korkunç sonuçlarına” karşı uyarıda bulundu.

Filistin, uluslararası topluma çağrıda bulundu
Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, İsrail’i “Gazze’deki aileleri birer birer öldürmekle” suçlayarak uluslararası toplumu “İsrail’in Filistinlilere karşı işlediği suçları durdurmak için derhal müdahalede bulunmaya” çağırdı. Maliki “Filistinlilerin kendilerine karşı işlenen suçlara verdiği tepki terör eylemi ancak İsraillilerin tepkisi meşru müdafaa öyle mi?” ifadelerini kullanarak yaşananların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) sevk edilmesi çağrısında bulundu ve “İsrail evlerimize giren, mallarımızı çalan ve çocuklarımıza işkence eden bir hırsız” dedi.
Buna karşılık İsrail'in Washington Büyükelçisi ve BM Daimi Temsilcisi Gilad Erdan “sivillere kasıtlı olarak roketler ve füzeler fırlattığı” için “Hamas tarafından işlenen savaş suçlarının kınanması” çağrısında bulundu.
Erdan “İsrail’in Surların Muhafızları Operasyonu’nu yapmasına sebep olan durumlar” başlıklı bir belge sundu. Erdan “BM Güvenlik Konseyi, teslim olmak ve Hamas’ı kınamaktan kaçınmak arasında seçim yapmak zorunda kalacak. Böylece ya rolüne aykırı hareket edecek ya da İsraillileri Hamas’ın suçlarından korumak ve terör altyapısını çökertmek için İsrail’in hakkını savunacak” dedi.
Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“İşgalci güç olarak İsrail, işgal altındaki Filistin topraklarının şahit olduğu tehlikeli durumlardan sorumlu. Barış, iki devletli çözümü baltalayan ve uluslararası hukukun ve uluslararası meşruiyet kararlarının açık bir ihlali sayılan yerleşim yerlerini inşa ederek sağlanamaz. Kudüs ve kutsal yerleri kırmızı çizgimizdir. Uluslararası toplumu ve BM Güvenlik Konseyi üyelerini sorumluluklarını yerine getirmeye ve İsrail’e Şeyh Cerrah mahallesindeki insanların haklarına saygı göstermesi için baskı yapmaya çağırıyorum. Bu insanların evlerinden çıkarılması bir savaş suçudur.”
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ise “Ramazan ayı boyunca Filistin toprakları, Şeyh Cerrah bölgesindeki insanların yerlerinden edilmesi ile eş zamanlı olarak Mescid-i Aksa’da namaz kılanlara yönelik eşi görülmemiş provokasyonlara ve sürtüşmelere tanık oldu. Bu da milyonlarca Müslümanın ve Arap’ın öfkelenmesine yol açtı. Gazze’deki askeri harekat bölgedeki barışın geleceğini ve istikrarı tehdit ediyor. BM Güvenlik Konseyi’ni, tüm taraflar için kabul edilebilir tek pratik seçenek olduğu için iki devletli çözüme dayanarak bu çıkmaza giren durumla ilgilenmeye ve çatışmayı sona erdirmeye çağırıyorum” şeklinde konuştu.
BM Güvenlik Konseyi’nin bu ayki dönem başkanlığını yürüten Çin’in Dışişleri Bakanı Wang Yi “ateşkes” önerisinde bulunarak olabildiğince itidali sağlamaya çağırdı. Çin’in Tunus ve Norveç’le birlikte hazırladığı bildiriye atıfta bulunan Bakan Yi bu bildirinin “bir ülke tarafından engellendiği için” yayınlanmadığını söyledi. Yi ABD’nin “adil bir duruş sergileyerek uluslararası toplumla omuz omuza verip sorumluluklarını üstlenmesi” gerektiğine işaret etti. 1967 sınırları dahilinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti kurulması için Filistinliler ve İsrailliler arasındaki müzakerelerin yeniden başlatılması önerisinde bulunan Yi, her iki tarafı da doğrudan müzakereler yapmak için Çin’e davet etti.

Tunus, Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsünü korumaya çağırdı
Tunus Dışişleri Bakanı Osman el-Cerendi BM Güvenlik Konseyi’nde sandalyesi bulunan ülkesinin, uluslararası toplumu ve BM Güvenlik Konseyi’ni “bu tehlikeli gerilimi yatıştırmak için sorumluluklarını yerine getirmeye, Filistin halkı için gerekli korumayı sağlamaya ve Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsünü korumaya çağırdığını” vurguladı. Bakan “fail ile kurbanın eşit görülmesine ve saldırgan için bahaneler üretilmesine bir son verilmesi” çağrısında bulundu.
İsrail'in askeri operasyonlarının durması çağrısında bulunan Norveç Dışişleri Bakanı Ine Eriksen Soreide ve İrlanda Dışişleri Bakanı Simon Coveney'in konuşmasının ardından ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas Greenfield söz aldı. Greenfield Çin Dışişleri Bakanı’nın sözlerine yanıt vermekten kaçındı ancak ülkesinin “bu krize son vermek için diplomatik kanallar üzerinden aralıksız çalıştığını” söyleyerek ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yaptığı telefon görüşmelerinin yanı sıra Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in İsrail, Filistin ve bölgedeki üst düzey liderlerle yaptığı görüşmelere işaret etti. Greenfield “Washington İsrailli, Mısırlı ve Katarlı yetkililerin yanı sıra Özel Koordinatör ve ekibi ile yoğun bir şekilde temaslar gerçekleştirmeye devam ediyor. Herkes sürdürülebilir bir sakinliğin gerekliliklerini belirlemeye ve hazırlamaya çalışıyor. Şiddet döngüsünün sona ermesinin vakti geldi. Hamas ve Gazze’deki diğer Filistinli grupları derhal füze saldırılarına ve kışkırtıcı eylemlerine son vermeye çağırıyorum. İsrail’deki karışık toplulukların içinde devam eden toplumsal şiddet karşısında oldukça endişeliyim. Tüm tarafları, kışkırtma, şiddet saldırıları, terör eylemleri, -Doğu Kudüs de dahil olmak üzere- evleri boşaltma faaliyetleri ve 1967 hatlarının doğusunda evleri yıkıp yerleşim yerleri inşa edilmesinden kaçınmaya çağırıyorum. Ayrıca kutsal yerlerdeki tarihi statüyü korumaya ve saygı göstermeye davet ediyorum” şeklinde konuştu.



Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
TT

Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)

İsrail aşırı sağı, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son açıklamalarının ardından, Hamas'ı zorla silahsızlandırma tehditleri yeniden gündeme geldi. Bu karmaşık konuda ‘anlaşmaların’ ufukta belirdiği yönünde bazı sızıntılar var.

Hamas’ın Gazze’deki Siyasi Büro Üyesi Gazi Hamad, Şarku’l Avsat’a yaptığı kısa açıklamada, konunun ‘zor ve hassas’ olduğunu söyledi. Yeni gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi vermekten kaçınan Hamad'ın aksine Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, zorla tahliye tehditlerinin ‘arabulucuların çabalarını hiçe saydığını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak mevcut çabalarla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu konuda anlaşmazlık var ve müzakereler devam ediyor. İsrail'in iki yıllık savaş sırasında başaramadığını şimdi de başaramayacak. Arabulucuların çabalarıyla anlaşmaya en yakın noktaya gelindi. Ancak öncelik saldırıları durdurmak ve İsrail işgalini sona erdirmek olmalı.”

Mısırlı bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu konuyla ilgili olarak Mısır, Türkiye, Katar ve teknokratik komitenin öncülüğünde görüşmelerin sürdüğünü ve Trump'ın girişiminin başarıya ulaşmasını istediği için bu mutabakatların masadaki en önemli konular olduğunu düşündüğünü söyledi.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan uzmanlara göre Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda arabulucuların şu anki çabaları, anlaşmanın sonuçlandırılmasına yönelik mutabakatlara yol açabilir. Uzmanlar, bu uyarıların bu yılki İsrail seçimleri öncesinde baskı ve psikolojik savaş bağlamında yapıldığını belirttiler.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)

Trump'ın önerisi üzerine Gazze'de ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025’ten beri yürürlükte. Hamas'ın silahsızlandırılması, ABD'nin ocak ayı ortalarında geçeceğini duyurduğu ikinci aşamanın önemli bir parçası. Buna, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilmesi ve Gazze'yi istikrara kavuşturmak için uluslararası bir gücün konuşlandırılmasının eşlik etmesi gerekiyordu.

Yeni uyarı

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, pazartesi akşamı İsrail'in Kanal 12 televizyonuna verdiği röportajda, “Önümüzdeki günlerde Hamas'a silahlarını teslim etmesi ve Gazze'yi tamamen silahsızlandırması için son bir uyarı verilmesi bekleniyor. Hamas buna uymazsa, İsrail ordusu operasyonu kendisi yürütmek için uluslararası meşruiyete ve Amerikan desteğine sahip olacak ve Hamas ortadan kaldırılmazsa kaçınılmaz olarak Gazze'ye girip işgal edecek” ifadelerini kullandı.

Hamas Sözcüsü Kasım, televizyonda yaptığı açıklamada, silahsızlanma gerçekleşmezse savaşı yeniden başlatma tehdidinde bulunan Smotrich'in ‘arabulucuların ve tüm tarafların çabalarını hiçe saydığını ve İsrail hükümetinin sükuneti sağlamaya yönelik hiçbir siyasi süreci veya uluslararası toplantıyı önemsemediğini’ söyledi. Kasım, arabulucular ve uluslararası tarafları, ateşkesi istikrara kavuşturma ve çatışmanın yeniden başlamasını önleme sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.

İsrail, Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat'ta düzenlenen toplantısı öncesinde Hamas'a toplantının yapılmasından itibaren 60 gün süre tanıyarak silahlarını teslim etmesini istedi. The Times of Israel gazetesi, İsrail Hükümeti Sekreteri Yossi Fuchs'un açıklamalarına atıfla Hamas'ın bu talebe uymaması halinde savaşı yeniden başlatmakla tehdit ettiğini bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze Barış Kurulu toplantısıyla eş zamanlı olarak yeniden inşa öncesinde Hamas'ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgularken, Trump ise Truth Social platformunda Hamas’ın tam ve acil silahsızlanma taahhüdüne uyması gerektiğini söyledi.

“Psikolojik savaş”

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Samir Ferec, İsrail'in bu söyleminin İsrail’deki seçimler öncesinde psikolojik savaş başlatmak için kullandığını, mevcut tartışmaların savaşın yeniden başlamasından ziyade bir uzlaşmaya varacağını çok iyi bildiğini değerlendirdi.

Filistinli siyasi analist Husam ed-Ducani ise İsrail’in özellikle seçimler yaklaşırken, Netanyahu'nun hükümetini kurmasını sağlamak için çıtayı en yüksek seviyeye çıkardığı ve Hamas’ın silahsızlandırılması konusuyla ilgili abartılı bir tutum sergilediğini vurguladı. İsrail'in savaşa geri dönmesinin imkansız olduğunu düşünen Ducani’ye göre bu İsrail’in uluslararası toplum tarafından yeniden tecrit edilmesi anlamına gelir.

Hamas’ın silahsızlandırılması uyarılarına rağmen, anlaşma konuşmaları devam etti. The New York Times (NYT) gazetesi şubat ayında kaynaklara dayanarak Washington'ın Hamas'a, İsrail'i vurabilecek ağır silahları teslim etmesini, ancak ilk aşamada bazı hafif silahları elinde tutmasına izin veren yeni bir teklif hazırladığını bildirdi. NYT, teklifin birkaç hafta içinde sunulacağını bildirdi.

İsrail basınında dün yer alan haberlerde Hamas'ın silahlarıyla ilgili görüşmelerden bahsedildi. The Times of Israel gazetesi, bazı ağır silahların aracıların kontrolündeki yerlere nakledilmesi ve tünel haritalarının teslim edilmesi dahil olmak üzere, silah dosyasının yeniden düzenlenmesine ilişkin devam eden görüşmeleri ortaya çıkardı.

Hamas silahlar konusundaki tutumunu sürdürüyor. Hamas’ın önde gelen liderlerinden Halid Meşal, bir hafta önce Doha'da düzenlenen bir forumda hareketin tamamen silahsızlandırılmasını reddederek şunları söyledi:

“Halkımız hala işgal altında, bu yüzden silahsızlanma konuşmaları, dünyadaki tüm silahlara sahip olan İsrail'in halkımızı yok etme ve imha etme çabalarına kolay bir av haline getirme girişimidir.”

Meşal, Gazze Barış Kurulu’nu ‘dengeli bir yaklaşım’ benimsemeye çağırdı.

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Ferec, mevcut görüşmelerde silahlarla ilgili bazı önerilerin sunulmasını beklerken Filistinli siyasi analist Ducani, bu konuda müzakere masasındaki farklı görüşler nedeniyle ‘açık bir belirsizlik’ olduğunu kabul ediyor.

Ferec ve Ducani, Hamas'ın silahları konusunun ‘abartıldığı’ konusunda hemfikirler ve bu silahların çoğunun şu anda ‘hafif silahlar’ olduğunun altını çizdiler.


Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
TT

Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)

Lübnan, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği personelinin tahliye edilmesi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci'nin, gerginliğin artması halinde İsrail'in Beyrut havaalanı da dahil olmak üzere stratejik altyapıyı vurabilecek güçlü saldırılar düzenleyebileceğine dair ‘işaretler’ olduğu yönündeki açıklamaları, endişeleri artırdı.

Lübnan'ın Hizbullah'ın yeni bir ‘destek’ savaşına sürüklenmesini önleme çabaları sürerken, Şarku'l Avsat'ın ulaştığı Lübnan Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar, ‘İsrail'in askeri gerginliği tırmandıracağına dair Lübnan Cumhurbaşkanlığına herhangi bir uyarı ulaşmadığını’ doğruladı.

Kaynaklar, ‘Hizbullah'ın Meclis Başkanı Nebih Berri aracılığıyla Lübnan Cumhurbaşkanlığı’na, İran ile ABD arasında çıkabilecek bir savaşa müdahil olmayacağına dair güvence verildiğini’ açıkladılar.


ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
TT

ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)

ABD’li yetkililer dün, ABD’nin bu hafta Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri vereceğini açıkladı. ABD Konsolosluğu yetkilileri, işgal altındaki topraklardaki yerleşimcilere ilk kez bu tür hizmetler sunuyor. Çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşim birimlerini askeri işgalle ilgili uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediyor.

İsrail, yerleşimlerin yasadışı olduğunu reddediyor ve İsrail sağının çoğu Batı Şeria'nın ilhakını talep ediyor. Filistinliler ise gelecekte Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs'ü kapsayan bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyor.

Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı İsrail hükümeti, yerleşimcilerin Filistin topraklarını ele geçirmesini kolaylaştıran önlemleri onayladı.

Batı Şeria'da on binlerce Amerikalı

İsrail'in sadık bir destekçisi olan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı olduğunu söyledi. Ancak, yönetimi, hak gruplarının geçen yıl göreve başladığından beri arttığını söylediği yerleşim faaliyetlerini durdurmak için hiçbir önlem almadı.

Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği, X'te yayınladığı bir gönderide, yurtdışındaki tüm Amerikalılara ulaşma çabaları çerçevesinde ‘ABD Konsolosluğu personelinin 27 Şubat Cuma günü Filistin'in Beytullahim kentinin güneyinde bulunan Efrat Yerleşim Birimi’nde rutin pasaport hizmetleri sunacağını’ belirtti.

ABD Büyükelçiliği, Filistin'in Batı Şeria bölgesindeki Ramallah kentinde, Beytullahim yakınlarındaki Beitar Illit Yerleşim Birimi’nde ve Hayfa gibi İsrail'deki kentlerde de benzer hizmetler sunmayı planladığını açıkladı. ABD, Kudüs’teki Büyükelçiliği’nde ve Tel Aviv'deki şubesinde pasaport ve konsolosluk hizmetleri sunuyor. Batı Şeria'da on binlerce ABD vatandaşının yaşadığı tahmin ediliyor.