Sağlık hizmetleri dünyasının yeni büyük atılımı Femtech mi?

Kadınlar sağlık ihtiyaçları için yılda toplamda 500 milyar dolar harcıyor.

Sağlık hizmetleri dünyasının yeni büyük atılımı Femtech mi?
TT

Sağlık hizmetleri dünyasının yeni büyük atılımı Femtech mi?

Sağlık hizmetleri dünyasının yeni büyük atılımı Femtech mi?

Kadınlar, dünya nüfusunun yarısını oluşturmalarına rağmen, kadınların özel sağlık ihtiyaçlarını karşılayan teknoloji şirketleri, küresel teknoloji pazarının küçük bir payını temsil ediyor.

Kadınların İhtiyaçları
Bir finansal veri ve araştırma şirketi olan PitchBook'a göre, 2019'da Femtech (Female Technology-Kadın Teknolojisi) endüstrisi -kadınların ihtiyaçlarını karşılayan yazılım ve teknoloji şirketleri- küresel gelirde 820,6 milyon dolar pay ve 592 milyon dolarlık risk sermayesi yatırımı elde etti. Buna karşılık, aynı yıl, ulaşım paylaşım uygulaması Uber, sadece hisselerini borsada piyasaya sürerek 8.1 milyar dolar topladı. PitchBook'a göre, özellikle kadınlar tıbbi harcamalar için yılda tahmini 500 milyar dolar harcadığı göz önüne alındığında, iki tarafın elde ettiği gelir arasındaki fark şaşırtıcı.
Bu harcama gücünden faydalanan çok sayıda uygulama ve teknoloji şirketi, son on yılda, özellikle adet döngüsü, doğurganlığın izlenmesi ve hamilelik, emzirme ve menopoz için çözümler sunulması dahil kadınların ihtiyalarının karşılanması için ortaya çıktı. Tıbbi girişimler, çalışmalarını kanser gibi ciddi hastalıkları önlemeyi veya bunlarla başa çıkmayı da içerecek şekilde geliştirdiler.
Londra merkezli sağlık danışmanlığı şirketi Candesic'in ortağı ve psikiyatri eğitimi olan Michelle Tempest, “Bu pazarın potansiyeli, özellikle dünyada teknolojiye olan iştahın artması ve kadınların tüketici kapasitesinin sağlık hizmetleri alanına ulaştığının fark edilmesi ışığında muazzam seviyede” diyor.
Tempest, teknoloji alanında kadınlarla ilgili ihtiyaçlara odaklanılmamasının bir nedeninin, yaşam bilimleri araştırmalarının ezici bir şekilde erkek bedenine odaklanması olduğunu söyledi. 1977'de ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), doğurganlık çağındaki kadınları ilaç denemelerine katılmalarını yasakladı. Tempest, o zamandan beri, adet döngülerinin neden olduğu dalgalanmaların deneme sonuçlarını etkileyebileceği ve ayrıca bir kadın test ilacını aldıktan sonra hamile kalırsa, ilacın fetüsü etkileyebileceği düşüncesi nedeniyle kadınların uyuşturucu denemelerinde yeterince temsil edilmediğini belirtti. Sonuç olarak bu alanda erkeklerin kadınlardan daha önde olmasının sebebi de bu.

Kadınsı Teknikler
Femtech terimi, 2013 yılında Almanya'da kurulan bir adet ve yumurtlama izleme uygulaması olan Clue'nun Danimarka doğumlu kurucusu Ida Tin tarafından icat edildi. Tin, şirketin web sitesinde yer alan bir makalede, uygulama fikrini ilk kez nasıl bulduğunu hatırladı. 2009 yılında kendini bir elinde cep telefonu, diğerinde küçük bir sıcaklık ölçüm cihazı (termometre) tutarken bulan Tin, bu ikisini, sıcaklığını bir elektronik tabloya manuel olarak not etmek zorunda kalmak yerine doğurganlık günlerini takip etmek için birleştirebilmeyi hayal etti.
Clue, kadınların akıllı telefonlarına birkaç dokunuşla tam olarak bunu yapmalarına izin veriyor. Bununla birlikte, bugün şirket, tüketici pazarındaki kadınları hedefleyen çok sayıda benzer araca ek olarak adet ve doğurganlık alanındaki ilgili uygulamaların birçoğundan şiddetli bir rekabetle karşı karşıya.
Londra merkezli bir şirket olan Elvie, her ikisi de akıllı teknolojiyi kullanan giyilebilir bir göğüs pompası ve bir pelvik egzersiz eğitmeni ve uygulamasını piyasaya sürdü. Nanoteknoloji olarak bilinen bir başka femtech kolu, kadınların menopozdan geçerken yaşam tarzlarını iyileştirmeyi, teletıbba erişim sağlamayı ve kadınların yararlanabileceği bilgi ve veriyi sağlamayı hedefliyor.

Kanser İzleme Monitörü
Son olarak, çabalarını rahim ağzı ve meme kanseri gibi kadınları etkileyen kanser türleri üzerinde yoğunlaştıran birçok tıp şirketi de var. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, rahim ağzı kanseri dünyadaki kadınlar arasında dördüncü en yaygın kanser nedeni konumunda. 2018'de yaklaşık 570 bin kadın rahim ağzı kanseri iken, 311 bin kişi hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü Kasım ayında, 2030 yılına kadar hastalığı tamamen ortadan kaldırmak için bir program açıkladı.
Mobil ODT ise rahim ağzı kanseri için gerekli testleri ve görüntüleri almak için akıllı telefonlar ve yapay zeka kullanan bir cihaz. Bu araçta bir akıllı telefonun bir buçuk katı büyüklüğündeki bir cihazla rahim ağzını bir metre mesafeden fotoğraflamak için kullanılan küçük bir taşınabilir vajina spekulumu bulunuyor. Alınan görüntü daha sonra, normal veya anormal servikal bulguları tanımlamak için yapay zekanın kullanıldığı bir akıllı telefon aracılığıyla buluta iletiliyor.
Sonuçların alınması haftalar süren -gelişmekte olan ülkelerde aylarca uzayabilen- smear testinin aksine bu araç sayesinde 60 saniye içinde teşhis konulabiliyor. Bu cihaz ile yapılan testlerin yanı sıra, doktorlar hala swab testini kullanıyorlar.

Meme Kanseri
Ancak dünya genelinde kadınlar arasında en yaygın görülen kanser, bir Fransız girişiminin üstesinden gelmeye odaklandığı meme kanseridir. Lattice Medical, doku rejenerasyonuna izin veren ve zamanla vücut tarafından emilen 3 boyutlu yazdırılmış içi boş bir göğüs implantı geliştirdi.
Nasıl çalışıyor? Mastektomi sonrası cerrah kadının göğsünün hemen etrafındaki alandan basit bir yağ tabakası kaldırır ve eksizyonun yapıldığı yere 3 boyutlu olarak yazdırılan biyolojik implantı yerleştirir. Bu yağlı doku o implantın içinde büyür, nihayet kesilen memenin yerini doldurur ve implant 18 ay sonra tamamen kaybolur.
Şirketin kurucu ortağı ve CEO'su Julian Payne'e göre, şirketin bugüne kadar hayvanlar üzerinde gerçekleştirdiği testler umut verici sonuçlar verdi. Ek olarak, ürünün 2025 yılına kadar tüketici pazarında piyasaya sürülmesi hedefiyle, bu yıl içinde kadınlar üzerinde klinik denemelerin başlatılmasını bekliyor.
Son olarak, araştırma ve stratejik danışmanlığı şirketi olan Frost & Sullivan tarafından Mart 2020’de hazırlanan bir raporda, “femtech” endüstrisinin gelirlerinin 2024 yılına kadar 1,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
*New York Times



Burada herkes kraliçe: Japonya'daki karınca türü şüpheleri doğruladı

T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)
T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)
TT

Burada herkes kraliçe: Japonya'daki karınca türü şüpheleri doğruladı

T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)
T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)

Japonya'ya özgü nadir bir karınca türünün, ne işçi ne erkek içeren ve yalnızca kraliçelerden oluşan tek tür olduğu keşfedildi.

Karınca kolonileri genellikle üreme yeteneğine sahip dişiler (kraliçeler diye de biliniyor), üreyemeyen dişi işçiler ve çiftleştikten kısa süre sonra ölen erkeklerden oluşuyor.

Bu modelden sapmalar olduğu biliniyor; örneğin, işçi barındırmayan parazitik karıncalardan oluşan veya erkek içermeyen bazı koloniler var.

Araştırmacılar nadir görülen parazitik karınca Temnothorax kinomurai'nin sadece kraliçeler ürettiğinden neredeyse 40 yıldır şüphelense de bununla ilgili hiçbir kanıt bugüne kadar bulunamamıştı.

Yeni bir çalışma hem işçileri hem de erkekleri olmayan ve sadece kraliçelerden meydana gelen bir karınca türünün ilk kanıtını sundu.

Parazitik karınca Temnothorax kinomurai'nin, yakın akraba bir tür olan Temnothorax makora'nın işçilerini, kendi ana kraliçelerini öldürmeleri için kandırdığı daha önce belgelenmişti.

Bu şaşırtıcı bir keşifti çünkü karınca kolonilerinde işçiler tüm hayatlarını kraliçeyle ilgilenmek, yiyecek aramak, yuvayı savunmak ve yavruları beslemekle geçirir.

Kraliçe, koloninin hayatta kalmasında merkezi konumda olduğu için karıncaların kendi kraliçelerini öldürmesi doğada son derece nadir görülen bir davranış.

Son araştırma, T. kinomurai'nin konak kraliçeyi öldürmekle kalmayıp eşeysiz üremeyle kendi klonlarını ürettiğini ve hayatta kalan konak işçileri kandırarak yavrularını onların yetiştirmesini sağladığını gösteriyor.

Bilim insanları araştırmada T. kinomurai kraliçelerine sahip 6 koloniyi toplayıp onları laboratuvardaki kutularda yetiştirdi.

Laboratuvarda 43 T. kinomurai kraliçe yavrusu yetiştirebilen araştırmacılar, karıncaları daha ayrıntılı incelediklerinde hiçbirinin erkek olmadığını gördü.

Bu kraliçeleri laboratuvar koşullarında daha fazla inceleyerek yumurtlama süreçlerini düzenli takip ettiler.

Bilim insanları yumurtaların erkek karınca tarafından döllenmeden yeni kraliçelere dönüştüğünü saptadı.

Daha sonra kraliçe karıncaları mikroskop altında inceleyince çiftleşme yapılarının kullanılmadığını, yani yavruların hepsinin esasen klon olduğunu belirlediler.

Araştırmacılar türün birçok kolonisini ve popülasyonunu gözlemledikten sonra bu türün işçi ve erkek karıncalardan tamamen yoksun olduğunu doğruladı.

Bilim insanları hakemli dergi Current Biology'de yayımlanan çalışmada şöyle yazıyor: 

Verilerimiz, T. kinomurai'nin yaşam öyküsünün, işçisiz parazitlik ve döllenmemiş yumurtalardan dişi yavrular üretme yeteneği anlamına gelen partenogenezin benzersiz bir kombinasyonuyla tanımlandığına işaret ediyor.

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda, karınca türlerinde işçilerin ve erkeklerin ortadan kalkmasını hangi koşulların desteklediğini anlamayı umuyor.

Independent Türkçe


ABD yönetimi hastane gemisine Grönland'a gitme talimatı vermemiş

ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)
ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)
TT

ABD yönetimi hastane gemisine Grönland'a gitme talimatı vermemiş

ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)
ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)

ABD Başkanı Donald Trump'ın hafta sonu bir geminin "yolda" olduğunu iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor.

Wall Street Journal'ın haberine göre ordu herhangi bir Donanma gemisi konuşlandırma emri almadı ve Donanma'nın iki hastane gemisi de Alabama'daki bir tersanede demirli.

The Independent, yorum için Donanma, Pentagon ve Beyaz Saray'la iletişime geçti.

Cumartesi günü Başkan Trump, Donanma'nın USNS Mercy hastane gemisinin bir görüntüsünü paylaşarak, Danimarka'nın özerk topraklarına bir misyonun yolda olduğunu iddia etmişti.

Trump, Truth Social'da şöyle yazmıştı:

Louisiana'nın harika Valisi Jeff Landry'yle birlikte, orada hasta ve bakıma muhtaç birçok insana bakmak için Grönland'a harika bir hastane gemisi göndereceğiz. Yolda!!!

Başkanın paylaşım yaptığı gün, Danimarka ordusu Grönland yakınlarındaki ABD denizaltısının mürettebat üyesini tıbbi sebeple acilen tahliye ederek, tedavi için adanın başkenti Nuuk'taki bir hastaneye helikopterle götürmüştü.

Grönland ve Danimarka liderleri, hastane gemisine ihtiyaç olduğu yönündeki iddiayı reddetti.

Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen pazar günü Facebook'ta, "Bizden 'hayır, teşekkürler' cevabı gelecek" diye yazdı.

"Başkan Trump'ın Grönland'a ABD hastane gemisi gönderme fikri dikkate alındı" diye ekledi.

Ancak vatandaşlara ücretsiz sağlık hizmeti sunan bir kamu sağlık sistemimiz var.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ayrı bir açıklamada, "Herkes için ücretsiz ve eşit sağlık hizmetine erişimin olduğu bir ülkede yaşamaktan mutluyum" diye yazdı.

Danimarka'da doğru tedaviye erişimi belirleyen şey sigorta ya da gelir düzeyi değil. Grönland'da da aynı yaklaşım geçerli.

vfe
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, adada sağlık hizmetleri zaten ücretsiz olduğu için ABD'nin hastane gemisine ihtiyaç duyulmadığını söyledi (AFP)

ABD'nin Grönland özel elçisi görevini de yürüten Landry, yetkililerin kınamasına öfkeyle tepki gösterdi.

Pazar günü X'te, "Başbakan Jens-Frederik Nielsen'e yazıklar olsun!" diye yazdı.

"Birçok Grönlandlıyla karşılaştıkları günlük sorunlar hakkında konuştuktan sonra, bir konu öne çıktı: Sağlık hizmetleri" diye ekledi.

Birçok köy ve küçük kasaba, Amerikalıların çoğu için sıradan sayılan temel hizmetlerden yoksun.

Hastane gemisi misyonuyla ilgili kafa karışıklığı, Başkan Trump'ın yerel yetkililerin ve Avrupalı ​​ortakların muhalefetine rağmen Grönland'ı ele geçirmek veya belki de istila etmek istediğini ima eden tekrarlanan hamleleri göz önüne alındığında, ABD'yle kuzeydeki komşusu arasında daha büyük gerilimler yaşanırken geldi.

Ocak ayında Trump, Grönland'a askeri güç kullanmaktan vazgeçmiş ve bu girişime karşı çıkan ABD müttefiklerine gümrük vergisi uygulama tehdidinden geri adım atmıştı.

ABD ve NATO müttefiklerinin Arktik ada bölgesiyle ilgili "gelecekteki bir anlaşmanın çerçevesini" oluşturduklarını söylemişti.

Independent Türkçe


2 bin 800 yıllık toplu mezar, kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti gözler önüne serdi

Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)
Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)
TT

2 bin 800 yıllık toplu mezar, kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti gözler önüne serdi

Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)
Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)

Sırbistan'da keşfedilen 2 bin 800 yıllık toplu mezar, Demir Çağı Avrupası'nda kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti açığa çıkardı.

Toplu mezar, bugünkü Sırbistan'da yer alan Karpat Havzasındaki Erken Demir Çağı yerleşimi Gomolava'da bulunmuştu.

MÖ 6. binyılda Sava Nehri kıyısında kurulan Gomolava, hem yerleşik hem de göçebe gruplar tarafından yüzlerce yıl kullanılmıştı.

Edinburgh Üniversitesi'nden Linda Fibiger ve ekibi, Gomolava'daki küçük bir toplu mezardan çıkarıldıktan sonra Vojvodina Müzesi'nde korunan kalıntıları inceledi.

2,9 metre çapa ve 50 santimetre derinliğe sahip mezarda 77 insan iskeletinin yanı sıra seramik kaplar, bronz aksesuarlar ve hayvan kemikleri tespit edilmişti. 

Daha önce yapılan bir çalışmada ölümlere bir salgının yol açtığı öne sürülmüştü ancak yeni araştırma bu düşünceyle çelişen güçlü kanıtlar ortaya koydu.

Bulguları Nature Human Behaviour'da dün (23 Şubat) yayımlanan çalışmaya göre 77 kişiden 51'i çocuk ve ergendi. Biyolojik cinsiyeti belirlenebilen 72 kişinin 51'iyse kadındı.

Bilim insanları makalede "Gomolava'daki toplu mezarda kadın ve genç bireylerin ağırlıklı olarak bulunması, Avrupa tarih öncesi döneminde istisnai bir durum" diye yazıyor.

Araştırmacılar ayrıca kalıntılarda, baş bölgesine kasıtlı ve ölümcül darbeler indirildiğini gösteren izler tespit etti.

Fibiger, "Yaraların büyük bölümü kafada ve çoğu yakın temas sonucu oluşmuş gibi görünüyor. Yaraların büyüklüğü, ölçüsüz bir kuvvete işaret ediyor. Yani burada kaza değil, kasıtlı öldürme sözkonusu" diyerek ekliyor: 

Bence epey vahşi bir olaydı.

Bilim insanları, kurbanlar arasındaki ilişkileri anlamak için DNA'nın yanı sıra diş minesindeki stronsiyum, oksijen ve karbon izotoplarını da analiz etti. Bu izotoplar, çocukluk dönemindeki çevresel koşulları anlamaya yardımcı oluyor.

Bulgular, mezardaki kişilerin çok azının akraba olduğunu ve üçte birinden fazlasının Gomolava dışında büyüdüğünü gösteriyor.

Çalışmanın yazarlarından Barry Molloy, "Çoğu, 12 nesil geriye gidildiğinde bile akraba değildi" diyor.

Araştırmacılar akraba olmayan kadın ve çocukların neden bu şekilde öldürülüp gömüldüğünden emin değil ancak bazı tahminleri var. 

Katliamın gerçekleştiği MÖ 9. yüzyılda, toprağı mevsimsel olarak kullanan göçebe çobanlar, Karpat Dağları'nın diğer tarafındaki Avrasya bozkırlarından Gomolava'ya geliyordu. Aynı dönemde bölge halkı da kapalı yerleşimler kuruyor ve çevredeki toprakları işliyordu.

Bilim insanları toprak kullanımıyla ilgili anlaşmazlığın topluluklar arasında çatışmaya yol açmış olabileceğini düşünüyor. 

Molloy şu ifadeleri kullanıyor: 

Kadın ve çocukların öldürülmesi, bize burada şiddet içeren savaş hakkındaki alışılagelmiş yorumumuzdan epey farklı bir şeyin yaşandığını düşündürüyor. Normalde odak, savaş alanında olur.

Bir grubun, diğerinin çocuklarını öldürerek mesaj göndermeye çalışması muhtemel. Öte yandan mezarda kişisel eşyalar, yeme-içme için kullanılan seramik kaplar, inek gibi hayvanlar bulunması farklı bir tablo çiziyor. Ayrıca mezarın üzerine tahıl öğütmek için kullanılan kırık taşlar ve yanmış tohumlar yerleştirilmişti.

Bu nedenle araştırmacılar bu eylemlerin, çatışmayı zorla çözmeyi ve topluluklar arasındaki güç dengesini yeniden kurma amacı taşıyor olabileceğini söylüyor.

Öte yandan insanları öldürenlerle cenaze ritüellerini gerçekleştirenlerin farklı kişiler olabileceğini de belirtiyorlar.

Independent Türkçe, Live Science, New Scientist, Nature Human Behaviour