Dışişleri Bakanlığı: Avusturya İçişleri Bakanı'nın Cumhurbaşkanımız hakkındaki beyanlarını külliyen reddediyor ve kınıyoruz

Dışişleri Bakanlığı: Avusturya İçişleri Bakanı'nın Cumhurbaşkanımız hakkındaki beyanlarını külliyen reddediyor ve kınıyoruz
TT

Dışişleri Bakanlığı: Avusturya İçişleri Bakanı'nın Cumhurbaşkanımız hakkındaki beyanlarını külliyen reddediyor ve kınıyoruz

Dışişleri Bakanlığı: Avusturya İçişleri Bakanı'nın Cumhurbaşkanımız hakkındaki beyanlarını külliyen reddediyor ve kınıyoruz

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, Avusturya İçişleri Bakanı Karl Nehammer'in Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik beyanlarını reddetti ve kınadı.
Bilgiç, Nehammer'in açıklamalarına yönelik bakanlığa yöneltilen bir soruya yazılı yanıt verdi.
"Avusturya İçişleri Bakanı'nın, İsrail'in Filistinlileri hedef alan vahşi saldırılarına karşı Viyana'da gerçekleştirilen protesto gösterileri bağlamında bugün ülkemiz ve Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında yaptığı gerçeklikten kopuk beyanları külliyen reddediyor ve kınıyoruz” diyen Bilgiç, “Avusturya makamlarını tamamen iç politika kaygılarıyla yapılan ve Türkiye-Avusturya ilişkilerine zarar veren Türkiye aleyhtarı bu tür açıklamalara son vermeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?
Nehammer, geçen yıl Avusturya'da yaşanan suç ve yasa dışı eylemlere yönelik bilançoyu değerlendirmek üzere düzenlenen basın toplantısında, ülkesinin, Filistin'e yönelik saldırıları artırarak sürdüren İsrail'e verdiği desteği yinelemişti.
Avusturya'da Yahudilerin güven içinde yaşamasının kendileri için tarihi bir sorumluluk olduğunu belirten Nehammer, bu nedenle her türlü antisemitizm ve İsrail karşıtı tutumla kararlılıkla mücadele edileceğini söylemişti.
Karl Nehammer, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarını "İsrail krizi" olarak tanımlayarak, bu gerilimin artmasında Türkiye'nin rol oynadığını ileri sürmüştü.
Türkiye'nin, söz konusu gerginliğe ne tür bir etkisinin olduğuna ilişkin soru üzerine ise Nehammer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarına işaret ederek, Viyana'da düzenlenen gösterilerde Türk bayraklarının açılmasının ve İsrail politikaları karşıtı eylemlere Türk kökenli vatandaşların destek vermesinin, gerilimi artırdığı iddiasında bulunmuştu.
 
Independent Türkçe



Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

Politico, kaynaklara dayandırdığı dünkü haberinde, Trump yönetiminin Küba'yı hayati önem taşıyan petrol ithalatından mahrum bırakmak için deniz ablukası uygulamayı değerlendirdiğini bildirdi.

Web sitesi, yönetimin Küba'da rejim değişikliği için Karayip ülkesine petrol ithalatına tamamen ambargo uygulanması da dahil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.

Politico, plana aşina üç kaynağa atıfta bulunarak, yönetim içindeki Küba hükümeti eleştirmenlerinin Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun desteğiyle bu gerilimi tırmandırmayı amaçladığını bildirdi.

Kaynaklar, Trump yönetiminin henüz bu konuda bir karar vermediğini, ancak bunun Trump'a Küba'yı komünist yönetimine son vermeye zorlamak için sunulan bir dizi seçenek arasında olabileceğini belirtti.

Küba'ya petrol ithalatına tam ambargo uygulanması insani bir krize yol açacak ve bu da bazı yönetim yetkililerinin buna karşı çıkmasına neden olacak bir olasılık.

Ancak bu tartışmalar, Trump yönetimi içindeki bazı kişilerin, düşman olarak gördükleri Latin Amerika liderlerini izole etmeyi ne ölçüde düşündüklerini ortaya koyuyor.

Şarku’l Avsat’ın Politico n aktardığına göre plan hakkında bilgi sahibi olan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, “Enerji, rejimi devirmek için en güçlü silahımızdır” ifadelerini kullandı.

Kaynak ayrıca, 1959 Küba Devrimi'nden beri ülkeyi yöneten komünist hükümetin devrilmesinin, ABD yönetimi açısından “2026'da kesinleşmiş bir durum” olduğunu da belirtti.


Avrupa Birliği Ukrayna'ya yüzlerce jeneratör gönderiyor

Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
TT

Avrupa Birliği Ukrayna'ya yüzlerce jeneratör gönderiyor

Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)

Avrupa Birliği, Rusya'nın enerji altyapısına yönelik devam eden saldırıları nedeniyle elektrik ve ısıtma kesintilerinden etkilenen Ukraynalılara yardım etmek amacıyla 447 acil durum jeneratörü göndereceğini duyurdu.

Polonya üzerinden teslim edilecek bu jeneratörler, hastanelere, sığınaklara ve temel hizmetlere elektrik tedarikinin sağlanmasına yardımcı olacak.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Avrupa Komisyonu açıklamasında, Rus hava saldırıları nedeniyle yaklaşık bir milyon Ukraynalının dondurucu soğukta ısıtma ve elektrik olmadan yaşadığını belirtti.

Avrupa Birliği bugüne kadar Ukrayna'ya yaklaşık 9 bin 500 jeneratör gönderdi ve kış gelmeden önce Litvanya tarafından bağışlanan komple bir termik santral sağladı.


Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Fidan basın açıklamalarında, “Şu anda DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a transferi devam ediyor. Bu koşullar altında ateşkesin uzatılması gerekebilir… ve bu yönde bir talep var” ifadelerini kullandı.

Fidan sözlerine şöyle devam etti: “Diplomatik çabalar şu anda devam ediyor ve biz de bunlara katılıyoruz. Herhangi bir çatışma istemiyoruz ve olumlu bir barış sürecinin başlatılmasını umuyoruz.”

Suriye televizyonu dün, Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya atıfta bulunarak, uluslararası himayede SDG ile gerilimi azaltmayı ve Rakka vilayetinde kontrol noktaları kurmayı amaçlayan bir anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Başka bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı, İsrail'in hâlâ İran'a saldırı düzenlemek için fırsat kolladığına dair işaretler olduğunu belirterek, böyle bir hamlenin bölgeyi daha da istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulundu.

Fidan, "Umarım farklı bir yol bulurlar, ancak gerçek şu ki, özellikle İsrail, İran'a saldırmak için fırsat kolluyor" şeklinde konuştu.