Suudi Veliaht Prensi, Paris Zirvesi'nde konuştu: Afrika'daki düşük gelirli ülkeleri desteklemeye devam edeceğiz

Suudi Veliaht Prensi, Afrika Ekonomisi Finansmanı Zirvesi’nde konuştu (SPA)
Suudi Veliaht Prensi, Afrika Ekonomisi Finansmanı Zirvesi’nde konuştu (SPA)
TT

Suudi Veliaht Prensi, Paris Zirvesi'nde konuştu: Afrika'daki düşük gelirli ülkeleri desteklemeye devam edeceğiz

Suudi Veliaht Prensi, Afrika Ekonomisi Finansmanı Zirvesi’nde konuştu (SPA)
Suudi Veliaht Prensi, Afrika Ekonomisi Finansmanı Zirvesi’nde konuştu (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Afrika ülkelerinde kalkınmayı ilerletmede ve yatırımı desteklemede Suudi Arabistan’ın öncü rolünü, güvenlik ve istikrarın temellerini atmada Afrika Birliği (AfB) ile işbirliği içerisindeki uluslararası ve bölgesel çabalara verdiği desteği vurguladı. Aynı zamanda Sahel ve Sahra ülkelerindeki terörizm ve radikallik ile mücadeleye yönelik uluslararası çabalara, bu ülkelerin güvenlik yönündeki yeteneklerini artırmaya yönelik desteğini teyit etti.
Dün video konferans yoluyla Afrika Ekonomisi Finansmanı Zirvesi’ne katılan Veliaht Prens, zirvenin bilhassa tüm dünyayı kasıp kavuran koronavirüs (Kovid-19) salgını ışığında Afrika kıtası ve halklarının geleceğine verilen büyük önemi teyit etme yönünde başlatıldığına dikkati çekti.

Kovid-19 ile Mücadeleyi Hızlandırma Girişimi
Şuanda en acil olanın başta Afrika ve dünyanın geri kalanındaki düşük gelirli ülkeler olmak üzere küresel düzeyde hızlı ve adil bir şekilde aşı dağıtımı sağlamak olduğunu vurgulayan Suudi Veliaht Prens, bunun ‘salgını durdurmaya, ekonomik aktiviteyi mümkün olan en kısa sürede normale döndürmeye katkıda bulunacağını’ açıkladı. “Bu noktadan yola çıkıldığında, aşılara ulaşımı sağlayacak yönde koronavirüs ile mücadele araçlarına ulaşımı hızlandırma girişimi (COVAX) önemli bir başarıdır” ifadelerinde bulunan Veliaht Prens, Suudi Arabistan'ın da bu girişimi destekleyip bu yönde bağış yapan ülkelerden biri olduğunu vurguladı.

Afrika'daki düşük gelirli ülkeleri destekleme
Suudi Arabistan başkanlığındaki G20 ülkelerinin salgınla mücadelede Afrika ve dünyanın geri kalanındaki düşük gelirli ülkeleri destekleme yönünde çalışma ihtiyacının farkında olduklarını belirten Veliaht Prens, borçların geri ödenmesinin askıya alınması yönündeki G20 girişimi gibi vesilelerle düşük gelirli ülkelere acil destek sağlandığını belirtti. Söz konusu tarihi girişim kapsamında, en az 5 milyar dolar elde eden 38 Afrika ülkesi de dahil olmak üzere en yoksul 73 ülkeye acil likidite sağlandığına, G20’nin tarihte ilk kez borçlarla mücadele yönünde ortak girişim başlattığına da değindi.

Suudi fonlarının gelişmekte olan Afrika ülkelerindeki rolü
Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) enerji, madencilik, telekomünikasyon, gıda ve diğer sektörlerde toplamda 15 milyar Suudi riyali (4 milyar dolar) değerinde bir dizi proje ve faaliyet yürüttüğünü söyleyen Veliaht Prens, PIF’ın Afrika kıtası ve diğer ülkede doğrudan veya dolaylı yatırım fırsatları arama çabalarını desteklediğini söyledi. Aynı zamanda PIF’ın bu yıl içerisinde Afrika'daki gelişmekte olan ülkelerde uygulayacağı en az 3 milyar Suudi riyali (yaklaşık 1 milyar dolar) değerinde proje, kredi ve hibeleri olduğuna da değindi. Afrika'da 40 yıldır etkin bir şekilde faaliyet gösteren PIF, bu süre zarfında en az 45 Afrika ülkesine en az 50 milyar riyal (yaklaşık 13,5 milyar dolar) değerinde 580 kredi ve hibe sağladı. Aynı zamanda Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) ile ortaklaşa bir şekilde Sahel ülkelerini geliştirme yönünde 200 milyon euro değerinde bir girişimi duyurdu.

İklim değişikliği
İklim değişikliğinin başta düşük gelirli ülkelerdeki insanların yaşam kalitesini düşüren, geçim kaynaklarını tehdit eden küresel bir sorun olduğunu vurgulayan Veliaht Prens, “Krallığın liderliğindeki G20 Başkanlığı, gezegeni korumaya büyük önem vermiş, bu yönde bir dizi girişim başlatmıştır. Düşük Karbonlu ve Döngüsel Ekonomi kavramlarının benimsenmesinin desteklenmesi, daha temiz, daha sürdürülebilir ve daha uygun fiyatlı enerjiye erişim sağlanması yönündeki bu girişimler, iklim değişikliğinin etkilerini ve atmosferdeki en etkili gaz emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. Suudi Arabistan’ın en az 50 milyar ağaç dikmeyi ve küresel karbon emisyonlarının en az yüzde 10'unu azaltmayı amaçlayan ‘Yeşil Ortadoğu’ girişimini duyurduğunu, bu girişimin birçok Afrika ülkesini kapsadığını da ekledi.

Terörizm ve radikallikle mücadeleye 100 milyon euro değerinde Suudi desteği
Suudi Arabistan’ın terörizmle mücadele ve Afrika ülkelerinin güvenlik yeteneklerini iyileştirme yönündeki çabalara 100 milyon euro değerinde destek sağlayacağını duyuran Veliaht Prens, “Şu anda Mozambik güvenlik güçlerinin radikal gruplarla mücadele etme yeteneklerini, güvenlik, istikrar ve ekonomik kalkınma temellerinin atılmasını destekleme yönünde Güney Afrika liderliğindeki Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) ülkelerindeki ortaklarımızla birlikte çalışıyoruz” dedi. Aynı zamanda Suudi-Afrika zirvesini, aynı zamanda salgın nedeniyle ertelenen Arap-Afrika zirvesini düzenleme arzusunu da dile getirdi.

Ülkeleri borç döngüsünden çıkarma yönünde yenilikçi çözümler
Veliaht Prens aynı zamanda “Donör ülkeler olarak sorumluluğumuzdan yola çıkıldığında, bu zirvenin borç döngüsünden çıkmalarında kıta ülkelerine yardımcı olacağını, kendi gelir ve kapasitelerini kullanma kabiliyetini garanti eden yenilikçi çözümler üreteceğini, sunduğumuz yatırımları, ekonomik ve toplumsal hedeflerine (işsizlik ve yoksulluk oranlarının düşürülmesi dahil olmak üzere) ulaşacakları sürdürülebilir kalkınmayı sağlayabilmeleri yönünde ekonomileri ve toplumlarına faydalı hale getireceğini umuyoruz” açıklamalarında bulundu.
Diğer yandan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah ve Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Paris’te düzenlenen Afrika Ekonomisi Finansmanı Zirvesi’nde hazır bulundu.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Afrika ülkeleriyle güçlü stratejik ilişkilere ve ortaklığa sahip olan ülkesinin PIF aracılığıyla Afrika kıtasındaki birçok kalkınma ve ekonomik projeye katkıda bulunduğunu, ayrıca Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi'nin (KSRelief) Afrika'ya birçok insani yardım projesi sunduğunu vurguladı.
Zirvenin çıktılarına övgüde bulunan Bakan, Suudi Arabistan’ın Afrika ülkelerindeki kalkınmayı ve refahını artıracak her adımı destekleme yönünde ortaklarıyla birlikte çalışmaya devam ettiğine, aynı zamanda bu ortaklığı artırmaya çalıştığına dikkati çekti.

 


Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile dün telefon görüşmesi yaparak bölgesel ve uluslararası alandaki son gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin Pakistan Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık ile Pakistan arasındaki ikili ilişkiler ve ortak iş birliğinin geliştirilme yolları ele alındı.


Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
TT

Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)

Tevfik Şanvah

Geçtiğimiz ay boyunca Hadramut şehri halkı, devam eden askeri gelişmelerin kanlı bir çatışmaya yol açacağı ve her daim barış ve huzura olan eğilimiyle bilinen şehirlerini vahim sonuçlar doğuracak bir çatışmaya sürükleyeceği endişesi, korkusu ve beklentisiyle boğuştu. Ardından, salı günü Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin kararları ve bundan önce, Suudi Arabistan liderliğindeki Koalisyon’un savaş uçaklarının Mukalla Limanı’nda Güney Geçiş Konseyi’ne gönderilen silah sevkiyatlarını hedef alan sınırlı bir askeri operasyonu, mevcut durumu umut edilen yöne çevirdi. Bunların gerilimi artırma faaliyetlerini durdurması, sükuneti sağlaması ve Güney Geçiş Konseyi’nin bir oldubitti dayatmaya yönelik tek taraflı icraatlarını önlemesi umuluyor. Ayrıca Geçiş Konseyi’ne bağlı güçlerin meşru hükümet ve Riyad'ın ele geçirdikleri bölgelerden çekilme ve “aklın sesine kulak verme” çağrısına uymaları da bekleniyor. Bu çağrı Yemen ve Suudi Arabistan'ın bunun “kabul edilemez bir isyan” olduğu yönündeki görüşüne dayanıyor.

Hadramut halkı, bilhassa meşru hükümetin Suudi Arabistan’ın açık tutumuna dayanan ve Hadramut ile komşu şehir Mehra’nın istikrarına yönelik kesin desteğini vurgulayan tepkisiyle birlikte, bu önlemlerin stratejik öneme sahip şehirlerine yeniden sükuneti getirmesini ve şehirlerini yönetmelerini sağlamasını umuyor.

Gerilimin durdurulması yönündeki yerel beklenti ve umut

Alimi'nin kararları arasında BAE ile ortak savunma anlaşmasının iptal edilmesi, kendisine bağlı güçlerin ve personelin 24 saat içinde Yemen'den çekilmesi kararı da yer alıyordu. Ayrıca, meşru hükümete bağlı “Vatan Kalkanı Kuvvetleri”ne harekete geçme, Hadramut ve Mehra (doğu Yemen) şehirlerindeki tüm askeri kampların kontrolünü teslim alma direktifi verdi. Gerektiğinde uzatılabilecek 90 günlük bir olağanüstü hal ilan etti. Tüm limanlara ve sınır kapılarına 72 saatlik hava, deniz ve kara ablukası uygulanması emrini verdi.

Güney Geçiş Konseyi'nin bu ayın başlarındaki eylemlerine yönelik toplumsal muhalefete dayanarak, Hadramut halkı bu önlemlerin silahlı tırmandırmayı durduracağı, sükuneti sağlayacağı, şehrin sakinlerinin Suudi Arabistan'ın himayesinde meşru hükümetle varılan uzlaşı formlarına göre kendi iç işlerini yönetmelerini sağlayacağı umuduyla memnuniyetle karşıladı. Kendi iç işlerini yönetme birçok yerel oluşumun ve genel kamuoyunun yıllardır talep ettiği bir husus.

Güney Geçiş Konseyi'ne karşı olan Hadramut Kabileleri İttifakı'nın sözcüsü Sabri bin Mehaşen, Independent Arabia’ya verdiği demeçte, Hadramut halkının, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladığını, çünkü bu kararların, Güney Geçiş Konseyi'nin bir ay önce kontrolü ele geçirmesinden bu yana bu barışçıl şehrin sakinlerinin uğradığı ciddi zararı hafiflettiğini söyledi.

Meşru hükümet ve Suudi Arabistan tarafından alınan önlemleri “sivil barış ve doğu bölgesinde ve genel olarak Yemen'de güvenlik ve kalkınmayı güçlendirme çabaları için bir zafer” olarak değerlendirdi.

Halk ve resmi destek

Meşru hükümetin kararlarından duyulan memnuniyet, meşru hükümetin ve Suudi Arabistan'ın taleplerinin karşılık bularak tansiyonun düşmesini ve anlaşmazlığın çözülmesini bekleyen halkla sınırlı kalmadı. Bunu, Hadramut'un Yemen ve komşuları için jeostratejik önemini kavrayan güçlü bir Suudi duruşuyla pekiştirilen resmi destek izledi. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Hadramut şehrindeki yerel yönetim, tüm idari, siyasi, askeri, güvenlik, kabilesel ve sosyal bileşenleriyle, bugün Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladı. “Bu kararların, Konsey’in ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki anayasal ve ulusal sorumluluklarına dayandığını” belirtti. Buna dayanarak, Hadramut yerel yönetimi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın, BAE ile ortak savunma anlaşmasını iptal etme ve tüm güçlerinden Yemen topraklarından çekilmesini isteme kararına tam destek verdiğini vurguladı. “Ulusal egemenliği güçlendiren ve vatanın güvenliğini ve istikrarını korumaya katkıda bulunan bu kararında, siyasi liderliği desteklediğinin” altını çizdi.

Suudi Arabistan arabuluculuğuyla krizin başlangıcında üzerinde anlaşmaya varılan çözüm önerisi kapsamında beklenen askeri çözümlerle ilgili olarak, Hadramut Valisi Salim el-Hanbaşi başkanlığındaki yerel yönetim, “vatandaşların çıkarlarına hizmet edecek ve daha fazla kan dökülmesini önleyecek şekilde askeri sorumlulukların sorunsuz ve güvenli bir şekilde devredilmesini, askeri kampların ve hayati öneme sahip mevkilerin teslim edilmesini sağlamak için Vatan Kalkanı Kuvvetleri ile koordinasyon ve iş birliğine tamamen hazır olduklarını” yineledi.

Çözüm önerisi, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut şehrine güneyli güçlerin konuşlandırılmasıyla ilgili olarak tekrar tekrar kullandığı bahaneleri ortadan kaldırıyor; zira yeni kurulan Vatan Kalkanı Kuvvetleri, meşru hükümete sadık ve çoğunlukla güney şehirlerinin evlatlarından oluşan bir askeri birlik.

Daha fazla kan dökülmesini önlemek ve iç çatışmayı engellemek için Vali, “Hadramut'un tüm onurlu vatandaşlarını, silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçlerini meşru liderliğin etrafında toplanmaya ve bu egemen kararları uygulamak için birleşik bir ekip olarak çalışmaya, böylece Hadramut ve anavatanın güvenliğini korumaya” çağırdı. Ayrıca, “Suudi Arabistan tarafından temsil edilen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğine, samimi ve kardeşçe tutumları, Yemen'in güvenliği ve istikrarını destekleme yönündeki sürekli çabaları, devletin yeniden kurulması ve tüm zorluklarla mücadele sürecindeki değerli himayeleri için” minnettarlığını dile getirdi.

Diyaloğu önceliklendirme ve sert çatışmalardan sakınma, meşru hükümet içinde genişleme, nüfuz temelli parçalanma ve bölünmeyle devletin temel yapısını tehdit eden ayrışmayı derinleştirmekten kaçınma yaklaşımını sürdüren Yemen hükümeti, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve Mehra şehirlerinden derhal ve koşulsuz olarak çekilmesi çağrısını yineledi. Hükümet ayrıca, Konsey’den mevzilerini ve askeri kamplarını Vatan Kalkanı Güçleri’ne ve şehirlerdeki yerel makamlara devretmesini, geçiş aşaması için üzerinde anlaşmaya varılan çerçeveye uymasını ve vatandaşların güvenliğini tehdit eden ve gerilimi azaltma çabalarını baltalayan tüm askeri veya gerilimi artırıcı eylemlere son vermesini istedi. Hükümet, “bu kritik aşamada iç cepheyi parçalamanın ve ulusal çabaları başka yöne çekmenin doğrudan terörist Husi milislerine hizmet ettiğini, darbelerinin ömrünü uzattığını, bu nedenle ulusal birliğin bugün ertelenemez bir askeri ve siyasi zorunluluk olduğunu” vurguladı.

Hadramut şehrinden Salim bin Brik başkanlığındaki hükümet, “Güney Geçiş Konseyi'nin tek taraflı askeri eylemlerinin ve resmi çerçeveler dışında silah ve güçlerin devreye sokulmasının, tehlikeli bir güvenlik ihlali, geçiş aşamasının ilkelerinin ve gerilimi azaltma çabalarının açık bir ihlali, vatandaşların güvenliğine ve devletin birliğine doğrudan tehdit ve ekonomik reformlara ciddi bir engel teşkil ettiğini” vurguladı.

Temsilciler Meclisi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Başkanı’nın olağanüstü hal ilanı da dahil olmak üzere aldığı önlemleri ve kararları, “devleti korumayı, güvenlik ve istikrarı sağlamayı amaçlayan yasal önlemler” olarak değerlendirerek “tam destek” verdiğini açıkladı.

Güney Geçiş Konseyi'ne bağlı güçler, Hadramut Vadisi ve Mehra şehrindeki bölgelerin kontrolünü ele geçirdi. Bunun ardından Konsey, uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetindeki bakanlara, eylemlerine destek vermeleri için baskı yaptı; bu da yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde geniş çaplı bir tepkiyle karşılandı.

Suudi Arabistan’ın vurgusu

Hem yerel hem de bölgesel düzeyde bu gelişmelerin önemi, Hadramut şehrinin tarihi ve ekonomik önemi, krizin başlangıcında komşu ülkedeki gerilimi kontrol altına almak için hemen harekete geçmenin önemini yansıtan bir ziyaretle, güvenlik ve askeri ekip gönderen Suudi Arabistan sınırındaki hassas konumu sebebiyle, Suudi Arabistan Kabinesi, Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığındaki toplantısında, Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir ihlal veya tehditle mücadele etmek için gerekli adımları ve önlemleri almaktan çekinmeyeceğini yineledi. İki ülkenin birbirine bağlı kaderleri göz önüne alındığında, Kabine ayrıca Yemen'in güvenliğine, istikrarına ve egemenliğine olan bağlılığını ve Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı ve hükümetine tam desteğini vurguladı.

Diyaloğun önemini ve askeri eylemden kaçınmayı açıkça vurgulayan açıklamada, Suudi Arabistan'ın tutumu şu şekilde ifade edildi: “Krallık, aklın galip geleceğine, kardeşlik, iyi komşuluk ilkelerinin ve Körfez İşbirliği Konseyi devletlerini birbirine bağlayan yakın ilişkilerin yanı sıra Yemen'in çıkarlarının da korunacağına, BAE'nin Yemen Cumhuriyeti'nin BAE güçlerinin çekilmesi talebine 24 saat içinde uyacağına, Güney Geçiş Konseyi'ne ve Yemen içindeki diğer tüm taraflara askeri ve mali desteği keseceğine, BAE'nin, Suudi Arabistan'ın güçlendirmek istediği iki ülke arasındaki ikili ilişkileri korumak ve bölge ülkelerinin refahını, kalkınmasını ve istikrarını artıracak her şey için birlikte çalışmak üzere gerekli adımları atacağına dair umudunu dile getirmektedir.”

Meşru hükümet ve destekçisi Riyad ile artan gerilimin gölgesinde, Güney Geçiş Konseyi, cuma günü yayınlanan kısa bir açıklamayla, operasyonlarını “halkın taleplerine yanıt olarak” gerekçelendirdi ve terörizmle mücadele etmeyi, Husi ikmal hatlarını kesmeyi ve güney vatandaşlarının kaynaklarını korumayı amaçladığını belirtti. Konsey Başkanı Riyad ile koordinasyona açık olduğunu teyit etti ama “güney halkının iradesinin müzakere edilemez olduğunu” vurguladı. Aynı askeri mantıkla muamele görme işaretleri karşısında, güçlerinin hedef alınmasının “ortaklığa hizmet etmeyeceği” konusunda uyardı.

Güney Geçiş Konseyi, BAE'nin desteğiyle Güney Yemen “devletini yeniden kurma” projesini benimseyen bir Yemenli siyasi oluşum. Başkanlık organı, liderleri ile eski Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi arasında yaşanan sert anlaşmazlıkların ardından 11 Mayıs 2017'de kuruldu. Üyeleri arasında ülkenin güneyinden, coğrafi olarak geçmişte “Yemen Halk Demokratik Cumhuriyeti” olarak bilinen bölgeyi temsil eden birçok isim yer alıyor. Başında da daha sonra Husi karşıtı bir koalisyon olan Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi'ne üye olarak atanan Ayderus ez-Zübeydi bulunuyor.


Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
TT

Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığına göre iki taraf Gazze Şeridi'ndeki durum ve Yemen'deki son gelişmeler de dahil olmak üzere karşılıklı ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştü.

Görüşme sırasında Şeyh Abdullah bin Zayid, BAE'nin bölgede kalıcı bir barış inşa etme ve halkın çıkarlarına hizmet edecek şekilde güvenlik ve istikrarı pekiştirme çabalarını desteklemek için Amerika Birleşik Devletleri ve ortaklarıyla birlikte çalışma taahhüdünü teyit etti.