Lübnan Meclis Başkanı Berri, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Öncelik hükümeti kurmaktır ve bu olmadan kurtuluş olmaz’

Lübnan Temsilciler Meclisi, bugün Avn’ın mesajına kulak kesildi

Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri (Reuters)
TT

Lübnan Meclis Başkanı Berri, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Öncelik hükümeti kurmaktır ve bu olmadan kurtuluş olmaz’

Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri (Reuters)

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, parlamentoya konuşmaya adadığı ve hükümeti kurmakla görevli yetkili Saad Hariri’yi, hükümeti kuramamakla suçladığı bugünkü parlamento oturumunda başarıya ulaşamayacak. Öyle ki bu konuşma Avn’a, milletvekillerinden dolaylı olarak ‘Avn, Hristiyanların haklarını geri alıyor’ başlığı altında hükümetin kurulma sürecinde isimlerini geri çekmesini talep etmiş imajı veriyor. Bu durum, hükümetin oluşumunu engelleyen koşullardan kurtulmak için istişarelerin yeniden başlatılması amaçlı bir çıkış yolu aramak yerine, siyasi durumu daha da kötüleştiriyor.
Bugünkü oturum ve onu takiben düzenlenen toplantı, Lübnan sisteminin yapısında üstlendiği birincil pozisyonu hedefleyerek, Sünni toplumla anayasal yapı ve tüzük sorununa kılıf uydurma ısrarında olan Avn’a hizmet etmeyecek. Sonuç olarak, cumhurbaşkanının mesaj yayınlama hakkı ve siyasi sonuçlara uzanan yolu tıkama arasında durmayı tercih eden müttefiki Hizbullah’tan başlayarak Avn, kendisine uyum sağlayan kimseyi bulamayacak. Nitekim müttefikine hizmet etmek için Sünnilerle siyasi bir çatışmaya girmeyi de planlamıyor. Bu noktada da her zaman olduğu gibi birinci ve ikinci oturumlarda iyi bir yönetim şekli sergileyen ve parlamentonun çatışma alanına dönüştürülmesine izin vermeyecek olan Meclis Başkanı Nebih Berri ile görüşecek.
Berri, en fazla sayıda siyasi blok adına, kendi konumunda hareket ediyor. Sokaktan parlamentoya siyasi temas hatları hazırlamaya çalışanların karşısında olan yolu tıkamaya yönelen bir girişimde bulundu. Parlamento, Lübnan’ın, iç savaşın sona ermesi sonrasında siyasi haritadan kaldırılan mezhepsel bölünmelere dönüşüyle birlikte olası bir fitne projesini yok etmek üzere tetikte olacak.
Bu çerçevede Nebih Berri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Lübnan’ı kontrol eden çılgın siyasi iklimden kurtuluşun, ancak bir an önce hükümetin oluşumunu hızlandırarak sağlanacağını vurguladı. Berri, parlamentonun bugün düzenlediği oturuma atıfta bulunarak kurtuluşun burada olmadığını söyleyen Berri, “Mücadele ettiğimiz krizden çıkmak için bir araya gelme gerekliliği kanaatindeydim ve hala da öyleyim. Bir sorun olduğunu sanmıyorum, ama hükümetin kurulmasına öncelik vermemiz gerekiyor” dedi.
Nebih Berri, anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp, hükümet istişarelerini açıklık ve esneklikle yeniden başlatarak hükümeti kurmaya öncelik verilmediği taktirde daha fazla felakete yol açacak olan çöküşten kurtulmak için her türlü çabanın sarf edilmesi gerektiğini kaydetti.
İstisnasız olarak herkesin meyvelerini almak amacıyla toprağı hasat etmek için iş birliği yapması gerektiğini vurgulayan Berri, taşkınlığın üretimi engellediğini dile getirdi. Temsilciler Meclisi Başkanı, bugünkü oturumun, Cumhurbaşkanı Avn’ın mesajıyla sınırlı olacağını ve daha sonra, bu mesajın ele alınması için bir başka oturumun daha yapılacağını söylerken, Fransız girişimine uygun olarak ülkeyi kurtarmak için temasların yeniden başlamasına izin veren atmosferin soğutulması gerektiğini kaydetti.
Temsilciler Meclisi Başkanı, bu tavrıyla ülkenin daha fazla krize tahammül edemeyeceği dolayısıyla patlama fitilini etkisiz hale getirmek ve mayınları sökmek amacıyla bugünkü oturuma engel olmak isterken, hükümeti kurma önceliği çerçevesinde yürütülecek eylemleri sürdürmeye odaklandı.
Öte yandan Temsilciler Meclisi’nden bir kaynak, Şarku’l Avsat’a siyasi ekibi, kendisini parlamentoya hitap etmekten caydırmak için uygun bir zamanda müdahale etmiş olsaydı, Cumhurbaşkanının mesajını parlamentoya sunmasının gerekli olmayacağını söyledi. Kaynak, “Çünkü mesajını haklı çıkarmak için öne sürdüğü bahaneler, hükümet kurma mekanizmasına ilişkin anayasal metinlerle çelişmektedir” dedi.
Parlamento kaynağı, Avn’ın siyasi ekibinin, anayasanın değiştirilmesinde rolü olan Taif Anlaşması’ndan önce yürürlükte olan metinlere dayanmak yerine eğer anayasal metinleri okumuş olsaydı, onu vazgeçilmez bir hata yapmaktan caydırabileceğini söyledi.
Kaynağa göre Avn, mesajında, ‘cumhurbaşkanına bakanları atama ve başbakanlığı üstlenmesi için uygun gördüğü kişileri seçme’ hakkı veren Taif öncesi anayasada yer alan metne dayanıyor.
Aynı kaynak, Avn’ın, parlamentoya konuşma hakkına sahip olduğuna ve bu konudaki yetkilerine ilişkin herhangi bir itirazın bulunmadığına da dikkati çekti, ancak görev verilen Başbakana vasi rolünün verilmesinin uygun olmadığını söyledi.
Avn’ın siyasi ekibinin, Cumhurbaşkanını hesap edilemeyen bir maceraya soktuğunu belirten kaynak, Hariri’yi istifaya yöneltmek için danışman ve frenleme rolü oynamalarının daha iyi olabileceğini kaydetti.
Aynı kaynak, Temsilciler Meclisi ‘Avn’ın mesajını dinlemeye tahsis edilen ilk oturumu takiben’ ikinci oturumda sözünü söylemeden önce Avn’ın, Hariri karşısında verdiği savaşı kaybettiğini ifade etti. Kaynak ayrıca, Berri’nin Hariri tarafından ortaya koyulan yanıttan başlayarak, mesajın içeriğini ele almak için bir tarih belirleyeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı’nın bu savaşı kaybetmesinin nedeni, Avn’ın parlamentoya konuşma hakkı ve anayasal ilkelerin ihlali arasında ayrım yapmaması. Zira Hariri’nin hükümeti kurma göreviyle ilişkisini kesmek için parlamentodan ‘arabuluculuk’ rolü oynamasını talep ederk anayasayı ihlal etti.
Aynı kaynak, Avn’ın siyasi ekibini Paris’in Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile koordineli olarak hazırladığı yaptırımlardan muaf tutacağı ümidiyle, parlamentoya yönelik mesajını aynı zamanda Emmanuel Macron’a da göndermek ve hükümetin kurulamamasının sorumluluğunun Hariri’nin omuzlarında olduğunu gerekçe göstermek istediğini belirtti.
Aynı şekilde Avn, dikkatleri istifa eden Dışişleri Bakanı Şerbel Vehbe’nin Lübnan’da neden olduğu felaket durumundan başka bir yöne çekmek istiyor. Vehbe, önemli bir hükümetteki bakanlara benzer bir atama yapılmasını engellemek amacıyla Hıristiyan bakanları seçme konusunda Hariri’ye söz hakkı vermişti.



Irak bugün Kürt peşmerge güçlerinin birleştirilmesi sürecini tamamlıyor

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Peşmerge Bakanlığı yetkilileri, Bağdat’ta güvenlik koordinasyonu amacıyla düzenlenen bir toplantıda. (Arşiv, Resmî medya)
Kürdistan Bölgesel Yönetimi Peşmerge Bakanlığı yetkilileri, Bağdat’ta güvenlik koordinasyonu amacıyla düzenlenen bir toplantıda. (Arşiv, Resmî medya)
TT

Irak bugün Kürt peşmerge güçlerinin birleştirilmesi sürecini tamamlıyor

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Peşmerge Bakanlığı yetkilileri, Bağdat’ta güvenlik koordinasyonu amacıyla düzenlenen bir toplantıda. (Arşiv, Resmî medya)
Kürdistan Bölgesel Yönetimi Peşmerge Bakanlığı yetkilileri, Bağdat’ta güvenlik koordinasyonu amacıyla düzenlenen bir toplantıda. (Arşiv, Resmî medya)

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi makamları, bugün Kürt peşmerge güçlerinin birleştirilmesinin ilanı dolayısıyla resmî bir tören düzenlemeye hazırlanıyor. Böylece Kürdistan Bölgesi’nde Peşmerge Bakanlığı’nın dışında herhangi bir Kürt silahlı gücünün bulunmadığı yeni bir döneme geçilmesi hedefleniyor.

Şarku’l Avsat’ın Irak Haber Ajansı’ndan (INA) aktardığına göre, Kürdistan Bölgesi Başkanlığı Sözcüsü Dilşad Şehab, bugün “peşmerge güçlerinin birleştirilmesinin ilan edileceğini ve 21 Eylül’den sonra Peşmerge Bakanlığı bünyesi dışında hiçbir peşmerge gücünün kalmayacağını” söyledi. Şehab, bu adımın güçlerin bakanlık çatısı altında birleştirilmesi için uzun süredir yürütülen çalışmaların sonucu olduğunu belirtti.

Şehab, birleştirme sürecinin 2016 yılında başladığını ve özellikle siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle geçen yıllarda önemli zorluklarla karşılaşıldığını ifade etti. Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin yürüttüğü çabaların yanı sıra, koalisyon güçleri ve dost ülkelerin desteğinin bu zorlukların aşılmasına ve birleşme sürecinin tamamlanmasına katkı sağladığını kaydetti.

Şehab ayrıca, sürecin tamamlanmasının ilan edileceği törenin, Kürdistan Bölgesi Başkanı’nın himayesinde ABD Savunma Bakanlığı ile Kürdistan Peşmerge Bakanlığı arasında imzalanan mutabakat zaptının dördüncü yıl dönümünde gerçekleşeceğini belirtti. Söz konusu mutabakat, peşmerge güçlerinin birleştirilmesini ve bu güçlere destek sağlanmasını amaçlıyordu.

Irak’taki bütün silahlı grupların, Irak’a destek veren uluslararası koalisyon güçlerinin ülkeden tamamen çekilmesini tamamlamasının ardından, silahlarını en geç bu ayın 30’una kadar devlete teslim etmeleri bekleniyor.

Irak hükümeti, silahların teslim edilmesi dosyasına ilişkin bir mekanizma üzerinde anlaşmaya varmak amacıyla başta Hizbullah Tugayları, Ensarullah el-Evfiya, El-Nuceba, Seyyidü'ş Şüheda, Seraya Evliyaü'd Dem ve Ehli Kehf olmak üzere silahlı grupların temsilcileriyle müzakereler yürütüyor.


Halep’in güneyinde Suriye ordusuna ait silah depolarında patlamalar

İsrail’in Suriye ordusuna ait askeri noktayı hedef alan hava saldırısının ardından Şam’ın bir banliyösünden yükselen dumanlar, (Arşiv-AFP)
İsrail’in Suriye ordusuna ait askeri noktayı hedef alan hava saldırısının ardından Şam’ın bir banliyösünden yükselen dumanlar, (Arşiv-AFP)
TT

Halep’in güneyinde Suriye ordusuna ait silah depolarında patlamalar

İsrail’in Suriye ordusuna ait askeri noktayı hedef alan hava saldırısının ardından Şam’ın bir banliyösünden yükselen dumanlar, (Arşiv-AFP)
İsrail’in Suriye ordusuna ait askeri noktayı hedef alan hava saldırısının ardından Şam’ın bir banliyösünden yükselen dumanlar, (Arşiv-AFP)

Halep’in güney kırsalındaki bölgeler, bugün sabaha karşı Suriye ordusuna ait silah depolarında meydana gelen patlama sesleriyle sarsıldı.

Halep Sivil Savunma Operasyonları Komutanı Faysal Muhammed Ali, “Halep’in güneyindeki el-İys bölgesinde patlamaların devam etmesi, ambulans ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaşmasını engelliyor” dedi.

Ali, Suriye Haber Ajansı’na (SANA) yaptığı açıklamada, sivilleri patlamaların meydana geldiği bölgeye yaklaşmamaları konusunda uyardı.

Halep Valisi Azzam el-Garib de el-İys ve çevresinde patlamalar meydana gelmesi nedeniyle bölge halkına bölgeye gitmemeleri çağrısında bulundu. Garib, “Herkesten evlerinden çıkmamalarını, patlama bölgelerine gitmemelerini ve güvenlikleri ile müdahale ekiplerinin güvenliği için bu alanların yakınında toplanmamalarını rica ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Garib ayrıca, “Hastaneler ile ambulans ve acil müdahale ekipleri teyakkuz halinde. İlgili makamlar sahadaki durumu takip ediyor ve her türlü acil duruma müdahale ediyor” dedi.

Suriye İçişleri Bakanlığı ise “el-İys’teki patlamaların ardından Şam-Halep uluslararası yolunun, İbcla Üniversitesi kavşağı ile Han Tuman Köprüsü’nde Halep yönünden trafiğe kapatıldığını” duyurdu.

Patlamaların meydana geldiği bölgeye yakın el-İys ve ez-Zerbe sakinleri, durumu korkutucu olarak nitelendirdi. Bölge sakinleri, onlarca füzenin havada uçtuğunu ve patlamaların bölgede büyük paniğe yol açtığını belirtti.

Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre Halep’in güneyindeki el-İkarda bölgesinde yaşayanlar, “el-İys ve Tel Hediye beldelerinde şiddetli patlama sesleri duyuluyor. Füzelerin havada uçtuğu ve patladığı görüldü” dedi.

Bölge sakinleri ayrıca, “Hiç kimse askeri mevzilere yaklaşamıyor. Mevziilerde çok sayıda asker bulunuyor ancak onlardan ne durumda olduğu bilinmiyor” ifadelerini kullandı.

Halep kentinde yaşayanlar da patlama seslerinin kentten yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki el-İys beldesinden açıkça duyulduğunu belirtti.

El-İys bölgesi ve Halep’in güneyindeki diğer bölgelerin, muhalif grupların Halep’e girmesinin ardından İdlib vilayetine ve buradan Şam’a doğru ilerlediği dönemde İran Devrim Muhafızları ve Lübnan Hizbullahı güçlerinin kontrolünde olduğu belirtiliyor.


Rusya Suriye sahilinde kalıyor ancak misyon değişiyor

Mutabakat, askeri üs ve tesislerin işlevini yeniden tanımlayarak, bunların Şam ile Moskova arasında ortak eğitim ve yetiştirme merkezlerine dönüştürülmesini öngörüyor. (Independent Arabia)
Mutabakat, askeri üs ve tesislerin işlevini yeniden tanımlayarak, bunların Şam ile Moskova arasında ortak eğitim ve yetiştirme merkezlerine dönüştürülmesini öngörüyor. (Independent Arabia)
TT

Rusya Suriye sahilinde kalıyor ancak misyon değişiyor

Mutabakat, askeri üs ve tesislerin işlevini yeniden tanımlayarak, bunların Şam ile Moskova arasında ortak eğitim ve yetiştirme merkezlerine dönüştürülmesini öngörüyor. (Independent Arabia)
Mutabakat, askeri üs ve tesislerin işlevini yeniden tanımlayarak, bunların Şam ile Moskova arasında ortak eğitim ve yetiştirme merkezlerine dönüştürülmesini öngörüyor. (Independent Arabia)

Mustafa Rüstem

Rusya’ya ait bir gemi konvoyunun Suriye’nin batısındaki Tartus’a ulaşmasıyla birlikte, Rusya’nın Akdeniz kıyısındaki iki üssünden birinin bulunduğu bu limana Moskova-Şam mutabakatının ardından gelen ilk gemilerin ne taşıdığı gündeme geldi. Söz konusu mutabakat, Rusya’nın Suriye topraklarındaki varlığının geleceğine ilişkin düzenlemeleri içeriyor.

Rus konvoyunda yer alan dört gemi, bu ayın 7’sinde Akdeniz’e ulaştı. Rus çarlarının, 2024’ün sonlarında başlıca müttefikleri olan Suriye eski Devlet Başkanı Beşşar Esed’in devrilerek Moskova’ya kaçmasının ardından da Akdeniz’deki varlığını korumaya çalıştığı biliniyor.

Askeri-teknik iş birliği

Deniz istihbarat şirketi Sea Max’in uydu görüntüleri üzerinden yaptığı ilk incelemeye göre Rusya’ya ait Sparta ve ikmal gemisi Akademik Paşin konvoyda yer aldı. Reuters ise konvoydaki iki gemiyi görüntülerken, Rus petrol tankeri General Skobelev’in Suriye açıklarında demirlediğini ve boşaltma operasyonu sırasında limanın üzerinde bir gözetleme balonunun uçtuğunu bildirdi.

Bu sırada Sparta gemisi, Hmeymim ve Tartus üslerine gönderilen mühimmatın da bulunduğu malzemeleri boşalttı. Konvoydaki dördüncü gemi ise Rusya’ya ait Amiral Levçenko destroyeri. Konvoyun Cebelitarık Boğazı’nı geçerek Akdeniz’e yönelmesi ve gemilerin sinyal yayınlarını kesmesinin ardından, uydu takibiyle Suriye kıyılarına ulaştıkları doğrulandı.

Rus siyasi işler uzmanı Dr. Roland Bijamov yaptığı değerlendirmede, Rus gemilerinin faaliyetlerinin iki ülke arasındaki yeni ilişkiler ve ikili iş birliği çerçevesinde, askeri-teknik iş birliğinin yeni bir modeli kapsamında yürütüldüğünü söyledi. Bijamov, Suriye Genelkurmay Başkanı’nın Hmeymim Üssü’ne gerçekleştirdiği ilk ziyaretin, tarafların son dönemde vardıkları anlaşmaları fiilen uygulama aşamasına geçtiğini gösterdiğini belirtti.

 Rusya Akdeniz'den çekilmeyecek, Akdeniz'e kıyısı bulunan iki Suriye üssünde varlığını sürdürecek (Independent Arabia)
Rusya Akdeniz'den çekilmeyecek, Akdeniz'e kıyısı bulunan iki Suriye üssünde varlığını sürdürecek (Independent Arabia)

Bijamov’a göre Rusya Akdeniz’den çekilmeyecek; Tartus ve Hmeymim’deki varlığını sürdürecek, ancak buradaki faaliyetlerini ortak eğitim merkezleri ve lojistik merkezler şeklinde yeniden yapılandıracak.

Rusya’nın yeni Suriye ordusuna silah tedariki konusunda ise Bijamov, bunun mümkün olduğunu ancak sürecin kademeli ve pratik şekilde ilerleyeceğini, ilk aşamada Şam yönetimine yeni ordunun ihtiyaç duyduğu yedek parçalar ile askeri teçhizat bileşenlerinin sağlanmasıyla sınırlı kalacağını ifade etti.

Rus gemilerinin gelişinin, Suriye Genelkurmay Başkanı’nın Rus üssüne gerçekleştirdiği askeri heyet ziyarete paralel olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Bijamov, iki gelişmenin aynı sürecin birbirine bağlı parçaları olduğunu belirtti. Bijamov’a göre Moskova, yeni koşullar altında varlığını sürdürürken, Şam da diğer uluslararası aktörlere karşı elini güçlendiren bir konum elde ediyor. Sürecin temelinde ise pragmatizm ve ortak çıkarlar bulunuyor.

Mutabakat ve Rusya’nın varlığı

Suriye-Rusya ilişkilerini takip eden uzmanlara göre, gerçekleşen gelişmeler Şam’ın dış politikasında, Suriyelilerin hafızasında önemli yer tutan en karmaşık meselelerden birinin çözümü açısından yeni bir adım oluşturuyor. Böylece iki taraf arasındaki eski düşmanlık, barış ve karşılıklı çıkar ilişkisine dönüştürülürken, uzun süre Rusya’nın mutlak nüfuzu altında bulunan bir bölgede Suriye egemenliğinin yeniden tesis edilmesi hedefleniyor.

Suriye Genelkurmay Başkanı’nın Rus üslerine yaptığı ziyaretin ardından Suriye Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani de cuma günü Lazkiye Uluslararası Havalimanı’nı ziyaret etti. Şeybani’ye Genelkurmay Başkanı, deniz ve hava kuvvetleri komutanları ile askeri istihbarat başkanı eşlik etti. Heyet, mutabakatın uygulanmasına ilişkin süreci takip etmek ve üzerinde anlaşmaya varılan uygulama adımlarının ne aşamada olduğunu değerlendirmek üzere bazı Rus yetkililerle bir toplantı gerçekleştirdi.

Moskova ile Şam arasında Rusya’nın iki üssünün geleceğine ilişkin müzakereler bir buçuk yılı aşkın süre devam etti. Taraflar, sivil nitelikteki tesislerin yönetiminde Suriye egemenliğini güvence altına alan bir anlaşmaya vardı. Buna göre Hmeymim Havalimanı ve Tartus Limanı’ndaki dördüncü ticari rıhtım gibi tesislerin kademeli olarak yeniden işletmeye alınması ve sivil yatırımlara açılması öngörülüyor.

Buna karşılık mutabakat, askeri nitelikteki tesislerde Rusya’nın varlığını yeniden düzenlerken, Akdeniz kıyısındaki bu bölgede Suriye’nin ulusal egemenliğini de güvence altına alıyor. Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın konuya ilişkin açıklamasına göre yeni düzenlemelerin uygulanması için üç ayı aşmayacak net bir takvim belirlendi.

Eğitim ve silahlandırma

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’nın haberine göre taraflar, 9 Ağustos’ta imzalanan mutabakat kapsamında askeri üs ve tesislerin işlevlerini yeniden düzenleyerek bunları ortak eğitim ve yetiştirme merkezlerine dönüştürme konusunda anlaşmaya vardı.

Askeri analist Ahmed Kabalan yaptığı açıklamada, anlaşmanın yeni Suriye ordusuna teknik destek sağlanmasının yanı sıra eğitim ve yetiştirme faaliyetlerine katkıda bulunmasının önünü açtığını söyledi. Kabalan, özellikle Şam’ın kurtarılmasının ilk günlerinde İsrail hava saldırılarında imha edilen ağır araçların ve hava savunma sistemlerinin onarımı konusunda iş birliği yapılabileceğini ifade etti.

Kabalan’a göre bunun karşılığında Moskova Akdeniz’deki iki üssünü koruyacak. Tartus Üssü’nün, Rusya’ya Akdeniz’in güney kesimindeki NATO faaliyetlerini izleme imkânı sağlaması nedeniyle önemli olduğunu belirten Kabalan, üssün kaybedilmesinin bölgedeki güç dengesini etkileyebileceğini, ayrıca farklı ülkelerde yürütülecek operasyonlar için bir ikmal ve hareket noktası niteliği taşıdığını ifade etti.

Suriye Gelecek Hareketi ise yayımladığı açıklamada, mutabakat hükümlerinin uygulanmasının hızlandırılması çağrısında bulundu. Açıklamada, açık bir uygulama planı, kesin takvimler ve askeri tesislerin sivil ve eğitim merkezlerine fiilen dönüştürülmesini denetleyecek mekanizmalar oluşturulması istendi. Ayrıca Lazkiye Havalimanı ve Tartus Limanı’nın geliştirilmesine yönelik kapsamlı bir plan hazırlanması ve geri alınan tesislerin yönetiminde şeffaflığın artırılması, işletme faaliyetleri ve gelirler konusunda düzenli raporlar yayımlanması talep edildi.

Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığı

Moskova, 2011’de Suriye’de halk hareketinin başlamasının ardından ülkenin içişlerine doğrudan müdahil oldu. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre Rusya, Çin’le birlikte Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde veto yetkisini kullanarak Esed yönetimi ile muhalifler arasındaki çatışmaları sona erdirecek uluslararası kararların önünü kesti.

Askerî açıdan Rusya’nın Suriye’deki varlığı 2015’te önemli ölçüde arttı. Moskova, önceki Suriye yönetimine silah ve teknoloji desteği sağlarken, Hmeymim ve Tartus’taki faaliyetlerini genişletti; ayrıca ülkenin farklı bölgelerinde çok sayıda askeri üs ve nokta kurdu.

Esed’in devrilmesine kadar devam eden bu varlığın ardından, muhaliflerin 27 Kasım 2024’te Halep’e yönelik operasyon başlatmasıyla Rusya, kentteki son askeri noktası olan Esed Askeri Akademisi’nden personelini çekti. Rusya ayrıca ağır araçlarını ve gelişmiş savunma sistemlerini batıdaki Hmeymim ve Tartus üslerine taşıdı ve varlığını korumak amacıyla diplomatik çözüm arayışlarına yöneldi.