Lübnan Meclis Başkanı Berri, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Öncelik hükümeti kurmaktır ve bu olmadan kurtuluş olmaz’

Lübnan Temsilciler Meclisi, bugün Avn’ın mesajına kulak kesildi

Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri (Reuters)
TT

Lübnan Meclis Başkanı Berri, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Öncelik hükümeti kurmaktır ve bu olmadan kurtuluş olmaz’

Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri (Reuters)

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, parlamentoya konuşmaya adadığı ve hükümeti kurmakla görevli yetkili Saad Hariri’yi, hükümeti kuramamakla suçladığı bugünkü parlamento oturumunda başarıya ulaşamayacak. Öyle ki bu konuşma Avn’a, milletvekillerinden dolaylı olarak ‘Avn, Hristiyanların haklarını geri alıyor’ başlığı altında hükümetin kurulma sürecinde isimlerini geri çekmesini talep etmiş imajı veriyor. Bu durum, hükümetin oluşumunu engelleyen koşullardan kurtulmak için istişarelerin yeniden başlatılması amaçlı bir çıkış yolu aramak yerine, siyasi durumu daha da kötüleştiriyor.
Bugünkü oturum ve onu takiben düzenlenen toplantı, Lübnan sisteminin yapısında üstlendiği birincil pozisyonu hedefleyerek, Sünni toplumla anayasal yapı ve tüzük sorununa kılıf uydurma ısrarında olan Avn’a hizmet etmeyecek. Sonuç olarak, cumhurbaşkanının mesaj yayınlama hakkı ve siyasi sonuçlara uzanan yolu tıkama arasında durmayı tercih eden müttefiki Hizbullah’tan başlayarak Avn, kendisine uyum sağlayan kimseyi bulamayacak. Nitekim müttefikine hizmet etmek için Sünnilerle siyasi bir çatışmaya girmeyi de planlamıyor. Bu noktada da her zaman olduğu gibi birinci ve ikinci oturumlarda iyi bir yönetim şekli sergileyen ve parlamentonun çatışma alanına dönüştürülmesine izin vermeyecek olan Meclis Başkanı Nebih Berri ile görüşecek.
Berri, en fazla sayıda siyasi blok adına, kendi konumunda hareket ediyor. Sokaktan parlamentoya siyasi temas hatları hazırlamaya çalışanların karşısında olan yolu tıkamaya yönelen bir girişimde bulundu. Parlamento, Lübnan’ın, iç savaşın sona ermesi sonrasında siyasi haritadan kaldırılan mezhepsel bölünmelere dönüşüyle birlikte olası bir fitne projesini yok etmek üzere tetikte olacak.
Bu çerçevede Nebih Berri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Lübnan’ı kontrol eden çılgın siyasi iklimden kurtuluşun, ancak bir an önce hükümetin oluşumunu hızlandırarak sağlanacağını vurguladı. Berri, parlamentonun bugün düzenlediği oturuma atıfta bulunarak kurtuluşun burada olmadığını söyleyen Berri, “Mücadele ettiğimiz krizden çıkmak için bir araya gelme gerekliliği kanaatindeydim ve hala da öyleyim. Bir sorun olduğunu sanmıyorum, ama hükümetin kurulmasına öncelik vermemiz gerekiyor” dedi.
Nebih Berri, anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp, hükümet istişarelerini açıklık ve esneklikle yeniden başlatarak hükümeti kurmaya öncelik verilmediği taktirde daha fazla felakete yol açacak olan çöküşten kurtulmak için her türlü çabanın sarf edilmesi gerektiğini kaydetti.
İstisnasız olarak herkesin meyvelerini almak amacıyla toprağı hasat etmek için iş birliği yapması gerektiğini vurgulayan Berri, taşkınlığın üretimi engellediğini dile getirdi. Temsilciler Meclisi Başkanı, bugünkü oturumun, Cumhurbaşkanı Avn’ın mesajıyla sınırlı olacağını ve daha sonra, bu mesajın ele alınması için bir başka oturumun daha yapılacağını söylerken, Fransız girişimine uygun olarak ülkeyi kurtarmak için temasların yeniden başlamasına izin veren atmosferin soğutulması gerektiğini kaydetti.
Temsilciler Meclisi Başkanı, bu tavrıyla ülkenin daha fazla krize tahammül edemeyeceği dolayısıyla patlama fitilini etkisiz hale getirmek ve mayınları sökmek amacıyla bugünkü oturuma engel olmak isterken, hükümeti kurma önceliği çerçevesinde yürütülecek eylemleri sürdürmeye odaklandı.
Öte yandan Temsilciler Meclisi’nden bir kaynak, Şarku’l Avsat’a siyasi ekibi, kendisini parlamentoya hitap etmekten caydırmak için uygun bir zamanda müdahale etmiş olsaydı, Cumhurbaşkanının mesajını parlamentoya sunmasının gerekli olmayacağını söyledi. Kaynak, “Çünkü mesajını haklı çıkarmak için öne sürdüğü bahaneler, hükümet kurma mekanizmasına ilişkin anayasal metinlerle çelişmektedir” dedi.
Parlamento kaynağı, Avn’ın siyasi ekibinin, anayasanın değiştirilmesinde rolü olan Taif Anlaşması’ndan önce yürürlükte olan metinlere dayanmak yerine eğer anayasal metinleri okumuş olsaydı, onu vazgeçilmez bir hata yapmaktan caydırabileceğini söyledi.
Kaynağa göre Avn, mesajında, ‘cumhurbaşkanına bakanları atama ve başbakanlığı üstlenmesi için uygun gördüğü kişileri seçme’ hakkı veren Taif öncesi anayasada yer alan metne dayanıyor.
Aynı kaynak, Avn’ın, parlamentoya konuşma hakkına sahip olduğuna ve bu konudaki yetkilerine ilişkin herhangi bir itirazın bulunmadığına da dikkati çekti, ancak görev verilen Başbakana vasi rolünün verilmesinin uygun olmadığını söyledi.
Avn’ın siyasi ekibinin, Cumhurbaşkanını hesap edilemeyen bir maceraya soktuğunu belirten kaynak, Hariri’yi istifaya yöneltmek için danışman ve frenleme rolü oynamalarının daha iyi olabileceğini kaydetti.
Aynı kaynak, Temsilciler Meclisi ‘Avn’ın mesajını dinlemeye tahsis edilen ilk oturumu takiben’ ikinci oturumda sözünü söylemeden önce Avn’ın, Hariri karşısında verdiği savaşı kaybettiğini ifade etti. Kaynak ayrıca, Berri’nin Hariri tarafından ortaya koyulan yanıttan başlayarak, mesajın içeriğini ele almak için bir tarih belirleyeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı’nın bu savaşı kaybetmesinin nedeni, Avn’ın parlamentoya konuşma hakkı ve anayasal ilkelerin ihlali arasında ayrım yapmaması. Zira Hariri’nin hükümeti kurma göreviyle ilişkisini kesmek için parlamentodan ‘arabuluculuk’ rolü oynamasını talep ederk anayasayı ihlal etti.
Aynı kaynak, Avn’ın siyasi ekibini Paris’in Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile koordineli olarak hazırladığı yaptırımlardan muaf tutacağı ümidiyle, parlamentoya yönelik mesajını aynı zamanda Emmanuel Macron’a da göndermek ve hükümetin kurulamamasının sorumluluğunun Hariri’nin omuzlarında olduğunu gerekçe göstermek istediğini belirtti.
Aynı şekilde Avn, dikkatleri istifa eden Dışişleri Bakanı Şerbel Vehbe’nin Lübnan’da neden olduğu felaket durumundan başka bir yöne çekmek istiyor. Vehbe, önemli bir hükümetteki bakanlara benzer bir atama yapılmasını engellemek amacıyla Hıristiyan bakanları seçme konusunda Hariri’ye söz hakkı vermişti.



Lübnan, ateşkesin uzatılması için Washington'un müdahalesini istedi

Lübnan'ın güneyindeki Tayr False köyünde yerinden edilmiş insanlar, dün evlerine dönerken yıkılmış bir köprüden geçiyorlar (AP)
Lübnan'ın güneyindeki Tayr False köyünde yerinden edilmiş insanlar, dün evlerine dönerken yıkılmış bir köprüden geçiyorlar (AP)
TT

Lübnan, ateşkesin uzatılması için Washington'un müdahalesini istedi

Lübnan'ın güneyindeki Tayr False köyünde yerinden edilmiş insanlar, dün evlerine dönerken yıkılmış bir köprüden geçiyorlar (AP)
Lübnan'ın güneyindeki Tayr False köyünde yerinden edilmiş insanlar, dün evlerine dönerken yıkılmış bir köprüden geçiyorlar (AP)

Şarku’l Avsat’a konuşan bir bakanlık kaynağı, Lübnan’ın, İsrail ile «Hizbullah» arasında doğrudan müzakerelerin “çatışma altında” yürütülmemesi için ateşkesin uzatılması amacıyla Washington’dan müdahale etmesini istediğini açıkladı.

Kaynağa göre, ABD’nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa’nın cumartesi gecesi Beyrut’a dönmesi, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın ateşkesin uzatılması yönündeki talebine ABD yönetiminin ne ölçüde yanıt vereceğinin test edilmesine imkân sağlıyor. Ateşkesin, Donald Trump tarafından sağlandığı ve güçlendirilip kalıcı hâle getirilmesine fırsat tanımak amacıyla uzatılmasının istendiği belirtiliyor. Aksi takdirde, İsrail ile Hizbullah arasında karşılıklı tehditlerin sürmesi nedeniyle ateşkesin kırılgan olmaya devam edecek.

Kaynak ayrıca, İsrail ile Hizbullah arasındaki karşılıklı tehditlerin hem güney Lübnan’daki halkı hem de Cumhurbaşkanı Avn’ı endişelendirdiğini belirtti. Güneyin yeni bir çatışmaya girmesinin, müzakerelerin sakin bir ortamda başlatılabilmesi için hazırlanmakta olan Lübnan belgesine yönelik çalışmalara zarar vereceğini vurguladı.


İsrail ordusu: Ateşkes öncesinde Bint Cubeyl’e düzenlenen hava saldırısında bir Hizbullah komutanı öldürüldü

Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)
Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)
TT

İsrail ordusu: Ateşkes öncesinde Bint Cubeyl’e düzenlenen hava saldırısında bir Hizbullah komutanı öldürüldü

Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)
Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee bugün yaptığı açıklamada, ateşkesin yürürlüğe girmesinden önceki 24 saat içinde yoğun hava saldırıları düzenlendiğini duyurdu. Açıklamada, Hizbullah’a ait yüzlerce unsur ve altyapının hedef alındığı belirtildi.

Adraee X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, saldırılarda 150’den fazla örgüt mensubunun öldürüldüğünü ve operasyonun başlangıcından bu yana ölen Hizbullah mensubu sayısının bin 800’ü aştığını ifade etti.

Açıklamada ayrıca, Lübnan’ın farklı bölgelerinde füze rampaları, komuta merkezleri ve silah depoları dahil olmak üzere yaklaşık 300 askeri altyapı unsurunun hedef alındığı kaydedildi.

Açıklamaya göre, öldürülenler arasında Hizbullah’ın Bint Cubeyl bölgesi komutanı Ali Rıza Abbas ile örgütte görev yapan diğer bazı komutanlar da yer aldı.

Adraee, Bint Cubeyl bölgesinin Hizbullah için en önemli cephe hatlarından biri olduğunu belirterek, Abbas’ın İsrail ordusuna karşı yürütülen çatışmalarda bu bölgeyi yönettiğini ve yıllar boyunca İsrail ile İsrail ordusuna yönelik çeşitli planların hazırlanması ve uygulanmasında rol aldığını ifade etti.

Açıklamada ayrıca Abbas’ın, operasyonların başlangıcından bu yana aynı bölgede öldürülen dördüncü komutan olduğu kaydedildi.

Güneyde bir yol ve köprü yeniden trafiğe açıldı

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, İsrail saldırıları nedeniyle güneyde kapatılan bir yol ve köprünün yeniden açıldığını duyurdu. Açıklama, Hizbullah ile İsrail arasında devam eden 10 günlük ateşkes sürecinde geldi.

Açıklamada, el-Hardali-Nebatiye yolunun tamamen, Burc Rahhal-Sur Köprüsü’nün ise kısmen yeniden ulaşıma açıldığı bildirildi. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre hasarın İsrail saldırılarından kaynaklandığı ifade edildi.

Lübnan ordusu, ateşkesin yürürlüğe girmesinden saatler önce yaptığı açıklamada, İsrail’in Litani Nehri üzerindeki köprülere düzenlediği saldırıların, İsrail’in yaklaşık 30 kilometre kuzeyinde yer alan nehrin güneyindeki bölgeleri ülkenin geri kalanından izole ettiğini bildirmişti. Açıklamada, daha önce de bazı köprülerin yıkıldığı hatırlatıldı.

Lübnan ordusu ve yerel yetkililerin, ateşkesin ilk saatlerinden itibaren İsrail saldırıları nedeniyle kapanan yolların yeniden açılması için çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.

El-Kasımiyye Köprüsü’nün cuma sabahı yeniden açılması, güneydeki yerleşimlerine dönerek evlerini kontrol etmek isteyen bazı yerinden edilmiş kişilere imkân sağladı. Ancak ateşkese duyulan güvensizlik nedeniyle çok sayıda kişinin geri dönüş konusunda tereddüt yaşadığı belirtildi.

AFP muhabiri dün Sayda’da Beyrut yönüne doğru yoğun trafik gözlemledi. Kısa süreliğine güney bölgelerine giden yerinden edilmiş kişilerin, başkentte kaldıkları barınak ve konutlara geri döndüğü aktarıldı.

frb
Ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girdiği ilk gün, Sayda şehrinden geçerek Güney Lübnan’a doğru ilerleyen araçlar (AFP)

Hizbullah yetkililerinden Mahmud Kamati dün yaptığı açıklamada, İsrail’in ‘her an ihanet edebileceğini’ ve mevcut durumun yalnızca geçici bir ateşkes olduğunu söyledi.

Kamati, yerinden edilmiş kişilere seslenerek, “Tam güvenlik sağlanana kadar sığındığınız yerleri terk etmeyin” çağrısında bulundu.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), İsrail ordusunun aynı gün Bint Cubeyl kentinde yeniden yıkım operasyonları gerçekleştirdiğini bildirdi.

İsrail ordusu ise daha önce yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki sınıra benzer şekilde Lübnan’ın güneyinde ‘sarı hat’ adı verilen bir ayrım çizgisi oluşturduğunu duyurdu. Açıklamada, bu hattın yakınında Hizbullah mensuplarının öldürüldüğü ifade edildi.

dvfvf
Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’da yaşanan trafik sıkışıklığı (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ateşkesin ilan edilmesinin hemen ardından yaptığı açıklamada, İsrail’in Güney Lübnan topraklarında 10 kilometre derinliğinde bir bölgede askeri varlığını sürdüreceğini belirtti.

Yetkililerin verilerine göre, altı haftayı aşan çatışmalar sonucunda yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybetti, bir milyondan fazla kişi ise yerinden edildi. Özellikle Beyrut banliyöleri ve Lübnan’ın güney bölgeleri, Hizbullah’ın güçlü olduğu alanlar arasında yer alması nedeniyle en çok etkilenen yerler oldu.


Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
TT

Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) bakanlar ve yetkililer, Gazze Şeridi’ndeki durumu, İsrail’in ateşkes ihlallerini ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan barış planının ikinci aşamasının uygulanmasını ele aldı.

Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ev sahipliği yaptı. Görüşme, Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında dün gerçekleştirildi. Toplantıya Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile BAE Devlet Başkanı Diplomasi Danışmanı Enver Karkaş katıldı.

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, toplantının öncelikli amacının, bölgedeki gelişmeler ışığında Filistin meselesini uluslararası toplumun gündeminde tutmak olduğunu belirtti. Kaynaklar, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Lübnan’da artan İsrail geriliminin bu çabayı daha da önemli hale getirdiğini ifade etti.

İsrail’e yönelik eleştiriler

Kaynaklar, toplantıya katılanların Gazze Şeridi’nde ateşkesin sürdürülebilirliğine yönelik çabaların devam etmesi gerektiğini vurguladığını, ayrıca Filistinlilerin bölgeyi kendi kendilerine yönetmesi ve yeniden imar çalışmalarının vakit kaybetmeden başlatılmasının önemine dikkat çektiğini aktardı.

dv
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen Gazze konulu toplantıdan, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Aynı kaynaklara göre, Gazze Şeridi’nde barış planının ikinci aşamasına geçilmesinin Ortadoğu’daki gerilimi azaltmaya katkı sağlayacağı konusunda mutabakata varıldı. İsrail’in birinci aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, ateşkes ihlallerini sürdürmesi ve Gazze Şeridi ile Batı Şeria’daki operasyonlarını devam ettirmesinin barış sürecini sekteye uğrattığı ifade edildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail’in Batı Şeria’da ‘ayrımcı yapıyı’ derinleştiren uygulamaları ile Mescid-i Aksa dahil kutsal mekânların tarihi statüsünü zedeleyen adımlarının da gündeme geldiğini belirtti. Katılımcılar, uluslararası toplumun bu gelişmeler karşısında daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini ve İsrail’in ateşkesi zayıflatmaya yönelik girişimleri ile iki devletli çözümü engelleme çabalarına karşı adım atılmasının önemini vurguladı.

vfvbfrgb
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları bölgede büyük yıkıma neden oldu. (Reuters)

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı tarafından geçtiğimiz çarşamba günü yayımlanan verilere göre, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana Gazze Şeridi’nde 757 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 111 kişi yaralandı. 7 Ekim 2023’te başlayan savaşın başlangıcından itibaren toplam can kaybı 72 bin 336’ya, yaralı sayısı ise 172 bin 213’e ulaştı.

Genişleme politikasına ilişkin uyarı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’i güvenlik gerekçesini öne sürerek daha fazla toprak işgal etmeye çalışmakla suçladı.

Fidan dün ADF2026 kapsamında yaptığı konuşmada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun güvenlik konusunu daha fazla toprak ele geçirme amacıyla kullandığını söyledi. İsrail’in Gazze Şeridi, Batı Şeria, Doğu Kudüs ile Lübnan ve Suriye’ye yönelik genişlemeci bir politika izlediğini ifade etti.

Fidan, İsrail’in süregelen işgal politikalarına en kısa sürede son verilmesi gerektiğini vurgulayarak, bölgede kalıcı barışın tek yolunun ülkelerin birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı göstermesi ve sınırlarını tanıması olduğunu belirtti.

scdv s
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) yaptığı konuşmada (Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, İsrail’in genişlemeci politikalarının ve toprak edinme girişimlerinin Türkiye açısından bölgesel bir sorun teşkil ettiğini belirtti. Fidan, İsrail’in halihazırda Avrupa ve ABD tarafından güçlü şekilde desteklenmesinin durumu daha da karmaşık hale getirdiğini ifade ederek, Avrupa Birliği’nin (AB) İsrail’in faaliyetlerini sınırlamak için kurumsal düzeyde ortak bir tutum sergilememesini eleştirdi.

Avrupa’nın, özellikle Gazze Şeridi’nde yaşanan ‘soykırımın’ ardından giderek daha fazla farkındalık geliştirdiğini ve İsrail’in politikalarından mesafe koymaya başladığını söyleyen Fidan, bölge ülkelerinin de yeni bir ‘uyanış sürecinin’ eşiğinde olduğunu ve İsrail’i bölgesel bir tehdit olarak gördüğünü dile getirdi.

Fidan ayrıca, İsrail’in barış planının ilk aşamasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, özellikle insani yardımlar konusunda eksiklikler bulunduğunu vurguladı. Gazze Şeridi’ne daha fazla tıbbi ve insani yardımın girişine izin verilmesi gerektiğini belirten Fidan, Filistin teknik komitesinin bölgede çalışmalarına başlaması çağrısında bulundu.

Uluslararası toplumun tutumuna tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma günü ADF2026’nın açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası topluma uzlaşı temelinde harekete geçme ve İsrail’in barış süreci ile müzakereleri zayıflatma girişimlerine karşı hazırlıklı olma çağrısında bulundu.

dsv
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) açılışında konuştu. (Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, Gazze Şeridi’nde yaşananların yalnızca bir insani trajedi olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu belirterek, bölgede yaşananların mevcut uluslararası sistemin nelere izin verdiğini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Küresel sistemdeki krizin öncelikle ahlaki ve varoluşsal bir boyut taşıdığını dile getiren Erdoğan, bu krizin ulaştığı seviyeyi anlamak için 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze Şeridi’ne bakmanın yeterli olduğunu söyledi.

Erdoğan, son iki buçuk yılda İsrail saldırıları sonucu 73 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 172 binden fazla kişinin yaralandığını belirtti.

Erdoğan, “Gazze’de yaşananlar, mevcut sistemin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu açıkça göstermektedir” ifadesini kullandı.