Dr. Fauci, Kovid-19’un laboratuvardan sızmış olabileceği teorisi uzak değilhttps://turkish.aawsat.com/home/article/2991111/dr-fauci-kovid-19%E2%80%99un-laboratuvardan-s%C4%B1zm%C4%B1%C5%9F-olabilece%C4%9Fi-teorisi-uzak-de%C4%9Fil
Dr. Fauci, Kovid-19’un laboratuvardan sızmış olabileceği teorisi uzak değil
Çin’in Wuhan Laboratuvarı'ndaki araştırmacıların virüse daha önceden yakalanmış olabileceğine ilişkin bir istihbarat raporu yayınlandı.
ABD’nin Philadelphia kentindeki bir aşı merkezi (Reuters)
Washington/Rana Abter
TT
TT
Dr. Fauci, Kovid-19’un laboratuvardan sızmış olabileceği teorisi uzak değil
ABD’nin Philadelphia kentindeki bir aşı merkezi (Reuters)
Kovid-19 virüsünün laboratuvardan sızdığına dair teori, virüsün yarasalardan insanlara bulaştığı iddialarının önüne geçti. ABD’de bulaşıcı hastalıklar alanında uzman olan Dr. Anthony Fauci çarpıcı açıklamalarda bulundu. Virüsün doğal yollardan ortaya çıktığından şüphe ettiğini ifade eden Fauci, Kovid-19’un kökenine ilişkin şeffaf bir soruşturma yapılması çağrısında bulunarak, "Ne olduğunu tam olarak bulana kadar Çin'de neler olup bittiğini araştırmaya devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Dr. Fauci, virüsün doğasına ilişkin önceki tutumundan farklı olarak yaptığı açıklamada, "Virüsün kökenini araştıranlar, bunun hayvandan insana bulaştığını söylüyorlar ancak başka bir şey de olabilir ve bunu bulmamız gerekiyor. Bu yüzden virüsün doğasıyla ilgili her türlü araştırmayı destekliyorum" dedi. Fauci'nin dikkat çeken açıklaması, ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde yayınlanan ABD istihbarat raporuyla eş zamanlı geldi. Raporda, Kasım 2019'da Wuhan Laboratuvarı'nda çalışan 3 araştırmacının virüs ve mevsimsel grip belirtilerine benzer şikayetlerle hastalanıp hastaneye başvurduğu öne sürüldü.
Çin, virüsün laboratuvarlarından birinden sızdığı teorisini reddederken, Biden yönetimi Çin’i virüse ilişkin sahip olduğu bilgileri paylaşma konusunda şeffaf olmamakla suçluyor. ABD yönetimi, virüsün kaynağı ve doğası hakkında daha fazla ayrıntı öğrenmek için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve uluslararası uzmanlar tarafından daha fazla araştırma yapılmasını savunuyor. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü, "Çin'de çıktığı da dahil olmak üzere, salgının ilk günleri hakkında ciddi sorularımız var" dedi.
Biden yönetimi, laboratuvardan sızan virüs teorisini resmi olarak desteklemese de, olayın bağımsız bir şekilde soruşturulmasını desteklediğini ifade etti. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki, ABD yönetiminin Çin hükümetinin başından beri şeffaf olmadığını net bir şekilde açıkladığını söyledi. Söz konusu raporda yer alan bilgiler, Dünya Sağlık Örgütü ve Çinli uzmanların Mart ayında yayınladıkları ve virüsün yarasalardan kaynaklandığını ve başka bir hayvan aracılığıyla insanlara bulaştığını öne süren ortak raporla çelişiyor. Rapor, laboratuvardan sızdığı teorisinin düşük bir ihtimal olduğunu kaydetti. WHO’nun son raporlar çerçevesinde bu konuda daha fazla araştırma yapması bekleniyor.
Kovid-19’un kaynağına dair şüpheler devam ediyor
Eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimi tarafından görev süresinin sonlarında yayınlanan bir raporda, “ABD yönetimi, resmi olarak teşhis edilen ilk vakadan önce Wuhan laboratuvarındaki bir dizi araştırmacının 2019 sonbaharında hastalığa yakalandığına inanıyor. Bu araştırmacıların semptomları Kovid-19 ve mevsimsel hastalıklara benziyordu” ifadeleri yer aldı. 15 Ocak'ta yayınlanan raporda ‘Pekin'in aldatmacası ve yanlış bilgilendirmesi’ eleştiriliyor. Bu şüpheler, Kongre'deki bir dizi Cumhuriyetçi tarafından, özellikle de geçmişte bu teori konusunda Fauci ile birden fazla kez karşı karşıya gelen Senatör Rand Paul tarafından tekrarlandı. Kongre’deki bir oturumda Senatör Paul’un Dr. Fauci’ye, "Bu virüsün bir laboratuvardan sızdığını kesin bir şekilde inkar ediyor musunuz? sorusuna Fauci, “Çinlilerin ne yaptığına dair hiçbir bilgim yok. Orada olanlarla ilgili ek bir soruşturmayı destekliyorum” dedi.
Önümüzdeki günlerde bu konu büyük ölçüde gündeme gelecek olsa da, daha önce Kovid-19 virüsüne yakalandığı için aşı yaptırmayacağını açık bir şekilde belirten Senatör Paul'un açıklamaları da dikkat çekti. Paul açıklamasında aldığı kararı, aşıdan elde edeceği bağışıklığın virüse yakalandığında elde ettiğinden daha iyi olduğuna dair kanıt görmedikçe aşıyı almayacağı şeklinde gerekçelendirdi.
Paul, yerel bir radyo ile verdiği röportajda, "Kararımı verdim. Hastalığa yakalandığım ve doğal bağışıklık elde ettiğim için aşı yaptırmayacağım. Burası özgür bir ülke ve her insanın kendisine uygun tıbbi kararı verme hakkı var” dedi. Cumhuriyetçi senatör, yetkililerin aşı alma çağrılarını eleştirerek, “Bana hamburger yiyememem gerektiğini söyleyecekler mi? Havuç yemem ve kalorilerimi azaltmam gerektiğini söylerler mi? Bu muhtemelen benim için iyi olacak. Ancak kimsenin bunu bana söylemesine ihtiyacım yok” diye konuştu.
Paul'un görüşü, aşılar konusunda Biden yönetiminin karşılaştığı zorlukları yansıtıyor. PBS tarafından yapılan bir anket, Cumhuriyetçilerin yüzde 41'inin, Demokratların ve bağımsızların sadece yüzde 4'üne kıyasla aşıyı almak istemediğini gösterdi.
Dünya büyüklüğündeki Kepler-186f, yıldızının yaşanabilir bölgesinde yer alan bir gezegen (NASA Ames)
Yeni bir araştırmaya göre bilim insanlarının uzaylı yaşamı bulamama nedeni, yanlış sinyalleri aramaları ya da yanlış yerlere bakmaları olabilir.
Gökbilimciler bugüne kadar ağırlıklı olarak, başka gezegenlerdeki cansız süreçlerin yaşamı taklit eden kimyasal izler üretmesi nedeniyle ortaya çıkabilecek "yanlış pozitif" sonuçlardan kaçınmaya odaklandı. Ancak araştırma, "yanlış negatif" olasılıklarının da dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Yanlış negatif, bir yabancı dünyada yaşam bulunmasına rağmen, doğru işaretleri aramadığımız için bunu fark edemememiz anlamına geliyor.
Amsterdam Üniversitesi'nden astrobiyolog Inge Loes ten Kate, "Bu yanlış negatif sonuçların farkında olmalıyız" diyor.
Bu eksiklikler henüz araştırma gündeminin öncelikleri arasında yer almıyor.
Yanlış negatif sonuçlar; biyolojik izlerin zamanla bozulması, gezegenlerden gelen sinyallerin zayıf olması ya da mevcut cihazların sınırları gibi etkenlerden kaynaklanabilir.
Dr. Ten Kate, "Uzay görevleri ve bilimsel cihazlar, yaşamın olası işaretlerini tespit edecek şekilde tasarlanıyor ancak bu belirtileri gözden kaçırma riski yeterince hesaba katılmıyor" ifadelerini kullanıyor.
Yaşam belirtilerine yönelik araştırmalar, belirli ölçüm ve gözlem hedeflerini gerekçelendirecek daha net tanımlanmış sorular ve test edilebilir hipotezlerle birlikte yürütülmeli.
Araştırmaya göre bazı yanlış negatif sonuçlar, bir gezegenin yüzeyinde yaşam yaygın olsa bile organik izlerin tespit edilemeyecek kadar silik olmasından kaynaklanabilir.
Çalışmaya göre yaşamla ilişkilendirilen bazı gazlar, gezegen atmosferindeki etkileşimler nedeniyle gizlenebilir veya yok olabilir. Bu da söz konusu gazların Dünya'dan gözlemlenmesini zorlaştırabilir.
Dr. Ten Kate, "Bu nedenle belirli bir yerde ne tür yaşamın mümkün olduğunu, bu yaşam için hangi koşulların gerektiğini ve bu yaşamın izlerini nasıl tanıyabileceğimizi çok net biçimde anlamamız gerekiyor" diyor.
Yine de bazı şeyleri gözden kaçırabiliriz.
Araştırmaya göre yapay zeka sistemleri, insanların fark edemeyebileceği sinyalleri ya da ilişkileri ortaya çıkarmada önemli bir rol oynayabilir.
Araştırmacılar, gelecekteki görevler kapsamında bir ortamın yaşamı destekleyip destekleyemeyeceğinin ve bir gezegen ya da uydudaki örüntülerin gizli biyolojik faaliyetlere işaret edip etmediğinin daha dikkatli incelenmesini umuyor.
Bilim insanları ayrıca gelecekte başka dünyalarda faaliyet gösterebilecek madencilik şirketlerinin kaynakları çıkarmak için fazla aceleci davranmasından da endişe duyuyor. Onlara göre bu durum, henüz keşfedilmemiş mikrobiyal yaşam biçimlerinin kalıcı olarak yok edilmesine yol açabilir.
Dr. Ten Kate, "Eğer bir kayanın altında yaşam varsa ve siz o kayaya yalnızca yukarıdan bakıyorsanız, o yaşam fark edilmeyecektir" diyor.
Independent Türkçe
ABD-Küba gerilimi: Adaya saldırı senaryoları üzerinde çalışılıyorhttps://turkish.aawsat.com/ya%C5%9Fam/5278484-abd-k%C3%BCba-gerilimi-adaya-sald%C4%B1r%C4%B1-senaryolar%C4%B1-%C3%BCzerinde-%C3%A7al%C4%B1%C5%9F%C4%B1l%C4%B1yor
Beyaz Saray, Küba'ya yönelik olası istila planları yaparken, ABD ordusu aylardır Karayipler çevresindeki kuvvetlerini artırıyor (ABD Güney Komutanlığı)
ABD-Küba gerilimi: Adaya saldırı senaryoları üzerinde çalışılıyor
Beyaz Saray, Küba'ya yönelik olası istila planları yaparken, ABD ordusu aylardır Karayipler çevresindeki kuvvetlerini artırıyor (ABD Güney Komutanlığı)
Beyaz Saray, Küba'yı istila etmeyi değerlendirirken, ABD aylardır Karayipler çevresinde gemi, uçak ve asker konuşlandırıyor.
Politico'nun haberine göre USS Nimitz uçak gemisi saldırı grubu, güdümlü füze muhripleri ve Florida'yla Porto Riko'da konuşlanmış savaş uçaklarını da içeren bu askeri varlıklar, Ortadoğu dışındaki en büyük ABD kuvvetleri yığınağının parçası.
ABD Güney Komutanlığı sözcüsü The Independent'a yaptığı açıklamada, ordunun "spekülatif haberler hakkında" yorum yapmadığını ve "ABD donanma gemilerinin operasyonel hareketleri ve faaliyetleri hakkında ayrıntıları açıklamadığını veya yorum yapmadığını, belirli operasyonların veya rotaların ayrıntılarını da açıklamadığını" söyledi.
ABD Başkanı'nın henüz Küba'yı istila etmeye yönelik aktif bir planı olmadığı ancak askeri planlamacıların, abluka ve yaptırımların pençesindeki adanın kaosa daha da sürüklenmesi durumunda Amerikan kuvvetlerini oraya gönderme senaryoları üzerinde çalıştığı bildiriliyor.
Axios'a konuşan bir Trump yetkilisi, "Her şey masada ancak herhangi bir istila planlanmıyor ya da yakın bir zamanda gerçekleşmeyecek" dedi.
Yönetimden başka bir danışman ise yayın kuruluşuna yaptığı açıklamada, Beyaz Saray'ın Küba'ya karşı bir "ivmecilik" stratejisi izleyerek mevcut ABD ablukası ve adaya petrol arzını kesmeye yönelik son dönemdeki Amerikan çabaları yoluyla adadaki komünist rejimin çöküşünü hızlandırmayı umduğunu söyledi. Petrol tedarikinin durması, Küba genelinde yaygın elektrik kesintilerine ve sivillerin sıkıntı çekmesine yol açıyor.
Yetkili "Henüz rejimi ortadan kaldırmak istemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Bunun bir yöntemi var. Aşamalı bir süreç.
Axios'a konuşan üçüncü bir yetkili de süregelen İran savaşı dolayısıyla ABD Başkanı'nın Küba'yla gerginliği tırmandırmak için "acele etmediğini" söyledi.
ABD, ada ve Karayipler bölgesi genelindeki baskıyı aylardır yoğunlaştırıyor.
Trump yönetimi altında Amerikan güçleri, Latin Amerika anakarasıyla Karayipler arasında seyreden ve uyuşturucu taşıdığı iddia edilen gemilere düzenli olarak ölümcül askeri saldırılar düzenliyor.
Aylardır Küba'yı sıkıştıran ABD, Venezuela lideri Nicolás Maduro'yu yakaladıkları operasyonla ülkenin en önemli destekçisini saf dışı bıraktı ve adaya petrol tedarikini keserek ülkeyi insani krize sürükledi (AP)
Ocak ayındaki operasyonla Venezuela lideri Nicolás Maduro'nun yakalanması ve Venezuela'nın petrol sektörünün ele geçirilmesi Küba'yı en önemli destekçisinden mahrum bırakmıştı.
Geçen hafta Nimitz’in Karayipler’e ulaştığı gün ABD, eski Küba Devlet Başkanı Raúl Castro hakkında dava açmıştı.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden kıdemli analist Mark Cancian, Politico'ya yaptığı açıklamada, "Muhtemelen Nimitz, esasen gözdağı vermek amacıyla orada ancak gerekirse askeri bir operasyonda da kullanılabilir" dedi.
Gözlemciler ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun önceki haftalarda ABD Güney Komutanlığı'ndan General Francis Donovan'la el sıkışırken Küba haritasının önünde poz vererek bir uyarı sinyali gönderdiğine inanıyor.
CIA Direktörü John Ratcliffe de bu ay Küba yetkilileriyle adada üst düzey görüşmeler yapmıştı.
Associated Press'e konuşan bir CIA yetkilisi, Ratcliffe'in oraya "Başkan Donald Trump'ın, Küba'nın köklü değişiklikler yapması halinde ABD'nin ekonomik ve güvenlik konularıyla ciddi bir şekilde ilgilenmeye hazır olduğu mesajını şahsen iletmek için" gittiğini söylemişti.
Independent Türkçe
Kasalar açılsın: Iskalamamanız gereken 6 sürükleyici soygun dizisihttps://turkish.aawsat.com/ya%C5%9Fam/5278480-kasalar-a%C3%A7%C4%B1ls%C4%B1n-iskalamaman%C4%B1z-gereken-6-s%C3%BCr%C3%BCkleyici-soygun-dizisi
51 yaşındaki Giovanni Ribisi, meşhur sitcom Friends'in yanı sıra Er Ryan'ı Kurtarmak (Saving Private Ryan), 60 Saniye (Gone in 60 Seconds) ve Avatar serisindeki rolleriyle de tanınıyor (Amazon Prime Video)
Kasalar açılsın: Iskalamamanız gereken 6 sürükleyici soygun dizisi
51 yaşındaki Giovanni Ribisi, meşhur sitcom Friends'in yanı sıra Er Ryan'ı Kurtarmak (Saving Private Ryan), 60 Saniye (Gone in 60 Seconds) ve Avatar serisindeki rolleriyle de tanınıyor (Amazon Prime Video)
Netflix'te yayına girer girmez zirveye yerleşen Berlin ve Kakımlı Kadın (Berlín y la dama del armiño), suç dünyasının şık, oyunbaz ve gerilimli tarafını yeniden gündeme taşıdı. La Casa de Papel evreninin son macerasının listelerde göz açıp kapayıncaya kadar zirveye çıkması boşuna değil. Ne de olsa insan iyi yazılmış bir soygun hikayesinin cazibesine kolay kolay karşı koyamıyor.
Biz de hazır planlar yapılmış, kasalar açılmış ve kaçış arabaları çalıştırılmışken, yüzümüzü türün meraklılarının ıskalamaması gereken soygun dizilerine dönelim istedik.
Listeye derinlemesine dalmadan önce seçkimizdeki dizilere şöyle bir göz atalım: The Artful Dodger, Dickens dünyasını beklenmedik biçimde suç ve romantizmle buluştururken, Good Girls sıradan insanların nasıl beklenmedik suçlulara dönüşebileceğini gösteriyor. Animal Kingdom aile bağlarını suçla iç içe geçirirken, White Collar dolandırıcılığı neredeyse zarif bir sanata dönüştürüyor. Sneaky Pete kimlik oyunlarıyla sürekli ters köşe yaparken Leverage ise Robin Hood ruhunu modern soygun anlatılarıyla birleştiriyor.
Listemizdeki kimi diziler adrenalini yükseltiyor, kimileri karakterleriyle insanı kendine bağlıyor. Ama hepsinin ortak bir noktası var: Zekice kurulmuş planları, bol sürprizli kaçışları ve suç dünyasının kendine has kaosunu seviyorsanız, bu diziler sizi kolay kolay bırakmıyor. Hal böyle olunca bayram tatili için liste hazır, size şimdiden iyi seyirler...
Animal Kingdom (2016–2022)
Güneşli Kaliforniya kıyılarının cazibesini aile içi gerilim ve suçla harmanlayan Animal Kingdom, bu türün en sert ve sürükleyici örneklerinden biri. Annesinin ani ölümü üzerine otoriter büyükannesi ve onun tehlikeli oğullarından oluşan Cody ailesinin yanına sığınan genç Joshua'nın hikayesi, daha ilk bölümden izleyiciyi tehlikeli bir kaosun içine çekiyor.
Ellen Barkin'in "buz kraliçesi" aile reisi rolüyle büyülediği dizi, 6 sezon boyunca yat baskınlarından zırhlı araç operasyonlarına kadar uzanan yüksek gerilimli planlarla adrenalin dozunu zirvede tutuyor. Peaky Blinders'la tanınan Finn Cole'un performansı da karakterin hem dışarıdan biri gibi duran hem de giderek ailesine benzeyen tarafını başarıyla yansıtıyor.
Animal Kingdom'da 30 yaşındaki Finn Cole (sağdan ikinci), annesinin aşırı doz uyuşturucudan ölmesinin ardından suç dünyasını yöneten büyükannesi Janine'in yanına taşınan Joshua "J" Cody rolünde (TNT / Netflix)
Bu operasyonların planlama aşamasındaki yüksek risk, karakterlerin öngörülemez ve çoğu zaman yıkıcı doğasıyla birleşince ortaya keyifli bir seyir deneyimi çıkıyor. Şık prodüksiyonu, temposu hiç düşmeyen aksiyon sekansları ve her biri ayrı bir psikolojik derinliğe sahip karakterleriyle Animal Kingdom, Cody ailesinin tehlikeli dünyasına adım atmaya fazlasıyla değer.
IMDb: 8,2
Nereden izlenir: Netflix
White Collar (2009–2014)
Zekice kurulmuş kovalamacalar denince akla gelen en stil sahibi yapımlardan White Collar'la devam edelim.
White Collar, soygun ve dolandırıcılık hikayelerini sert suç atmosferinden çıkarıp daha şık, zeki ve eğlenceli bir tona taşıyan dizilerden biri. Matt Bomer'ın canlandırdığı karizmatik dolandırıcı Neal Caffrey'nin, suç geçmişini bir kenara bırakıp FBI ajanı Peter Burke'le işbirliği yaparak diğer beyaz yakalı suçluların peşine düşmesi, hikayenin en güçlü dinamiğini oluşturuyor.
6 sezon süren White Collar'da zeki dolandırıcı Neal Caffrey rolünde 48 yaşındaki Emmy adayı Matt Bomer (solda) var (USA Network)
İkili arasındaki kedi-fare ilişkisi zamanla samimi bir dostluğa dönüşürken, ortaya hem sürükleyici hem de izlemesi keyifli bir ekran uyumu çıkıyor. White Collar'ı benzerlerinden ayıran şeyse kaba kuvvet yerine zeka, manipülasyon ve incelikli planlarla ilerleyen suç hikayelerine odaklanması.
Sanat eserleri, sahtecilik oyunları ve yüksek profilli dolandırıcılık operasyonlarıyla klasik soygun anlatılarına daha havalı ve sofistike bir yorum getiren yapım, Sex and the City yıldızı Willie Garson'ın canlandırdığı eksantrik Mozzie'nin kattığı mizahla ritmini hiç kaybetmeyen, rahat akan ve tekrar tekrar izlenebilecek bir soygun dizisine dönüşüyor.
IMDb: 8,2
Nereden izlenir: Disney+
The Artful Dodger (2023–)
Charles Dickens'ın Oliver Twist evreninden çıkan The Artful Dodger, klasik bir karakteri beklenmedik ölçüde taze hissettiren bir soygun hikayesine taşıyor. Hırsızlar prensini Viktorya dönemi Avustralyası'na götüren yapım, suç türüne getirdiği yaratıcı solukla janrın en eğlenceli örneklerinden biri olmayı başarıyor.
1850'lerde geçen hikaye, yeni bir hayat kurmaya çalışan Jack Dawkins'in geçmişinden bir türlü kaçamayışını anlatıyor. Kült romantik komedi Aşk Her Yerde'yle (Love Actually) 2003'te, henüz bir çocuk oyuncuyken hayatımıza giren Thomas Brodie-Sangster'ın karizmatik performansı, karakterin zekasıyla başını belaya sokan yanını çok iyi yansıtıyor.
Thomas Brodie-Sangster, bilimkurgu ve aksiyon serisi Labirent'le (Maze Runner) de tanınıyor (Disney+)
The Artful Dodger, Dawkins'in gündüzleri saygın bir cerrah, geceleri eski alışkanlıklarının peşinden koşan bir suç dehası olarak sürdürdüğü ikili hayatı ustalıkla işlerken, David Thewlis'in canlandırdığı Fagin'in kaotik enerjisi ve Lady Belle Fox'la arasındaki romantik gerilim de tempoyu sürekli canlı tutuyor.
Soygunları yalnızca aksiyonla değil, yaratıcı planlar ve zekice çözümlerle ören The Artful Dodger, suç, dönem atmosferi, kara mizah ve macerayı eğlenceli bir dengede buluşturan sürükleyici bir hikaye sunuyor.
IMDb: 8
Nereden izlenir: Disney+
Sneaky Pete (2015–2019)
Breaking Bad yıldızı Bryan Cranston ve House'un yaratıcısı David Shore'un imzasını taşıyan Sneaky Pete, klasik suç hikayelerini kimlik hırsızlığı fikriyle tazeleyen son derece sürükleyici bir yapım.
Dizi, hapishaneden yeni çıkan bir dolandırıcının, peşindeki tehlikeli çeteden kurtulmak için hücre arkadaşının kimliğine bürünmesiyle başlayan sıradışı bir kedi-fare oyununu anlatıyor.
Usta dolandırıcı Marius Josipovic rolündeki Giovanni Ribisi'nin başarılı performansıyla öne çıkan Sneaky Pete, üç sezon sürdü (Amazon Prime Video)
Giovanni Ribisi'nin bukalemun gibi şekil değiştiren performansı, karakterin sürekli yalan söylemek zorunda kalan ama zamanla gerçekten bir yere ait hissetmeye başlayan tarafını mükemmel biçimde yansıtıyor. Böylece kimlik hırsızlığı yalnızca bir suç unsuru olmaktan çıkıp psikolojik bir oyuna dönüşüyor.
Yer yer The Sopranos havası da taşıyan yapımın en güçlü yanıysa soygun ve dolandırıcılık planlarını yalnızca aksiyonla değil, psikolojik gerilim ve karakter çatışmalarıyla da beslemesi. Cranston'ın tehditkar suç patronu Vince rolündeki performansıyla iyice güçlenen Sneaky Pete, kara mizahı, aile dramını ve zekice yazılmış suç oyunlarını harmanlayan, temposu hiç düşmeyen son derece akıcı bir soygun dizisi.
IMDb: 8
Nereden izlenir: Amazon Prime Türkiye
Leverage (2008–2012)
Biraz da içimizin yağları erisin... Leverage, klasik Robin Hood hikayesini modern bir soygun anlatısına taşıyarak türün en tatmin edici işlerinden biri olmayı başarıyor.
Dizi, eski sigorta araştırmacısı Nathan Ford'un liderliğinde bir araya gelen hacker, dolandırıcı ve hırsızlardan oluşan sıradışı ekibin, becerilerini zengin, zorba ve yozlaşmış kişilere karşı kullanmasını konu alıyor. Her bölümde başka bir hedefin peşine düşen ekip, yalnızca para çalmakla kalmıyor, sistemin mağdur ettiği insanlara yardım eli uzatarak soygunlarını ahlaki bir zemine yerleştiriyor.
Leverage, eski bir sigorta müfettişinin yönettiği elit bir hırsızlık ekibinin karmaşık dolandırıcılık planlarıyla kendi adaletlerini sağlamasını konu alıyor (TNT)
Leverage'ın en büyük gücü ise yüksek tempolu operasyonları mizah, sıcak ekip dinamikleri ve zekice diyaloglarla dengelemesi. Timothy Hutton, Gina Bellman, Aldis Hodge ve Beth Riesgraf gibi isimlerin uyumu sayesinde ekip arasındaki bağlar, çoğu zaman soygunların kendisi kadar keyifli hale geliyor.
Kendini fazla ciddiye almayan havası, yaratıcı planları, iyi niyetli hırsızları ve rahat akan temposuyla Leverage, tekrar tekrar dönüp izlenebilecek en keyifli soygun dizilerinden biri.
IMDb: 7,9
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor
Good Girls (2018–2021)
Good Girls, banliyöde sıradan bir hayat süren üç annenin bir anda suç dünyasına sürüklenmesini eğlenceli ve sürükleyici bir dille anlatıyor. Annelik klişelerini zekice altüst eden yapım için son yılların en özgün soygun hikayelerinden biri desek abartmış olmayız.
Mad Men'le 6 kez Emmy'ye aday gösterilen Christina Hendricks, Parks and Recreation'la tanınan Retta ve çocuk yaşlardan beri kamera önünde olan Mae Whitman'ın uyumu sayesinde dizi, yalnızca bir soygun anlatısı olmaktan çıkıp karakter odaklı bir suç komedisine dönüşüyor.
Christina Hendricks, Good Girls'de eşinin sadakatsizliği ve finansal krizler yüzünden istemeden suça bulaşan 4 çocuk annesi Elizabeth Boland rolünde (Netflix)
Maddi sıkıntılar yüzünden giriştikleri bir market soygununun kontrolden çıkması, Beth, Ruby ve Annie'nin hayatını geri dönüşü olmayan şekilde değiştiriyor. Dizinin en güçlü tarafıysa bu karakterleri profesyonel suçlu gibi göstermeye çalışmak yerine, yaptıkları hatalarla ve panik anlarıyla izleyiciye son derece sahici gelmesi.
Kara mizahı yüksek temposuyla dengeleyen Good Girls, Breaking Bad'in daha hafif, daha sıcak ve daha eğlenceli bir akrabası gibi dururken, soygun türüne de enerjik ve taze bir yorum getiriyor.
IMDb: 7,7
Nereden izlenir: Netflix
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة